Site icon Turkish Forum

KANDİL’DEN AKP’YE DESTEK!

<p>PKK, Ramazan öncesi ‘ateşkes’ ilan ederek iktidarın elini güçlendirecek
Aktörler sahneye çıkıyor
AKP’nin ’açılım’ını hazırlayan CIA ajanı Henry Barkey’in son Diyarbakır teftişinin (!) ardından yeni oyun için düğmeye basıldı. PKK elebaşılarından Murat Karayılan, “Bize sunulan bir mesaj var. Tartışıyoruz” derken BDP lideri Selahattin Demirtaş, “Ramazan’a hayırlı haberle gireceğiz!” dedi.
Senaryo tıkır tıkır işliyor
Böylece, BDP’nin Anayasa değişikliği referandumunu ’boykot’ ediyormuş gibi görünüp aslında AKP’nin önünden çekilmesi ve yol vermesinin ardından iktidara bir destek de Kandil’den gelmiş olacak. İktidar, terörün durmasıyla ekstra puan toplayacak. Bu projenin fikir babası da hemen her taşın altından çıkan CIA ajanı Henry Barkey oldu.
Organizatörlüğü üstlendi
Hükümet-PKK  ortak çalışmasını öven, “Yoksa Habur görüntüleri ortaya çıkmazdı. Ama devamı gelmeli, açılım sürmeli” diyen Barkey, ’açılım’ın raporunu da 1997’de yazmış ve “Şimdi bize cesur bir lider lazım” demişti. Kısa bir süre sonra da Tayyip Erdoğan, siyaset sahnesinde boy göstermişti.  
Haber: Macit SOYDAN
Terör örgütü, referandumda ’evet’ oyu çıkması için harekete geçti. PKK’nın bu konuda hükümet yetkilileriyle bir dizi görüşme yaptığı iddia ediliyor. Bu konudaki organizatörlüğü ise açılımın mimarı CIA ajanı Henry Barkey’in yürüttüğü belirtiliyor. Henry Barkey ile görüşen BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş birkaç gün önce, “İnşallah Ramazan ayına hayırlı haberlerle gireceğiz ve barışın sağlanması için büyük çaba sarfedeceğiz” dedi. Bunun ardından daPKK’nın da AKP’ye referandumda destek olmak amacıyla önümüzdeki hafta içinde Ramazan’da ateşkes ilan edeceği iddia edildi. Terör örgütüne yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı’na (ANF) konuşan eli kanlı örgütün elebaşılarından Murat Karayılan, hükümet yetkilileriyle bu konuda görüşmelerde bulunduklarını söyledi. Karayılan, “Sürecin ele alınışına ilişkin önderliğimiz tarafından bize sunulmuş olan bir mesaj vardır. Biz harekat olarak son iki hafta boyunca bu mesaj üzerinde tartışmalar yürüttük. Önümüzdeki hafta bu mesajla ilgili ulaştığımız sonuçları kamuoyuna açıklayabiliriz... Hem Türkiye’nin hem Kürdistan’ın gündemini belirlemede yeni olacak olan politikamızın izahatı olacaktır” dedi. Bu konuda Taraf Gazetesi’nde yer alan haberde de, PKK’nın bu kapsamda sözde ateşkes kararı aldığı belirtildi.
Demirtaş söylemişti
Terör örgütünün referandumda AKP’nin elini güçlendirmek için, önümüzdeki hafta içerisinde bir basın açıklaması düzenleyerek, ateşkes kararını açıklayacağı kaydedildi. Önceki gün partisince Bitlis’in Tatvan İlçesi’nde düzenlenen mitingde Selahatin Demirtaş, “İnşallah Ramazan ayına hayırlı haberlerle gireceğiz ve barışın sağlanması için büyük çaba sarfedeceğiz. Bu hayırlı bir ay ve barış ayı olacak. Barışı gerçekleştirmek için, mübarek Ramazan ayını en iyi şekilde değerlendireceğiz. Her orucunuzu açmadan önce ve her namazdan sonra, sizden dua bekliyorum. Halkımızın isteğini herkesin duymasını istiyoruz. Bu halk hiçbir zaman savaş, çatışma, kan ve gözyaşı istemedi. Yeter artık diyoruz” demişti.</p>
<p>Hükümet görüşme yaptı!
