Ana sayfa Yazarlar Ümran Ünlü ESKİ VE YENİ ANAYASA 3-4

ESKİ VE YENİ ANAYASA 3-4

ESKİ-YENİ ANAYASA
B.  Milletvekili seçilme yeterliliği
Madde 76 – Yirmi beş yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.(1)
En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar,yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar,kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, (Değişik ibare: 27/12/2002-4777/1 md.) terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler. (2) Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.
B.  Milletvekili seçilme yeterliliği
Madde 76 – On sekiz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.
En az ilkokul mezunu olmayanlar, kısıtlılar,askerlikle ilişiği olanlar, kamu hizmetinden yasaklılar, taksirli suçlar hariç toplam bir yıl veya daha fazla hapis ile ağır hapis cezasına hüküm giymiş olanlar; zimmet, ihtilas, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı suçlarla, kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma, (Değişik ibare: 27/12/2002-4777/1 md.) terör eylemlerine katılma ve bu gibi eylemleri tahrik ve teşvik suçlarından biriyle hüküm giymiş olanlar, affa uğramış olsalar bile milletvekili seçilemezler. (2) Hakimler ve savcılar, yüksek yargı organları mensupları, yükseköğretim kurumlarındaki öğretim elemanları, Yükseköğretim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının memur statüsündeki görevlileri ile yaptıkları hizmet bakımından işçi niteliği taşımayan diğer kamu görevlileri ve Silahlı Kuvvetler mensupları, görevlerinden çekilmedikçe, aday olamazlar ve milletvekili seçilemezler.
3. MADDE : 2709 sayılı Kanunun 76 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Yirmibeş” ibaresi “Onsekiz” şeklinde, ikinci fıkrasında yer alan “yükümlü olduğu askerlik hizmetini yapmamış olanlar,” ibaresi “askerlikle ilişiği olanlar,” şeklinde değiştirilmiştir.
Yani seçilme yaşını 25’ten 18’e indirilmesini ve askerlikle ilişiği olanların milletvekili adaylığına başvuramamasını öngörüyor. 
BARONUN DEĞERLENDİRMESİ: Türkiye’de uzun yıllardır tartışmalara konu olan seçilme yaşı konusunda bir düzenleme yapıldığı ve seçilme yaşının on sekize indirildiği görülmektedir.
Özellikle On sekiz yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir olması bana çok tehlikeli geliyor.Bu genç eğer okula gidiyorsa zaten liseyi yeni bitirmiştir.Yüksek tahsil mi yapacak,yoksa liseden sonra,daha başında kavak yelleri eserken ve politikanın ne olduğunu bilmeden siyaset hayatına mı atılacak?Araba kullanmasına bile yeni izin vermişken ülkenin yünetiminde söz alması gerçekten ürkütüyor beni.Bu genç ne kadar kitap okumuştur?Hayat tecrübesi ne kadardır?Ne biriktirmiştir ki topluma ne versin!
Üstelik bu genç yirmi yaşında emekli olabilecek değil mi?Ondan sonra bu gencin ne yapacağını düşünemiyorum bile.
 
 
C. Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanının seçim dönemi MADDE 77:
 
