Site icon Turkish Forum

1915 Ermeni Tehciri (Relocation)

Original copy of Instruction of the Ministry of the Interior on 24 April 1915

The Ottoman Minister of the Interior Talaat Pasha gave the detention order on 24 April 1915

Hafta sonu İstanbul’daydım.

Benim açımdan müthiş bir akademik deneyim yaşadım.

Aynalıkavak’da, eski tersane binasının yerinde olağanüstü güzel bir restorasyonla müzeye dönüştürülmüş olan “Rahmi Koç Müzesi”nde gerçekleştirilen 1915 Ermeni Tehciri ile ilgili bir toplantıya ve müthiş bir kitap tanıtımına katıldım.

Katıldım diyorum ama gerçekte baştan sona bütün toplantıyı yönetme görevi bana verildiği için müthiş bir bilgi fırtınası yaşadım. Hiçbir konuşmayı kaçırmadığım gibi her kelimeyi beynime nakşettim.

 

Rahmi Koç Müzesi ile ilgili izlenimlerimi, gördüklerimi ve düşüncelerimi bir başka yazımda dile getireceğim. Yakın tarihimizle ilgili hiç yoktan muhteşem bir müze binası ve içeriği yaratmış Sayın Rahmi Koç.

 

Türkçede “1915 Ermeni Tehciri” olarak tanımladığımız olayın İngilizce adı “Armenian Relocation”, yani “Ermenilerin bir başka yere yerleştirilmesi.”

Katılımcılar sınırlı sayıda ve çok seçkin kişilerdi.

Yeni – eski siyasiler, yeni – emekli diplomatlar ile büyükelçiler, yurtiçi ve yurt dışından emekli ve halen görev yapan akademisyenler, Türkiye ve Avrupa’da Ermeni Tehciri konusunda uzman akademik kişiler ile Türkiye’de bu konuda isim yapmış saygın kişiler…

 

Toplantı konusu, 1915 yılında İstanbul’da görev yapmış ABD Büyükelçisi Henry Morgenthau’nun yazdığı, daha doğrusu para karşılığı bir başka kişiye yazdırdığı “Büyükelçi Morgentahu’nun Hikayesi” kitabıydı.

 

Bu kitabın özelliği, Ermeni iddialarının büyük bir kısmının temelini oluşturması. İddiaların geri kalan kısmını ise bir diğer kitap olan ve İngilizlerin Ortadoğu’daki Osmanlı topraklarında isyanlar oluşturup parçalayabilmek için “Düzmece olarak” hazırladıkları “Blue Book” oluşturmakta. Ermeni iddiacılarının elinde sanıldığı gibi koca bir arşivi dolduracak belge de yok. Bu nedenle hep bu güne değin Türkiye’nin “Türk ve Ermeni Tarihçiler karşılıklı otursun, belgeleri ortaya koysun ve tartışınlar” çağırısına olumlu yanıt vermiyorlar, daha doğrusu veremiyorlar. İddialarının temelsiz olduğunu gerçekte onlar da biliyorlar.

ABD Büyükelçisi Morgenthau’nun kitabının düzmece olduğunu, başkası tarafından kaleme alındığı, Büyükelçinin görevi esnasında Üsküdar’dan öteye gitmediği ve kitabın içeriğinin ABD Elçiliğinde görev yapan iki Ermeni görevlinin kulaktan duyma anlatılarına dayandığı, ilk kez 1990 yılında Prof. Heath W. Lowry’in kaleme aldığı  “Thes Story Behind Ambassador Morgenthau’s  Story” yani “Büyükelçi Morgentahu’nun Hikayesi’nin Arkasındaki Hikaye” adlı kitabı ile ortaya çıktı ve çıkmazda tümü Ermeniler tarafından satın alınarak piyasadan yok edilmeye çalışıldı.

 

Toplantının ana konusunu oluşturan Şükrü Server Aya beyin kaleme aldığı “Preposterous Paradoxes of Ambassador Morgenthau” yani “Büyükelçi Morgenthau’nun Akılalmaz Çelişkileri” adlı kitabı ise, Prof. Lowry’nin yaptığı araştırmadan yola çıkılarak ama daha da derinlerine inilerek hazırlanmış bir kitap. İrlanda’da faaliyet gösteren “Athol Books” tarafından İngilizce dilinde basıldı.

 

Bu konuda çok derin araştırmaları olan Athol Books Temsilcisi Dr. Patrick Walsh de toplantıya katılarak bir konuşma yaptı. Walsh konuşmasında Ermeni iddialarının temelsiz ve uydurmaca olduğuna dair bulgularını tekrardan dile getirdi.

 

Şükrü bey, benim hitabımla da “Şükrü Abi”, bu konuda tam “Tek başına bir ordu” gibi çalışıyor. Bu güne değin tüm Ermeni iddialarının, Türk ve Osmanlı değil, yabancı kişi ve devletlerin hazırladıkları belgelere dayandırarak hazırladığı 6 adet kitabı ile gerçek olmadığını, hayali bir şekilde üretildiğini ve hiçbir temele dayanmadığını ortaya koyuyor.

Gerçekten de müthiş bir çalışma ve her biri birbirinden kıymetli 6 eser.

 

Bu kitaplarla ve bu doğrultudaki çalışmalarla, 2015 yılında değin Ermeni İddialarının gerçek olmadığı, Avrupa devletlerinin, Rusya’nın ve ABD’nin arşivlerindeki kendi görevlilerin kaleme aldığı ve üstlerine rapor olarak gönderdikleri resmi belgelerin gün yüzüne çıkarılarak kamuoyunun bilgisine getirileceği kesin. Zaten bunların bir çoğunu Şükrü bey kitaplarında yayınlarken, Mehmet Perinçek gibi akademisyenler de dergilerde ve basında yayınlıyorlar…

 

Ata ATUN

e-mail: ata@kk.tc

31 Mart 2013

Exit mobile version