Açılımın mimarı olarak bilinen CIA ajanı Profosör Henri Barkey, geçtiğimiz hafta Diyarbakır’a giderek açılım konusunda teftişte bulundu. Barkey incelemelerinin ardından, Habertürk’e açıklamalarda bulundu. PKK açılımının sürmesini isteyen Henry Barkey, “Hala  ümidim var. Ancak açılımla beraber devlet ve hükümet politikaları paralel seyretmedi. Hükümet de hep aynı çizgide olmadı” dedi.
Habur bunun göstergesi
Barkey sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir KCK davası var, 1300 kişi hapse atıldı ve bir yıldan fazladır oradalar. Habur’dan gelenlerin bir kısmı hapiste... Ki açılımın en önemli ayağı, en önemli göstergesi buydu. Çok önemli bir simgeydi. Neydi insanların isteği, dağa giden ya da hapiste olan çocukların, gençlerin geri dönmesi. Habur dönüşü, işte bu açıdan çok önemliydi, bunun ifadesiydi. Açılıma inanmışlardı. Maalesef medya ve bir sürü siyasi parti, bunu PKK’nın zaferi gibi yorumlayıp sundu ve çarpıttı bu meseleyi.” “PKK bir şekilde hükümetle beraber çalışmış olabilir” diyen Barkey, “Aksi takdirde Habur’dan nasıl döneceklerdi? PKK dön demeden dönemezlerdi. Bana anlatıldığı kadarıyla
o zamanki adıyla DTP bile Habur’dan dönüş kararından bir iki gün önce haberdar edildi. Devlet bunu kiminle konuştu? Belli ki bir koordinasyon oldu ikisi
arasında” dedi.</p>
<p>Öcalan’dan iç savaş tehdidi
İmralı’da konforlu bir hayat sürdüren terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan, avukatları aracılığı iç savaş tehdidi savurmuştu. İşte bebek katilinin kendisine yakın internet sitesinde yayımlanan o açıklamaları:“Yüksekova gibi bir yerde kent çatışması olursa ne olur? 100 bin kişi bir anda sokağa dökülür. İinsanlar silahlıdır, oradaki aşiretler biliyorsunuz her zaman silahlıdır. Halk arasına gerilla da karışırsa, uçaklar kalkar, bombalar, panzerler tarar, bir an da 10 bin kişi ölebilir. Bunun İstanbul, Mersin, Adana, Diyarbakır gibi kentlerde olması halinde, Diyarbakır gençlerini böyle bir durumda kim durdurabilir? Böyle şeyler gelişirse, kent çatışmalarına sıçrarsa, bir günlük bilanço 30 yıllık süreçteki bilanço kadar olur.”</p>
<p>Cesur lider arıyorlardı
ABD, 1997 yılının haziran ayında,  AKP iktidarın bugünkü açılım söylemi ile bire bir örtüşen bir  rapor hazırlamıştı. Rapor SSCB’ye karşı oluşturulan “Yeşil Kuşak” projesinin fikir babası olan Orta Doğu Şefi Graham Fuller ve Türkiye uzmanı Prof. Henri Barkey imzasını taşıyor. Sözde sorunun çözümüne dair tespitler içeren raporda şok ifadeler bulunuyordu. Raporda, “Kürtler hem geleneksel partiler, hem de kendi partileri aracılığıyla TBMM’de seslerini duyurma çabalarında başarılı olamıyor. T.C. yasaları ”bölücülük“ damgası vurarak tüm girişimleri engelliyor” deniliyor. Raporda en dikkat çekici bölüm ise, cesur bir lider arayışıyla ilgili bölüm. Burada, “Sivil politik liderler çok zayıf. Türkiye’de bu sorunu askeri olmayan yöntemle çözme cesaretini gösterecek lider yok” deniyor. Bu rapor hazırlandığında Tayyip Erdoğan, henüz siyasi lider değildi.
