Site icon Turkish Forum

S A P VE S A M A N

         SAP VE SAMAN - kilicdaroglu partisinin grup toplantisinda konustu 111777 5

         SAP VE SAMAN

 
          CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu Sosyalist Enternasyonal toplantısı için bulunduğu Paris’te:
          “CHP’deki değişim,CHP’nin kültürüne uygun olarak gelişti. Ağaçlar budandıkça daha hızlı gelişir.
          Koşullar kendiliğinden oluştu ve biz de gereğini yaptık.” diyor.         
          *
          Deniz Baykal Antalya’da, bayramlaşmada  soruları yanıtlıyor.
          “Ağaçlarla ilgili olarak budamanın yararlı olduğu doğrudur.
          Ortak bilgi; kurumların yenilenmesinin de yararlı olduğudur.
          Herkesin gerçekleri ifade üslubu var.”diyor.
          Baykal ağaç ve kurumu ayrı-ayrı  ifade ediyor!
              
          *
          Eski ve yeni Genel Başkanların “ağacın budanması” polemikleri CHP’de farklı  iki bakışı gösteriyor.
          İki bakış etrafında taraflar; enerjilerini olan-bitenin görülmesi, düşünülmesi ve değerlendirilmesinde
 kullanıyorlar.
          CHP’de faal herhangi bir siyasetçinin “bir bölen” olmamak için susması dışında,
          Partide ve tabanda  tartışma yaşanıyor.
          Tedirginlik ortak paydayı oluşturuyor.         
          Genel seçime gidilirken ilkelere yansıyan tereddüt CHP söyleminde belirsizliklere neden oluyor.        
         
          *          
          Kemal Kılıçdaroğlu tedirginlik konusunda rahattır, kendini öyle de göstermesi doğaldır.
          “CHP parti iç çekişmesi olan bir parti değildir.Değişiklik tabanın ve kamuoyunun desteğini aldı” diyor.
          Deniz Baykal aynı kanaati taşımıyor.
          “Kamuoyunda tedirginliğin yükselmekte olduğunu görüyorum.Yenileşme tartışmalarının bir tedirginlik yaratmakta olduğunu görüyorum.
          Neyin mücadelesini verdiğimizi çok iyi bilelim.Borusu ötenin peşine takılarak muhalefet bile  yapamayız”diyor.

          *
          Doğrusu faili meçhul  fakat etkisi belirlenmiş gibi bir video kaset tetiklemesiyle,
          Kılıçdaroğlu’nun Genel Başkanlığı ve değişim,
          Kasetin arkası ve önü aydınlatılmadığı sürece CHP’de için için tedirginliğin yaşanacağına işaret ediyor.

          *
          Çünkü CHP;Meşrutiyet döneminde Mithat Paşa,Namık Kemal,Talât Paşa’lardan,
          Emperyalizme karşı ezilen bir ulusun devriminde;Atatürk’ün ilkeleri üzerinde yükselen rasyonelist bir geleneği temsil etmektedir.
          Aklın paylaşmadığını asla kabul etmeyen bir kültüre dayanıyor.
          CHP kurumu bu kültürün mütemadi evriminden yükseliyor.
          Bu silsileyi izliyen değişimin gerçek yenilenme aksi halde başkalaşım olduğuna inanılıyor.
          Bu noktada Deniz Baykal “ortak bilgi; kurumların yenilenmesinin de yararlı olduğudur.” diyor…          
 
          *
          Kılıçdaroğlu liderliğinin  yarattığı heyecan, istek ve fırsatların getirisiyle de ayrı bir tedirginlik yaşanıyor.
          Ağacın budanması mevsiminde;
          Kemalist  ilkelerin eskimiş, hesaplaşılması ve aşılması  gerekli bir ideoloji olduğu savında sosyal demokratlar,
          Kemalizmden sosyal demokrasi çıkarma peşinde revizyonistler,
          Herşeyin halka inilerek gerçekleşeceği inancında narodnik’ler,
          Eksiksiz devrim peşinde goşistler,
          Amaca giden her yol mübahtır diyen makyevelistler ve kimbilir kimlerin tartışması sürüyor.
          CHP Kurumsal ilkeleri geri plana düşüyor!
          O nedenle Deniz Baykal “seçime gidilirken neyin mücadelesinin yapıldığı söylemi zayıflıyor,borusu ötenin peşine takılarak muhalefet bile yapılamıyor.        
          Önümüzdeki genel seçimlerle ilgili şimdiden konuşmak erkendir.
          Beni rahatsız eden Türkiye’de referandum sonrasında muhalefet açısından yenilgi duygusunun kamuoyuna yerleştirilmeye çalışılmasıdır.
          Bunu haksız,yanlış,sakıncalı buluyorum.” diyor.

          *
          Mesela CHP henüz 12 Eylül’de anayasa değişikliği konusunda yapılmış referandumun güçlü bir tarafıdır.
          Anayasa değişikliği paketinde kimi maddelerin;
          Anayasanın 2.maddesinde hukuk devleti ilkesine dolayısıyla 4.maddedeki değiştirilemezlik ilkesine aykırı olduğunu savunuyor!
          Deniz Baykal “anayasalar asgari müştereklerdir. Bu anayasa asgaridir de müşterek değildir.”diyor.
          Rağmen referandumdan çok kısa bir süre sonra müşterek bir anayasa  mücadelesinin esamesi okunmuyor.
          Çünkü yaşanan tedirginlik kurumsal ilkeleri karartınca ortak akıl üretilemiyor…

          *
          Mesela Abdullah Öcalan ” Deniz Baykal’ın ulusalcı politikaları Kürt Sorunu çözümünde yetersiz görülmüştür.                   
          Kemal Kılıçdaroğlu Kürt Sorunu çözümünün önünü açmak için liderdir “diyor.
          O gazla BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş işbirliklerini geliştirmek üzere seçimlerde güç birliği yapmak için nabız yoklamaktadır!
          Genel seçimlerde “sol blok” oluşmasını istiyor.
          Milletvekili Osman Özçelik bir adım daha ileri gidiyor ve teklifi bayramlaşma töreninde CHP ye iletiyor.
          “Bu güne kadar CHP ile olmamıştı malum yaklaşımlardan dolayı!
          CHP’nin gerçek evrensel sosyal demokrat parti çizgisine geleceği umudunu taşıyoruz.
          İlişkilerimizin çok daha sağlıklı bir raya oturacağına inanıyoruz.”dediğinde,                  
          Vay be! CHP Genel Sekreteri Süheyl Batum,”ülkedeki eşitsizlikleri giderecek bütün parti ve görüşlerle işbirliği yaparız” diyor!
          Partisine “malum yaklaşımlar” ifadesiyle isnad edilene ilkesiz kalıyor.
          Bir bayram günü CHP kurumsallığına rahmet okutuyor…

          *
          CHP amacı; Türkiye’nin insan odağından gelişen özgün iktisadi evrimi dünyasının emperyalist-kapitalist evrim dünyası arasında uyumun sağlanmasıdır.
          Uyum dengesini Atatürkçü düşünce sağlıyor.
          Ne ki CHP’de kurumsal  akıl karışmıştır.
          Aklın paylaşmadığını asla kabul etmeyen CHP kültürü yalpalanıyor.
          Kılıçdaroğlu ” ağaçlar budandıkça daha hızlı gelişir” derken,
          Baykal “herkesin gerçekleri ifade üslubu var” diyor!

Exit mobile version