Site icon Turkish Forum

BİR GÜÇLÜ BİR ZAYIF

Yaşar Büyükanıt - İlker Başbuğ

Yaşar Büyükanıt - İlker Başbuğ

ABD’nin  2012’de 2.8 trilyon doları anapara,212 milyar doları kupon ödemesi olan 3 trilyon dolar borcu bulunuyor.

Washington’da Başkan Obama devasa bütçe açığı ve borç nedeniyle ABD’nin Askeri Stratejisinin değişeceğini açıklarken,ardından ABD Savunma Bakanı Leon Panetta,”Gerçek ulusal güvenlik,güçlü bir ordu olmadan başarılamaz”diyor.

Türkiye’nin de  97 milyar dolar dış ticaret açığı,80 milyar dolar cari açığı ve Merkez’in 33 milyar dolar döviz açığı vardır-üstelik,bölünme müzakere edilirken ve Ergenekon,Balyoz,Poyrazköy,Kafes,Amirallere Suikast ve İnternet Andıcı başlığında yürütülen saldırılarla Türk Ordusunun iradesi dağıtılırken,

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ,TSK’nın kurumsal olarak terörist ilan edilmesi anlamında terör örgütü yöneticiliği iddiasıyla tutuklanıyor!

*

ABD Genelkurmay Başkanı Org.M.Dempsey ordunun,”iki savaşı aynı anda yürütme”ye dayalı askeri stratejisinde değişikliğe gidilmesine dair bir soruya stratejilerinin “nerede ve ne zaman olursa olsun küresel olaylara karşılık verme”yeteneği üzerine kurulu olduğunu -esasen,konunun düşmanlarla savaşıp savaşmama değil,bunun nasıl yapılacağı ile ilgili olduğunu söylüyor…

NATO Genel Sekreteri Anders Fog Rasmussen,ABD’nin yeni Askeri Stratejisinin NATO’nun Stratejik Konsepti prensiplerine, makul savunma sistemine,güne özgün niteliklere,esnekliğe ve etkili partnerliğe uygun olduğu görüşünü bildiriyor.

Giderek Milli Ordu’nun tasfiye edilmesi karşısında Türk Genelkurmayı suskun,siyasi partiler ve sivil toplum örgütleri yargı çözer sessizliğindedirler!

*

Bugünün savaşları  çok yüksek ekonomiler ve teknolojiler ardında artık bir kahramanlık konusu olmaktan çıkıp farklı boyutlara taşınmıştır.

Askerlikte usta savaşçı girdiği her savaşı kazanana değil en büyük zaferi savaşmadan kazanana deniyor.

Üstelik yeni tehditler savaşan tarafların düzenli ordular olmasını da gerektirmiyor ve zayıfın galibiyetine de fırsat veriyor.

Çatışan taraflardan zayıf olan güçlü olana karşı asimetrik yaklaşımla üstün olanın zayıflıklarından yararlanmaya yönelik beklenmeyen,önlenemeyen yöntemler kullanıyor. Asimetrik Savaş denilen bu konseptte çatışan taraflara mutlaka çatışmanın gidişatını büyük oranda etkileyen bir dış destek gerekiyor. Askeri gücün geliştirilmesi,uluslararası siyasette güç sağlamak, kimi uzman personel,silah ve ekipman sağlamak,istihbarat gibi çatışmanın kaderini etkileyecek önemde imkanlar dış destekle sağlanıyor.

TSK bu yüzden NATO’ya ihtiyaç duyuyor -iyi ama …

*

NATO’ya müttefik olmak, önce AB Kopenhag kriterlerine uygunluk ya da demokrasi,seçim hukuku, temel hak ve özgürlüklerin güvenceye alınması,azınlık hakları,azınlıkların korunması benzeri siyasi kriterlere riayet anlamına geliyor.

28 ülkeyi bağlayan NATO Stratejik Konsepti kendi bölgesinde siber terör,füze saldırıları,terör gibi tehditlere yeni savunma yöntemlerini ortaklaşa geliştiriyor.

Üyeler arasında toplu savunma anlayışı;bağlılık,kriz önleme ve kriz yönetiminde BM ve AB’nin uluslararası ortaklarıyla yakın çalışmayı gerektiriyor.

*

ABD’nin yeni Askeri Stratejisinde Avrupa’da güvenlik ve barışı korumada NATO blokunun güçlendirilmesi için işbirliği ve teminen NATO müttefiklerine destek vaadedilmektedir.

Rusya ile yakınlaşma yeni savunma stratejisinin önemli bir başlığıdır ve ilişkilerin sağlamlaştırılması, değişik sorunların çözülmesi hedefleniyor…

Asya-Pasifik bölgesindeki askeri varlığın arttırılması ve Orta Doğu’da güvenliğin  kontrol altında bulundurulmasının önemine işaret edilirken,gelecek 10 yılda ordunun modernleştirilmesi ve asker mevcudunun azaltılması planlanıyor.

*

ABD savunma bütçesini sınırlıyor -rağmen,dünyadaki askeri üstünlüğünü korumak iddiasındadır!