Organizatör Henry Barkey
Açılımın mimarı CIA ajanı Henry Barkey, son gelişmelerin organizatörlüğünü yürütüyor. Barkey, 5 Mayıs’ta ABD’ye giden BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna, kapatılan DTP’nin Genel Başkanı Ahmet Türk ile bir araya gelerek, görüş alışverişinde bulunmuştu. Burada gazetecilerin sorularını cevaplandıran Ahmet Türk, “Türkiye’deki Kürtler ne istiyor?” sorusuna karşılık Türk, burada kültürel haklardan başlayarak Kürt nüfus yoğunluğunun bulunduğu bölgede ’otonom’olmak istediklerini söylemişti. Bu görüşmelerin ardından, Barkey, geçtiğimiz hafta Türkiye’ye geldi. Henry Barkey’in ilk durağı ise Diyarbakır oldu. Burada, aralarında BDP’lilerin de bulunduğu bir dizi gizli görüşme gerçekleştiren Barkey, AKP’nin açılımı sürdürmesini istedi. </p>
<p>Teröristler için cenaze töreni
Hakkari’ye 10 kilometre uzaklıktaki Depin polis noktası civarında perşembe günü çıkan çatışmada öldürülen 4 PKK’lı için bölücüler cenaze töreni düzenledi. Hakkâri Devlet Hastanesi’nden alınan teröristlerin cenazeleri, 5 kilometre uzaklıktaki Keklikpınar Mahallesi’nde bulunan Mezarlığa götürüldü. Yol boyunca bölücüler PKK ve terör örgününün elebaşısı Öcalan lehinde sloganlar attı. PKK paçavraları ve sloganları altında düzenlenen cenaze törenin ardından teröristler toprağa verildi.
Yine ortalığı karıştırdılar
Bu arada, Keklikpınar, Dağgöl, Aşağı Merzan, Gazi ve Medrese mahallelerinde toplanan gruplar, yollara barikat kurup, polislere molotofkokteyli ve taşlarla saldırdı. Polis gruba basınçlı su ve biber gazı ile müdahalede bulundu. Öte yandan, Adana’da  da terör örgütü lehine eylem yapan bölücüler, polise molotofkokteyli ve taş attı.</p>
<p>Hainler için saygı duruşu
BDP’liler özerkliği tarıtışmak üzere bir araya geldi. BDP İl binasında yapılan toplantıya BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı eski Genel Başkanı Ahmet Türk, siyasi yasaklı eski milletvekili Aysel Tuğluk, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DEP’in eski Milletvekili Leyla Zana da katıldı. Toplantıda ölen PKK’lılar için saygı duruşunda bulunuldu. Osman Başdemir 1 hafta  önce konuyu gündeme taşımıştı. Bunun ardından da bu toplantı gerçekleştirildi.</p>
<p>Lagendijk de  müdahil oldu!
Avrupa Parlamentosu eski üyesi, Radikal yazarı ve Türk gazeteci Nevin Sungur ile evli olan Joost Lagendijk, yeni içşilerimize müdahale anlamı taşıyan açıklamalarda bulundu. Joost Lagendıjk, köşe yazısında, Osman Baydemir’in özerklik ve kurulacak Kürrdistan eyaletinde de PKK bayraklarının dalgalanması konusunda yaptığı açıklamayı değerlendirdi. Lagendijk şunları yazdı, “ Baydemir ve diğer BDP’li siyasetçiler demokratik özerklik adını verdikleri konuyu daha önce de gündeme getirdiler. Planlarının birçoğu mantıklı ve uygulandığında Türkiye’yi daha demokratik bir ülke haline getirecek. Bölgeler arasındaki muazzam farklılıklarla daha iyi başa çıkabilecek adem-i merkeziyetçiliğe dayalı bir yapı, tıpkı Almanya ve İspanya gibi ülkelerde olduğu gibi. Baydemir’in konuşmasıyla ilgili sorun içeriği değil, zamanlaması ve dile getiriliş tarzı.”
Üzerine eğilinmeli
Eyalet sistemini savunan Avrupa Parlamentosu eski üyesi Lagendijk, şunları kaydetti: “Demokratik özerkliğe dair fikirler, Türk siyasetçilerin ve entelektüellerin daha yoğun, özenli ve tarafsız bir şekilde üzerine eğilmesini hak ediyor. Fakat aynı zamanda, zamanlamaya ve simgelere karşı daha gelişkin sezgilere sahip olan daha iyi savunucuları da hak ediyor.”</p> - akpartilogo

PKK, Ramazan öncesi ‘ateşkes’ ilan ederek iktidarın elini güçlendirecek
Aktörler sahneye çıkıyor
AKP’nin ’açılım’ını hazırlayan CIA ajanı Henry Barkey’in son Diyarbakır teftişinin (!) ardından yeni oyun için düğmeye basıldı. PKK elebaşılarından Murat Karayılan, “Bize sunulan bir mesaj var. Tartışıyoruz” derken BDP lideri Selahattin Demirtaş, “Ramazan’a hayırlı haberle gireceğiz!” dedi.
