Blog

  • AMERIKANIN TURKIYEYE 24 TEMMUZ HINCI VE PKK SORUNU, NATO DA  NE OLABILIR

    AMERIKANIN TURKIYEYE 24 TEMMUZ HINCI VE PKK SORUNU, NATO DA NE OLABILIR

    IFLAS ETMIS BIR AKP DIS POLITIKASININ TURKIYEYI GETIRDIGI KONUM …   ATATURK’UN DEVRI HIC BU KADAR ARANMAMISDI

    PULAT TACAR REPORTING

    Şafak Terzi
    [email protected]

    24 Temmuz’da TSK’nın PKK’ya karşı başlattığı büyük operasyona Washington’un bakışını ve peş peşe gelen bombalı saldırıları CFR’nin (Dış İlişkiler Konseyi) kıdemli üyesi Dr. Daniel Pipes’a sorduk.
    Daniel Pipes, ABD Dışişleri’nin ‘gayrı-resmi’ danışmanı, Ortadoğu Forumu (MEF) kurucu başkanı. Sözleri Washington yönetiminin benimsediği politikaları birebir yansıtmasa da, Türkiye ile ilgili eğilimleri “içeriden” biliyor ve etkide de bulunuyor. İfadeleri, ABD başkenti çevresinde yüksek sesle dillendirilen fikirleri öğrenmek açısından dikkate değer. Dr. Pipes, Amerikan Yahudi lobisine yakınlığı ile de tanınıyor ve ideolojik olarak her türlü İslamcı harekete karşı. Kendisini ABD muhafazakâr kanadına bağlı olarak tanımlayan bir Ortadoğu ve Türkiye uzmanı.
    Sözleri, Washington’da Erdoğan yönetimine yönelik tahamülsüzlüğün PKK’ya yönelik operasyonlarla birlikte giderek arttığını yansıtması açısından önemli. Pipes göre, Washington açısından Türkiye ile ilişkileri toparlamak 24 Temmuz 2015 öncesi açılım sürecine dönmekten ve “T.C.’nin 100 yıllık anlayışını” terkedip yeni anayasayla “Türkiyeli” kavramını benimsemesinden geçiyor…

    TERÖRÜN MESAJI
    | Ankara ve başka yerlerde yapılan saldırılar Türkiye’nin Suriye ve PKK’ya yönelik politikalarını yakın bir gelecekte nasıl etkileyecek?

    Yapılan çok sayıda saldırının arkasında gerçekte kim varsa, bunlar AKP hükümetinin Türkiye’nin Kürt nüfusuna karşı artarak yürüttüğü savaşı meşrulaştırmaya yardımcı olmuşlardır. Bu vahşi saldırıların bir süre daha devam edeceğini tahmin ediyorum…

    | Saldırılar ile Türkiye’ye verilmek istenen mesaj nedir?
    Türkiye’nin istikrarsız bir ülke olduğu… Ülkenin başkenti siyasi şiddetten dolayı son altı ay içinde Bağdat, Beyrut, Kâbil ya da Mogadişu’dakinden çok daha fazla insanın öldüğüne şahit oldu; AKP’nin Türkiye’yi tehlikeli bir zemine sürüklediği mesajı veriliyor…

    ‘ABD ONAYLAMIYOR’
    | Türkiye’nin PKK operasyonlarına karşı Washington’un duruşu nedir?

    Obama yönetiminin, Erdoğan-Davutoğlu hükümetine karşı giderek büyüyen bir tahammülsüzlüğü var. Ve Washington, PKK ile barış sürecini sona erdirmelerini onaylamadığını birçok yoldan belli etti.

    | Peki, bu operasyonları siz nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Bence Tayyip Erdoğan, iktidarda kalabilmek için daha fazla düşman üretmeye devam etmek zorunda. Bu, sonu kötü bitecek olan çirkin ve yıkıcı bir süreçtir…

    CUMHURİYET’LE HESAPLAŞMA ÇAĞRISI
    | Washington Kürt meselesinde çözümü nasıl görüyor?

    2015 yılının ortasında sona eren diplomasiye geri dönmek şeklinde…
    n Peki, ‘Barış süreci’, ‘Kürt açılımı’ konusunda bir umut var mı?
    Umutlar her geçen gün tükeniyor ama eğer Türkiye Cumhuriyeti, Türkiye’nin her vatandaşının yani Türkiyeli (Türkçe ifadeyle söylüyor) her vatandaşın etnik Türk olmadığı gerçeğini kabul etme noktasına gelirse, bir uzlaşma ve çözüm bulunabilir. Ancak bu, neredeyse yüzyıl sonra ülkenin temel anlayışını değiştirmek anlamına geliyor ve o kadar da kolay olmayacaktır.

    ‘TÜRKİYE’NİN CANINI YAKMAYA HAZIRIZ’
    | Türkiye, resmi ağızlardan PYD/YPG konusundaki endişelerini açıklamıştı. Cevap olarak, ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü önceden yapıldığı gibi diplomatik bir dil tercih etmedi ve açık bir şekilde Washington’un YPG’yi müttefiki olarak gördüğünü söyledi. Obama yönetiminin YPG konusundaki duruşunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Suriye’deki durumla ilgili Washington’un görüşleri birçok açıdan Ankara’nın görüşlerinden farklı. Ve en belirgin farklardan biri de PYD/YPG ile ilgili. Amerikalılar genel olarak YPG’yi terör örgütü olarak görmüyor, aksine Suriye’deki en cezbedici ve ayrıca acilen yardım etmemiz gereken güç olarak görüyorlar, yoksa tamamen Rusların himayesine geçebilir.

    | Peki, Ankara’nın hassasiyetlerine karşı ABD’-nin tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Erdoğan’ın “YPG ile ilişkileri sonlandırın” talebini Obama yönetiminin sert bir şekilde reddetmesi, Erdoğan’la ilgili hissedilen rahatsızlığı ve yönetimin onun canını yakmaya (ing. offend) hazır olduğunu gösteriyor.

    ‘OBAMA IŞİD’İ İMHA EDEMEZ’
    | Obama yönetiminin görev süresi sona ermeden, ABD’nin Suriye’de ulaşmak istediği hedefler nelerdir?

    Umudumuz mevcut ateşkesin sürmesi ve çatışmalara, ölümlere ve yıkıma son vermesidir.

    | ABD’den 2016 yılında IŞİD’e karşı daha geniş, kapsamlı ve belirleyici bir harekât bekleyebilir miyiz? Yoksa böylesi bir hamle Obama’dan sonra gelecek olan yönetimin görevi mi olacak?
    Obama IŞİD’i imha etmeyecek; ve seçimlerde yerine kimin geleceği konusunda hiçbir fikrimiz yok, dolayısıyla bunun yanıtını tahmin edemem. Kişisel olarak -birçok meslektaşımın aksine- IŞİD’in çok yakın zamanda, belki de 2016’da yıkılacağını tahmin ediyorum…

    ‘TÜRKİYE İSMEN NATO ÜYESİ’
    | ABD, YPG ile işbirliği yapmak konusunda neden ısrar ediyor?

    Çünkü YPG Suriye’de ilerleme kaydetmek için en iyi ve aslına bakarsanız tek umut olarak görülüyor.

    | ABD açısından bir NATO ülkesinin hassasiyetlerini hiçe saymaya değer mi?
    Birçok Amerikalı -ben de dâhil- Türkiye’yi NATO’nun yalnızca ismen var olan ve NATO’nun imkanlarından karşılığını vermeden faydalanmaya çalışan bir üyesi olarak görüyor. Bu nedenle, Türk yönetiminin canını yakmaya (ing. offend) gerçekten de hazırız…

    | Türk-Rus uçak meselesinde NATO’nun yaklaşımı çok temkinliydi. NATO ve Türkiye sorun mu yaşıyor?
    Türkiye’nin NATO müttefikleri Ankara’yı bu konuda üstünkörü desteklediler. Ama perde arkasında, Ankara’nın Rus savaş uçağını indirme konusundaki düşüncesiz kararına sinirlendiler. Böylesine bir eylem Kore savaşından bu yana ilk sefer oldu.

    | Sizce bu süreç en sonunda Türkiye’nin NATO’dan çıkması ile sonuçlanır mı?
    Hayır çünkü Ankara NATO üyeliğinden faydalanıyor ve NATO’nun Türkiye’yi üyelikten çıkaracak bir yöntemi yok. Dolayısıyla, ittifak tamamen içi boş bir hale gelse bile devam edecek.

    ‘PUTİN’İN HAMLESİ TAHRAN’A MESAJ’
    | Putin, Rus silahlı kuvvetlerini Suriye’den neden geri çekmeye karar verdi sizce?

    Gerektiğinden fazla Suriye’de kalmamak için; imtiyazlar vermesi için Esad’a baskı oluşturmak amacıyla ve Tahran’a kilit kararların kim tarafından alındığını göstermek için.

  • KIMSE ZARRAP’IN MIAMIYE DENIZE GIRMEYE GITTIGINI SANMASIN   ..

    KIMSE ZARRAP’IN MIAMIYE DENIZE GIRMEYE GITTIGINI SANMASIN ..

    Von: Prof. Dr. Cicek Wöber-Bingöl [mailto:[email protected]]
    Gesendet: Mittwoch, 23. März 2016

    IMG_3629

  • Reza tutuklanacağını bile bile neden ABD’ye gitti

    Reza tutuklanacağını bile bile neden ABD’ye gitti

    iNTERNETDE SERBESTCE DOLASAN Mükemmel bir çalışma ve analiz. Reza tutuklanacağını bile bile neden ABD’ye gitti sorusuna da gerçeğe en yakın olasılık burada.
    Bugünün de işi değil, savcı 2011 yılından beri bu iddianâme üzerinde çalışıyormuş.

    11970_10156730734075014_2069124404427761913_n1-2-3-4-5- 12804862_10156730734240014_7677302023320308439_n7-8-9-10-11 12075004_10156730730930014_5330112283283812313_n13-14-15-16 535299_10156730730960014_2440786205020301043_n17 -18 -19 -20 -21 12495144_10156730731000014_8294102285669045070_n22-23-24-25-26-27-28 12524407_10156730731080014_4693228730615901401_n29-30-31-32-33-34 12122528_10156730731110014_2209121534111745269_n

  • ULUSLARARASI BİR SUÇ BARONU İLE TEMSİL EDİLMEK

    ULUSLARARASI BİR SUÇ BARONU İLE TEMSİL EDİLMEK

    Bu hafta Suriye’de 250 bin insanın yaşamına mâlolan, 5 milyon insanı sığınmacıya dönüştüren, ülkenin bütün alt yapısını çökerten savaşın beşinci yıldönümüdür.
    Nihayet Başkan Obama yönetiminin bu savaşı Amerikan halkına bir insani müdahale olarak satma girişimlerinin bütünüyle başarısız olduğu anlaşılmıştır.
    Şimdi Rusya’nın girişimi ile Suriye İç Savaşı’nın siyasi çözümüne ilişkin Cenevre Görüşmeleri;
    Dünyanın bir kez daha böyle bir katliam,saldırı ve yağma ile karşılaşmamasını,
    Ya? Savaş suçları işleyen rejim kadar muhalif tarafların, teröristlerin ve destekleyen ülkelerin paylarını üstlenmelerini: suçların esaslı bir biçimde kategorize edilmesini: bu sistematik hukukun BM’de yeni bir dünya statüsüne yol açmasını öngörüyor.
     
    *
    Türkiye ise Suriye’de ve Irak’ta radikal örgütleri silahlandırıp yönlendirmek ve savaşa salmak: diğer bir devletin iç işlerine müdahale etmek: başka bir devlet sınırları içinde iç savaş çıkarmak: insan hakları saygılı olmamak: barışı tehdit edici davranışlardan uzak durmamak: hukuku ihlal edenlerle yardımlaşmak fiilleriyle itham ediliyor.
    Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye’de yaşanmakta olan insani durumu ahlâksız bir ticarete dönüştürmekle suçlanıyor…
     
    Rusya, İŞİD terör örgütünün Suriye ve Irak’ta yasal sahiplerinden çaldığı petrolün ana tüketicisinin Türkiye olduğunu: IŞİD’in petrolü Türkiye’de iki limana gönderdiğini: bir kısmının depolandığını: bir kısmının kaçak rafinerilerde işlendiğini: Kerkük – Yumurtalık boru hattından gelen petrolün şaibeli olduğunu: Bu yasa dışı ticarete Türkiye’nin üst düzey siyasi yönetim kadrosu ile Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin karıştığını belgelediğini açıklamıştır.
     
    *
    Rusya bu belgeler ve IŞİD’in mali kaynaklarının açıklayan belgeleri,IŞİD çetesinin listesini de terörün finansmanına yönelik karapara aklama faaliyetleriyle mücadele eden Mali Eylem Görev Grubu’na (Financial Action Task Force -FATF ) vermiştir.
    Erdoğan’ın ve IŞİD’in başta petrol, petrol ürünleri ve tarihi eserler kaçakçılığından sağladıkları mali kaynakların masaya yatırılmasını,
    Bu yönde yeni bir standart belirlenmesini ve bu kararın da öncelikle BM Güvenlik Konseyi’ne sunulmasını istiyor. 
     
    *
    Özellikle sanayileşme ve büyüme ile birlikte tüketimi artan petrol fiyatları Ortadoğu ülkelerinin çoğunlukta bulunduğu bir kartel (OPEC) tarafından belirleniyor.
    Bu olgu, farklı ekonomik ve kültürel yapılardaki ülkeleri birbirine bağımlı hale getirmektedir. 
    Bu yüzden her ülkenin yurt içi ve yurt dışı kaynaklardan temin ettiği petrolün doğrudan veya işlenerek güvenli ve ekonomik olarak rekabet ortamı içerisinde kullanıcılara sunumuna ilişkin piyasa faaliyetlerini uluslararası mekanizmaların belirlediği şeffaflıkta, eşitlikçilikle ve istikrarlı biçimde sürdürülmesi için düzenlenmiş yönlendirme, gözetim ve denetim faaliyetlerine uyması gerekiyor.
     
    *
    İşte İran; yaptırımların ardından dünyanın diğer ülkeleriyle türlü ekonomik münasebetlerini geliştirebilmek için gerekli ekonomik işbirliği programlarını düzenliyor.
    Bu kalemden olmak üzere yıllarca İran’a uygulanan BM ambargosunu deldiğini itiraf eden,
    “İran Merkez Bankası’na ve İran Ulusal Petrol Şirketi’ne uygulanan ambargoya rağmen buralara yıllarca para aktardım. Ambargoyu delerek kendi şirketlerimin ve yurtdışında ortaklığım bulunan şirketlerin kara listeye alınmasını göze aldım. Eğer Amerikalıların eline düşseydim kendimi Guantanamo’da bulurdum” diyen iş adamı Babek Zencani’ye, devleti dolandırma suçlamasıyla idam cezası verildiğini duyuruyor…
    Zencani’nin yargılandığı davada savcı, Zencani’nin İran dışındaki kara para aklama faaliyetlerine dikkat çekmiş ve Türkiye’de de para ticareti ve bankacılık faaliyetlerinde bulunduğunu vurgulamıştır.
     
    *
    Zencani’nin ismi Azeri asıllı iş adamı Reza Zarraf ile anılıyordu.
    Gümrük ve Ticaret Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı bir raporda bu ikili arasındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştı ki;
    Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki bir dizi şirketin sahibi ve işletmecisi olarak tanınan Reza Zarraf’ın;
    ABD’ye karşı dolandırıcılık: Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası’nı ihlâl etmek (ABD’ye maruz kaldığı herhangi bir olağanüstü tehdide karşı ulusal acil durum ilanı ve sonrasında karşılıklı ticareti düzenleyen yasa): Bankacılık sistemine karşı dolandırıcılık: Para aklama iddialarıyla Miami’de tutuklandığı haberleri geçiyor.
     
    *
    Akıllara 2013 son günlerinde yaşanan o günün Başbakanı Erdoğan ve Fethullah Gülen arasındaki dalaşma geliyor.
    Yazılan ve söylenilenlere göre aralarında iş adamları, banka müdürleri, belediye başkanları, bakan çocuklarının da bulunduğu bir organize suç örgütü Türkiye hükümeti ile birlikteydi.
    BM Güvenlik Konseyinin nükleer programından vazgeçmesi, aksi halde gelirinin çoğunu petrolden sağlayan İran’ın merkez bankaları ile işlemlerinin askıya alınmasıyla fiziki ve psikolojik olarak çökertilmesini öngören kararını by-pass ediyorlardı…
     
    *
    Nasıl? Reza Zarraf’ın önemli rol oynadığı suç organizasyonunda hükümet, İstanbul’da bazı arazileri usulsüz olarak imara açıyor,
    Kazanılan milyonlarca liralık rantın bir bölümü örgüt tarafından iç edilirken, diğer bölümü aklanıp dövize ve altına çevrildikten sonra İran’da Babek Zencani vasıtasıyla doğal gaz ve hampetrol ithalinde kullanıyordu.
    Şimdi, ABD’nin Reza Zarraf’a yönelttiği suçların hepsi Türkiye’de ve hükümetin bilgisi dahilinde işlenmişti.
     
    *
    Yaygın kanaate göre o günün Başbakanı Erdoğan bazı belge, ifade ve ilişkilerin deşifre olması halinde soruşturmanın oğullarına ve kendisine ulaşabileceği ihtimaline karşı tedbirler aldı.
    Ortada çok büyük yolsuzluk,rüşvet iddiaları ve bununla ilgili bir soruşturma varken, soruşturmanın yasalara ve hukuka uygun biçimde yürütülmesini önlemek ve olayın üstünü örtmek için elinden geleni yaptı.
     
