Kategori: Dış Politika

  • Saraylar artıyorsa Cumhuriyet risk altında demektir.

    Saraylar artıyorsa Cumhuriyet risk altında demektir.

    Bir yerde saraylar artıyorsa Cumhuriyet risk altında demektir. Saraylarda padişahlar, krallar oturur. Cumhuriyet rejiminde kamu kaynakları halkın ihtiyaçları için harcanır. 18. yüzyıldan beri böyledir. “Bir talep olmamasının yanında herhangi bir izin ya da vizelendirme yapmadan kaçak olarak başlamış bir külliye yapımı var. Kıbrıs Türkiye’ye uzunca bir süredir ekonomik olarak bağımlı […]

  • Luther’in hayaline Türk katkısı

    Luther’in hayaline Türk katkısı

    ‘I have a dream’ demişti Martin Luther King. Rüyası tam gerçekleşmemişti. 1940’larda hala siyah renkli Afrika kökenli Amerikalılar ikinci sınıf olarak görülüyor beyaz Amerikalılarla aynı koltuklara oturamıyor, aynı tuvaleti kullanamıyor, aynı kapıdan giremiyorlardı. Siyahiler binalara yardımcı personel için öngörülmüş arka kapılardan girebiliyorlardı. Fotoğraf: 1940’larda Washington’da Türk Büyükelçiliği İşte böyle bir […]

  • KIBRIS’TA MEVCUT DURUM

    KIBRIS’TA MEVCUT DURUM

    KIBRIS’TA MEVCUT “DURUM” HÜSEYİN MÜMTAZ Metroda yanımda oturan genç kadının, arkadaşına Kıbrıs’ı anlattığını duyunca ister istemez kulak misafiri oldum;                 “18 sene önce balayına gitmiş, çok beğenmiştik. Hadi yine gidelim dedim, gittik ki ne görelim, eskiyle alâkası yok, çok kötü olmuş, pişman oldum”.                 Arkasını dinlememe lüzum yoktu.                 Kıbrıs’ın […]

  • İran’daki Protestolar ve Yaptırımların Güçlendirdiği Rejim

    İran’daki Protestolar ve Yaptırımların Güçlendirdiği Rejim

    Mahsa Amini’nin 13 Eylül’de gözaltına alındıktan sonra ölümüyle başlayan protestolar İran sathında ve ülke dışında yaygınlaşmaktadır. Görünüşte şiddet kullanılmayarak muhaliflerin yorulması beklenirken bazı bölgelerde protestoculara karşı silah kullanılmakta, katliamlar yaşanmaktadır. Gözaltına alınıp hızla yargılananlardan bazıları için idam dalgaları başlamıştır. Toplu idamlarda İran’ın idam tekniği son derece pratiktir: İnsanların boyunlarına kement geçirilir, ipin ucu kalasa bağlanır, vinç kalası kaldırınca onlarca kişi sallanarak can verir. Başlangıçta Amini’nin başının açması gündemde olsa da konu başörtüsü meselesini çoktan aşmıştır. İran’daki ve ülke dışındaki protestolara katılanların birçoğu başörtülüdür. Sorunu sadece örtü meselesi olarak görmek bir anlamda, özellikle muhafazakar kesim nezdinde molla rejimine destek demektir. En azından yönetim bu bahaneyle “dini” meşruiyet zeminine sığınmaktadır. Halbuki asıl sorun çok daha derinlerdedir.