Senaryo tıkır tıkır işliyor
Böylece, BDP’nin Anayasa değişikliği referandumunu ’boykot’ ediyormuş gibi görünüp aslında AKP’nin önünden çekilmesi ve yol vermesinin ardından iktidara bir destek de Kandil’den gelmiş olacak. İktidar, terörün durmasıyla ekstra puan toplayacak. Bu projenin fikir babası da hemen her taşın altından çıkan CIA ajanı Henry Barkey oldu.
Organizatörlüğü üstlendi
Hükümet-PKK  ortak çalışmasını öven, “Yoksa Habur görüntüleri ortaya çıkmazdı. Ama devamı gelmeli, açılım sürmeli” diyen Barkey, ’açılım’ın raporunu da 1997’de yazmış ve “Şimdi bize cesur bir lider lazım” demişti. Kısa bir süre sonra da Tayyip Erdoğan, siyaset sahnesinde boy göstermişti.  
Haber: Macit SOYDAN
Terör örgütü, referandumda ’evet’ oyu çıkması için harekete geçti. PKK’nın bu konuda hükümet yetkilileriyle bir dizi görüşme yaptığı iddia ediliyor. Bu konudaki organizatörlüğü ise açılımın mimarı CIA ajanı Henry Barkey’in yürüttüğü belirtiliyor. Henry Barkey ile görüşen BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş birkaç gün önce, “İnşallah Ramazan ayına hayırlı haberlerle gireceğiz ve barışın sağlanması için büyük çaba sarfedeceğiz” dedi. Bunun ardından daPKK’nın da AKP’ye referandumda destek olmak amacıyla önümüzdeki hafta içinde Ramazan’da ateşkes ilan edeceği iddia edildi. Terör örgütüne yakınlığıyla bilinen Fırat Haber Ajansı’na (ANF) konuşan eli kanlı örgütün elebaşılarından Murat Karayılan, hükümet yetkilileriyle bu konuda görüşmelerde bulunduklarını söyledi. Karayılan, “Sürecin ele alınışına ilişkin önderliğimiz tarafından bize sunulmuş olan bir mesaj vardır. Biz harekat olarak son iki hafta boyunca bu mesaj üzerinde tartışmalar yürüttük. Önümüzdeki hafta bu mesajla ilgili ulaştığımız sonuçları kamuoyuna açıklayabiliriz… Hem Türkiye’nin hem Kürdistan’ın gündemini belirlemede yeni olacak olan politikamızın izahatı olacaktır” dedi. Bu konuda Taraf Gazetesi’nde yer alan haberde de, PKK’nın bu kapsamda sözde ateşkes kararı aldığı belirtildi.
Demirtaş söylemişti
Terör örgütünün referandumda AKP’nin elini güçlendirmek için, önümüzdeki hafta içerisinde bir basın açıklaması düzenleyerek, ateşkes kararını açıklayacağı kaydedildi. Önceki gün partisince Bitlis’in Tatvan İlçesi’nde düzenlenen mitingde Selahatin Demirtaş, “İnşallah Ramazan ayına hayırlı haberlerle gireceğiz ve barışın sağlanması için büyük çaba sarfedeceğiz. Bu hayırlı bir ay ve barış ayı olacak. Barışı gerçekleştirmek için, mübarek Ramazan ayını en iyi şekilde değerlendireceğiz. Her orucunuzu açmadan önce ve her namazdan sonra, sizden dua bekliyorum. Halkımızın isteğini herkesin duymasını istiyoruz. Bu halk hiçbir zaman savaş, çatışma, kan ve gözyaşı istemedi. Yeter artık diyoruz” demişti.

Hükümet görüşme yaptı!