    *
    Halbuki Rusya’nın girişimi ile Suriye İç Savaşı’nın siyasi çözümüne ilişkin Cenevre Görüşmeleri;
    Arka planda ABD’nin küresel, Rusya ve Çin’in bölgesel liderler olarak 3.Dünya Savaşına yol açmadan Suriye’de iç savaşın yayılma olasılığının önüne geçilmesini: Ortadoğu ülkelerinin kendi ekonomik ve demokratik kriterlerinde olgunlaşmasını: ekonomilerinin bağlı olduğu petrol ve gaz akışının Hürmüz Boğazı ve Doğu Akdeniz su yollarından serbest olarak yapılmasını; bütün bunların uluslararası hukuk çerçevesinde şeffaflık, eşitlikçilik ve istikrarlı biçimde sürdürülmesini öngörüyor.
     
    *
    Bu büyük ülkelerin küresel barış, istikrar ve gelişmeye katkı sağlaması iddiasıdır.
    Öncelikle BM merkezinden yenilenmiş bir Uluslararası Hukuk sistematiğinin küresel sistem ağlarına yansıtılması gerekiyor.
    Böyle bir dünyada, bir suç örgütünün İran’daki ortağı Babek Zencani’ye verilen idam cezasının, Türkiye ayağında yeralan Reza Zarraf’a ve büyük suç baronu rolünde Erdoğan’a  yansımasından kaçınmak mümkün değildir.
    Ya Erdoğan’a Suriye ve Irak’taki faaliyetlerinden dolayı atılı suçlar?
    *
    “Şuyu vukuundan beter” bir noktada, uluslararası bir suç baronu olduğu iddia edilen Erdoğan’ın Türkiye’yi temsil etmesi bu millete yakışmıyor.
    Hele ki bu baronun cezalandırılması ya da aklanması şerefini ABD, Rusya, İran gibi ülkelere bırakmanın asla ahlakî  bir yanı bulunmuyor…
    Doğru’nun Hak’kı Yanlış’ın Boynuna…
     
    24.3.2016
  • VATAN

    VATAN

    VATAN

    Gök gürleyip şimşek çakmadan,

    Cam gibi bin bir parça olmadan,

    Türk, Kürt, Laz geçiyor zaman,

    Çerkez’dir abi , kardeş canan,

    Ölsek de ayakta duracak vatan.

    Evlatlar gidiyor yaşamadan,

    Dünya oldu canilere talan,

    Her tarafa bulaştı koca yalan,

    Şimdi gönlümüz ateşten viran,

    Ölsek de ayakta duracak vatan.

    Bölmek için yaptı sinsice plan,

    Görürsek dileme bizden aman,

    Hain kan mı senin sevdan ?

    Gerektiğinde bir yumruğuz inan,

    Ölsek de ayakta duracak vatan.

    Bayraktır bizi birlikte tutan,

    Uğruna gidiyor cansız yatan,

    Çanakkale’de bir değil miydi atan?

    Yıllardır bölünmeni istiyor düşman,

    Ölsek de ayakta duracak vatan.

    D.Begelturkiye-harita-1

  • AH ULAN RIZA

    AH ULAN RIZA

    Yusuf Hayaloğlu, ne de güzel söylemiş.

    “Ah ulan Rıza… Bu mahallenin

    Nesini beğenmedin de öte yere taşındın?”

    Hani şu meşhur Rıza varya,

    Rıza Zerrab yani, ha işte o Amerika’da yakalanmış.

    Ötecek tabi, Paranı da al gel demiştir Amerika, senin can güvenliğini de, mal güvenliğini de, biz sağlarız demiştir. Belli ki hesap derin, son bir kaç kurşun kalmış, biri de Rıza imiş meğer. Eğer deldiği bir ambargo varsa, Amerika’nın İran’a uyguladığı ambargoydu o, Eğer kara para akladıysa, Amerika’nın ambargo uyguladığı İran’ın parasını akladı.

    Ambargoyu Rusya deldi, İran deldi, Türkiye deldi, Hindistan deldi, derken kevgire döndü ambargo, baktı ki olmayacak, Amerika’da ambargoyu kaldırdı. Zencani, İran’da idamla yargılanırken, Rıza Amerika’da tutuklandı. Sıra inbtikam sırası Amerika için. Tabi Rıza öterse!

    Ötermi peki?.

    Bence öter.

    Ama söylerse, bildiğini değil, önüne konanı söyleyecek, ne söylenmesini istiyorsa söyleyecek.

    Peki Rıza kim?

    Magazin dünyasına göre Ebru Gündeş’in kocası

    İrana’a göre İran derin devletinin adamı,

    Türkiye’ye göre, İranlı hayırsever işadamı

    Amerikaya göre?

    Amerika’ya göre şimdilik Kara para aklayan, ambargoyu delen biri. En azından şimdilik böyle.

    Asıl ilerleyen günler gösterecek kim olduğunu.

    “Aslında iyi çocuktur Rıza, efendi huyludur.

    Herkesin suyuna gider.

    Yoksa kalıba vursan hani

    Tek başına on tane adam eder!”

    Yusuf Hayaloğlu’na göre böyle,

    Ama gerçekte…

    Herşeyi anladım da bir şeyi anlamadım.

    Kirişi kıran soluğu Amerika’da alıyor. Şeyhler, şıhlar, devlet başkanları, işadamları, komünistler, Anti-amerikancılar, ve daha niceleri.

    Ve, son günlerde Amerika Dünya devletleriyle normalleşme yolunu seçerken, ki Rusya ile anlaştı, İran ile arayı düzeltti, uzun bir aradan sonra Küba ile ilişkiler normalleşmeye başladı. Irak’ta sistem oturdu, Afganistan unutuldu…

    Demekki Amerika başka bir ülkeye çorap örmeye hazırlanıyor. Yeni bir hedef belirledi demekki, önümüzdeki günler gösterecekki yeni düşman belki de yegane düşman olacak Amerika için.

    Soru şu?

    İran asıllı olması, ve yaptıkları dolayısıyla, Zerrab’ın gidebileceği en son ülke Amerika olması gerekirken, nasıl oluyor da, Rıza Zerrab tıpış tıpış Amerika’ya gitmeye karar veriyor.

    1- Çok aptal

    2- Birileri güvence verdi, ötmeye ikna etti

    3- En başından beri Rıza Amerika’nın adamıydı, görevi bitti, ötme zamanı geldi, memleketine dönüyor.

    En sonuncu sık sanki daha akla yatkın gibi geliyor, öyle olmasaydı, Amerika’ya bırakın gitmeyi, aklından bile geçirmezdi…

    Gittiğine göre birilerinin başı ağrıyacak gibi, ancak…

    Bakalım kimin hesabı galip gelecek?

    Bakalım Rıza ötünce, kimler töhmet altında kalacak?

    Bakalım evdeki hesap çarşıya uyacak mı?

    Lakin, yıllar önce Tuncay denen sahte Haham da ötmüş, ve bir sürü insan töhmet altında bırakılmış, ve hatta içeri alınmıştı, gelinen noktada, yatsı oldu yalancının mumu söndü.

    Şimdi Rıza ötünce bakalım kimler içeri alınacak?

    Yeni Ergenekon çalışması gibi bir his var içimde, birileri Türkiyeyi hizaya almaya çalışıyor, Öyle yada böyle. sırada Zerrab var!!!

    Ayhan Kılıç

    [email protected]

    Kanada/Edmonton

  • Reza Zarrab bilmecesi…

    Reza Zarrab bilmecesi…

    Türkiye’deki 17-25 Aralık yolsuzluk iddiaları operasyonlarının kilit ismi olan ve tutuklandıktan 40 gün sonra tahliye edilen İranlı iş adamı Reza Zarrab (Rıza Sarraf) ABD’nin Miami eyaletinde “İran yaptırımlarını baypas ederek ABD’yi dolandırmak, bankacılık sahtekârlığı ve kara para aklama” suçlamalarından New York savcısı Preet Bharara tarafından yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanarak cezaevine konuldu.
    Şimdi yargılanma başlayacak. Ne olup bittiğini burada izleyip öğreneceğiz. Savcının elindeki iddianamenin Türkiye’yi ve kimleri, hangi kurumları kapsayıp kapsamayacağını bilemiyoruz. Ancak, yapılan açıklamalar, iddianamenin kapsamı bu işin Türkiye’de büyük yankılar uyandırabilecek boyutlara taşınabileceğini gösteriyor.
    Bunu nereden mi tahmin ediyoruz?
    İddianamede sanıklara ayrılan bölümde Zarrab ve diğer iki kişinin isimleri açıkça yer alırken, ayrıca bir not da düşülmüş durumda. Bu notta, “Bilinen veya bilinmeyen diğer kişiler” ifadesi yer alıyor. İddianamede şüpheliler bölümüne böyle bir ifade konulması, davanın genişletilme ihtimalinin de var olabileceğini gösteriyor. Zarrab’ın ilişkileri araştırıldıkça, ilerde Türk vatandaşı başka zanlıların da davaya şüpheli olarak dahil edilmesi mümkün olabilir.
    Zarrab, iki ortağı ve diğer suç ortakları hakkında hazırlanan 21 sayfalık iddianamede, kara para aklama ve dolandırıcılık yoluyla ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımların ihlal edildiği iddiası var. Finans işlemleri kayıtları ve e-postalara dayanan iddianamede, Türkiye’de kurulu olan Royal Holding A.Ş., Durak Döviz, Asi Kıymetli Madenler Turizm ve ECB Kuyumculuk ile Suudi Arabistan’dan Gunes General Trading LLC, Al Nafees Exchange ve Royal Emerald Investments aracılığıyla bu suçların işlendiği belirtiliyor.
    İddianamenin pek çok yerinde işlenen bu suçların Türkiye’de kurulmuş şirketler üzerinden yapıldığına dair iddiaların bulunması bu soruşturmanın uçunun Türkiye’ye de dayanacağını gösteriyor.
    Eğer gelişmeler bu yönde olur, Reza Zarrab “itirafçı” olarak konuşursa, Türkiye’deki 17/25 Aralık yolsuzluk iddiaları uluslararası boyut kazanabilir. Böyle bir gelişmenin de olabileceğinin mesajları veriliyor.
    Basın toplantısında açıklama yapan bir FBI yetkilisinin, “Reza’nın tutuklanması, suç ortaklarına mesajımızdır” sözleri işin uçunun Türkiye’deki bazı isimlere dokunabileceğini de gösteriyor.
    Aslına Zarrab’ın tutuklanmasının 17/25 Aralık soruşturmasıyla bir ilgisi bulunmuyor. Reza Zarrab Amerikan ambargosunun delinmesi suçlamasıyla tutuklandı. Ancak Zarrab’ın şirketlerinin hesapları incelenirken ortaya kimlerin isimleri çıkar bunu şu an için bilemiyoruz. Bilebildiğimiz Zarrab’ın bundan sonra işinin bir hayli zor olabileceği yönündedir.
    İddianame hazırlandıktan sonra Reza Zarrab’ın yargılanmama ihtimalin olmadığı açıkça biliniyor. Ancak yargılama iki şekilde olabilir; Ya Zarrab duruşmada hakim önüne çıkar, ya da ABD yargısıyla “anlaşma” yolunu seçer. ABD’de “Plea Bargain” adı verilen bir pazarlık sistemi var. Suç ortaklarını açıklayan sanığın cezası indiriliyor.
    Eğer duruşmaya çıkarılırsa, savcının iddiaları ve Reza Zarrab’ın savunmasının ardından suçlu olup olmadığına jüri karar verir. Cezasının ne olacağını da hakim belirler. Eğer ABD yargısıyla “anlaşma” yolunu seçerse, savcılığın öngördüğü 75 yıllık hapis cezasında indirime gidilir, Zarrab da “itirafçı” olur.
    Bu noktada kafalardaki soru şu:
    Reza Zarrab, tutuklama talebi ile aranıyordu. Bile bile Amerika’ya niye gitti?
    Ortada bir iddia var:
    Bir FBI ajanı ile görüşen Zarrab’ın tutuklanacağını bilerek Amerika’ya gittiği ve burada tutuklandığı söyleniyor. Bütün bu detaylar, Zarrab’ın uzun zamandır Amerikalılar tarafından izlendiği gerçeğini de ortaya koyuyor.
    Eğer FBI ajanı ile Zarrab’ın Türkiye’de “itirafçı” olması konusunda görüşüp ikna edildiği iddiaları doğru ise, Zarrab duruşma başladığında bülbül gibi ötecek demektir.
    Zarrab’ın Amerika’da tutuklanıp, cezaevine konulması üzerine Türkiye’deki bazı kurum, kuruluş ve kişilerde çok büyük rahatsızlıkların olduğunu da gözlemliyoruz.
    Çünkü, İddianamede Reza Zarrab’a ait şirketler isim isim yer almış durumda. Bunlar arasında Türkiye’de kurulmuş şirketler de var. Dolayısıyla savcı, Türkiye’deki şirketlerin de kara para aklama, dolandırıcılık ve ambargo delme iddialarına nasıl dahil olduğunu ayrıntısıyla araştıracaktır.
    Bu çerçevede Türk makamlarından da bilgi isteyecektir. Dava ilerledikçe Türkiye’deki şirketlerin ya da kişilerin, sürece nasıl dahil olduklarına ilişkin ipuçları da ortaya çıkacaktır. Bu çerçevede, 17-25 Aralık’ta Reza Zarrab’ın Türkiye’de yaptığı işler konusunda dönemin hükümeti ile girdiği ilişkilerin de mercek altına alınması mümkün olabilir.
    Yargılama başlamadan, soruşturmanın uçunu görmeden fazla bir değerlendirme yapmak yanıltıcı olabilir. Biz, bu nedenle Reza Zarrab ile ilgi olarak bu yazımızda bu kadarla sınırlı kalmak istiyoruz. İlerleyen zaman içinde hiç kuşkusuz yazacaklarımız, değerlendirmelerimiz ve yorumlarımız olacaktır.

  • Batı’nın çöküşü Türkiye’nin yükselişi (5)

    Batı’nın çöküşü Türkiye’nin yükselişi (5)

    “TCG Anadolu” uçak gemisi, Türk Deniz Kuvvetlerinin gücüne güç katacak “Sancak gemisi” olmaya aday olurken Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın alçak ve orta irtifa hava savunma ihtiyaçlarını karşılayacak olan KORKUT tüm testlerini başarı ile tamamlayarak devreye girdi.

    Bor Karbürlü Hafif Zırh
    Bor Karbürlü Hafif Zırh
    Türk Silah Sanayinin mucizelere imza attığı ve Türkiye’yi dünya savunma sanayisi içinde ön sıralara taşıdığı kesin.

    Aselsan tarafından 2010’da geliştirilmeye başlanan “Kundağı Motorlu Hava Savunma Sistemi KORKUT” alçak ve orta irtifa hava savunmasında kendisine verilecek her görevi başarı ile yerine getirecek kapasitede ve yapıda. Donanımı mükemmel.

    Yapılan testlerde KORKUT, katapulttan (günümüzde fırlatma işlemini daha farklı şekilde yapan mancınık) atılan hedef uçağı ASELSAN’ın geliştirdiği yerli radar sistemiyle tespit edip, başarılı bir şekilde vurarak düşürdü. Aynı şekilde test atışlarında sabit hedefleri de başarıyla vuran KORKUT’un ateş gücü MKE tarafından üretilen, menzili 4 km olan iki adet 35 mm’lik toptan oluşmakta. Dakikada 1100 mermi atabilmek kapasitesine sahip KORKUT, hareket halinde dahi atış yapabilmek yeteneğine de sahip. KORKUT’un bir başka özelliği de havada parçalanan 35 mm parçacıklı mühimmata da sahip olması.

    Türk Silah Sanayinin ürettiği ARMA adlı zırhlı taşıyıcı, yeni nesil çok tekerlekli modüler bir araç. Yüksek taktik ve teknik özelliklere sahip olup mayın ve balistik korumaya sahip. Orta ve yüksek kalibre silah sistemleri ile donatılmak yetisi de bulunan ARMA’nın, çok kıvrak ve üstün hareket kabiliyeti de bulunmakta. Yetenekleri arasında en zorlu arazi koşullarında bile hizmet verebilmek bulunmakta.

    “Kundağı Motorlu Hava Savunma Sistemi KORKUT”a ilaveten aynı mantık fakat farklı bir görev için üretilen “T-155 Fırtına” obüsü, Türk Silah Sanayisinin KORKUT’a benzer olarak ürettiği “Kundağı Motorlu Topçu Silah Sistemi”dir. “Obüs”, kelime manası olarak çok uzun menzilli top manasında olup tank benzeri hareketli veya da küçük toplar gibi çekmeli olmak üzere 2 çeşittir. T-155 Fırtına Obüs’ünün atış menzili 30 kilometre’nin üzerinde. Üzerine monte edilmiş 12 adet hidro-pnömatik süspansiyon ünitesi ve tekerlerinden oluşan gelişmiş süspansiyon sistemi sayesinde engebeli arazi dahil her türlü arazide rahatça harekat icra edebilmekte.

    Obüsteki muharebe sistemleri Fırtına Atış Kontrol Sisteminin hesapladığı atış komutlarını alma ve gönderme yeteneğine sahiptir. Hareket halindeyken 30sn. içinde atış görevine hazır olabilmekte ve ilk 15sn. içinde ani atış (darbe) olmak üzere 8 atımlık bir atış görevini bir dakika içinde tamamlayabilmektedir. Obüs, sahip olduğu içeriden komuta edilebilen otomatik namlu yol kilit sistemi vasıtasıyla, kısa sürede mevzi değiştirebilmekte ve böylece düşmanın karşı ateşine maruz kalma riskini minimum düzeye indirmektedir.

    Ve Bor.
    Çağın en önemli stratejik malzemesinin dünya üzerindeki yüzde 73 rezervi Türkiye’de.
    Türk Silah Sanayi, Bordan seramik zırh üretmeye başladı. Bu seramikler bilinen en hafif ve en sert zırhı oluşturmakta. Üretim teknolojisi tamamen yerli olan bor karbürlü zırhlar TSK tarafından yoğun bir şekilde kullanılırken, dünyanın diğer ülkelerinin silahlı kuvvetlerine ve zırhlı araç yapımcılarına ihraç ediliyor.

