Ana sayfa Haberler Dünya

KADIN HAKLARI MI

Eski Türk Devletlerinde kadınların pek çok hakları vardı. Devlet yönetiminde, mirasta ve aile yönetiminde söz sahibiydiler. Osmanlı Devleti zamanında islamiyetin kabulüyle, kadinlar pek çok hakkını kaybetti.
 
İlk kez 1930 yılındaki Belediye seçimlerinde kullandılar kadınlar siyasal haklarını…
 
1933 yılında köy muhtarı ve heyetine seçilme hakkı tanındı kadınlara…Aydında ilk kadın Türk muhtarı seçilmiş Gül Esin…
 
1923 de ilk kadın partisi”Kadınlar Halk Fırkası”nı kurmaya kalkışmışlar ama 1909 Seçim Kanunu yüzünden “Türk Kadınlar Birliği”adlı derneğe dönüşmüştür.
 
1924 yılında Anayasa hazırlanırken bu konu yine gündeme geldiği halde seçme-seçilme hakkı sadece erkeklere tanınması fikri ağır bastığından gerçekleştirilememiş.
 

1934 yılında Başbakan İsmet İnönü ve 191 milletvekili 5 aralıkta Anayasa ve Seçim kanununda değişiklik yaparak kadına 22 yaşında seçme 30 yaşında seçilme hakkı verilmiş.

 
Hedefi, laik, çağdaş ve demokratik bir toplum olan ATATÜRK 5 Aralik 1934’de Türk kadınına seçme- seçilme, evlilikte eşlerin eşitliği, boşanma, miras gibi pek çok haklar armağan etmiştir. 
 
1935 yılında 17 kadın milletvekili TBMM ne girmiş.
 
2011 seçimlerinde 79 kadın milletvekili daha sonra 96 yükselmiş bu sayı…
 
2015 genel seçim sonuçlarına göre TBMM deki kadın vekil sayısı  7 haziranda 97 iken bugün 82 ye düştü.
 
Türkiye nin kaderinde büyük rol oynayan MHP nin mecliste kaç kadın vekili var biliyor musunuz?Sadece 3…7 haziranda kadın temsili %18 iken,1 kasımda %15 oldu.
 
TBMM nin üçte biri kadın milletvekillerinden oluşsaydı eminim bugün yaşadığımız pek çok problemi yaşamazdık.
 
Peki biz Türk Kadınları bunun ne kadar farkındayız… Bize verilen hakları kendi elimizin tersiyle itip, diğer milletler yeni dünyalar keşfetmeye çalışırken, biz hala saçımızı örtmeli miyiz? Kocadır döver de sever de, kadının aldığı nefese bile koca karar verir konularını tartışıyoruz.
 
İşte bu yüzden doğurduğumuz çocuğumuzun adını bile biz koyamıyoruz kocamız koyuyor,çalıştığımız maaşımızı bile kocamız bize sormadan iş yerinden gidip alıyor ve beş kuruş vermiyor bize.Ne yiyeceğimize,nasıl giyineceğimize,nasıl konuşup güleceğimize,dışarıda nasıl yürüyeceğimize kocamaz karar veriyor.
 
Şimdi başımızı ellerimiz arasına alıp da bir düşünelim,tüm bu ezilmelere biz kendimiz mi izin veriyoruz!
 
Bir kısmı ataerkil aile yapımız olduğu için büyüdüğümüz kültürden,gelenek -göreneklerden kaybaklanıyor…
 
Bir kısmı erkek egemen meclisimizin kendi çıkarları doğrultusunda yaptıkları kanunlardan kaynaklanıyor…
 
Erkeklerin büyük çoğunluğu kadına seks aracı olarak bakıyor ne yazıkki…En medeni denilen toplumda yaşadığımı sanıyorum yine de haberlerde,tecavüz edilen,işkence edilen,taciz edilen,öldürülen,sırf kadın olduğu için işlerini kaybeden kadın haberleri dinliyorum…
 
Yine bir kısmı,insanımız okuma özürlü olduğu için,okuyup araştırmadan her duyduğuna inandığı ve dinin gerçek kurallarını bilmediğimiz için,erkek egemen toplum dini istediği gibi kullanarak,herşeye bir kural buluyor ve kadınların elini kolunu bağlıyor.
 
Kadının en temel kişilik hakkı olan kendi soyadını kullanma ve ekonomi bağımsızlığı bir an önce verilmeli ve bu konuda da biz kadınlar hazıra konmayı beklemeyip mücadele vermeliyiz.
 
Ben de diyorum ki esas suçlu biz kadınlarız…Biz izin veriyoruz erkeklerin bizi itip kakmasına,hayatımız hakkında karar vermesine…Okuyup ,kendi ayaklarımız üzerinde durmayı başarmadıkça biz haklarımıza sahip çıkamayız.
 
Pek çok Avrupa ülkesinden önce,Atatürk’ün bize verdiği haklara sahip çıkmıyoruz,haklarımızı korumuyoruz…
 
Erkeklere de gereğinden fazla sorumluluk yüklediğimizin farlkında mıyız acaba!Sırf kendine baktırmak için kocaya giden kadınlar…Bu sözüm size…Bir erkek size bakmak zorunda değil,elin-ayağı tutuyorsa ve sağlığın da yerindeyse,kendin çalışıp kendine bakabilirsin.
 
Biz kadın-erkek yanyana,cancana,elele verip bir olamadıkça,biz olamadıkça hep kullanılan taraf olacağız…Ne ülke olarak,ne insan olarak,iki yakamız bir araya gelmeyecek.Erkek-kadın değil insan var insan…
 
Kadın herşeyden önce bir insan:kimsenin canını yakmaya, mirasına el koymaya, saçını örtüp örtmeyecegine karar vermeye, kiminle evleneceğine,kaç çocuk doğuracağına,ya da doğurup-doğurmayacağına,okuyup-okumayacağına,çalışıp-çalışmayacağına onun yerine karar verme hakkı yoktur. 

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here