Ana sayfa Yazarlar Dr. Ahmet Güler ÇEŞME’Yİ SEVMEKTEN YARGILANIYORLAR….

ÇEŞME’Yİ SEVMEKTEN YARGILANIYORLAR….

İsveç’in başkenti Stockholm’den geldiği Türkiye’de yaptığı çevre çalışmalarıyla Çeşmelilerin gözbebeği haline gelen iki çocuk annesi Madeleine Staaf Kura’yı hedef alan ilginç bir dava açıldı. İlçeyi kuşatan RES’leri protesto etmesiyle ünlü işkadını Kura’nın doğasever üç yakın arkadaşı çevreyi korudukları için yargılanıyor.

Türkiye’nin yabancı gelinleri arasında çok özel bir yeri bulunan Madeleine Staaf Kura, yaşadığı Çeşme’yi çok sevmesinin bedelini ağır ödüyor.

Çevre konusunda yaptığı çalışmalarla ilçede tam bir doğa tanrıçası ilan edilen Kura’nın Türkiye sevgisi kendisine pahalıya mal oluyor.

Bir çok Türk’ün RES’ler karşısındaki suskunluğuna inat ilçeye geldiği günden itibaren Rüzgar Enerji Santralleri’ne karşı inanılmaz savaşlar veren Kura’nın 3 çok sevdiği arkadaşı da mahkemede yargılanıyor.

Kura gibi çevreci olan ve yaptıkları çalışmalarla Çeşme’nin doğasına, iklimine ve insanının sağlığına zarar verenlere karşı amansız mücadele veren Esen Fatma Kabadayı Whiting, Dominic Whiting ve Wil Potter haklarında açılan davalar nedeniyle bir süredir İzmir adliyelerinde hakim karşısına çıkarılıyorlar
Çeşme’nin çok ciddi bir tehlike altında olduğunu söyleyen ünlü çevreci Madeleine Staaf Kura, bu tehlikenin öncelikle Çeşme Halkı tarafından bilinmesi gerektiğini belirterek, “Uzun zamandır Çeşmeliler ilçeyi dört bir koldan kuşatan RES’lerin zararlarını anlamakta zorlandılar. Şimdi ilçede daha bilinçli bir halk var. Artık herkes RES’lerin doğaya ve insan başta olmak üzere her canlıya verdiği zararların bilincinde” dedi

Türk Adaletine her zaman güvendiğini söyleyen Kura, TURKHABERLER’den Cemal Bilge ve Şerife Bekman’la yaptığı söyleşisinde adalete güvendiğini belirterek şunları söyledi, “Türkiye’de bazı insanlar yanlış yapabilir. Menfaat için bunun yapılması da normaldir fakat Türk Adaleti ve onun saygın temsilcileri hakimler o kadar dürüst, o kadar temiz ve ahlaklılar ki ülkede yanlış işler yapanlara yanlış yapma hakkı vermemektedirler. Bu olay son derece net ve açık. Bir tarafta çevrenin yok olmaması için çırpınan insanlar var, öte tarafta çevreyi mahfederek bundan menfaat elde etmeye çalışan artı niyetli insanlar var. İkisinin de tam ortasında namuslu hakimlerden oluşan bir Türk Adaleti var. Biz adalete güveniyoruz. Haklı olduğumuz Türk Hukuku tarafından da tescil edilecektir inşallah” diye konuştu.

Kura, bu dava sürecinde adı geçen şirketin çalışanları tarafından zaman zaman yolu kesilerek ölümle tehdit edildiğini de belirterek, “Şu gördüğünüz fotoğrafta açık açık tehdit ediliyorum. Çeşme’de sorun işte bu kadar büyük!” diye konuştu

Serife Bergman ve Cemal Bilge
17.09.2017

http://www.turkhaberler.tv/yerel/cesmeyi-sevmekten-yargilaniyorlar-h34001.html

 

Ahmet Güler 1957’de Trabzon’da doğdu. Orta öğretimine Samsun’da devam eden Güler, 1980’de Hacettepe’den mezun olduktan sonra doktora için Almanya’ya gitti. Türkiye’de deri giysi üretim tabakhane ve konfeksiyon fabrikaları kurdu ve bu ürünleri 25 sene boyunca Avrupa’da kendi mağaza zincirlerinde pazarladı. Halen enerji sektöründe aktif olan Güler, Avrupa’da Türk kökenli işverenlerin örgütlenmelerinde öncü rol oynadı ve yıllardır Avrupalı Türk İşadamları Birliği federasyonunun başkanlığını yapmakta. Çeşitli medya kuruluşlarında yazarlık yapan Güler Avrupada’ki gençlerin meslek eğitimi görmeleri ve çevre konularında faaliyet içinde.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here