    Bor karbürlü zırhı dünyada ancak 6-7 ülke üretebiliyor. Ulusal Bor Araştırma Enstitüsü (BOREN) destekli proje kapsamında yapılan başarılı çalışmalardan sonra rekabet gücü yüksek yeni bir ürün olarak ortaya çıkan “Bor karbürlü zırh seramikleri” özellikle uzun namlulu ve otomatik silahlardan korunmada büyük başarı sağlıyor.

    Türkiye günümüzde tartışmasız olarak bölgenin lideri. Önümüzdeki 10 yıl içinde ABD’nin gerileme süreci başladığı vakit bölgesel liderlikten aktörlüğe yükseleceği kesin.

    Ata ATUN
    e-mail: [email protected] veya [email protected]

    Facebook: Ata Atun

    23 Mart 2016

  • Reza Zarrab konuşursa cezası düşecek/ Zarrab’ın kefaletle serbest kalmak için yaptığı başvuru reddedildi

    Reza Zarrab konuşursa cezası düşecek/ Zarrab’ın kefaletle serbest kalmak için yaptığı başvuru reddedildi

    12234900_1096845150374780_6969062636397993904_n

    Zarrab’ın kefaletle serbest kalmak için yaptığı başvuru reddedildi

    ABD Miami’de gözaltına alınıp tutuklanan Reza Zarrab’ın, kefaletle serbest kalmak için yaptığı başvuru reddedildi.

    Şarkıcı eşi Ebru Gündeş ve kızı ile ABD’ye giriş yapmak isterken, Miami Havalimanı’nda gözaltına alındıktan sonra, kara para aklama, dolandırıcılık ve İran’a uygulanan yaptırımları delme suçlamaları ile çıkarıldığı mahkemede tutuklanan Reza Zarrab’ın kefaletle serbest kalmak için yaptığı başvuru reddedildi.

    New York Güney Bölge Başsavcısı Preet Bharara’nın ofisinden alınan bilgiye göre, Reza Zarrab için hazırlanan iddianamede, savcılık Zarrab’ın banka sahtekarlığı ve karapara aklama suçlamalarıyla ilişkili tüm malvarlığına el konulmasını istedi.

    Zarrab’ın New York’a ne zaman nakledileceği burada verilecek kararın ardından belli olacak. Bu süre zarfında Reza Zarrab, Miami Federal Hapishanesi’ndeki tutukluluğu sürecek.

    Cumartesi günü Miami Havaalanı’nda gözaltına alınan Zarrab, ABD’nin İran’a yönelik yaptırımları ihlal ederek ABD’yi dolandırmak, İran kurumları adına yüz milyonlarca dolar değerinde işlemlerde bulunmak ve bu işlemlerle kara para aklamakla suçlanıyor. New York Güney Bölge Mahkemesi’nde açılan davada Zarrab’ın yanı sıra ismi geçen diğer iki zanlı Kamelia Jamshidy (29) ve Hoşsein Najafzadeh (65) işe hala aranıyor. Bölge savcılığı Zarrab ve arkadaşları için 75 yıl hapis cezası istiyor.

    DHA

    10294313_1096847760374519_7633722709111075018_n

    12800235_1096848247041137_6814181240009918420_n

    ABD’de tutuklanan Reza Zarrab konuşursa, ceza indirimi alabilecek.

    Miami’de tutuklanan Reza Zarrab’ın aleyhinde hazırlanan iddianamede yer alan suçlamalarla ilgili Türkiye’de işbirliği yaptığı kişileri açıklarsa, Amerikan adalet sistemine göre çok büyük oranda ceza indirimi alabileceği belirtildi.

    Amerika’nın Sesi’nden Can Kamiloğlu’nun haberine göre; New York Barosu avukatlarından Cahit Akbulut, Zarrab aleyhinde Savcı Preet Bharara tarafından hazırlanan iddianameyi inceledikten sonra davanın muhtemel seyriyle ilgili görüşlerini açıkladı. Akbulut, iddianamenin çok daha önce hazırlanmış olduğuna ve Reza Zarrab’ın Amerika’ya giriş yapmasıyla birlikte devreye sokulduğuna işaret etti.

    MANHATTAN’DA YARGILANACAK

    Avukat Akbulut, “Amerikan yasaları gereği ilk başta hangi eyalette yakalandıysa orada mahkemeye çıkarılır. Zarrab’ ın davasında böyle yapıldı. Miami’de yakalandı ve orada ilk olarak bir federal mahkemenin karşısına çıkartılarak tutuklama kararı alındı. Asıl davanın görülmesi için bu yakalama kararını çıkartan mahkemenin devreye girmesi gerekir. Bu mahkeme de New York Manhattan’daki mahkemedir. Miami’de çıkartıldığı mahkemede bir kefaletle salıverilme söz konusu olamaz. Miami’deki federal mahkeme davanın dosyasına tam hakim olmadığı için risk almaz ve Zarrab’ı yargı sürecinin devam etmesi için New York’a gönderir. Miami’deki mahkeme de böyle bir karar almış. 19 Mart’ da tutukladıkları Zarrab’ı Manhattan’daki Güney Bölge Mahkemesi’ne sevk etmişler” dedi.

    ‘İŞ BİRLİKLERİNİ AÇIKLARSA İNDİRİM ALIR’

    Zarrab’ın, kara para aklamak, ABD’yi dolandırmak için komplo kurmak, ABD’nin İran’a uyguladığı ambargo kararını ihlal etmek gibi suçlardan yargılanacağını belirten Akbulut, “Bunlar çok ciddi ve ağır suçlamalar. Zarrab, buradan çok zor çıkar. Çıksa bile bir yığın şeyi açıklaması gerek. Bu davanın İran’a bir zararı olmaz. En büyük zararı Türkiye’ye olacak, kimlerle işbirliği yaptığını ortaya dökecek. Bu işleri nasıl çevirdiğini söyleyecek. Bu tür davalarda Amerikan adalet sisteminde yer alan pazarlık yöntemi devreye giriyor. Belirli şeyleri açıklamak veya ele vermek kaydıyla verilecek cezada indirime gidiliyor. Şu aşamada Zarrab’ın nasıl hareket edeceğini bilemiyoruz. Zaman içerisinde pazarlıkların devreye girmesi söz konusu olabilir” dedi.

    ‘KEFALETLE SALIVERİLMESİ ZOR’

    Zarrab’ın, kefalet karşılığında salıverilmesinin oldukça zor olduğunu düşündüğünü belirten Akbulut, “Manhattan’da hakim karşısına çıkacak Zarrab’ın kefaletle salıverilmesi bir ihtimal ancak çok zor bir ihtimal. Zarrab hakkında hazırlanan iddianamede yer alan suçlamalar göz önüne alındığında, Manhattan’daki mahkemenin Zarrab’ın kefalet talebini yabancı uyruklu olması ve işlenen suçunun mahiyetinin önemi göz önüne alarak ret edebilir. Kefaletle salıvermesi çok zor görünüyor” dedi.

    AMERİKA İRAN’A AMBARGO KONUSUNDA ÇOK HASSAS

    Amerika’nın İran’a uygulanan ambargoya yönelik işlenen suçlarda oldukça hassas davrandığını belirten Akbulut, daha önce iki ayrı iddianame de adı geçen Türk vatandaşlarından birinin, İran’a uçak camı satmaktan diğerinin de füze yapımında kullanılan metal tozu satmaktan tutuklandığını söyledi. Zarrab ile ilgili hazırlanan iddianamenin oldukça ciddi suçlamalarla dolu olduğunun altını çizen Akbulut, “Amerikalılar özellikle İran’a uygulanan ambargonun delinmesi konusunda çok titizler” ifadesini kullandı.

    ‘SUÇU BİRLİKTE İŞLEDİĞİ KİŞİLER ORTAYA ÇIKABİLİR’

    Zarrab’ın iddianamede yer alan suçlamaları kabul edip bu suçları birlikte işlediği kişileri de ele verirse, Amerikan adalet sisteminde yer alan standart uygulamalardan biri olan ceza indiriminden yararlanabileceğini ifade eden Akbulut. “Zarrab için istenilen maksimum 75 yıllık hapis cezasında çok ciddi bir indirime gidilir. Zarrab, aleyhine hazırlanan iddianame de suçlandığı tüm suçların ortak noktası Türkiye. Bu mahkeme süreciyle birlikte Zarrab’ın Türkiye’de işlemiş olduğu birçok suç ve bu suçu birlikte işlediği kişiler ortaya çakabilir” dedi.

    ‘ABD’DEKİ SORUŞTURMADAN HABERİMİZ YOKTU’

    Reza Zarrab’ın Türkiye’deki Avukatı Şeyda Yıldırım, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, müvekkiline yöneltilen suçlamaların ABD’nin kendi koyduğu ve kaldırdığı yaptırımlarla ilgili olduğunu söyledi. Yıldırım, soruşturmanın New York’ta yürütüleceğini belirterek, müvekkilinin dün hakim karşısına çıktığını, 4 Nisan’a kadar mahkemeden süre aldıklarını ifade etti. Yıldırım, iddianamenin kısa sürede hazırlanmış olmasına ilişkin ise “Orada soruşturma varmış zaten. Bizim haberimiz yoktu. Reza Bey’in de haberi yoktu” şeklinde konuştu.

    Sarraf’ın 19 Mart’ta tatil için gittiği Miami’de gözaltına alındığını anlatan Yıldırım, müvekkilinin “henüz tutuklanmadığını ve gözaltı sürecinin” sürdüğünü, kefalet talebinde bulunduklarını kaydetti. Yıldırım, “Biz de düne kadar suçlamaların ne olduğunu bilmiyorduk” dedi. Mahkemeden süre aldıklarını ve iki hafta içinde kendi hazırlıklarını yapacaklarını anlatan Yıldırım, “Bu arada kefaletle ilgili görüşme yapılacak. 4 Nisan’dan sonra da bununla ilgili bir karar verilecek” ifadesini kullandı. Yıldırım, davanın New York’ta görüleceğini ancak buraya gözaltında mı yoksa kefalet talebi kabul edilerek mi gidileceğine mahkemenin karar vereceğini söyledi.

    SAVCI BHARA 6 GÜN ÖNCE OBAMA İLE GÖRÜŞMÜŞ

    Zarrab hakkında iddianameyi hazırlayan Savcı Preet Bharara, 16 Mart tarihinde Beyaz Saray’da Amerikan Adalet Bakanlığı yetkilileriyle birlikte Beyaz Saray’da Başkan Obama ile bir görüşme gerçekleştirdiği ve Obama ile el sıkışırken çektirdiği bir fotoğrafı da kişisel twitter hesabından yayınladı.

    Savcı Bharara, twitter hesabından ayrıca “Zarrab Amerikan adaleti ile Manhattan’da ki mahkemede yüzleşecek” şeklinde bir tweet attı.

    Odatv, 22.03.2016

    10369211_1096850320374263_7809145324720742341_n

    şte Zarrab’ın hapishane arkadaşları

    Odatv olarak Zarrab’ın tutulmakta olduğu hapishaneyi ve şu anda Zarrab ile komşu olan bazı ünlü tutuklular ile geçmişte aynı hapishanede tutuklu kalmış bazı tanıdık isimleri araştırdık.

    Reza Zarrab’ın uçaktan inmekte olduğu anda ABD’de gözaltına alınması ve ardından Federal Detention Center Miami hapishanesine yerleştirilmesi ile birlikte gündem hızla değişti. Odatv olarak Zarrab’ın tutulmakta olduğu hapishaneyi ve şu anda Zarrab ile komşu olan bazı ünlü tutuklular ile geçmişte aynı hapishanede tutuklu kalmış bazı tanıdık isimleri araştırdık.

    İşte Zarrab’ın komşuları ve aynı koğuşları paylaşmış bazı dünyaca ünlü isimler.

    Sanjay Kumar, CA Technologies adlı yazılım şirketinin eski CEO’su, muhasebe kayıtları üzerinde oynayarak borsada dolandırıcılık yaptığı suçlaması ile tutuklanmıştı. 2018 yılında tahliye edilmesi bekleniyor. 2.2 Milyar Dolar tutarında dolandırıcılık yapmak suçlaması ile tutuklanmıştı.

    Lou Pearlman, Backstreet Boys ve NSYNC adlı popüler müzik gruplarının eski menajeri. Yatırımcıları 200 milyon dolarlık zarara uğratacağı bir dolandırıcılık suçundan tutuklanmıştı. Şu anda 61 yaşında ve cezası 2029 yılında sona erecek.

    Manuel Noriega, 2010 yılında önce Fransa’ya, ardından Panama’ya iade edilen ve uzun yıllar ABD’de hapis tutulmuş eski Panama diktatörü. ABD’ye kaçak yollardan yüksek miktarda kokain sokmakla, silah kaçakçılığı yapmak ve kara para aklamak suçlarından ceza almıştı. İade edilmeden önce şu anda Reza Zarrab’ın tutulduğu FDC Miami hapishanesinin en tanınmış mahkumlarından biriydi. Ülkesi Panama’nın başında kaldığı süre boyunca sistematik şekilde insan haklarını ihlal eden uygulamaları ile biliniyor. Halen Panama’da hapishanede tutuluyor.

    Bill Campbell, eski Atlanta, Georgia Belediye Başkanı. Vergi kaçırma suçuyla FDC Miami hapishanesinde yatmış, 2008 yılında şartlı tahliye imkanından yararlanmış, iki sene zorunlu hizmet şartı ile serbest bırakılmıştı.

    Mark Myrie, yaygın şekilde tanındığı takma ismiyle ‘Buju Banton’. Ünlü bir Reggae şarkıcısı. 2011 yılında yüksek miktarda uyuşturucu ticareti yaptığı gerekçesi ile tutuklandı. 10 yıl ceza aldı. 2019 yılında serbest bırakılması bekleniyor.

    Milton Balkany, Bais Yaakov adlı okulun eski başkanı ve Haham. Tehdit ve şantaj ile para sızdırmak ve haraç toplamak suçlaması ile 2010 yılında tutuklanmış, 4 yıl hapis yattıktan sonra 2014 yılında serbest bırakılmıştı.

    Bernard NiCastro ve Anthony Mannarino, DeCavalcante adlı mafya üyeleri, tehdit ve şantaj ile para toplamak, gasp gibi suçlamalar ile 2002 yılında tutuklanmışlardı. NiCastro 8 yıl içeride kaldıktan sonra 2015 yılında tahliye edilmişti. Mannarino ise 10 yıl yattıktan sonra 2010 yılında tahliye edildi.

    Şıvan Okçuoğlu

    Odatv, 22.03.2016

  • İLAHİ ABD!..

    İLAHİ ABD!..

    Öncelikle ABD‘ye şunu sormak gerekir; “Dünya haritasında,PYD diye bir ülke mi var? Varsa nerede bu ülke?” Koskoca ABD sözcüsü çıkıyor PYD bizim müttefikimiz, stratejik ortağımız diyor. Sen kalk PKK‘yı terör örgütü kabul et ama PKK nın Suriye Kolu PYD’yi terör örgütü kabul etme. O zaman sizin Isıs dediğiniz İŞİD-Daeş i isim değişikliği olduğu için biz de terör örgütü kabul etmeyelim mi? Pilav olmadı lapa babından sözde diplomatik söylemler bunlar; geçiniz ve sadete geliniz…

     

    Sadete geliniz ve sakın unutmayınız ki; “Benim terörristim iyidir senin ki tu-kaka türünden bir terör karşıtlığı yoktur. Bugün uyguladığınız bir terörist grubu diğer terörist grubun üzerine gönderip yok etmek politikası başladığı anda iflas etmiş demektir. Çünkü biz de bir söz vardır: “İt itin ayağına basmaz” diye. Terörist te bir süre sonra diğer teröristin ayağına basmaz ve ayrıcalık tanıdıklarınız, doğrudan dolaylı destekleriniz yarın namlularını size çevirebilir ve bu kez de sizin karşınızda olan bir başka terör destekçisi ülke bu yeni terör akımının destekçisi olabilir. Bir gün hiç beklemediğiniz anda sizin topraklarınızda da terör başınızın belası olabilir. Üstelik doğrudan destekleriniz bu eylemlerin elebaşı olarak karşınıza dikilebilir!

    Çünkü terörün ne yurdu ne de acıması vardır. Zalimliğin örgütlenmiş şeklidir ve yaşama kaynağıda bu zalimlikle ortaya koyduklarıdır. Terör de , terörist de desteklenmez, yok edilir…


     İnsanları yobazlaştırarak sözde demokratik ve sosyal olgunluğa eriştirdiğini sanmak abesle iştigaldir...

     

    Bugün hala Dünya Hitler’in kalıntılarını yaşıyor ve nazist yaklaşımlardan tüm insanlık hala etkileniyorsa kötülükleri,yobazlıkları,faşistliği,diktatörlüğü körükleyip teröristleri stratejik ortak kabul etmek ileride tüm Dünya insanlığına büyük zarar verecektir.Yeni bir Dünya Düzeni buysa Dünyanın sonu bir nötron bombasının kullanılımına bakıyorsa nasıl zaptedeceksiniz bu cahil ama eğitim almış her türlü bombayı kullanabilecek düzeye getirmiş köleleri durdurmak hangi vahşi güçle engellenecektir?

     

    Son söz: Geçmişi bilmeyen zamana ilerleyemez bu tüm devletleri için de geçerlidir.. İlahi ABD!

     

    Refhan İrtem —

  • Üniversite hocası bunu derse!

    Üniversite hocası bunu derse!

    9943

    23.3.2016

    Sebahattin Zaim Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bülent Arı “TÜRKİYE’NİN En Tehlikeli Kesiminin Okumuş Kesim Olduğunu, Cahil, Okumamış Halka Daha Çok Güveniyorum” Dedi Dikkatleri Üzerine Çekti. Arı Açıklamalarına “ERDOĞAN Giderse Tam Bir Felaketle Karşı Karşıya Kalırız” Diye Devam Etti. 22 Mar 2016

  • IŞİD Brüksel’deki saldırıları üstlendi: 34 ölü

    IŞİD Brüksel’deki saldırıları üstlendi: 34 ölü

    rüksel’deki Zaventem Havalimanı’nda 2 patlama meydana geldi. Paris zanlısı Abdeslam’ın yakalandığı Molenbeek’te ise AB kurumları yakınlarındaki metro istasyonu hedefteydi. Havalimanında 14, metroda 20 kişinin öldüğü açıklanırken saldırıları IŞİD üstlendi. Fransa Başbakanı “Savaştayız” dedi.