İddia, ABD Ulusal Güvenlik Stratejisinde,”Amerika’lıların ülkelerinde ve yurtdışında emniyetinin,noksanlıkları olan uluslararası sisteme rağmen “küresel işbirliği” sayesinde yaratılacak barışçıl ve istikrarlı dünya ile sağlanacağı”ana fikrinden besleniyor.

Bu gücün kaynağını ABD’nin askeri kapasitesi,dünya çapında erişim olanakları,üstün kaynakları,diplomasi ve angajmanları, ekonomik kalkınma ve etki sağlamaya yönelik yöntemleri oluşturuyor!

*

Ne ki ABD ve müttefiklerinin giderek bozulan ekonomik performansı bu iddianın daha ne kadar taşınabileceğine dair kuşkular yaratıyor.

2012’de Japonya’yı 3 trilyon doları anapara 117 milyar doları kupon ödemesi,İtalya’yı 428 milyar doları anapara 72 milyar dolar kupon ödemesi borç bekliyor,birçok Avrupa ülkesi cari açıkla boğuşmaktadır.

Japonya’nın cari fazlası ve ABD dolarına olan rezerv para bağımlılığı borçların ödenmesi veya ötelenmesinde  rahatlık sağlıyor -fakat, IMF küresel büyüme oranını yüzde 4’e çekmiştir,borçlanma maliyetlerinin yükselme ihtimali endişeleri arttırıyor…

* Bu durumda ABD ekonomik krizlerinin önüne geçmek üzere ileri sürdüğü askeri sanayisiyle diğer sektörlerini ivmeleyen-böylece,rezerv döviz doları güçlendiren,ülkelerin güçlü doları satın almasıyla  finansal sistemini ve ekonomisini etkili kılan yolunun sonuna mı gelmiştir?

Ağır borçları ve yüksek savaş maliyetleri hem de askeri üstünlüğünü korumak iddiası ABD’nin -mesela,Ortadoğu harcamalarını müttefiklerine yüklemeye hazırlandığına işaret ediyor.

Öte yanda ABD’nin küresel nufuzunda oluşan kaygılar-mesela, Rusya’nın tarihsel hegemon siyasetini yeniden gündeme getirmesine yol açıyor…

*

Bu noktada  onlarca yıldır ve bugün Türkiye’den Orta Doğu Arap ülkelerine alttan alta insanları İslama çağıran İslami Hareket uluslaşma,milliyetçilik,

bireycilik,akılcılık benzeri gelişimleri yok sayarak Allah’ın birliğine inanç, o’nun hükmünden  başka hüküm tanınmaması politikasının sonuçlarını toparlamaktadır.

Kardeşlik fikri,dayanışma hissi ve fütüvvet ilkesiyle dini eğilimler üzerinden siyasetçi, bürokrasi, sivil toplum kuruluşları,dini ve mesleki birlikler,esnaflar,üreticiler,ticaret erbabı,sanayiciler ve sermaye sahipleriyle birlikte  yaratılan aş ve iş’e  farklı sosyal,etnik özelliklere sahip,değişik mezhep,cemaat,tarikat,aşiret ailesinden gelenler ortaklaştırılıyor ve merkezinde  ABD ve İsrail’in çıkarlarının bulunduğu, etrafında bu çıkarlara şemsiye oluşturan ülkeler kurgulanırken;oluşan kargaşanın ölümcül riskleri Türk Milletinin üstüne biniyor.

*

Genelkurmay,”Büyük Ordu,Büyük Türkiye”söylemindedir -fakat,bir yanda da ABD’nin geliştirdiği asimetrik savaş konsepti uyarınca  hem de NATO’dan dış destek alırken bulunduğu coğrafyanın kaosunda potansiyel bir çatışmada   arada kalması işten bile değildir.

Öte yanda Ergenekon,Balyoz,Poyrazköy,Kafes,Amirallere Suikast ve İnternet Andıcı başlığında yürütülen saldırılarla iradesinin  dağıtılmasına ve Milli Ordu vasfının tasfiye edilmesine karşı duramıyor.

İlker Başbuğ nezdinde TSK kurumsal olarak terörist ilan edilince- bakınız,BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş,Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e,”Senin rütben orgeneral de olsa bizim nazarımızda onbaşısın.Senin kıymetin o kadar”diyebiliyor!

*

ABD yeni Askeri Stratejisiyle dünyadaki askeri üstünlüğünü korumak iddiasındadır! Yazık ki Orta Doğu’da müttefiki Türkiye’nin  milli hasletlerini kaybetmiş ordusunun, dünyanın çok kutupluluğa geçme fırsatını bulduğu şu günlerde Suriye,İran,Rusya karşısında şansı şamar oğlanı olmaktan öte gitmiyor.

Çünkü, Ebedi Başkomutan Mustafa Kemal’in,”Tarihte bütün bir vatanı, çok üstün düşman kuvvetleri karşısında son bir avuç toprağına kadar karış karış kahramanca ve namusluca savunmuş ve yine varlığını koruyabilmiş ordular görülmüştür.Türk Ordusu o cevherde bir ordudur. Yeter ki ona komuta edenler, komuta edebilme vasıflarına sahip olabilsinler”derken-işbu,milli hasletlerinin birer-birer kaybedilmesi halinde dahi  suskun kalan komutanlara işaret ediyor.

Exit mobile version