Açılımın mimarı olarak bilinen CIA ajanı Profosör Henri Barkey, geçtiğimiz hafta Diyarbakır’a giderek açılım konusunda teftişte bulundu. Barkey incelemelerinin ardından, Habertürk’e açıklamalarda bulundu. PKK açılımının sürmesini isteyen Henry Barkey, “Hala  ümidim var. Ancak açılımla beraber devlet ve hükümet politikaları paralel seyretmedi. Hükümet de hep aynı çizgide olmadı” dedi.
Habur bunun göstergesi
Barkey sözlerini şöyle sürdürdü: “Bir KCK davası var, 1300 kişi hapse atıldı ve bir yıldan fazladır oradalar. Habur’dan gelenlerin bir kısmı hapiste… Ki açılımın en önemli ayağı, en önemli göstergesi buydu. Çok önemli bir simgeydi. Neydi insanların isteği, dağa giden ya da hapiste olan çocukların, gençlerin geri dönmesi. Habur dönüşü, işte bu açıdan çok önemliydi, bunun ifadesiydi. Açılıma inanmışlardı. Maalesef medya ve bir sürü siyasi parti, bunu PKK’nın zaferi gibi yorumlayıp sundu ve çarpıttı bu meseleyi.” “PKK bir şekilde hükümetle beraber çalışmış olabilir” diyen Barkey, “Aksi takdirde Habur’dan nasıl döneceklerdi? PKK dön demeden dönemezlerdi. Bana anlatıldığı kadarıyla
o zamanki adıyla DTP bile Habur’dan dönüş kararından bir iki gün önce haberdar edildi. Devlet bunu kiminle konuştu? Belli ki bir koordinasyon oldu ikisi
arasında” dedi.

Öcalan’dan iç savaş tehdidi
İmralı’da konforlu bir hayat sürdüren terör örgütü PKK’nın elebaşı Abdullah Öcalan, avukatları aracılığı iç savaş tehdidi savurmuştu. İşte bebek katilinin kendisine yakın internet sitesinde yayımlanan o açıklamaları:“Yüksekova gibi bir yerde kent çatışması olursa ne olur? 100 bin kişi bir anda sokağa dökülür. İinsanlar silahlıdır, oradaki aşiretler biliyorsunuz her zaman silahlıdır. Halk arasına gerilla da karışırsa, uçaklar kalkar, bombalar, panzerler tarar, bir an da 10 bin kişi ölebilir. Bunun İstanbul, Mersin, Adana, Diyarbakır gibi kentlerde olması halinde, Diyarbakır gençlerini böyle bir durumda kim durdurabilir? Böyle şeyler gelişirse, kent çatışmalarına sıçrarsa, bir günlük bilanço 30 yıllık süreçteki bilanço kadar olur.”

Cesur lider arıyorlardı
ABD, 1997 yılının haziran ayında,  AKP iktidarın bugünkü açılım söylemi ile bire bir örtüşen bir  rapor hazırlamıştı. Rapor SSCB’ye karşı oluşturulan “Yeşil Kuşak” projesinin fikir babası olan Orta Doğu Şefi Graham Fuller ve Türkiye uzmanı Prof. Henri Barkey imzasını taşıyor. Sözde sorunun çözümüne dair tespitler içeren raporda şok ifadeler bulunuyordu. Raporda, “Kürtler hem geleneksel partiler, hem de kendi partileri aracılığıyla TBMM’de seslerini duyurma çabalarında başarılı olamıyor. T.C. yasaları ”bölücülük“ damgası vurarak tüm girişimleri engelliyor” deniliyor. Raporda en dikkat çekici bölüm ise, cesur bir lider arayışıyla ilgili bölüm. Burada, “Sivil politik liderler çok zayıf. Türkiye’de bu sorunu askeri olmayan yöntemle çözme cesaretini gösterecek lider yok” deniyor. Bu rapor hazırlandığında Tayyip Erdoğan, henüz siyasi lider değildi.