    01.27 ZAVENTAM’DAKİ KARGO FAALİYETLERİNE ARA VERİLDİ

    Brüksel Zaventam Havalimanı, çarşamba günü kargo taşımacılığı faaliyetlerinin gerçekleştirilmeyeceğini duyurdu.

    American Airlines’dan (Amerikan Havayolları) yapılan açıklamada da, Brüksel’e uçuşların durdurulduğu belirtildi. Havalimanının faaliyete geçmesiyle birlikte yolcuların uçuşlarının yeniden ayarlanacağını kaydeden American Airlines, 22-23 Mart tarihleri arasında Brüksel bağlantılı uçuşu bulunan müşterilerin, 5 Nisan sonrası için bilet alabileceği ifade edildi.

    23.45 ABD: SALDIRIDA 9 ABD’Lİ YARALANDI

    ABC News, Brüksel’deki saldırılarda yaralanan ABD’lilerin sayısının 9 olduğunu belirtti.

    Hükümet ve kilise yetkilileri tarafından yapılan açıklamalarda, 3 Mormon misyoneri ile ABD Hava Kuvvetleri üyesi bir asker ve ailesinin saldırılarda yaralandığı aktarılmıştı.

    23.14 ABD’DE BAYRAKLAR YARIYA İNECEK

    ABD Başkanı Barack Obama, Beyaz Saray, kamu binaları, askeri üsler ve büyükelçiliklerdeki bayrakların yarıya indirilmesini emretti.

    ​ABD halkının Belçikalılarla dayanışma halinde olduğunu ifade eden Obama, “Adalete yönelik bu saldırıları gerçekleştiren suçluları ve insanlarımızı tehdit eden teröristleri yakalamak için ne gerekirse yapacağız” dedi.

    22.53 ‘MÜSLÜMAN BÖLGELERİNDE POLİS DEVRİYE GEZSİN’

    ABD’deki Başkanlık yarışının Cumhuriyetçi adaylarından Teksas Senatörü Ted Cruz, Facebook üzerinden yaptığı açıklamada, Brüksel’deki terör saldırılarının ardından güvenlik güçlerinin ABD’de Müslümanların yoğun olarak bulunduğu bölgelerde devriye gezmesi ve bu bölgelerde radikalleşmeyi önlemesi gerektiğini savundu.

    Bugün sabah Brüksel’de işe giden birçok kadın ve erkeğin saldırının hedefi olduğunu belirten Cruz, “El Kaide ve DAEŞ’in bulunduğu ülkelerden sığınmacı akınını acilen durdurmamız gerekiyor” dedi.

    22.22 ‘DİĞER BAŞKENTLER DE SALDIRIYA UĞRAYABİLİR’

    Fransa İçişleri Bakanı Bernard Cazaneuve, Paris ve Brüksel’in ardından başka Avrupa başkentlerinin de saldırıya uğrayabileceğini söyledi.

    ​France 2 kanalına konuşan bakan, “Avrupa genelinde yüksek seviyede terör tehdidi olduğunu söyleyebiliriz. Biz saldırıya uğradık, bugün hedefte Belçikalılar vardı ve diğer başkentler de aynı durumu yaşayabilir” dedi.

    22.09 MÜSLÜMAN LİDERLERDEN KINAMA

    Belçikalı İmamlar Derneği, saldırılarda hayatını kaybedenlerin ailesine başsağlığı diledi. Ailelere dayanışma dileklerini yollayan dernek, yerel haber ajansı RTBF’ye yaptığı açıklamada, ‘hoşgörü ve birliktelik değerlerini yok etmeye çalışan kişilerin tuzağına düşülmemesi gerektiği’ belirtildi.

    ‘Belçika’daki Müslümanlar’ derneği de ‘masum vatandaşlara yönelik aşırı barbarlığı’ kınadı. Yapılan açıklamada, yaşananların bir arada yaşayan Belçika toplumu ve Müslümanlar arasındaki birlikteliği hedef aldığı kaydedildi.

    21.57 BOURSE MEYDANI’NDA ANMA

    Brükselliler, saldırılarda hayatını kaybedenleri anmak için Bourse Meydanı’nda bir araya geliyor.

    21.20 AVRUPA’DAN BRÜKSEL DAYANIŞMASI

    Paris’teki IŞİD saldırılarının ardından Fransa bayrağının renklerine bürünen Eyfel Kulesi, Brüksel’deki saldırının ardından da Belçika bayrağının renklerinde aydınlatıldı. Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, Brüksel halkının yanında olduklarını ifade etti.

    Eyfel Kulesi’nin yanı sıra, Avrupa’nın dört bir yanındaki tarihi simge binalar da Belçika bayrağı renklerinde aydınlatıldı.
    Dubai’deki dünyanın en yüksek binası Burç Halife de Belçika bayrağının renklerine büründü. 828 metre yüksekliğindeki kule ayrıca Avrupa Birliği bayrağı renkleriyle ışıklandırıldı.
    21.05 OBAMA: SALDIRILAR TÜM DÜNYANIN BİRLEŞMESİ GEREKTİĞİNİ GÖSTERDİ

    ABD Başkanı Barack Obama, ESPN kanalına yaptığı açıklamada, Brüksel’de yaşanan saldırıların, neden tüm dünyanın bir araya gelmesi gerektiğini bir kez daha gösterdiğini söyledi. ABD Başkanı, koalisyonun IŞİD’e yönelik mücadaleye devam edeceğinin altını çizdi.

    20.30 IŞİD’DEN TWİTTER ÇAĞRISI

    IŞİD’in takipçilerinden, Brüksel saldırılarıyla ilgili olarak Twitter’da oluşturulan belirli hashtag’leri kullanarak propoganda yapmalarını talep ettiği belirtildi.

    20.17 PATLAYICI VE IŞİD BAYRAĞI BULUNDU

    Belçika televizyonu VRT, Brüksel polisinin operasyon yapılan evlerden birinde bir adet bomba ve IŞİD bayrağı ele geçirdiğini aktardı. AP’ye konuşan Belçikalı yetkililer ise bayrağın yanı sıra evde bulunan malzemelerin kimyasal ürünler olduğunu ifade etti.

    Başsavcılık ofisinden yapılan açıklamada, Schaerbeek bölgesindeki operasyonlarda ‘aralarında çivilerin de bulunduğu patlayıcı maddeler’ ele geçirildiği duyuruldu. Açıklamada, “Müffettişler, kimyasal maddeler ve IŞİD bayrağı da buldu” dendi.

    20.13 ABD: SALDIRIDA HAYATINI KAYBEDEN VATANDAŞIMIZ YOK

    ABD Dışişleri Bakanlığı, Brüksel’deki saldırılarda hayatını kaybeden ABD vatandaşları bulunduğuna dair kendilerine bir bilgi ulaşmadığını açıkladı. Bakanlık, yaralı ABD’liler bulunduğunu ancak bu kişilerin durumlarına dair detaylı bilgiye sahip olmadıklarını belirtti.

    ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, saldırının IŞİD tarafından gerçekleştirildiğini onaylayamayacaklarını ifade etti. Kirby, terör örgütünün böyle bir saldırı düzenleyebilecek kapasitede olduğunu sözlerine ekledi.

    20.08 EYFEL’DEN BRÜKSEL DAYANIŞMASI

    Fransa’nın başkenti Paris’te bulunan Eyfel Kulesi’nin, saldırılarla sarsılan Brüksel’le dayanışmak amacıyla Belçika bayrağı renklerinde aydınlatılacağı duyuruldu.

    19.50 BAŞSAVCI: BELÇİKA GENELİNDE OPERASYONLAR DEVAM EDİYOR

    Belçika Federal Başsavcısı Frederic Van Leeuw, iki patlama gerçekleşen Zaventem Havalimanı’ndaki 3. saldırının engellendiğini belirtti. Saldırıların Paris’le bağlantılı olduğunu söylemek için erken olduğunu ifade eden Başsavcı, konuyu araştırmaya devam ettiklerini aktardı. Leeuw, Belçika genelinde birkaç operasyon gerçekleştirildiği bilgisini de paylaştı.

    Havalimanında 3 erkek şüphelinin fotoğrafının çekildiğini aktaran Başsavcı, “Bunlardan ikisi intihar saldırısı gerçekleştirdi. Güvenlik güçleri açık renk ceket giyen 3. kişiyi arıyor” dedi

    19.35 BM: SALDIRILAR, SURİYE GÖRÜŞMELERİNİN ÖNEMİNİ GÖSTERDİ

    BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura, Brüksel’de meydana gelen saldırıların, Suriye’deki görüşmelerin başarıya ulaşması yönünde bir uyarı olduğunu söyledi.

    İstanbul ve Brüksel’deki saldırıları lanetleyen BM Temsilcisi, “Suriye için bir politik geçişe ihtiyacımız var ki hep birlikte herkese yönelik gerçek tehlikeyle (terörizm) savaşabilelim” dedi.

    19.15 ABD ASKERİ YARALANDI

    Pentagon’dan yapılan açıklamada, Brüksel’deki saldırılarda en az bir ABD askeri ile ailesinin yaralandığı belirtildi.

    19.09 BELÇİKA POLİSİ KAÇAN ŞÜPHELİYİ ARIYOR

    Belçika emniyeti, havaalanı kameraları tarafından görüntülenen ‘beyaz montlu üçüncü şüphelinin’ fotoğrafını internet sitesinde yayınladı.

    19.04 HALK SOKAKTA KALANLARA EVLERİNİ AÇTI

    Saldırıların ardından metro ve diğer hatlardaki seferlerin iptal edilmesi nedeniyle birçok kişi sokakta kaldı. Brüksel sakinleri gidecek yer bulamayan kişilere evlerini açarken, birçok otel de saldırılardan etkilenenlere ücretsiz oda vereceğini duyurdu. Birçok taksici de, ücretsiz olarak Brüksellilerin güvenli yerlere götürülmesine yardım etti.

    18.43 IŞİD: KARA GÜNLER YAŞANACAK

    IŞİD saldırılarla ilgili açıklama yaparak, kendisini hedef alan saldırılara karşılık olarak ‘kara günler yaşanacağı’ ifadesini kullandı. IŞİD’in resmi Telegram hesabından yapılan açıklamada, “Haçlı İttifakı’nın İslam Devleti’ne yönelik saldırılar karşılığında kara günler yaşayacağına yemin ederiz” denildi.

    18.35 MOSKOVA’DA BELÇİKALILAR İÇİN ANMA

    Çok sayıda Rusya vatandaşı, Brüksel’de ölenler için Moskova’daki Belçika Büyükelçiliği önüne çiçekler bıraktı.

    18.30 ‘ÇOCUKLAR HAVAİ FİŞEK SANDI’

    Belçika’daki saldırıların görgü tanıkları, yaşadıkları korkuyu Reuters’a anlattı. Havaalanındaki ilk patlama sırasında ailesiyle beraber olduğunu belirten Horst Pilger, çocuklarının duydukları sesleri havai fişek sandığını, ancak ikinci patlama sonrasında büyük panik yaşandığını söyledi.

    18.25 BRÜKSEL HALKI KURBANLAR İÇİN MEYDANLARDA

    Saldırıların şokunu atlatmaya çalışan Brüksel halkı, saldırılarda ölenler için meydanlara çiçekler bırakıyor ve yerlere yazdıkları mesajlarla saldırılara karşı tepkileri ortaya koyuyor.

    © REUTERS/ Fabrizio Bensch
    Brüksel halkı, kurbanlar için meydanlara çiçekler bırakıp yerlere yazdıkları mesajlarla saldırılara karşı tepkileri ortaya koyuyor. Yazılan notlardan birinde Brüksel’in simgelerinden olan İşeyen Çocuk Heykeli, “Bombalarınızın üzerine işeyeceğim” sözlerini ‘söylüyor.’
    © AFP 2016/ KENZO TRIBOUILLARD
    Brüksel’de kurbanları anmak için yerlere yazılanlar arasında ‘Barış’ gibi Türkçe mesajlar da var.

    18.20 MERKEL: SUÇLULARIN CEZALANDIRILMASI İÇİN BELÇİKA İLE ÇALIŞACAĞIZ

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, saldırıları düzenleyen kişilerin cezalandırılması için Belçika ile beraber çalışacaklarını belirterek, Alman hükümetinin saldırıların etkisini görüşmek üzere toplanacağını duyurdu.

    18.10 ÜÇÜNCÜ BOMBA ETKİSİZ HALE GETİRİLDİ

    Brüksel’deki yetkililer, havaalanında bulunan üçüncü bombanın etkisiz hale getirildiğini duyurdu.

    18.00 HAVAALANI YARIN DA KAPALI, TÜM UÇUŞLAR İPTAL

    Saldırıların hedefindeki Zaventem Havaalanı’nın yarın da kapalı olacağı ve tüm uçuşların iptal edildiği açıklandı. Bu durumdan 24 bin yolcunun etkileneceği belirtiliyor.

    17.58 YARALI SAYISI 230

    Brüksel Belediye Başkanı Yvan Mayeur, son bilgilere göre yaralı sayısının 230 olduğunu, bu kişilerden 130’unun metroda, 100’ünün ise havaalanında yaralandığını bildirdi. Mayeur, ölenlerin ve yaralananların kimlik tespitinin zaman alacağını belirtti.

    17.54 IŞİD ALMANYA’YI DA TEHDİT ETTİ

    Alman Bild Online’de yer alan habere göre, IŞİD hem Belçika’yı hem de Almanya’yı yeni saldırılar konusunda tehdit etti.

    Haberde “abo_omar_170” adlı Twitter hesabından Fransızca yapılan paylaşımda, ”Siz bizi doğuda bombalıyorsunuz, bu yüzden biz de sizi batıda bombalıyoruz. Göze göz, dişe diş” ifadeleri yer aldı. Söz konusu hesaptan başka bombaların da patlatılacağı belirtilirken, “Daha çok bombaya ve ölüye hazır olun. Yakında Almanya’da!“ denildi.

    17.50 TÜRK DIŞİŞLERİ’NDEN BELÇİKA’YA SEYAHAT UYARISI

    Dışişleri Bakanlığı, Türk vatandaşlarına Brüksel’deki terör saldırılarının ardından bu ülkeye seyahat etmemeleri tavsiyesinde bulundu.

    17.46 KRAL HALKA HİTAP EDECEK 

    Belçika Kralı Philippe, TSİ 20.00’de halka hitap edecek.

    17.42 AEROFLOT’TAN BRÜKSEL’E SEYAHAT ETMEME ÇAĞRISI

    Rus havayolu şirketi Aeroflot, müşterilerine 22-25 Mart tarihlerinde Brüksel’e veya Brüksel’den seyahat etmemelerini tavsiye etti.

    17.41 AB LİDERLERİNDEN ORTAK AÇIKLAMA

    AB liderleri, Brüksel’deki saldırılar nedeniyle ortak açıklama yaparak Avrupa değerlerini daha güçlü bir şekilde savunacaklarını belirtti.

    Sputnik
    Zaharova: Dünyada terörün olmadığı bir yer kalmadı

    17.38 ABD’de Demokrat Parti başkan adaylarından Bernie Sanders, uluslararası toplumun Brüksel’deki korkunç saldırılara karşı birleşmesi gerektiğini söyledi.

    17.35 YARALI TÜRK VATANDAŞININ HAYATİ TEHLİKESİ YOK
    Brüksel Başkonsolosu Ali Barış Ulusoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, havalimanındaki saldırılarda yaralanan Ferhat Önder isimli Türk vatandaşının yolcu değil, havalimanı çalışanı olduğunu ve hayati tehlikesi bulunmadığını söyledi. Leuven Hastanesi’nde tedavi altına alınan Türk vatandaşının eli ve yüzünde yanıklar olduğunu belirten Ulusoy, “Eli, dizi ve karın bölgesine de bazı cisimler isabet etmiş durumda. Ancak hayati tehlikesi yok” dedi.

    Öte yandan, Önder’in kendisi gibi havalimanında çalışan eşi Zeliha Önder’in ise saldırı sırasında yaralanmadığı öğrenildi. Saldırıya dair gelişmeleri yakından takip eden Türk makamları, başka Türk vatandaşının yaralanıp yaralanmadığını araştırıyor.

    17.30 IŞİD RESMEN ÜSTLENDİ

    IŞİD’e yakın AMAQ ajansı, Brüksel’deki saldırıları IŞİD’in üstlendiğini duyurdu. Haberde, “İslam devleti, salı günü Brüksel’de bir havaalanını ve merkezi bir metro istasyonunu hedef alarak patlayıcılarla bir dizi saldırı düzenledi” denildi.

    17.25 İngiltere Başbakanı David Cameron, Londra ve diğer kentlerdeki havaalanları, limanlar ve önemli bölgelerde güvenlik önlemlerini artırdıklarını belirtti.

    17.15 ‘BEYAZ MONTLU ÜÇÜNCÜ ŞÜPHELİ’ İDDİASI

    Belçika basının paylaştığı ve havaalanındaki saldırıların şüphelilerine ait olduğu belirtilen fotoğrafta, beyaz mont giyen üçüncü kişinin diğer saldırgan olduğu ve kaçtığı iddia edildi.

    17.08 Reuters’ın haberine göre, Brüksel’deki Kriz Merkezi Sözcüsü, ölü sayısının 30 olduğunu belirtti.

    17.05 BRÜKSEL’DE TÜRK MAHALLESİNE BASKIN

    Belçika polisi, Brüksel’de ‘Türk Mahallesi’ olarak bilinen Schaerbeek mahallesinde operasyon düzenledi. Belçika gazetelerinden De Morgen’un haberine göre, Schaerbeek mahallesine düzenlenen baskınlarda bazı şüpheliler gözaltına alındı. Mahalledeki garın kapatıldığı ve polisin soruşturma kapsamında garda arama yaptığı belirtildi.

