Site icon Turkish Forum

BULGARISTANDA TURKCE YASAKLANSIN TALEBI

BULGARİSTAN'DA TÜRKÇE YASAKLANSIN TALEBİ - bulgaristan schengene girmek icin turkiye sinirina duvar

BULGARİSTAN’DA TÜRKÇE YASAKLANSIN TALEBİ

Turkce olan herseye yasak!

Bulgaristan Devlet Arsivler Ajansi, ulkede 1989 yilinda sona eren komunist rejim tarafindan Turk ve Muslumanlara karsi yurutulen ve “Yeniden Dogus” olarak adlandirilan asimilasyon kampanyasina iliskin belgelerin yer aldigi iki ciltlik kitap yayimladi.

Ulkede buyuk yanki uyandiran kitapla eski rejimin saklamaya calistigi bazi gercekler ilk kez gun isigina cikarilirken, komunist diktator Todor Jivkov’un “asimilasyon kampanyasina dair soylediklerinin belgelenmedigi” yolundaki gorus de yalanlanmis oldu.

Doc. Evgeniya Kalinova ve Doc. Iskra Baeva’nin arastirmalari sonucu ortaya cikarilan toplam 900 belgeyi bir araya getiren kitapta yer alan, 1984 yilina ait bir politburo toplanti tutanagina gore, asimilasyon kampanyasinin mimari olarak bilinen Jivkov yaptigi konusmada, “Ne Turkce radyo, ne televizyon ne de folklor olsun” ifadesini kullandi.

TURKLER BULGARLARLA EVLENSIN

Jivkov, asimilasyon kampanyasini ilk kez resmi olarak dile getirdigi bu konusmasinda, Bulgaristan Turklerinin Bulgar toplumuna kazandirilmasi icin “Bulgarlarin Turklerle evlenmelerinin tesvik edilmesi” ve bu ailelere aylik 200 leva (o doneme gore yaklasIk 200 Dolar) para yardimi yapilmasini istedi.

Toplanti tutanagina gore, donemin Basbakani Grisa Filipov da Jivkov’a, “Bu calismalarin yogunlastirilmasi geregine katiliyorum. Bu isi ciddiye almazsak sonradan yillarca konusup dururuz. Karma evlilikler meselesini buyuk, ulusal bir dava olarak gormemiz gerekiyor” yanitini verdi.

Kitaptaki belgelere gore, Jivkov bu toplantinin ardindan en yakin calisma arkadaslariyla bir araya gelerek, Turklerinin isimlerinin kisa surede degistirilmesi icin gerekli karari aldi. Karar sonucu 800 bine yakin Turkun ismi zorla Bulgar isimleri ile degistirildi.

BULGARISTAN’DAKI TURKLERIN GONDEREMEDIGI MEKTUPLAR

Kitapta, Bulgaristan’daki Turklerin Turkiye’deki akraba ve dostlarina gondermek istedikleri ancak donemin Icisleri Bakanliginin takibi sonucu “yakalanan” bazi mektuplar da yer aliyor. O donemde yasananlari en iyi sekilde anlatan bu mektuplardan biri, Stombolovo koyunden Nadviye Hasanova’ya ait.

Hasanova, Turkiye’deki bir akrabasina gondermek istedigi mektubunda sunlari yaziyor: “Buradaki hayatimiz son derece zor. Tum Turkler korku icinde yasiyor. Tehdit altindayiz. Koy halkinin buyuk bir bolumu kisin en soguk gunlerinde ormanlarda saklanip yasiyor.

Iste bugun, 18 Aralik 1984’te bize geliyorlar. Yarin koyu basacaklar. Yasa tanimadan 500 yillik boyundurluklarinin hesabini bize cikartacaklar. Ben kacmamaya karar verdim. Kahramanca evimde kalacagim. Gerekirse olerek Turklugumu onlara gosteririm. Sizlerden buyuk bir ricam var; bu mektubumu bir an once Kenan Evren’e goturun. Damarlarinda Turk kani akiyorsa onlar da benim dedelerimin yaptigi gibi, buradaki zulumlere ve isim degistirilmesine son verilmesi icin ne gerekiyorsa yapsinlar…” Belgelere gore, donemin Icisleri Bakani Dimitar Stoyanov da bakanliga bagli guvenlik birimlerine gonderdigi talimatta, “Can kaybi olmamasina dikkat edin. Belene’de yeteri kadar yer var. Liderlerinin, kiskirticilarin ve duzeni bozanlarin haberi olsun” ifadesini kullandi.

KAPITALIST TURKIYE’NIN ETKISI ALTINDA KALANLAR VAR

Kitaptaki belgelere gore, bugun hala hayatta olan ve Grisa Filipov’dan sonra Basbakanlik yapan Georgi Atanasov ise Komunist Parti’nin 13-14 Subat 1985 tarihindeki Merkez Kurul toplantisinda asimilasyon kampanyasinin ilk sonuclari ile igili su degerlendirmeyi yapti: “Soydaslarimizin Bulgar isimlerini iade etmemiz yargilarin kirilmasinda buyuk deger tasiyor. Sosyalist devletimizin vatandasi olarak bu kisiler kendi vataninda artik sosyalizmin zaferi icin
mucadele veriyorlar. Ancak bazi vatandaslarimiz kapitalist Turkiye’nin burjuvazi propagandasinin etkisinde kaldi. Ama unutulmasin ki, Bulgaristan Halk Cumhuriyeti Balkanlarda sosyalizmin en sadik nobetcisidir.” Bulgaristan’da komunizm doneminde Turk ve Muslumanlara karsi girisilen asimilasyon kampanyasinda yuzlerce kisi hayatini kaybetmis, cezaevlerine atilmis, 1989 yilinda 350 bin kisi Turkiye’ye goce zorlanmisti.

Ulkedeki rejim degisIkliginden sonra asimilasyon kampanyasinin sorumlulari hakkinda dava acilmis ancak soz konusu dava dosyasi “zaman asimi” gerekcesiyle rafa kaldirilmisti. Davanin saniklarindan sadece Georgi Atanasov hayatta bulunuyor. Devletten emekli maasi alan Atanasov, Sofya’da yasiyor.

Exit mobile version