Organizatör Henry Barkey
Açılımın mimarı CIA ajanı Henry Barkey, son gelişmelerin organizatörlüğünü yürütüyor. Barkey, 5 Mayıs’ta ABD’ye giden BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, BDP Mardin Milletvekili Emine Ayna, kapatılan DTP’nin Genel Başkanı Ahmet Türk ile bir araya gelerek, görüş alışverişinde bulunmuştu. Burada gazetecilerin sorularını cevaplandıran Ahmet Türk, “Türkiye’deki Kürtler ne istiyor?” sorusuna karşılık Türk, burada kültürel haklardan başlayarak Kürt nüfus yoğunluğunun bulunduğu bölgede ’otonom’olmak istediklerini söylemişti. Bu görüşmelerin ardından, Barkey, geçtiğimiz hafta Türkiye’ye geldi. Henry Barkey’in ilk durağı ise Diyarbakır oldu. Burada, aralarında BDP’lilerin de bulunduğu bir dizi gizli görüşme gerçekleştiren Barkey, AKP’nin açılımı sürdürmesini istedi. 

Teröristler için cenaze töreni
Hakkari’ye 10 kilometre uzaklıktaki Depin polis noktası civarında perşembe günü çıkan çatışmada öldürülen 4 PKK’lı için bölücüler cenaze töreni düzenledi. Hakkâri Devlet Hastanesi’nden alınan teröristlerin cenazeleri, 5 kilometre uzaklıktaki Keklikpınar Mahallesi’nde bulunan Mezarlığa götürüldü. Yol boyunca bölücüler PKK ve terör örgününün elebaşısı Öcalan lehinde sloganlar attı. PKK paçavraları ve sloganları altında düzenlenen cenaze törenin ardından teröristler toprağa verildi.
Yine ortalığı karıştırdılar
Bu arada, Keklikpınar, Dağgöl, Aşağı Merzan, Gazi ve Medrese mahallelerinde toplanan gruplar, yollara barikat kurup, polislere molotofkokteyli ve taşlarla saldırdı. Polis gruba basınçlı su ve biber gazı ile müdahalede bulundu. Öte yandan, Adana’da  da terör örgütü lehine eylem yapan bölücüler, polise molotofkokteyli ve taş attı.

Hainler için saygı duruşu
BDP’liler özerkliği tarıtışmak üzere bir araya geldi. BDP İl binasında yapılan toplantıya BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Genel Başkan Yardımcısı Gülten Kışanak, kapatılan DTP’nin siyasi yasaklı eski Genel Başkanı Ahmet Türk, siyasi yasaklı eski milletvekili Aysel Tuğluk, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, DEP’in eski Milletvekili Leyla Zana da katıldı. Toplantıda ölen PKK’lılar için saygı duruşunda bulunuldu. Osman Başdemir 1 hafta  önce konuyu gündeme taşımıştı. Bunun ardından da bu toplantı gerçekleştirildi.

Lagendijk de  müdahil oldu!
Avrupa Parlamentosu eski üyesi, Radikal yazarı ve Türk gazeteci Nevin Sungur ile evli olan Joost Lagendijk, yeni içşilerimize müdahale anlamı taşıyan açıklamalarda bulundu. Joost Lagendıjk, köşe yazısında, Osman Baydemir’in özerklik ve kurulacak Kürrdistan eyaletinde de PKK bayraklarının dalgalanması konusunda yaptığı açıklamayı değerlendirdi. Lagendijk şunları yazdı, “ Baydemir ve diğer BDP’li siyasetçiler demokratik özerklik adını verdikleri konuyu daha önce de gündeme getirdiler. Planlarının birçoğu mantıklı ve uygulandığında Türkiye’yi daha demokratik bir ülke haline getirecek. Bölgeler arasındaki muazzam farklılıklarla daha iyi başa çıkabilecek adem-i merkeziyetçiliğe dayalı bir yapı, tıpkı Almanya ve İspanya gibi ülkelerde olduğu gibi. Baydemir’in konuşmasıyla ilgili sorun içeriği değil, zamanlaması ve dile getiriliş tarzı.”
Üzerine eğilinmeli
Eyalet sistemini savunan Avrupa Parlamentosu eski üyesi Lagendijk, şunları kaydetti: “Demokratik özerkliğe dair fikirler, Türk siyasetçilerin ve entelektüellerin daha yoğun, özenli ve tarafsız bir şekilde üzerine eğilmesini hak ediyor. Fakat aynı zamanda, zamanlamaya ve simgelere karşı daha gelişkin sezgilere sahip olan daha iyi savunucuları da hak ediyor.”

Exit mobile version