    © AA/ Dursun Aydemir
    ‘Brüksel saldırılarının 3 zanlısı Belarus vatandaşı’

    16.59 ULUSAL YAS İLAN EDİLDİ

    Belçika İçişleri Bakanlığı, saldırılar nedeniyle ülkede 3 günlük ulusal yas ilan edildiğini duyurdu.

    16.56 İKİ ŞÜPHELİNİN FOTOĞRAFI YAYINLANDI

    Havaalanındaki saldırıları düzenlemiş olabileceği belirtilen ve havaalanı kameraları tarafından görüntülenen iki şüphelinin fotoğrafları Belçika basını tarafından paylaşıldı. Görüntüde siyah mont giyen iki kişi görülüyor.

    16.45 Papa Francis, Mechelen-Brussels Piskoposu’na gönderdiği mesajda ölenler için taziyelerini iletti.

    16.40 Brüksel’deki Bourse Meydanı, saldırılara karşı dayanışma mesajlarıyla donatıldı.

    16.35 Yetkililer, Brüksel’deki Avrupa Komisyonu binasının tahliye edildiği yönündeki söylentileri yalanladı.

    16.28 ABD SAVUNMA BAKANI: YARDIMA HAZIRIZ

    ABD Savunma Bakanı Ashton Carter, terör tehdidine karşı Avrupa’daki müttefiklerine yardıma hazır olduklarını söyledi.

    Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada da, ABD Başkanı Barack Obama’nın Belçika Başbakanı Charles Michel ile telefonda görüştüğü ve Belçika’nın yanında olduklarını ilettiği belirtildi.

    16.20 HOLLANDA’DA TERÖR OPERASYONU

    TASS haber ajansı, Hollanda polisinin düzenlediği operasyonda Brüksel’den Amsterdam’a giden bir treni durdurarak yolcuları tahliye ettiğini ve bir kişiyi gözaltına aldığını belirtti. Olayın Brüksel’deki saldırılarla bağlantılı olup olmadığı konusunda bir açıklama yapılmadı.

    Bu arada Hollanda’nın Hoofddorp kentindeki bir yayınevi yakınlarında görülen terk edilmiş bir araç nedeniyle, Hilversum kentindeki bir radyo kanalı da içerisinde beyaz bir tozun bulunduğu bir zarf nedeniyle tahliye edildi. Polis, incelemelerin ardından araç ve paketin tehdit unsuru içermediği sonucuna vardı.

    16.10 ‘BİLYE İLE GÜÇLENDİRİLMİŞ BOMBA’

    Hastane kaynakları, ölenlerin bazılarının vücudunda bilye parçaları bulunduğunu belirterek en az bir bombanın ölü sayısını artırmak amacıyla bilye ile güçlendirildiğini duyurdu.

    15.57 Brüksel’deki tren ve istasyonlarının yerel saatle 16.00’da açılacağı belirtilirken, polisin Brüksel’deki Saint Pierre hastanesinde de bomba aradığı kaydedildi.

    15.48 ‘ÜÇÜNCÜ CANLI BOMBA ARANIYOR’

    © AA/ Dursun Aydemir
    Belçika’nın Türkiye’deki temsilcilikleri hizmet vermeye devam ediyor

    Belçika gazetesi Het Nieuwsblad’a göre, havaalanındaki saldırıda yer alan üçüncü bir canlı bomba polis tarafından aranıyor.

    15.46 YARALI SAYISI 200’E YAKIN

    Brüksel Belediye Başkanı Yvan Mayeur, metrodaki patlamada en az 20 kişinin öldüğünü, 17’si ağır 106 yaralı olduğunu açıkladı. Yaralı sayısının 200’e yakın olduğu belirtildi.

    15.40 BİR TÜRK AĞIR YARALI

    Brüksel havalimanındaki bombalı saldırıda bir Türk ağır yaralı olarak Leuven hastanesine kaldırıldı.

    Havaalanında çalışan bir Türk görevlinin DHA muhabirine verdiği bilgiye göre yaralıların arasında bir Türk bulunuyor. Havaalanındaki Türk görevli, çalışma arkadaşından haber alamadığını ve daha sonra hastaneye kaldırıldığını öğrendiklerini ifade etti. Görevli, önce silah seslerinin duyulduğu, ardından patlamanın gerçekleştiği bilgisini verdi.

    15.25 ‘SALDIRGANLAR KAÇMIŞ OLABİLİR’

    Belçika Federal Başsavcısı Frederic Van Leeuw, saldırganların kaçmış olabileceğini ifade ederek “Soruşturmayı yürütenler saldırganları tespit etmek ve kaçıp kaçmadıklarını belirlemek için çalışıyor” dedi.

    © REUTERS/
    Belçika televizyonu VRT de, havaalanında yaralanan 81 kişinin çoğunun bacaklarında ağır yaralar oluştuğunu ve bu durumun bombanın bir valize yerleştirilmiş olabileceğine işaret ettiğini aktardı.

    15.20 NÜKLEER SANTRAL TAHLİYE EDİLİYOR

    Belçika basını Brüksel’in doğusundaki Tihange nükleer santralinin tahliye edildiğini bildirdi.

    15.10 ‘AVRUPA KALBİNDEN VURULDU’

    Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, Eyfel Kulesi’nin bu akşam Belçika bayrağının renkleriyle aydınlatılacağını ifade ederek, “Bugün Avrupa kalbinden vuruldu” diye konuştu.

    15.06 ‘PATLAMAMIŞ BOMBA YÜKLÜ KEMER BULUNDU’

    Belçika kanalı VTM’ye göre polis, havaalanında patlamamış bir bomba yüklü kemer bulundu. Belçika basını, bombanın kontrollü olarak imha edildiğini duyurdu.

    15.00 RUSYA’NIN WASHINGTON BÜYÜKELÇİLİĞİ’NDE GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILDI

    Rusya’nın Washington Büyükelçiliği Sözcüsü Yuriy Melnik, Brüksel’de yaşanan terör saldırılarının ardından büyükelçilikteki güvenlik önlemlerinin artırıldığını açıkladı.

    © AA/ Yasin Bülbül
    Erdoğan’ın Brüksel mesajında İstanbul ve Ankara vurgusu

    14.55 ‘LONDRA’YA YÖNELİK SALDIRI İSTİHBARATI YOK’

    Londra Belediye Başkanı Boris Johnson, Brüksel’de ölenler arasında bir İngiltere vatandaşı olabileceğini belirterek, Londra’ya yönelik bir saldırı istihbaratı olmadığını ancak güvenlik önlemlerinin artırıldığını söyledi.

    ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin sözcüsü de, Kerry’nin Brüksel’deki durumu yakından takip ettiğini belirtti. FBI’ın da Brükseli güvenlik yetkilileriyle koordinasyon içinde olduğu kaydedildi.

    Belçika’daki saldırıları Kanada Başbakanı Justin Trudeau da kınadı. Twitter hesabından bir açıklama yapan Trudeau “Bugün Brüksel’de gerçekleştirilen acınası terör saldırısını güçlü şekilde kınıyorum. Düşüncelerim kurbanlarla, Belçika ve AB’nin yanındayız” diye yazdı.

    14.53 HALKA ‘DIŞARI ÇIKMAYIN’ ÇAĞRISI

    Brüksel Açık Üniversitesi (VUB), üniversiteye yönelik bir terör saldırısı ihbarı alındığını duyurdu ve öğrenciler ile personele dışarı çıkmama çağrısı yaptı. Belçika Kriz Merkezi de, tüm okullara ve iş yerlerine ‘Bulunduğunuz yerde kalın’ çağrısı yaptı.

    14. 45 YARALI SAYISI 150’Yİ AŞTI

    Metroda yaralananların sayısının 73’ü, havaalanında ise 81’i bulduğu açıklandı.

    14.32 KAN BAĞIŞI ÇAĞRISI

    Belçikalı yetkililer, hastanede çok sayıda ağır yaralı olduğunu bildirerek halka kan bağışı çağrısı yaptı.

    14.23 SURİYE: YANLIŞ POLİTİKALARIN SONUCU

    Suriye hükümeti, Brüksel’deki saldırıları kınadı ve bu saldırıların teröre karşı yanlış politikaların bir sonucu olduğunu belirtti.

    Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı’ndan bir yetkili, bazı ülkelerin terörist gruplara ‘ılımlı muhalifler’ adını verip onları meşrulaştırma çabalarının tehlikesinin bir kez daha görüldüğünü ifade etti. Kaynak, ‘beş yıldan beri çokuluslu tekfirci ve kiralık teröre karşı savaşan Suriye’nin, terörü destekleyen ve himaye eden devletlere sınır koyma konusunda uluslararası çabaların yoğunlaştırılması için bir kez daha çağrı yaptığını da ifade etti.

    14.20 ÖLÜ SAYISI 34’E YÜKSELDİ

    Devlet televizyonu VRT, ölü sayısının 34’e yükseldiğini, metrodaki saldırıda 20, havaalanındaki saldırılarda ise 14 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

    GÖÇMEN ÇOCUK: BRÜKSEL İÇİN ÜZGÜNÜZ

    © REUTERS/ Fedja Grulovic
    Binlerce sığınmacının haftalardır beklediği Yunanistan’ın Makedonya sınırındaki bir çocuk, Brüksel’de yaşanan saldırıların ardından bir pankart hazırladı: Brüksel için üzgünüm.

    14.17 ‘YAYIN YASAĞI’ ÇAĞRISI

    Belçika polisi saldırıların ardından şüphelilere yönelik operasyon başlatarak bazı evlere baskınlar düzenledi. Bazı Belçikalı yetkililer ise, saldırılara yönelik soruşturma konusunda medyaya ‘yayın yasağı’ getirilmesi çağrısı yaptı. Belçika Adalet Balanlığı, kaçan zanlılar olabileceğini belirterek olayla değil soruşturmayla ilgili olarak basından haber yapmamasını istedi.

    14.14 KRALİYET AİLESİ: ENDİŞELİYİZ

    CNN televizyonu, kraliyet ailesinin Brüksel’in hemen dışına bulunan saraydan tahliye edildiğini iddia etti.

    Kraliyet sözcüsü iddiayı yalanlarken, Kral Philippe ve Kraliçe Mathilde yazılı bir açıklama yayınlayarak saldırılardan dolayı çok endişeli olduklarını belirtti ve “Düşüncelerimiz kurbanların, ailelerinin ve acil servis ekiplerinin yanında” ifadelerini kullandı.

    14.10 ‘AB BELÇİKA HÜKÜMETİNE YARDIM EDECEK’

    AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB’nin Belçika ve Avrupa’nın genelinde terör tehdidi ile mücadele için yardım sağlayacağını açıkladı. Tusk’ın açıklaması şöyle: “Brüksel, Avrupa kurumlarına ev sahipliği yapıyor, bu nedenle Belçika hükümeti ve halkına cömertliği nedeniyle teşekkür ediyoruz. Avrupa Birliği, şimdi bu dayanışmanın karşılığını verecek ve Brüksel, Belçika ve tüm Avrupa’ya terör tehdidi ile mücadelesinde yardım görevini yerine getirecektir.”

    14.08 TRUMP: BEN OLSAM SINIRLARI KAPATIRDIM

    Saldırıların ardından konuşan ABD’nin Cumhuriyetçi başkan aday adaylarından Donald Trump da, Batı ülkelerinin cihatçı militanlarla savaşını sertleştirmesi gerektiğini kaydetti. Fox News’e konuşan Trump, “Ben olsam sınırlarımızı kapatırdım” dedi.

    14.06 ‘RUS İSTİHBARATI, TERÖR ÖNLEMLERİNİ ARTIRDI’

    Rusya Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkan Yardımcısı Yevgeniy Serebrennikov, terör tehdidinin yükseldiğine işaret eden veriler nedeniyle Rus istihbarat servislerinin terörle mücadele önlemlerini artırdığını belirtti. Serebrennikov, oluşan tehditlere karşı koymak amacıyla her türlü önlemin alındığını ifade etti.

    14.01 HİZBULLAH: AVRUPA, ORTADOĞU’YU YAKAN ATEŞTE YANIYOR

    Hizbullah, Avrupa’nın Suriye ve Ortadoğu’da yakılan ateşin aynısında yandığını belirtti. Saldırıları kınayan Hizbullah’ın açıklamasında, “Özellikle Avrupa’da ve tüm dünyada, bazı rejimlerin Suriye’de ve bölgedeki diğer ülkelerde yaktığı ateşin aynısı yanıyor” denildi.

    13.53 AVRUPA’DA ÜST DÜZEY TERÖR ALARMI

    Saldırılarının ardından Avrupa’nın birçok metropolünde havalimanları ve metrolardaki güvenlik önlemleri üst düzeye çıkartıldı.

    Hollanda, Fransa, İngiltere, Danimarka, Finlandiya, İsveç ve Norveç’ teki havalimanları ile metro istasyonlarında güvenlik önlemleri arttırıldı.

    Oslo Polisi Twitter üzerinden yaptığı açıklamada Brüksel’deki terör saldırılarının ardından gerekli önlemlerin alındığını ve gelişmelerin sürekli değerlendirildiğini açıkladı. Kopenghag polisinin havalimanları ile stratejik noktalarda varlığını arttırdığı, Danimarka polisinin en üst düzeyde alarma geçirildiği polis kaynakları tarafından açıklandı.

    Stockholm polisi basın sözcüsü Lars Byström Arlanda ve Bromma havalimanlarında polis varlığını artırdıklarını, belli noktalardaki kontrolleri sıkılaştırdıklarını açıkladı. Polis istihbahrat birimi şefi Annika Eriksson’da sürekli durum değerlendirmesi yapıp, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmasına yardımcı olduklarını belirtti.

    13.51 ‘SALDIRIYI IŞİD ÜSTLENDİ’ İDDİASI

    13.50 RTBVINFO’YA GÖRE HAVALİMANINDA BİR KALAŞNİKOF BULUNDU
    ​Haberde, havaalanında ayrıca çok sayıda silah bulunduğu da belirtildi.

    13.49 Belçika Kamu Sağlığı Bakanı Maggie de Block, havaalanındaki patlamalarda 11 kişinin öldüğünü ve 81 kişinin yaralandığını belirtti.

    13.48 AMERİCAN AİRLINES’TAN YALANLAMA

    American Airlines, patlamanın kendi kontuarı (gişe) önünde gerçekleştiği yönündeki haberleri yalanladı.

    13.45 AVRUPA KOMİSYONU’NDA BAYRAKLAR YARIYA İNDİRİLDİ

    13.43 FRANSA CUMHURBAŞKANI HOLLANDE: BELÇİKA HALKININ YANINDAYIM

    Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Twitter’da paylaştığı mesajda Belçika halkına dayanışma mesajını iletip saldırıları tüm Avrupa’nın hissettiğini belirtti.

    13.37 NATO: TERÖR ÖZGÜRLÜKLERİMİZİ ALIP GÖTÜREMEYECEK

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, İttifak’ın merkezinin de bulunduğu Brüksel’de yaşanan saldırıların ardından yaptığı açıklamada, “Burada, Brüksel’de nu sabah yaşanan saldırılardan dolayı derin üzüntü içindeyim” dedi.

    Saldırıları ‘korkakça’ olarak tanımlayan Stoltenberg, “Değerlerimiz ve açık toplumlarımıza yönelik bir saldırı. Terör demokrasimizi yenemeyecek, özgürlüklerimizi alıp götüremeyecek” ifadelerini kullandı.

    13.36 BOMBALAR VALİZDE MİYDİ?

    Patlamanın yaşandığı yerlerden Zaventem Havaalanı’ndaki bir çalışan, ilk bomba patlamadan önce bir kişinin Arapça bağırdığını duyduğunu söyledi. Hayatını kaybedenlerin bacaklarının parçalandığını kaydeden Alphonse Youla isimli havaalanı  çalışanı, bu durumun bombanın valizde olabileceğini gösterdiğini ifade etti.Youla, bir kişinin Arapça bağırmasının hemen ardından terminalin cam tavanının çöktüğünü belirterek “Bacakları parçalanmış beş ölünün çıkarılmasına yardım ettim” dedi.

    Belçika televizyonu VRT de, havaalanında yaralanan 81 kişinin çoğunun bacaklarında ağır yaralar oluştuğunu ve bu durumun bombanın bir valize yerleştirilmiş olabileceğine işaret ettiğini aktardı.

    13.35 SLOVENYA DIŞİŞLERİ: BİR DİPLOMATIMIZ YARALANDI

    13.14 Beyaz Saray: Başkan Barack Obama Küba’da Belçika saldırıları ile bilgilendirildi

    13.13 RUSYA’DAKİ TÜM HAVALİMANLARINDA GÜVENLİK SEVİYESİ YÜKSELTİLİYOR

    © AA/ Dursun Aydemir
    IŞİD destekçilerinden Brüksel saldırılarına övgü

    Rusya Havacılık Kurumu (Rosaviatsiya), ülke genelindeki tüm havalimanlarında güvenlik seviyesinin yükseltilmesi yönünde karar alındığını açıkladı.

    Rosaviatsiya’dan yapılan açıklamada, güvenlik seviyesinin yükseltilmesi için tüm havalimanlarına gerekli talimatın gönderildiği belirtildi.

    Öte yandan açıklamada, Rusya ve Brüksel arasındaki hava trafiğinin kapatılmadığı, ancak Brüksel’e sefer düzenleyen uçakların AB ülkelerindeki farklı havalimanlarına yönlendirileceği ifade edildi.

    13.12 HAVALİMANINDAKİ SALDIRI RESMEN ‘TERÖR EYLEMİ’

    Belçika Federal Savcılığı, havalimanındaki terör saldırılarının intihar bombacısı tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini açıkladı. Federal Savcı Frederic Van Leeuw, “Toplamda 3 patlama gerçekleşti. 2’si havalimanında, 1’i metroda” ifadelerini kullandı. Van Leeuw, toplamda ölü sayısının 28’e çıktığını da duyurdu.

    Federal Savcı, havalimanı saldırısını gerçekleştiren faillerin tespit edilmesi ve teröristlerin kaçıp kaçmadıklarının belirlenmesi için her türlü çabanın sarf edildiğini kaydetti.