  • Türk Devletleri Teşkilatı Üyeleri, KKTC’ni De Facto Tanımıştır

    Türk Devletleri Teşkilatı Üyeleri, KKTC’ni De Facto Tanımıştır

    Sovyet sonrası oluşturulan Türkçe Konuşan Ülkeler Zirvesi’nden Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) haline gelen örgütün 11 Kasım Semerkant Zirvesi’ne KKTC, gözlemci üye olarak davet edilmiştir. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan, TDT’nın üyeleri olup Türkmenistan ve Macaristan gözlemci üye statüsündedirler. Son zirve ile KKTC de gözlemci üye olarak kabul edilmiştir. KKTC Cumhurbaşkanı ve Dışişleri bakanı bu gelişmeyi haklı olarak tarihi bir gün olarak kabul etmişlerdir. AB yetkililerinin âdetâ çılgına dönemsi dahi bu kararın önemini vurgulamaktadır. Çünkü bu kararla KKTC, Türkiye dışındaki üyeler tarafından de facto (fiili) olarak tanınmış demektir.

  • Çin Komünist Partisi Kongresiyle Yükselen Totalitarizm ve Şi’nin Maolaşması?

    Çin Komünist Partisi Kongresiyle Yükselen Totalitarizm ve Şi’nin Maolaşması?

    Totalitarizm, devletin bütün kurum, kuruluş, ideoloji ve düzenlemeleriyle merkezileşmesidir. Bunun sonucu merkezdeki tek kişi ülkenin herşeyine hakim olur. Diktatörlük, otoriterlik ve totaliterliğin ortak yönleri bulunmasına karşın aralarında farklar bulunmakta, geçişler de yaşanabilmektedir. Komünist, Faşist rejimler doğası gereği totaliterdirler. Sömürge sonrası devletlerde seçimle gelen birçok lider diktatörleşmiş, sistemi totaliterleştirmiştir. Bazı eski Sovyet cumhuriyetinde sisteme demokrasi makyajı olarak başka partiler eklenmiştir. Ancak sözde muhalif partilerin programları, yöneticileri, adayları, hatta kaç milletvekili çıkaracakları dahi baştaki diktatörün kararına bırakılmıştır. Diğer totaliter sistemlerde olduğu gibi Çin’de de parti ve devlet özdeşleşmiştir. Partinin genel sekreteri/başkanı aynı zamanda devlet başkanıdır. Devlet başkanlığı yanında başkomutanlık dahil, bütün birincil koltuklar genel sekreterin uhdesindedir. Parti merkez komitesi üyeleri, devletin diğer kilit mevkilerini taksim eder. Yerel örgütlerdeki kişiler de aynı zamanda bulunduğu bölgenin yöneticileridir.

  • Türk Dış Politikasına Toplu Bakış

    Türk Dış Politikasına Toplu Bakış

    Atatürk Dönemi Türk Dış Politikasına Toplu – Genel Bir BakışTürkiye, Milli Mücadele döneminde Atatürk’ün önderliğinde ilgili kişi ve kuruluşların da katkılarıyla oluşturulan son derece başarılı bir dış politika izledi. Bu politikanın Osmanlı İmparatorluğu’nun yıkıntılarından modern Türkiye’nin yaratılmasında büyük rolü oldu. Türkiye savaştan sonra bu başarılı dış politikasını sürdürmeye devam etti. […]

  • Rusya’nın sıradaki hedefi hangisi olabilir?

    Rusya’nın sıradaki hedefi hangisi olabilir?

    Rusya, Ukrayna saldırısını Baltık devletlerinin de ötesine götürmeye karar verirse, Putin‘in Polonya ve Finlandiya arasındaki olası hedefi hangi ülke olabilir?Korkarım ki kesinlikle Polonya. Ayrıca Polonya, Baltık Devletleri’nin bile üzerinde bir Rus öncelikli listesine sahip. Finlandiya’ya saldırmanın tek nedeni bu ülkenin NATO üyesi olmasını engellemek olabilir ama Rusya’nın Ukrayna’daki tüm kayıplarından […]

  • Türkiye İçin NATO mu, Şanghay İşbirliği Örgütü mü?

    Türkiye İçin NATO mu, Şanghay İşbirliği Örgütü mü?

    Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) 2022 Özbekisan, Semerkant Zirvesi, Türkiye ile batı kurumları arasındaki ilişkilerde yeni tartışmaları gündeme getirdi. AB, daha AET iken ilişkiler kurulmuş, sözleşmeler imzalanmış, 2005’de üyelik müzakereleri başlamıştır. Hiçbir üyenin yaşamadığı oyalamalar, engellemeler, 2022 itibariyle Türkiye için devam etmektedir. AB’nin önde gelenleri böyle bir üyeliğin mümkün olmadığını söylemekte, Türkiye’de de üyeliğin gerçekleşeceğine inananlar gittikçe azalmaktadır. Bununla beraber müzakere başlıkları tartışılmakta, her yıl ilerleme raporları yayınlanmaktadır. Öte yandan önde gelen NATO üyelerinin Türkiye’ye karşı düşmanca politikaları devam etmekte, Yunanistan’ın saldırganlıklarına, ihlallerine destek verilmektedir. İttifakın patronu ABD, uzun vadeli çatışmaya yetecek silahlarla Türkiye’yi batıdan ve güneyden kuşatmıştır. Bu gerçekler, Türkiye’nin batılı kurumlardaki üyeliğini tartışmalı hale getirirken akla ziyan, jeopolitik gerçeklere aykırı, haçlı saldırganlığına destek anlamına gelen çareler arasında NATO’dan çıkarak ŞİÖ üyeliği parlatılmaktadır.

  • RUM SİLAHLANMASINA KARŞI ANAVATANIN GARANTÖRLÜĞÜ TEK GÜVENCEMİZDİR

    RUM SİLAHLANMASINA KARŞI ANAVATANIN GARANTÖRLÜĞÜ TEK GÜVENCEMİZDİR

    KKTC OLARAK , RUM SİLAHLANMASINA KARŞI ANAVATANIN GARANTÖRLÜĞÜ TEK GÜVENCEMİZDİR. Evlerinde silahı olan seferi personelle birlikte 100 bin kişilik bir Rum ordusu var.Bunlara ek, takviyeli bir Yunan alayı ve 2 Yunan komando taburu da Güneyde. BAF Hava üssü ve Terazi deniz üssü Ortak Savunma Doktrinleri çerçevesinde Yunanistan, Fransa ve İsrail’e […]

  • DENKTAŞ’I AĞLATAN OLAY!!

    DENKTAŞ’I AĞLATAN OLAY!!

    BM Barış Gücü KKTC’den ÇıkarılmalI BM’ye resmen iletildi:BM Barış Gücü ya KKTC ile ayrı anlaşma yapacak, ya da KKTC’ye turist olarak geçecekDİB’nı Tahsin Ertuğruloğlu bu konuda muhtıra nitelikli bir anlaşma taslağını BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Barış Operasyonlarından Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Jean-Pierre Lacroix’e verdi. Ertuğruloğlu şöyle dedi:“Hazırladığımız SOFA […]

  • 100 YIL ÖNCE İZMİR’DEKİ BAYRAK 100 YIL SONRA KIBRIS’TAKİ BAYRAK

    100 YIL ÖNCE İZMİR’DEKİ BAYRAK 100 YIL SONRA KIBRIS’TAKİ BAYRAK

    100 YIL ÖNCE İZMİR’DEKİ BAYRAK 100 YIL SONRA KIBRIS’TAKİ BAYRAK15 Mayıs 1919.Yunan ordusu İzmir’i işgal etti.Rum papaz Hrisostomos hükümet konağının balkonundan fetih duası yaparken, en büyük bayrak, Amerikan bayrağıydı, Yunan bayrağından bile büyüktü.★Yunan işgal donanmasının en büyük iki gemisi, Kilkis ve Lemnos’tu.Aslında…Kilsis, USS Idaho’ydu.Lemnos, USS Mississippi’ydi.ABD tarafından Yunanistan’a hibe edilmiş, […]

