Site icon Turkish Forum

İKİ VATAN, İKİ ŞAİR, İKİ ŞİİR

İKİ VATAN, İKİ ŞAİR, İKİ ŞİİR - untitled

İKİ VATAN, İKİ ŞAİR, İKİ ŞİİR - tmt

İKİ VATAN, İKİ ŞAİR, İKİ ŞİİR

HÜSEYİN MÜMTAZ

 

               Böyle ortalığın toz duman olduğu, tozdan dumandan gözün gözü görmediği, her konuda ağzı olanın konuştuğu, her çorbaya maydanoz olanların bilhassa rağbet gördüğü zamanlarda sanata, ince saza, ince söze sığınmak insanı rahatlatıyor.

               Her kafadan bir sesin çıktığı Kıbrıs konusunda da aynı limana sığınalım dedik.

               Bam telimize bastığı halde nedense gazete sayfalarında eskimeye-unutulmaya terkedilmiş ilk şiir Yavruvatan’dan, kıymetli dostum Fikret Kürşad’a ait..

 

ANA

Ne oldu bize anam, bitti muhabbetimiz!

Kavuşunca yok oldu, zehir Hürriyetimiz.

Adını söylerdim de, gözümden yaş gelirdi.

Ne oldu eski bize, perişan her şey şimdi.

 

Madde, mana karıştı; Ana yavru ayrıştı.

Üvey evlat mıyız biz, menfaatler kapıştı.

O yüce duyguların kalmadı bir tanesi;

Ortada döner oldu maddenin efsanesi.

 

Bu hallere bakarak ağlayan perişan ben.

Kurban oldu yoluna, bu yok oluşum neden?

Yollarımızda söylenen değil şarkılar Türkçe.

Türk Kıbrıs’ta söylenir Arapça ve de Kürtçe.

 

Gelen Türk, giden de Türk dedi bazı büyükler.

Eridik buzlar gibi, yok olduk biz yerliler.

Ne olurdu gelenler, doğru dürüst Türk olsa,

Anamız kucaklayıp öz evlat gibi sarsa.

 

Asalak olduğumuzu yüze söyleyenler var,

Çobanın suçu yok mu? Tek suçlu mu koyunlar.

Elli beş yıldan beri üç kez göç etti halkımız.

Bu günkü hale bakıp yazılır fermanımız.

 

Hürriyet pınarından içirdin kana kana.

Neden bizden vazgeçtin, böyle olmuyor ana.

Her türlü isteğimizi yıllarca karşıladın,

Deniz ortasında şimdi yalnız bıraktın.

 

Sığınacak tek liman senin ana bağrındı.

Bağrını kapayınca yarınlarım karardı.

Evlatlarımız göç edip gidiyorlar vatandan.

İşsiz, güçsüz, gençlerimiz ümitsiz yarınlardan

 

Yüz otuz üç yıl önce kiralıktı vatanım.

Yetmiş binden fazladır, şehit yerde yatanım.

Elli beş yıldan beri savaşır durur halkım.

Bizi düşünen sendin, bir de gökte Allah’ım.

 

Bazıları bizler kapı kulu zanneder.

Öz evlad-ı fatihan ciğerinden kan döker.

Ümitsizlik her yerde halkın göçüp gidiyor.

Kıbrıs’taki Türk halkı yok olup tükeniyor.

 

Madem yok olmamıza ilgisiz kalacaktın,

Bıraksaydın yok olalım, neden bizi kurtardın?

İngiliz ve Rumoğlu bizi yok edemedi,

Anamın kucağında Kıbrıs Türk’ü eridi.

 

Boynumuzda satılık levhası dolaşırız.

Bizi ayrı görenle daha da zıtlaşırız.

Gönül gözü kapandı bazı yetkililerin.

Bizi asalak görür benim öz kardeşlerim.

 

Tanrıya sığınmaktan başka çarem kalmadı.

Beş yüz yıllık vatanım evlat doyuramadı.

Anadolum duy beni, bende derman kalmadı.

Canbulat, Bayraktar’ın kemikleri sızladı.

“Evlad-ı fatihan”ın hiç değeri kalmadı.

Kahraman Kıbrıs Türkü kaderine ağladı.

(Temmuz  2010-Lefkoşa)

 

İkincisi Anavatan’dan; yetmişli yılların, kurtuluşun/ kurtarışın coşkusuyla yazılmış, kısa süre de olsa tanışmış olmaktan, sazını dinlemiş olmaktan büyük zevk duyduğum rahmetli “YETİK OZAN”a ait ve ilk olarak, “benim” de “DERGİM” olan TÖRE’de yayınlanmış.

 

MEHMETÇİK KIBRIS’TA

Batık emellerim kadırgalaştı;

Çalkana çalkana giden benim, ben!

Sabrım ölüm-kalım çitini aştı;

Volkana volkana giden benim, ben!

 

Silkinip uyandım uzun geceden,

Gördüm, tan doruğa çıkmış niceden…

Susuz bayrak gibi kopup yüceden

Al kana, al kana giden benim, ben!

 

Gönlüm fırtınalı, gözüm alaca,

Sığdırdım deryayı bir kaç kulaca,

Uluç elindeki sivri palaca

Kalkana, kalkana giden benim, ben!

 

Çıkmış da bozkurdum yollar üstüne

Yol vermede tutsak iller üstüne…

Gül diktim Kıbrıs’ta güller üstüne;

Balkan’a, Balkan’a giden benim, ben!

(YETİK OZAN,TÖRE, Temmuz 1974)

 

               İki şiirin arasında tam 36 yıl var.

               “Fark” sadece yıllarda mı?

               Sahi, rahatladınız mı?

 

18 Haziran 2012

57′NCİ ALAY HER YERDE

HEPİMİZ 57′İNCİ ALAY’IN NEFERLERİYİZ

 

 

 

 

 

 

Exit mobile version