    13.07 GÖZALTI İDDİALARI GELİYOR

    Kuzey İstasyonu yakınlarında 2 erkeğin gözaltına alındığı iddia edildi:

    13.05 Brüksel’de telefon hatları yoğunlunluktan dolayı çalışmıyor. Yetkililer, halktan iletişim için mesajı kullanmasını istiyor.

    12.52 BFM TV’nin haberine göre, Belçika istihbaratı dün saldırı hazırlığıyla ilgili istihbarat elde etti. Ancak istihbarat servisi, muhtemel saldırıların yeri ve zamanı hakkında bilgi edinemedi.

    12.50 BELÇİKA BAŞBAKANI: KORKTUĞUMUZ OLDU

    Saldırlar ardından kameralar karşısına geçen Belçika Başbakanı Charles Michel, “Korktuğumuz oldu. Bir kör saldırının hedefi olduk” dedi. “Bu, ulusumuz için karanlık bir gün. Sakinlik ve dayanışmaya ihtiyacımız var” diyen Michel, saldırılarda çok sayıda ölü ve yaralının olduğunu doğruladı.

    Michel ayrıca, saldırıların geçen hafta Brüksel’de yakalanan Paris zanlısı Salah Abdeslam’la bağlantısının olup olmadığının henüz netleşmediğini söyledi.

    12.46 BRÜKSEL’DE YENİ SALDIRI YOK

    Polis tarafından kapatılan metro istasyonu yakınlarındaki La Loi Caddesi’nde küçük çaplı patlamalar meydana geldiği ama bunun yeni bir saldırı olmadığı belirtildi. Duyulan seslerin, bomba imha ekibinin şüpheli bir paketi etkisiz hale getirmeye çalışması sırasında çıktığı kaydedildi.

    12.41 Metro yetkililerinin açıklamasına göre metroda 15 kişi öldü, 55 kişi de yaralandı.
    12.40 MOGHERINI: AVRUPA İÇİN ÇOK ÜZÜCÜ BİR GÜN
    © REUTERS/ Muhammad Hamed
    Ürdün Dışişleri Bakanı Nasır Cevdet ile yaptığı basın toplantısı sırasında Brüksel saldırıları hakkında konuşan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini gözyaşlarını tutamadı.

    12.36 FRANSA BAŞBAKANI MANUEL VALLS: SAVAŞTAYIZ

    Acil olarak düzenlenen hükümet toplantısında konuşan Valls, “Avrupa
    savaş halinde. Son birkaç ayda AB’de savaş nedeni sayılabilecek olaylar yaşandı.
    Terör tehdidi en yüksek seviyede kalacak” dedi.

    ALMANYA İÇİŞLERİ BAKANI: SALDIRININ HEDEFİ TÜM AVRUPA

    Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, saldırıların sadece Belçika’yı değil tüm Avrupa’yı ve Avrupa’nın
    özgürlüğünü hedef aldığını belirterek “Saldırıda uluslararası havaalanı ve AB
    kurumlarına yakın bir metro istasyonu gibi net hedefler varmış gibi görünüyor. Bu
    durum saldırıların sadece Belçika’ya değil bizim özgürlüğümüze, dolaşım
    özgürlüğüne ve AB’deki herkese karşı olduğunu gösteriyor” diye konuştu.

    12.33 Belçika Milli Takımı, kurbanlara saygı için bugünkü antrenmanı iptal etti.

    12.32 Fransa, saldırının ardından 1600 ek asker konuşlandırma kararı aldı. Belçika da Brüksel’e ilaveten 225 asker gönderiyor.

    12.25 THY PİLOTU PATLAMA SONRASI YAŞANANLARI ANLATTI

    THY’nin Brüksel-İstanbul uçağının pilotu Alp Büyükkara Brüksel Havalimanı’nda meydana gelen patlama sonrası yaşananları sosyal medya hesabından anlattı:

    © AFP 2016/ EMMANUEL DUNAND
    Dünya şimdi de ‘Je Suis Bruxelles’ dedi

    ‘UÇAKTA MAHSUR KALDIK’

    Uçakta mahsur kaldık. Havalimanında bomba patlamış, operasyon durdu. Kapı kapatan uçaklar ortada kaldı. Terminaller boşaltıldı. Kapı kapatan uçaklar kaldı ortada. Tüm personel gitti. İnecek olsak körüğü yanaştıracak adam yok. Apron kısmı güvenli olduğundan uçaklar bekletiliyor. Terminalden çıkan yolcu ve personel de bir alanda toplanıyor. Şu an apron güvenli deniliyor, dolayısıyla kapı kapatan uçakları oldukları pozisyonda tutuyorlar. Uçaktakiler ne olacak otorite karar vermedi. Ama havalimanındaki binalar komple boşaltıldı. Şu an biz steril kısımda farz ediliyoruz; ama güvenlikten sonra girilen binalar boşaltıldı. Dolayısıyla ufak da olsa stres var insanlarda. Apronda korkulacak bir durum yok.

    ‘KULE KİMSEYE ULAŞAMIYOR’

    Kule biraz evvel KLM ile konuştu, ‘Kimseye ulaşamıyorum’ dedi. TR saati ile 20:00’a kadar kapandı liman, Bizde operasyonla konuşup karar veririz birazdan. Uçaktan insek neyapılacak ona karar vermemiz lazım. Uçak şu an daha güvenli; ama 9.5 saat bekleyecek değiliz elbette. Kule ile konuştum. ‘Kimseye ulaşamıyorum. Haber alsam ulaşacağım size. Yolcular uçakta mı? diye sordu”, evet dedim şimdilik öyle.”

    12.16 Belçika’daki nükleer tesislerin bulunduğu alanlarda da güvenliğin artırılması bekleniyor.

    12.11 Belçika basını ve Brüksel itfaiyesi Sözcüsü Pierre Meys, havalimanındaki çifte saldırılarda 11, Molenbeek metro istasyonundaki patlamada 10 kişi öldüğünü aktardı.

    12.10 SAVCILIK: PATLAMALARIN TAMAMI İNTİHAR SALDIRISI

    Savcılık Brüksel’de Zaventem Havaalanı ve metro istasyonlarındaki patlamaların tamamının intihar saldırısı kaynaklı olduğunu açıkladı.

    12.07 TÜRKİYE BAŞBAKANI AHMET DAVUTOĞLU: SALDIRILARI LANETLİYORUM

    Davutoğlu “Sabah saatlerinde Brüksel’de meydana gelen ve terörün küresel yüzünü bir kez daha gösteren saldırıları lanetliyorum” dedi.

    Davutoğlu şöyle devam etti: “Belçika Hükümeti ve halkına taziyelerimi sunuyor, milletimiz adına dayanışma duygularını paylaşmak istiyorum.

    Geçen hafta Brüksel’deydik. Bugün burada tekrar küresel teröre, DEAŞ, PKK, DHKP-C ya da her türlü teröre karşı bütün insanlığı birlikte hareket etmeye davet ediyorum.”

    12.05 Belçika Başbakanı Charles Michel de halktan evlerinde kalmalarını istedi:

    11.59 Tass haber ajansına konuşan Rus Aeroflot Havayolları’ndan bir yetkili, Brüksel’e uçan Aeroflot uçağının Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da bir havalimanına iniş yaptığını söyledi.

    Aeroflot’un bu akşam Moskova’dan Brüksel’e yapılacak iki seferini iptal ettiği belirtildi.

    11.58 ‘2. DÜNYA SAVAŞI’NDAN BU YANA YAŞANAN EN KARANLIK GÜN’

    Anvers Belediye Başkanı ve N-VA Parti Lideri Bart De Wever: Ülkemiz 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en karanlılık gününü yaşıyor

    © AA/
    Erdoğan: O bombalar sizin ülkenizde patladığında çok geç olacak

    ERDOĞAN, ‘BU BOMBALARIN BRÜKSEL’DE PATLAMAMASI İÇİN HİÇBİR NEDEN YOK’ DEMİŞTİ

    ​Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 18 Mart’ta “Brüksel’de veya AB’nin herhangi bir şehrinde bu bombalarının patlamaması için hiçbir sebep yok” demişti.

    11.55 Fransız Le Monde Gazetesinin birinci sayfa karikatürlerini çizen Jean Plantu’nun Belçika’yla dayanışma için çizdiği karikatür sosyal medyada paylaşılmaya başlandı:

    11.52 Fransa-Belçika sınırında karayolu geçişleri kapatıldı.

    11.48 ZAVENTEM HAVALİMANI YARIN 18.00’E KADAR KAPALI KALACAK

    11.46 Metroda meydana gelen patlamada 10 ölü olduğu aktarılmasına rağmen VRT can kaybı yaşanmadığını duyurdu.
    11.42 BELÇİKA PARLAMENTOSU, BAŞBAKANLIK BİNASI BOŞALTILDI; AB TOPLANTILARI İPTAL
    11.36 Paris, Londra ve Brüksel arasında hizmet veren Eurostar, Brüksel’e tüm tren seferlerini iptal etti.

    11.33 NATO DA BRÜKSEL’DEKİ MERKEZLERİNDE GÜVENLİĞİ ARTIRDI

    11.31 Brüksel’deki tüm AB kurumlarındaki alarm seviyesi turuncuya yükseltildi.

    11.30 Paris’te bulunan ve Belçika-Hollanda istikametindeki trenlerin de kullandığı Kuzey Garı (Gare du Nord) tahliye ediliyor.

    11.29 İSRAİL, AVRUPA’YA BÜTÜN UÇUŞLARI İPTAL ETTİ

    11.28 Fransa’nın ardından Hollanda da havalimanlarındaki güvenlik önlemlerini artırdı.

    11.27 Belçika ulaştırma yetkilileri, Molenbeek istasyonunda patlama olduğunu doğruladı.

    Sputnik
    Putin: Terörün sınır tanımadığı bir kez daha kanıtlandı

    11.20 PUTİN: BRÜKSEL’DEKİ SALDIRILAR BARBARCA

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Brüksel’deki patlamalarla ilgili açıklamasında, terörün sınır tanımadığının ve tüm insanlığı tehdit ettiğinin bir kez daha kanıtlandığını vurguladı.

    Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’un verdiği bilgiye göre, Putin saldırıların barbarca olduğunu vurguladı. Putin, saldırıları kınadı.

    11.17 ‘RUS TURİSTLER OLABİLİR’

    İnterfaks ajansına konuşan Rusya Turizmciler birliği Sözcüsü İrina Turina, Brüksel’deki havalimanında Rus turistlerin olabileceğini söyledi. Turina “Brüksel’de Rus turistler olabilir, zira Brüksel özellikle bireysel yolculuklar açısından popüler bir nokta. 2015 yılında Rusya’dan Belçika’ya 46,7 bin tur gerçekleştirilmişti” ifadelerini kullandı.

    11.13 BELÇİKA BASINI: HAVALİMANINDA 13, METRODA 10 YARALI VAR

    11.12 ‘PATLAMALARDA HAYATINI KAYBEDEN RUS VATANDAŞI YOK’

    Rusya Büyükelçiliği Basın Ataşesi Nadejda Petrova, ilk belirlemelere göre, Brüksel’deki patlamalarda hayatını kaybedenler arasında Rus vatandaşı bulunmadığını açıkladı.

    11.09 İNGİLTERE DE OLAĞANÜSTÜ TOPLANIYOR

    Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın ardından İngiltere Başbakanı Cameron da güvenlik yetkililerinin dahil olduğu COBRA grubunu olağanüstü toplantıya çağırdı.

    11.07 KRİZ MERKEZİ: DIŞARI ÇIKMAYIN

    Brüksel’deki tüm toplu ulaşım durduruldu. Belçika Kriz Merkezi vatandaşlardan dışarı çıkmamalarını ve oldukları yerde kalmalarını istedi.

    11.06 Uçakların yönlendirildiği Almanya Frankfurt ve Fransa Charles de Gaulle Havaalanları’nda da güvenlik önlemleri arttırıldı.

    11.05 THY, bugün İstanbul’daki havalimanlarından Brüksel’e yapacağı iki tarifeli seferi karşılıklı iptal etti.

    11.03 HAVALİMANINDA PATLAYICI YÜKLÜ 3 KEMER BULUNDU

    10.57 İSVEÇ: DEMOKRATİK AVRUPA’YA YAPILMIŞ BİR SALDIRI

    İsveç Başbakanı Stefan Lövfen patlamaları ‘demokratik Avrupa’ya karşı yapılmış bir saldırı’ olarak niteledi.

    10.50 ELYSEE’DE ZİRVE

    Paris’teki havalimanında da güvenlik sıkılaştırıldı. Fransa Başbakanı Manuel Valls, Savunma Bakanı Jean Yves le Drian, İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve, yerel saatle 10.00’da (TSİ 11.00) Elysee Sarayı’nda Cumhurbaşkanı François Hollande ile bir araya gelecek.

    10.47 SAVCILIK: HAVALİMANINDAKİ PATLAMA İNTİHAR SALDIRISI

    10.43 Tüm metro ağı kapatıldı.
    10.38 İKİ METRO İSTASYONUNDA DAHA 3 PATLAMA

    Brüksel’de iki metro istasyonunda 3 patlama daha yaşandı.

    ​Patlama yaşanan durakların AB kurumlarına yakın bir alanda bulunan Molenbeek, Schuman and D’Arts-Loi olduğu belirtiliyor.
    ​Avrupa Komisyonu da personeline evden çıkmamaları çağrısı yaptı.

    10.30 Hastane yetkilileri en az 10 ölü, 30 yaralı olduğunu aktardı.

    10.22 ABDESLAM’IN YAKALANDIĞI VE ‘TERÖR YUVASI’ MOLENBEEK’TEKİ METRODA PATLAMA: 1 ÖLÜ

    Reuters ajansı Paris saldırganı Abdeslam’ın yakalandığı ve Paris saldırılarından bu yana polis operasyonlarının hedefinde olan Molenbeek ve Schuman metro istasyonlarında patlama olduğunu öne sürdü.

    ​Patlamanın AB binalarına yakın Molenbeek durağında yaşandığı ve 1 ölü olduğu aktarıldı.
    Uzmanlar Abdüsselam’ın Avrupa’da yeni eylemler planladığı uyarısında bulunmuştu.

    10.19 Russia Today’e (RT) göre ölü sayısı 17’ye çıktı.

    Surveillance video of the moment when explosion happened at the airport of #Brussels. #Brusselsattack pic.twitter.com/bKqeH9xhOA

    10.14 BELÇİKA’DA TERÖR TEHDİDİ ALARMI EN YÜKSEK SEVİYE OLAN 4’E ÇIKARTILDI

    Belçika İçişleri Bakanı Jan Jambon ülkede terör alarmı en üst seviyeye çıkartıldığını duyurdu.

    10.10 ‘ASIL HEDEF GİRİŞ SALONUYDU’

    Sputnik’e konuşan bir güvenlik kaynağı, patlamaların hedefinin giriş salonu olduğunu ama henüz net bir ölü veya yaralı sayısı veremeyeceklerini söyledi.

    10.07 BELÇİKA BASINI: 14 ÖLÜ, 31 YARALI

    Belçika basını 14 ölü, 31 yaralı olduğunu yazdı.

    Brüksel’deki ABD Büyükelçiliği, patlamaların American Airlines kontuarı yakınlarında gerçekleştiğini doğrulamaya çalışıyor.

    10.03 İstanbul’dan Brüksel’e giden THY uçağı Liege’e yönlendirildi.

    10.01 ‘ATEŞ AÇILDI VE ARAPÇA BAĞIRMA SESLERİ DUYULDU’

    Belçika’nın Belga haber ajansına göre görgü tanıkları patlamalardan önce silahla ateş açıldığını ve Arapça bağırma sesleri duyduklarını anlattı.

    09.58 Havalimanında başka bomba ve patlayıcılar bulunduğu iddia edildi.
    09.51 Sputnik International Belçika ulusal kanalı RTBF’ye dayandırdığı haberinde patlamalarda 11 kişinin öldüğünü, 21 kişinin de yaralandığını yazdı. Reuters ajansı da 1 ölü olduğunu aktardı.

    Brüksel’deki havalimanında yerel saatle 08.00’de yaşanan patlamaların apron ve terminal binasında meydana geldiği belirtildi.

    ​A ve B terminallerinin camlarının tamamen parçalandığı, 10 kişinin çoğunun da cam kırıkları yüzünden yaralandığı aktarıldı.

    İngiliz Sky News kanalına göre patlamalar, American Airlines kontuarları yakınındaki bir alanda yaşandı.

    Brüksel Valisi, patlamaların büyük ihtimalle terör saldırısı olduğu bilgisini verdi.

    ​Havalimanına giden raylı sistemlerin seferleri durduruldu, hiçbir uçağın da iniş ve kalkışına ikinci emre kadar izin verilmeyecek. Ayrıca yolcuların hepsi havalimanından tahliye edildi. Havalimanının karşısındaki otel, hastaneye çevrildi.

    ​Sky News’in patlama anına tanık olan muhabiri Alex Rossi “Duty free bölgesindeydim. İki büyük patlama sesi duydum. Binanın hareket ettiğini hissettim. Her yer toz ve dumanla kaplanmıştı. Patlama sesinin geldiği yere doğru gittim, insanlar şoke olmuştu ” dedi.

    PARİS ZANLISI ABDESLAM’IN YAKALANMASINDAN SONRA ‘MİSİLLEME SALDIRISI’ MI?

    Patlamanın, Paris’te 13 Mart’ta 130 kişinin öldüğü saldırının zanlıların Salah Abdeslam’ın cuma akşamı Brüksel’in Molenbeek semtinde yakalanması sonrası, kentin yeni saldırılar olabileceği ihtimaline karşı alarma geçirildiği bir döneme denk gelmesi dikkat çekti. Nitekim özellikle Fransız polisi, Abdeslam’ı yakalama operasyonun ardından Abdeslam’la bağlantılı bazı kişilerin Belçika’nın başka bölgelerine kaçtığı uyarısı yapmıştı.

  • SİNAN MEYDAN’IN BÜTÜN DÜNYA DERGİSİNDEKİ YAZILARINA SON VERİLDİ..

