Site icon Turkish Forum

Boyner: “İsrail özür dilemeden kızgınlık yatışmaz”

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, "Biz, nükleer silahsız bir Orta Doğu'yu destekliyoruz ama bu görüş, İran'ın nükleer programını, İsrail'i göstererek haklı çıkaran bir söyleme yol açmamalı" dedi. - israil sitesi turkiye ozur talebinden vazgececek

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Ümit Boyner, “Biz, nükleer silahsız bir Orta Doğu’yu destekliyoruz ama bu görüş, İran’ın nükleer programını, İsrail’i göstererek haklı çıkaran bir söyleme yol açmamalı” dedi.

ABD’nin başkenti Washington’daki temasları çerçevesinde Brookings Enstitüsü adlı düşünce kuruluşunda konferans veren Boyner, İran’a yeni yaptırımların verimli olup olmayacağının kuşkulu olduğunu söyledi.

Türkiye’nin bölgede her zaman nükleer silahsızlanmayı desteklediğini hatırlatan Boyner, Türkiye’nin stratejik ortaklarına sadık olması gerektiğini, ancak ortaklarından da kendi kaygılarına karşı daha duyarlı olmalarını talep etmeye hakkı olduğunu söyledi.

Boyner, “Biz, nükleer silahsız bir Orta Doğu’yu destekliyoruz ama bu görüş, İran’ın nükleer programını, İsrail’i göstererek haklı çıkaran bir söyleme yol açmamalı” ifadesini kullandı.

Türkiye ile ABD arasındaki iletişimin berraklığı konusunda kaygılı olduklarını ifade eden Boyner, bu durumun ABD Başkanı Barack Obama’nın mektubu ve uranyum takası anlaşmasından anlaşıldığını kaydetti.

İran’a yeni yaptırım kararına Türkiye’nin de uyacağını, ancak kararın diplomatik çözüm yollarını kapatmayacağını dile getiren Boyner, “İran’ın diplomatik sisteme ve küresel ekonomiye entegrasyonu üzerinde çalışmalıyız” dedi.

“DİPLOMASİ POPÜLİST HALE GELMEMELİ”

İsrail’in Gazze’ye giden gemilere saldırmasını sadece “meşru güvenlik kaygıları” üzerinden anlamanın zor olduğunu, olayın Gazze’deki “insanlık dışı” ablukanın sürdürülemeyeceğini gösterdiğini anlatan Boyner, Gazze’deki durumun Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri “zehirlediğini”, Türk kamuoyununun bu konuya çok hassas baktığını söyledi.

Boyner, saldırının sorumluları hakkında uluslararası yasaların uygulanması ve soruşturmanın uluslararası boyutta yürütülmesi gerektiğini, İsrail’in tek taraflı soruşturma komisyonunu ise “sorunlu” bulduklarını vurguladı.

Ümit Boyner, “İsrail özür dilemeden Türk kamuoyundaki kızgınlığı yatıştırmak çok zor olacak” dedi.

Ancak tüm bu eleştirilerin Türkiye ile İsrail ilişkilerinde tam bir kesintiye yol açmaması gerektiğini belirten Boyner, aktif diplomasinin söyleminin, iç politika ürünü olmaması ve popülist hale gelmemesi gerektiğini belirtti.

“EKSEN KAYMASI YOK”

Ümit Boyner, Türkiye’nin eksen kayması tartışmalarına katılmadıklarını da söyledi.

Türk dış politikasının aslında 2002 yılından önce bile bölgede ekonomik işbirliği, diyalog ve barış yoluyla istikrarın yaratılması çabaları üzerinde durduğunu dile getiren Boyner, Türkiye’nin son yıllardaki komşularla “sıfır sorun” politikasının Batı’da yarattığı tartışmaların, iki taraf arasında daha iyi iletişim, anlayış ve empati olması ihtiyacını ortaya koyduğunu kaydetti.