MADDE 77. (Değişik: 21/10/2007-5678/1 md.) Türkiye Büyük Millet Meclisinin seçimleri dört yılda bir yapılır. Meclis, bu süre dolmadan seçimin yenilenmesine karar verebileceği gibi, Anayasada belirtilen şartlar altında Cumhurbaşkanınca verilecek karara göre de seçimler yenilenir. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir. Yenilenmesine karar verilen Meclisin yetkileri, yeni Meclisin seçilmesine kadar sürer.
4. MADDE: 2709 sayılı Kanunun 77 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir;
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri beş yılda bir aynı günde yapılır. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilir. Cumhurbaşkanlığı seçiminde birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamaması halinde 101 inci maddedeki usule göre ikinci oylama yapılır.”
Anayasanın “TBMM’nin Seçim Dönemi” başlıklı maddesi, “TBMM ve Cumhurbaşkanının Seçim Dönemi” olarak değişiyor.
 TBMM seçimleri 4 yılda değil, 5 yılda bir yapılacak. Cumhurbaşkanı seçimleri de TBMM seçimleri gibi 5 yılda bir olacak ve seçmenler, iki seçim için aynı gün sandığa gidecek. Süresi biten milletvekili yeniden seçilebilecek. Cumhurbaşkanı seçiminde birinci oylamada gerekli çoğunluğun sağlanamaması halinde, belirtilen usule göre ikinci oylama yapılacak.
Anayasa değişikliği teklifinin 4. maddesiyle, Anayasa’nın 77. maddesinin değiştirilmesi öngörülmekte ve bundan böyle Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin beş yılda bir ve “…aynı günde…” yapılması öngörülmektedir.
BARONUN DEĞERLENDİRMESİ: Bu değişikliğin kabulü halinde, aynı günde ve doğal olarak benzer siyasî iklimin hâkim olduğu bir ortamda yapılacak seçimlerde, Cumhurbaşkanı ile Yasama Organındaki çoğunluğun aynı veya benzer siyasî çizgiyi temsil eden kişiler arasından seçileceğini tahmin etmek güç değildir.  Bu kuvvetli ihtimalin gerçekleşmesi halinde, Anayasa değişikliği kapsamında Yürütme’yi hukuken denetleme yetkisi kaldırılan Meclis’in, Yürütme üzerindeki siyasî kontrol işlevi de büyük ölçüde zedelenmiş olacaktır.  Bir başka ihtimal de, aynı günde yapılan seçimler neticesinde Cumhurbaşkanı ile Yasama organı çoğunluğunun farklı siyasî görüşlere mensup kişiler arasından seçilmesi olabilir. Benzeri daha önce İsrail’de görülen bu durumda, “Başbakan” ve “Meclis” seçimleri aynı günde ve doğrudan halk tarafından yapılmış olmasına rağmen, Başbakan ile Meclis’teki 1. Partinin farklı siyasî görüşleri temsil eden kişiler arasından seçilebildikleri görülmüştür. Bu türden sonuçların ortaya çıkması muhtemel hallerde ise, doğrudan halkoyuyla seçilen Cumhurbaşkanı ile farklı siyasî görüşteki Yasama çoğunluğu arasında çeşitli siyasî krizlerin doğması, her zaman ihtimal dâhilinde olacaktır.

2 YORUMLAR

  1. 18 seçilme yaşı 57 ülkede mevcuttur. Teorik olarak 18 yaş seçmeye ehil ise seçilmeye de ehil görülmelidir. Çünkü seçmek seçilmekten daha büyük sorumluluk ister. Ne de olsa seçilecek olan kendiliğinden aday olamıyor. Onu milletvekili adayı gösterecek bir siyasi irade gereklidir. Üstün yetenek ve zekası kanıtlanmış olanlar dışındaki 18 yaş gençleri için bu hak sadece semboliktir. Her hak için olduğu kadar bunun da kötüye kullanım olasılığı vardır. Siyasi parti başkanları kendi aile gençlerinden 18 yaşında olanı birinci sıradan aday gösterebilirler. Ancak demokratik kamuoyu bilgilendirimi ve seçmenin tepkisi buna engel olabilir. Gene de korkulacak bir demokratik haktan sayılmaz. Şimdiki 25 yaş uygulamasında bile mecliste 25 yaşında hiçbir milletvekili yoktur. Olsa bile meclis çalışmasını yönlendirecek sayıda olmayacaktır. En fazla tıfıl gençlerin demokratik sesi olabilir. Seçmen yasama vekaletini 18-20 yaşında milletvekillerinden oluşan bir meclise vermez. Siyaset bunun bilincinde değilse zaten seçimi kaybeder.

  2. Cumhurbaşkanlığı ve meclis seçimlerinin aynı tarihte yapılması CB partisinin mecliste çoğunluk elde etmesini sağlama almaz. Bu ancak ilk turda CB ve partisinin yüzde elli üstünde oy almasıyla oalsıdır. CB iki turlu seçim. Meclis tek turda seçiliyor. CB partisi yüzde 25 oy almış olsa bile meclis seçilmiş oluyor. İlk turda yüzde (50+1) çıkartan CB adayı olmazsa sadece iki adayla ikinci tur seçime gidilir. İkinci turda CB meclis seçiminde kendi partisine oy vermemiş seçmenden de oy alacaktır.
    Bence seçimlerin aynı tarihte yapılıp aynı süreli oluşu karşılıklı fesih meddesine uyarlıdır. Böylece fesih maddesinin istismarı önlenmiştir. Şöyle ki; eğer aynı tarih ve süreli olmasa CB süre bitimine çok az kala meclis seçimi denk gelebilir. Böyle bir durumda meclis siyasi yapısını beğenmeyen CB meclisi kendi hakkını da yitirme korkusu olmadan feshedebilir.
    Yürütmenin başı ile yasama ve denetim meclisinin ayrı seçilmesi seçmeni siyasi tercihinde daha özgür yapar. Milletvekili yürütmede görev alamayacağı için meclisin siyasi yapısı hükümet tercihini etkilemez. Seçmen “oyum boşa gider” endişesi duymadan gönlündeki partiye oyunu verebilecektir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here