    SİNAN MEYDAN’IN BÜTÜN DÜNYA DERGİSİNDEKİ YAZILARINA SON VERİLDİ..

    8891

    23.3.2016

    CUMHURİYET TARİHİ UZMANI SİNAN MEYDAN’IN
    BÜTÜN DÜNYA DERGİSİNDEKİ YAZILARINA SON VERİLDİ..

    Sinan Meydan, Sosyal medyadan yaptığı açıklamada şunları söyledi:
    “Bütün Dünya dergisindeki yazılarıma bu maille son verildi.Nedenini sorduğumda aldığım cevap:”Ankara’dan istediler!” 18:23 – 22 Mar 2016

  • Türkiye’deki çocuk tecavüzleri Twitter gündeminde: #stopchildrapeinturkey

    Türkiye’deki çocuk tecavüzleri Twitter gündeminde: #stopchildrapeinturkey

    Karaman’da, Ensar Vakfı ve Karaman Anadolu İmam Hatip ve İmam Hatip Lisesi Mezunları ve Mensupları Derneği’ne (KAİMDER) yakın kişilerin kiraladığı evlerde kalan erkek öğrencilere tecavüz edildiği iddiası, ‘Türkiye’de Çocuk Tecavüzünü Durdurun’ (#stopchildrapeinturkey) etiketiyle Twitter’da da gündem oldu.

    BirGün’den Serbay Mansuroğlu, Karaman merkezde bir okulda görev yapan Eğitim Bir Sen üyesi sınıf öğretmeni M.B.’nin özel ders için gittiği çeşitli evlerde öğrencilere tecavüzde bulunduğu iddiasını haberleştirmişti. Mansuroğlu’nun haberinin ardından 10 erkek öğrenciye cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuklanan sınıf öğretmeni 54 yaşındaki Muammer B., hakkında toplam 350 yıl istemiyle Karaman Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.

    Konuyla ilgili olarak, #stopchildrapeinturkey etiketiyle sosyal medya üzerinden kampanya başlatıldı. Dünya basınına ve kamuoyuna çocuk tecavüzlerini durdurma çağrısı yapılan hashtag, Twitter’da dünya genelinde en çok konuşulanlar (TT) arasında 2. sırada yerini alırken, Türkiye gündeminin ise ilk sırasında kendine yer buldu.

    Sosyal medya kullanıcıları, adı tecavüz skandalında yer alan Ensar Vakfı’nın sponsorlarından Turkcell’e de tepki gösterdi. Kullanıcılar, Turkcell’in vakfın sponsorluğundan çekilmesi çağrısında bulundu.

    İlgili konular:
    Ensar Vakfı’ndaki tecavüz zanlısı için 350 yıl istendi
    AK Partili vekil: İnadına Ensar Vakfı’na sahip çıkacağız
    Etiketler:
    stopchildrapeinturkey, tecavüz, cinsel istismar, Ensar Vakfı, Turkcell, Twitter, Serbay Mansuroğlu, Karaman, Türkiye

    Facebook hesabınızla yorum yapınSputnik hesabınızla yorum yapın
  • 30 ÖLÜ ve 170 YARALI…AVRUPA KAYNAKLARINDAN BIR ÖZET….What You Need To Know About The Brussels Attacks

    30 ÖLÜ ve 170 YARALI…AVRUPA KAYNAKLARINDAN BIR ÖZET….What You Need To Know About The Brussels Attacks

    On Tuesday morning, Brussels became the newest victim of terrorism. Two explosions at Zaventem airport left 14 dead and many injured. One of the explosions is believed to have originated from a suitcase bomb, the other from a suicide bomber. The metro system was attacked an hour later, leaving 20 killed and many injured at the Maelbeek station. The Islamic State has claimed responsibility for the attacks.

    Between the two attacks at least 170 are injured, according to new reports. “We were fearing terrorist attacks, and that has now happened,” Belgian Prime Minister Charles Michel said at a news conference, reported by The New York Times. The attacks were “blind, violent, cowardly.”

    Molenbeek is a suburb of Brussels known as a hotbed for terrorist recruitment and activity. Salah Abdeslam, a Belgian-born French citizen, was apprehended four days ago in Molenbeek and charged for his involvement in the Paris attacks in November. Police believe the Paris attacks, in which more than 130 were killed, were planned in Brussels.

    Some residents of Molenbeek have spoken to reporters, though doing so is dangerous. CNN reports that young people there feel marginalized and have few economic opportunities, making them particularly susceptible to radicalization. Whatever the reason, more residents of Belgium have left to join fighters in Syria and Iraq than from any other Western European country.

    Belgium has come under harsh critique for their response to terrorism in the past. Molenbeek’s mayor was given a list of suspects in the neighborhood a month before the Paris attacks. She was criticized for not acting when two of these suspects were implicated in the Paris incident.

    Belgium’s Interior Minister Jan Jambon promises that the country is doing all it can: “One-and-a-half years ago, we had 15 persons per month leaving for Syria or Iraq, now it’s less than five,” he told CNN.

    Countries across Europe and the world have ramped up security measures in the wake of these latest attacks. Belgium’s neighbors have tightened border security. France has sent hundreds of police officers to its transportation hubs — trains, airports and ports.

    The international community has responded with support and solidarity:

    • French Prime Minister Manuel Valls said: “We are at war. In Europe we have been subjected to acts of war for several months.”
    • British Prime Minister David Cameron called for Europe to “stand together against these appalling terrorists and make sure they can never win.”
    • Russian President Vladimir Putin said the attacks “show once more that terrorism knows no borders and threatens people all over the world.”
    • US President Obama announced that “this is yet another reminder that the world must unite. We must be together regardless of nationality or race or faith in fighting against the scourge of terrorism.”
    • Germany’s Justice Minister, Heiko Maas Tweeted: “Today is a black day for Europe. The horrible events in Brussels affect us all. We are steadfastly at the Belgians’ side.
    • Swedish Prime Minister Stefan Löfven called the attacks an “attack against democratic Europe.”
    • European Union leaders issued a joint statement: “This latest attack only strengthens our resolve to defend the European values and tolerance from the attacks of the intolerant. We will be united and firm in the fight against hatred, violent extremism and terrorism.”

    Commentators worry about the impact these and other attacks might have on open borders in the European Union. Immigration checks were already implemented in several countries following the attacks in Paris.

    Meanwhile, Islamic State press operatives released this brief statement: “Islamic State fighters carried out a series of bombings with explosive belts and devices on Tuesday, targeting an airport and a central metro station in the center of the Belgian capital Brussels, a country participating in the international coalition against the Islamic State.”

    “Islamic State fighters opened fire inside Zaventem Airport, before several of them detonated their explosive belts, as a martyrdom bomber detonated his explosive belt in the Maalbeek metro station. The attacks resulted in more than 230 dead and wounded.”

    Story Developing….CNN Reports, at least 30 now dead as a result of these attacks.

    —Erin Wildermuth

    Erin is a freelance writer, photographer and filmmaker. She is passionate about moving beyond party politics to identify pragmatic solutions to social, economic and political problems. Her writing has appeared in the Washington Times, the American Spectator, Doublethink and Scuba Diver Magazine. She spends her free time scuba diving, snowboarding and ravenously reading popular nonfiction. Erin holds a master’s degree in International Political Economy from the London School of Economics.

    Sources:

  • Türk Milliyetçisi, hümanist, Atatürkçü bir ozan: Veysel Şatıroğlu

    Türk Milliyetçisi, hümanist, Atatürkçü bir ozan: Veysel Şatıroğlu

    pul

    Anadolu Türklüğü ve Türkçe, Alevilere ve bilhassa Alevi Halk Ozanlarına çok şey borçludur. Aleviler ve Alevi Halk ozanları olmasaydı, bugün özellikle Anadolu Türklüğü öksüz ve Anadolu Türkçesi de büsbütün köksüz kalırdı. Çünkü gerek Selçuklu, gerekse Osmanlı dönemlerinde olmak üzere; neredeyse tam 900 sene boyunca Türkçe, devletin resmi dili ve eğitim dili olmaktan çıkarılmış, tamamıyla kırsaldaki Türk halkının emanet ve insafına bırakılmıştır. Selçuklular devlet ve yazışma dili olarak Farsça’yı benimserken, Osmanlılar Arapça-Farsça ve Türkçe karışımı çorba ve yapay bir dil kullanmışlardır. Ta ki 1920 ve 30’lara gelinceye kadar.

    İşte Türklerin büyük ölçüde saray çevresinden ve devlet idaresinden uzaklaştırıldığı ve Türk Milleti’nin, “Türk’üs-Sütur” yani “Eşek Türk” olarak horlandığı bu uzun asırlar boyunca, Türkçeyi ve Türklüğü yaşatanlar hep Anadolu kırsalında yaşayan Türk halkı olmuştur. Özellikle de Aleviler ve Alevi halk ozanları. Belki az çok Sünni inancına mensup halk ozanları da Türkçenin ve Türklüğün taşıyıcısı olmuşlardır ama Alevilerin bu konudaki hizmetleri çok daha belirgindir. Bunun bir sebebi de muhtemelen, büyük ölçüde kırsala mahkum edilen Alevi ibadetlerinin müzik eşliğinde yapılıyor olmasıdır.

    Ancak kanaatimizce bunun en büyük sebebi, yine de saray çevresinden uzaklaştırılan ve sadece asker ve vergi toplama sırasında hatırlanan Anadolu köylüsünün, bu haksızlık karşısındaki isyanını sazıyla ve kendi öz diliyle göstermeye çalışmasıdır. Özetle Anadolu insanı, kol gücüyle zorba idarecilere karşı koyamadıkları ve sürekli kırıma ve kıyıma uğratıldıkları için, dağlara ve sarp yamaçlara çekilerek bu zorbalara karşı sazı ve sözü adeta bir silah gibi kullanmışlar ve bunun için de kendi ana dillerini unutmamışlar ve unutturmamışlardır.

    Avşar Boyu’na mensup olduğu bilinen Tomarzalı (Kayseri) ünlü halk ozanı Dadaloğlu’nun devletin iskan politikası gereği Avşar Yörüklerini zorla yerleşik düzene geçirmeye kalkışması karşısında sazıyla ve sözüyle yapmış olduğu başkaldırı ve isyan çok ünlüdür. İsyanını şu şekilde dile getirir Dadaloğlu:

    Kalktı göç eyledi Avşar elleri,

    Ağır ağır giden eller bizimdir,

    Arap atlar yakın eyler ırağı,

    Yüce dağdan aşan yollar bizimdir.

     

    Belimizde kılıcımız kirmani,

    Taşı deler mızrağımızın temreni(*),

    Hakkımızda devlet etmiş fermanı,

    Ferman padişahın dağlar bizimdir.

     

    Dadaloğlu’m yarın kavga kurulur,

    Öter tüfek davlumbazlar vurulur,

    Nice koç yiğitler yere serilir,

    Ölen ölür kalan sağlar bizimdir.

    __________

    (*Temren: mızrakların ucundaki sivri demir)

    Bu hususta, deyişlerini hala zevkle dinlediğimiz Pir Sultan Abdal’ın tavrı da son derece kayda değerdir. Yıldızelili (Sivas) olan ozanımız, Sivas Valisi Hızır Paşa’nın şahsında zorba idarecilere karşı kendi bireysel isyanı dile getirirken, aslında Anadolu insanın ortak isyanını da dile getirmektedir. Hakkında ölüm fetvası veren Sivas Müftüsü ve Sivas Valisi Hızır Paşa’nın bu tavırları karşısındaki isyanını şöyle dile getirir:

    Fetva vermiş koca başlı Kör Müftü

    Şah diyenin dilin keseyim deyü,

    Satır yaptırmış Allah’ın laneti,

    Ali’yi seveni keseyim deyü.

     

    Hakkı seven aşık geçmez mi candan,

    Korkarım Allah’tan, korkum yok senden,

    Ferman almış Hızır Paşa Sultan’dan,

    Pir Sultan Abdal’ı asayım deyü.

    Belki de devletin kendilerine karşı sergilemiş olduğu olumsuz tutumlar sebebiyle devlet idaresine karşı gelen ve kurtuluşu başka siyasetler izlemekte ve başka siyasetler izleyen güçlere yanaşmakta arayan ozanlarımız da olmuştur zaman zaman. Bunlara en iyi örnek yine Pir Sultan Abdaldır. Osmanlı Sultanı’nın ve onun bölgeye göndermiş olduğu zalim devlet adamlarının şerrinden kurtulmanın bir yolunu da İran şahına yaklaşmak olarak gören Pir Sultan Abdal, bir şiirinde bu durumu şöyle dile getirmektedir:

    Padişah katlime ferman dilese,

    Yine vazgeçmem ala gözlü Şah’ımdan,

    Cellatlar karşımda satır bilese,

    Yine geçmem ala gözlü Şah’ımdan.

     Başka bir şiirinde de yine;

     Hızır paşa bizi berdar etmeden,

    Açılın kapılar Şah’a gidelim,

    Siyaset günleri gelip çatmadan,

    Açılan kapılar Şah’a gidelim,

    diyerek çaresizlik içinde kurtuluşu Şah’a sığınmakta bulur Pir Sultan Abdal.

    Alevi inancına mensup Halk Ozanlarımız hakkındaki genel kanaatimiz yukarıdaki gibi olmakla birlikte, Veysel Şatıroğlu’nun, diğer bir tabirle Aşık Veysel’in benim gönlümdeki yeri bambaşkadır. Ve ben, Veysel’i bütün bu halk ozanları arasında ancak Yunus Emre ile kıyaslayabilirim. Çünkü bana göre Aşık Veysel, 20. asrın Yunus Emre’sidir Türk Milleti için. Zira Veysel, diğerleri gibi, mesela Pir Sultan Abdal gibi siyasete bulaşmaz, Dadaloğlu gibi devlete meydan okumaz. Kim bilir bunun sebebi belki de, diğerlerinin devlet tarafından hor görülmesine karşın, Aşık Veysel’in devlet tarafından himaye görmüş olmasıdır!

    Ancak Yunus Emre’nin de zamanın devleti (Selçuklular) tarafından himaye gördüğü pek söylenemez. Buna karşın Yunus’un şiirlerinde de isyana rastlanmaz. Tıpkı Aşık Veysel gibi, Yunus Emre de şiirlerini arı ve duru bir Türkçe ile ve insan odaklı olarak, insanı merkeze alan bir düşünce (hümanizm) ile söylemiştir. Yani Yunus Emre ile Aşık Veysel’in en önemli ortak yanları, hümanizm ve insan sevgisidir ve ortak yan, Hz. Muhammed’in ünlü Vedâ Hutbesi’nde dile getirdiği üzere bir ortak yandır. Bilindiği gibi Hz. Muhammed, Müslümanlar tarafından bir nev’i “İnsan Haklara Evresel Beyannamesi” olarak kabul edilen ünlü Veda Hutbesi’nde şöyle demiştir: “Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanızda birdir. Hepiniz Ademin çocuklarısınız. Adem ise topraktandır. Arabın Arab olmayana Arab olmayanında Arab üzerine üstünlüğü olmadığı gibi kırmızı tenlinin siyah üzerine siyahında kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur.Üstünlük ancak takvada, Allahtan korkmaktadır. Allah yanında en kıymetli olanınız Ondan en çok korkanınızdır…” 

    Yunus Emre, Hz. Peygamber’den yaklaşık 7 asır sonra bu konuyu şöyle hülasa eder iki ayı dörtlüğünde:

    Elif okuduk ötürü,

    Pazar eyledik götürü,

    Yaratılanı hoş gördük,

    Yaratandan ötürü.

    Bir kez gönül yıktın ise,

    Bu kıldığın namaz değil,

    Yetmiş iki millet dahi,

    Elin yüzün yumaz değil.

    Aşık Veysel ise Hz. Peygamber’den 1300 küsur, Yunus’tan 700 küsur yıl sonra aynı konuda:

    Kürt’ü Türk’ü ne Çerkez’i,

    Hep Ademin oğlu kızı,

    Beraberce şehit gazi,

    Yanlış var mı ve neresi

     

    Yezit nedir, ne kızılbaş,

    Değil miyiz hep bir kardaş,

    Bizi yakar bizim ataş,

    Söndürmektir tek çaresi.

    Her ne kadar tanrı ve peygamber sevgisi de her iki ozanın ortak yanları olsa da bu iki sevgi Yunus’da çok daha kuvvetlidir ve tam anlamıyla aşk seviyesindedir. Son yıllarda Yunus Emre hakkında “Alevi” nitelendirmesi yapılmaktadır. Yunus Emre’deki Allah ve Peygamber vurgusuna bakıldığında; ya Yunus Emre için yapılan “Alevi” tanımı yanlıştır ya da Yunus Emre dönemindeki Alevilik ile bugünkü bazı Alevilik tanımları arasında çok büyük farklar vardır! Eğer Yunus Emre gerçekten Alevi idiyse, bugün Alevilik adı altında savunulan bazı aşırı Alevilik yorumlarına bakarak söylüyorum; Alevilik çok büyük değişikliğe uğratılmıştır ve özellikle kendilerini Alevi olarak tanımlayan bazı müfrit ve münafıklar, Aleviliği neredeyse dinsizlik olarak açıklamaya cüre etmeye başlamışlardır günümüzde.

    Çünkü Yunus’taki Allah ve Peygamber sevgisi, bugün sadece Alevilerde değil, Sünnilerde bile yoktur. İşte size Alevi Yunus’taki Allah sevgisi:

    Aşkın aldı benden beni,

    Bana sana gerek seni,

    Ben yanarım dünü günü,

    Bana sene gerek seni.

     

    Ne varlığa sevinirim,

    Ne yokluğa yerinirim,

    Aşkın ile avunurum,

    Bana sana gerek seni.

     

    Cennet cennet dedikleri,

    Birkaç köşkle birkaç huri,

    İsteyene ver sen anı,

    Bana seni gerek seni.