Türkiye’nin doğudaki komşularıyla yakınlaşmasının, transatlantik ortaklar açısından, bağları, ticareti ve diyaloğu geliştirmede fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirten Boyner, “Bu yakınlaşmadan kazanılacak çok fırsat olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

“BİRÇOK BOYUTTA HALA ORTAK ÇIKARLARI PAYLAŞIYORUZ”

AB’ye katılım müzakerelerinin istedikleri hızda yürümediğini, bunun teknik nedenlerden değil, çoğunlukla siyasi konulardan kaynaklandığını belirten Boyner, Türkiye’nin önüne getirilen konuların diğer adaylara uygulanmadığına dikkati çekti.

ABD ile ilişkilerin yeniden onarılması, karşılıklı güven ve daha sağlıklı iletişimin yapılarının inşasının gerektiğini ifade eden Boyner, “Sert sözlere dayanan bir söylemle ilişkilerin rayından çıkmasına izin vermemeliyiz. Karşılıklı hayal kırıklıklarından kaçınmak için elimizden geleni yapmalıyız” dedi.

Boyner, önceliklerdeki bazı anlaşmazlıklara rağmen ABD ile Türkiye’nin birçok boyutta hala ortak çıkarları paylaştığını dile getirerek, “Umarım ziyaretimiz, Türkiye’nin ABD’nin müttefikliği konusundaki bazı düşüncelerimizin iletilmesinde ve aramızdaki yanlış anlamaların giderilmesinde kilit rol oynayacak” ifadesini kullandı.

“ANAYASA YENİDEN YAZILMALI”

Boyner, bir soru üzerine, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinden geçtiğine, daha fazla sivilleştiğine ve ordunun siyasetteki rolünün azaldığına işaret etti.
TÜSİAD olarak Anayasa’nın yeniden yazılması gerektiği düşüncesini ortaya koyduklarını hatırlatan Boyner, halkın daha fazla temsil edildiği bir anayasanın gerekli olduğunu vurguladı. Siyasi reformların öneminin altını çizen Boyner, Türkiye’de siyasi partilerin lider odaklı olmaması ve daha çoğulcul bir parlamenter sistemin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

ABD Başkanı Barack Obama ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Toronto’da düzenlenecek G-20 sırasında yapacakları görüşmeden beklentilerine dair bir soru üzerine Boyner, görüşmenin iki ülke arasında yeni bir diyaloğun başlatılması açısından yapıcı geçeceğini umduklarını söyledi.

Boyner, bir soru üzerine, ABD’nin Türkiye açısından önemli bir ticari ortak olduğuna işaret ederek, son yaşanan sorunların iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri etkilememesini ümit ettiğini ifade etti.

SOLİ ÖZEL

Konferansta söz alan Bilgi Üniversitesi öğretim üyesi Soli Özel de, İsrail’in Gazze’ye giden yardım gemilerine saldırmasıyla ilgili olarak, “iki hükümet de iktidarda kaldığı sürece ilişkilerin onarılmasının zor olduğunu” söyledi.

Özel, bir soru üzerine, “Türk dış politikasının Kasım 2002’de doğmadığını” ifade ederek, “Bugün konuştuğumuz her konu, 8.Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından zaten düşünülmüştü, hayata geçiremedi çünkü koşullar mevcut değildi ve Türkiye bunları hayata geçirecek olgunluğa henüz erişmemişti” dedi.
Türkiye’nin komşularıyla ilişkilerinin de 2002’de değil, 1999’da düzelmeye başladığını belirten Özel, Ak Parti’nin, diğer hükümetlerden farklı olarak, kendisini “bölgesel gücün ötesinde, bölgesel hegemon” olarak gördüğünü öne sürdü. Özel, Gazze filosuna saldırının ardından hem Türkiye hem İsrail’in, ABD’yi iki ülke arasında bir karar almaya zorladığı görüşünü dile getirirken, “Bence Washington bunu reddediyor ve bunun akıllıca bir seçim olduğunu düşünüyorum” dedi
Soli Özel, bir soru üzerine, Avrupa hükümetlerinin, mahkeme kararlarına rağmen Türklere serbest dolaşım hakkını vermemesinin kabul edilemez olduğunu da sözlerine ekledi.

Hürriyet

Exit mobile version