    Bu da Alevi Yunus’taki Peygamber aşkı:

    Canım kurban olsun senin yoluna,

    Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

    Şefaat eyle bu kemter kuluna,

    Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

     

    Aşık Yunus neyler iki cihanı sensiz,

    Sen Hak Peygamberisin şeksiz, gümânsız,

    Sana uymayanlar gider imansız,

    Adı güzel, kendi güzel Muhammed.

     

    Şahsen ben, Yunus Emre’nin, Hz. Ali’yi “Allah’ın velisi”, Peygamberliğin aslında Ali’ye gelmekle birlikte, hile ile Muhammed tarafından elinden alındığı veya Hz. Muhammed’in, kendinden sonra yerine Ali’nin halife yapılmasını vasiyet ettiğine dair hiçbir sözüne ve şiirine rastlamadım. Eğer varsa bu anlamda bir sözü, lütfen bunu da benim cehaletime saysınlar. Dolayısıyla; eğer Alevilik Yunus Emre’nin anladığı gibi bir şeyse, hiç düşünmeye ve tereddüt etmeye gerek yok; biz hepimiz Aleviyiz. Çünkü bu durumda Alevilik ve Sünnilik arasındaki bütün yapay duvarlar ortadan kalkmakta ve bu ülkede tam bir inanç birliği oluşmaktadır. Gerisi ise Alevi Aşık Veysel’in tabiriyle, inançlar üzerinden, yani inanç farklılıkları bahane edilerek yapılan dünyevi menfaat mücadelesidir, güç yarışı ve siyasal iktidarı ele geçirme savaşıdır.

    Türk Milliyetçisi, Hümanist ve Atatürkçü Bir Ozan

     Aşık Veysel, 1894 yılında Sivas İli’ne bağlı Şarkışla ilçesinin Sivrialan köyünde doğmuştur. O da tıpkı Dadaloğlu gibi Oğuzların Avşar Boyu’nun Şatırlı Obası’na mensuptur. Aşıklık geleneğinin son büyük temsilcilerinden birisi olarak kabul edilmektedir. 1930 yılında Sivas’ta Maarif müdürü olarak görev yapan Ahmet Kutsi Tecer tarafından keşfedilmiş, onun delaletiyle yurdu dolaşarak Köy Enstitülerinde saz hocalığı yapmıştır. 1965 yılında özel bir kanunla “Vatani Hizmet Tertibinden” kendisine maaş bağlanmıştır.

    Bu uygulama, özellikle Özal ve Demirel dönemlerinde bol keseden ve aralarında hiç hak etmeyenlerin de bulunduğu kişilere dağıtılan Devlet Sanatçılığı‘na ilham kaynağı oldu mu bilinmez ama Aşık Veysel’in devletten maaş almayı ziyadesiyle hak ettiğine inanıyorum ben. Çünkü o, sazıyla ve sözüyle Türk dilini ve Türklüğü omuzlayıp taşıyanlardan birisidir.

    Çocukluğumda Aşık Veysel’in TRT radyolarında çalıp söylediği türküleri severek dinlerdim. O sebeple olacak, 21 Mart 1973 tarihinde öldüğünde ilkokul 4. sınıf öğrencisiydim ve üzüntüden ağladığımı hatırlıyorum. Aynı yılın sonunda da bir başka önemli şahsiyet olan İsmet Paşa ölmüştü ve öğretmenim Ömer Sungur’un da İsmet Paşa için gözyaşı döktüğünü hatırlıyorum ben.

    Yukarıda dedim ki; Alevi halk Ozanları arasında benim için Aşık Veysel’in yeri apayrıdır ve ben onu ancak Yunus Emre ile kıyaslayabilirim. Çünkü Aşık Veysel de, tıpkı Yunus Emre gibi mezhep ve meşrep taassubu bulunmayan samimi bir Müslüman’dı. Bugünkü müfrit Alevilerden çok farklı idi. Şu mısraları, onun bu yönünü açıkça ele vermektedir:

    Allah birdir Peygamber Hak,

    Rabbül âlemindir mutlak,

    Senlik benlik nedir bırak,

    Söyleyim geldi sırası.

    Yezit nedir, ne kızılbaş,

    Değil miyiz hep bir kardaş,

    Bizi yakar bizim ataş,

    Söndürmektir tek çaresi.

    Şu âlemi yaratan bir,

    Odur külli şeye kâdir,

    Alevi Sünnilik nedir

    Menfaattir varvarası .

    Cümle canlı hep topraktan,

    Var olmuştur emir Haktan,

    Rahmet dile sen Allah’tan,

    Tükenmez rahmet deryası .

    Veysel sapma sağa sola,

    Sen Allah’tan birlik dile,

    İkilikten gelir bela,

    Dava insanlık davası.

    Aşık Veysel’i Alevi ve Sünni olmak üzere; kayda değer diğer Halk ozanlarından ayıran önemli bir yan daha vardır. O da Aşık Veysel’in Milliyetçiliğidir. Evet, Aşık Veysel, bütün diğer özelliklerine ilave olarak, aynı zamanda bir Türk Milliyetçisi ve Atatürkçüdür. Bir farkla ki; onun milliyetçiliği ırkçılığı reddeden ve milletini sevme, milletine bağlı olma anlamında bir milliyetçiliktir.

    “Yezit nedir, ne kızılbaş,

    Değil miyiz hep bir kardaş,

    Bizi yakar bizim ataş,

    Söndürmektir tek çaresi.”

    diyerek, önce her türlü inanç farklılıklarından arınmış olarak aynı ortak atadan gelmekle bütün Türklerin, arkasından da;

    “Kürt’ü Türk’ü ne Çerkez’i ,

    Hep Ademin oğlu kızı,

    Beraberce şehit gazi ,

    Yanlış var mı ve neresi.”

    diyerek Hz. Adem’den gelmekle bütün insanların kardeş olduğunu ifade eden Veysel, devamla; “Kuran’a bak İncil’e bak, Dört kitabın dördü de hak, Hakir görüp ırk ayırmak, Hakikatte yüz karası.”

    demek suretiyle açıkça ırkçılığa karşı olduğunu söylemektedir. Ancak onun, aynı zamanda milletini sevme, milletine bağlı olma ve milletinin menfaatlerini savunma anlamında bir Türk Milliyetçisi olduğu başka şiirlerinde açıkça görülmektedir. Mesela bir şiirinde şöyle der Veysel:

    Türküz Türkler yoldaşımız,

    Hesaba gelmez yaşımız,

    Nerde olsa savaşımız,

    Türküz türkü çağırırız.

    Türklerdir bizim atamız,

    Halis Türküz kanı temiz,

    Şarkı gazeldir hatâmız,

    Türküz türkü çağırırız.

    Su başında sulaklarda,

    Türkün sesi kulaklarda,

    Beşiklerde beleklerde,

    Türküz türkü çağırırız.

    Görüldüğü gibi, bu şiirde Aşık Veysel, Türk Milleti’nin, geçmişinin tarihin derinliklerine kadar giden asil bir millet olduğundan bahsetmektedir. E bizim milliyetçilik dediğimiz şey de bu değil mi zaten? Ayrıca Veysel’in, “Atatürk’e Ağıt” başlıklı şiirinde Atatürk için kullanmış olduğu “Başbuğ” tabiri de onun halis, muhlis bir Türk Milliyetçisi olduğunu gözler önüne sermektedir. Zira eski Türklerde hükümdara, hakana ya da başkumandana aynı zamanda Başbuğ deniyordu. Ülkücülerin de buradan hareketle Merhum liderleri Alparslan Türkeş’e “Başbuğ” dedikleri biliniyor zaten. İşte Aşık Veysel’in Atatürk için kullanmış olduğu “Başbuğ” tabirini kullandığı o dörtlüğü: 

    “Ağlayalım Atatürk’e,

    Bütün dünya kan ağladı.

    Başbuğ olmuştu mülke,

    Geldi ecel can ağladı.”

    Aşık Veysel, milliyetçi olmasının yanında ayrıca Atatürkçüdür de. “Atatürk’e Ağıt” isimli şiirinde hem onun millete yapmış olduğu üstün hizmetlerden bahseder, hem de onu, Kur’an’da ismi geçen Zülkarneyn isimli hükümdar ve Büyük İskender ile kıyas ederek, onların bile kendi milletleri için Atatürk kadar çalışmadığını anlatır. Buna ilave olarak Hz. Ali için uygun görülen ve Alevi vatandaşlarımızca da sık sık zikredilen “Allah’ın aslanı” sıfatını Atatürk’e vermekte hiçbir beis görmez.

    Aynı zamanda bir Türk Milliyetçisi, mezhep ve meşrep taassubundan sıyrılmış samimi bir Müslüman olan Merhum Halk Ozanımız Aşık Veysel Şatıroğlu’nu, ölümünün 43. yıldönümünde saygı ve rahmetle anıyoruz.(*)

    ______________

    (*) 2011 yılında yayınladığımız ve oldukça büyük ses getiren “Kültür Bakanlığınca Atatürk’e Uygulanan Sansür” başlıklı yazımız için bkz.https://www.turkishnews.com/2011/11/07/kultur-bakanliginca-ataturke-uygulanan-sansur/

  • Hakan Şükür: Derbi protesto korkusuyla ertelendi

    Hakan Şükür: Derbi protesto korkusuyla ertelendi

    66744

    Hakan Şükür: Derbi protesto korkusuyla ertelendi

    21.03.2016 – 10:36

    hakan-sukur_9502

    Terör belası Türkiye gündeminin tamamını işgal gediyor. Önce Ankara’da sonra İstanbul’da patlayan canlı bombalar halkı tedirgin ettiği gibi teröre isyanı da doruk noktasına çıkarıyor.

    İSTİHBARAT GELDİ, MAÇ ERTELENDİ

    Son olarak TT Arena’da oynanacak olan Galatasaray – Fenerbahçe maçı, karşılaşmanın başlamasına 2 saat kala gelen bir istihbarat üzerine ertelendi.

    Teröristlerin taraftarın arasına sızarak maç çıkışı büyük bir saldırı gerçekleştireceği bilgisi polisi alarma geçirdi ve son olarak maçın ertelenme kararı çıkıt.

    HAKAN ŞÜKÜR’ÜN İDDİASI: PROTESTO KORKUSUYLA ERTELENDİ

    Diğer taraftan Hakan Şükür’den ilginç bir iddia geldi. Şükür, maçta yapılması planan hükümet karşıtı protestoların önüne geçebilmek için derbinin ertelendiğini savundu.

    hakan-sukur_3867ensonhaber.com

  • Bir Ülkede Yobazlar İş Başındaysa, O Ülkede Taciz De Olur, Tecavüz De, Ölüm De…

    Bir Ülkede Yobazlar İş Başındaysa, O Ülkede Taciz De Olur, Tecavüz De, Ölüm De…

    Bir ülkenin yol göstericileri, yani kılavuzları yobazlardan, gericilerden, cahillerden oluşuyorsa o ülkede tacizler de olur, tecavüzler de, ölümler de…

    Bu gericiler sürüsü, beslediler PKK’yı, IŞİD’i, EL NUSRA’yı, ÖSO’yu…

    Silahlandırdılar…

    Eğitimini, yaralıların bakımını üstlendiler… Lojistik destek sağladılar… Kentleri silah, bomba deposu haline getirenleri görmezden geldiler… Sıkışınca da onları terörist ilan ettiler…

    Yaptıkları tüm destekler, yardımlar, şimdi ülkemize bomba, kan, gözyaşı, ölüm olarak geri dönüyor…

    Besle kargayı, oysun gözünü…

    Ülke mezbahaya döndü…

    Beslediler, desteklediler bilim dışı, akıl dışı insanları, vakıfları, dernekleri, cemaatleri… Ağzı olan konuştu… Bunlar, “6 yaşındaki çocuklar evlenebilir” dediler…

    Bunlar, 6 yaşındaki bebeleri babası, dedesi yerindeki adamların koynuna verdiler…

    Bunlar, “Annen de olsa, diz kapağının üstü tahrik eder” dediler…

    Bunlar, “Kadın, toplu yerlerde kahkaha atmamalı” dediler…

    Bunlar, “Hamile kadınlar sokağa çıkmamalı, tahrik edici oluyor” dediler…

    AKP’li bir yetkili buyurdu ki (!) :

    “Örtüsüz kadın perdesiz eve benzer. Perdesiz ev ya satılıktır ya da kiralıktır…”

    Bir Vatandaş sordu bir ulemaya (!) :

    “Banyoda çıplak yıkanılır mı?” (!!!)

    Prof. Dr. Ulema (!) yanıt verdi:

    “Çırılçıplak yıkanmak mekruh (İğrenç, tiksindirici) görülmüştür. Çünkü o halde olmak iyi değildir” yanıtını vererek şunları söyledi: “Peki ne yapacak? Göbeğinin altından şortunu çıkarmadan yıkanacak. Son anda onu çıkarıp durulanacak…”

    Neymiş efendim, yıkanırken melekler bizi seyredermiş, ayıp olurmuş… Ayrıca Diyanetin bir soruya verdiği yanıt da bardağı taşıran son damla oldu:

    Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı fetva hattına yöneltilen “Bir babanın öz kızına duyduğu şehvet, karısıyla olan nikâhını düşür mü” sorusuna, “Babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikâha bir etkisi yoktur” ve “Babanın kızını kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duyması, bu tür bir haramlık oluşturmaz…

    Bütün bu saçmalıkların sonunda olan oldu… Sevgili yurdumuz tacizcilerin, tecavüzcülerin cenneti haline geldi… Fuhuş sektörü altın çağını yaşadı… Kadınlar bedenlerini satıp geçimlerini sağladılar…

    Küçücük kız çocukları, oğlanlar seks canavarlarının saldırısına uğradılar… Sapıkların hedefi haline geldiler.

    Gruplar halinde oğlan çocuklarına tecavüz olayları yaşandı Ülkemizde. Üstelik bu işleri yapanlar da ya imam ya vakıf din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmeni, ya da Kuran dersi öğretmeniydi.

    Karaman’da meydana gelen tecavüz olayında tam 45 öğrenci saldırıya uğramış ve bunlardan 10 çocuk adli tıp raporu alarak bu tecavüzü belgelemişti. Sonradan 35 öğrenci velisinin şikâyetlerini geri aldığı söylenmişti…

    Bu çirkin olay, AKP yöneticilerinin ve devlet adamlarının gözbebeği Ensar Vakfında ortaya çıkmıştı.

    “Karaman’daki tecavüz skandalı ile adı gündeme gelen Ensar Vakfı RTE/AKP iktidarıyla yıldızı parlatılan vakıflardan biri… Bilal Erdoğan’ın TÜRGEV’inin de kardeş vakfı. Ensar Vakfı İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından kollanıyor ve maddi manevi de destekleniyor. Çünkü kurucuları arasında Belediye Başkanı Kadir Topbaş da var.”  (Gazeteport, 13 Mart 2016)

    Ayrıca, 2009 yılında Ensar Vakfı’na ABD Ankara Büyükelçiliği 129 bin 400 dolar yardımda bulunmuştu. Dönemin Başbakan yardımcısı Hayati Yazıcı soru önergesine verdiği yanıtta bu bağışı doğrulamıştı…

    Ama dinciler, Karaman’da meydana gelen bu tecavüz olayının “münferit” (tek) olduğunu savundular ve Hürriyet köşe yazarı Ahmet hakan da şu sözlerle onların yanında yer aldı:

    “Bu olay üzerine Ensar Vakfı’na yüklenmek, Ensar Vakfı’na vurmak, Ensar Vakfı’nın kapatılmasını istemek, Ensar Vakfı’nı hedefe koymak doğru mu?”

    Evet, biz de buradan yanıt veriyoruz ki “Bu olay üzerine Ensar Vakfına yüklenmek, Ensar Vakfının kapatılmasını istemek, Ensar Vakfını hedefe koymak” doğrudur…

    Çünkü din eğitimcileri arasında bu türden olaylar bir kez değil, iki kez değil onlarca kez gerçekleşti ve çoğu da örtbas edildi…

    Biz burada cezaları kesinleşmiş olanlardan birkaçını maddeler halinde sıralayalım şimdi:

    • Çorum Ensar Vakfı eski Şube Başkanı Zekai İşler 15 yaşındaki E.Y.’ye cinsel istismarda bulunmuştu. Olay, savcılığa yapılan şikâyetle gün ışığına çıktı. Ne var ki yasaya göre en az 15 yıl hapis cezası alması gereken Şube Başkanı “İyi halden” 4 yıl sekiz ayla cezalandırılmıştı… Her nedense bizim yargıçlar bu tür sapıklara karşı hayli yufka yürekli davranışlar sergiliyorlar ve hemen yasayı “İYİ HAL” gerekçesine dayandırarak, en alt ceza seviyesinden uygulamaya sokuyorlar…
    • Zonguldak’ta bir imam, kızıyla birlikte ders çalışmak için evine gelen komşu kızına tecavüz etmiş, 16,5 yıl hapis cezası almıştı…
    • Erzurum’da bir imam ve erkek kardeşi, kendi kız kardeşine tecavüz ederek hamile bırakmıştı. Mahkemesi devam etmektedir…
    • Gerze’de kurduğu İslamcı Gençlik İlim ve Hikmet Derneği (GİHDER) Başkanı Rafet Ermiş, dernekte verdikleri Kuran kursuna gelen 4 erkek çocuğuna tecavüz ve cinsel taciz suçlamalarıyla Sinop Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanıyordu. Ermiş, 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

    Başta söylediğimiz sözü bir kez daha yineleyelim:

    Bir ülkenin yol göstericileri, yani kılavuzları yobazlardan, gericilerden, cahillerden oluşuyorsa o ülkede tacizler de olur, tecavüzler de, ölümler de…

    Daha önce ülkemizde bu türden, yoğun iğrenç sapıklıklar yaşanmadı ve bu durum AKP’nin iktidar olduğu dönemde uygulanan çağ dışı eğitim politikası sonucunda çığ gibi büyüyerek arttı.

     Bu tecavüzler, tacizler tamamen yanlış ekonomik, kültürel, sosyal yönlendirmelere bağlı bir olgudur…

    Ve bu sorun, ancak, AKP iktidarının sonlandırılması ile çözümlenebilir…