  • Kraliçenin Vefatı ve Londra’daki Kanlı Taç

    Kraliçenin Vefatı ve Londra’daki Kanlı Taç

    Aile büyüklerimizden “Elizabet, denize bat” sözünü çok duymuştum. Bir dedemin babası, Gelibolu’ya gitmiş, dönüş yok. Ermeniler tren raylarını kestiğinden giderken mi, gelirken mi uçuruma yuvarlandı, Çanakkale’de şehit mi oldu, bilen yok. Diğer dedem üç kardeşiyle Doğu Cephesine gitmiş, iki kardeşten haber yok, dedem yaralı olarak düşman revirinde gözlerini açmış. Rus mermilerinden yara izlerini ömür boyu taşıdı. Doğu Cephesindeki tezgahların altında, Doğu Türkistan’dan Kafkasya’ya Rusya ve Çin tahakkümünün tesisinde, Türkiye ile Türk dünyası arasında Ermenistanlaştırma, Farisileştirme stratejilerinin arkasında İngilizlerin bulunduğunu merhum dedemden değil de doktora tezimi yazarken öğrendim. Temel kaynaklarım İngiliz arşivlerinden.

  • TURKIYE SANGHAY IS BIRLIGINE GIRMELI !.

    TURKIYE SANGHAY IS BIRLIGINE GIRMELI !.

    Yillarca AB Kapilarinda uye olma sifatiyla oyalandik.Ki AB Devletlerine gerek isci gerekse bilim adamlari olarak Turkler buyuk hizmetler vermislerdir . Gumruk Birligine uye olmamiza ragmen ki bu bizim pek de lehimize olmadi yine de AB Devletlerine yaranamadik. Her seyde bir hayir vardir derler , belki de alinmamamiz bizim hayrimiza olmustur. Yugoslavya girdi de ne oldu […]

  • “DUALARIM RUMLAR ÜZERİNE OLSUN”

    “DUALARIM RUMLAR ÜZERİNE OLSUN”

    “DUALARIM RUMLARIN ÜZERİNE OLSUN” HÜSEYİN MÜMTAZ                          Falih Rıfkı Atay, “BATIŞ YILLARI” (Pozitif Yayınları. 2011) adlı eserinin 74’üncü sayfasında şöyle söylemektedir;                          “Edirne düştükten sonra, Londra’daki büyükelçiler konferansının bize acımasından başka ne bekleyebilirdik? Kaldı ki daha şimdiden elde kalanların, Anadolu topraklarının kaygısındaydık.                          Son elli yıl içinde büyük karanlıklarımıza talih […]

  • Rusya-Ukrayna Savaşında Avrupa’yı Cendereye Alan Avrasyacılık

    Rusya-Ukrayna Savaşında Avrupa’yı Cendereye Alan Avrasyacılık

    Sömürgecilik döneminden miras bırakılan anlaşmazlıklara dayanan çatışmalar bir müddet sonra kanıksanır, gündemden düşer. Afrika’da, Asya’da savaşlar yıllarca sürüp gidebilir. Fakat bültenler genellikle bunu doğal bir durum olarak değerlendirirler. Özellikle Müslüman ülkeler arasındakileri durdurma girişimlerinin altından kızıştırmak, sürekli hale getirmek çıkar. Bombalamalar, ölümler çoğu zaman haber bile olmaz. Belirli sayıyı geçerse istatistik değeri olur. Rusya-Ukrayna savaşı ise bütünüyle farklılık arzetmektedir. Slav ırkından, Ortodoks kilisesi medeniyetinden, et-tırnak mesabesindeki iki toplumdan bahsediyoruz. Öldürülenlerin çoğu sarı saçlı, mavi gözlü! Çatışmaların şiddeti, kapsamı, tehditlerin dozu yükselmektedir. Batı ile Rusya çelişkisine dayanan bu çatışmanın kapsamı gittikçe genişlemektedir. İleri aşamalarda Türkiye’nin de durumu kritiktir.

  • Çin hükümetinin Doğu Türkistan zulmü belgelendi

    Çin hükümetinin Doğu Türkistan zulmü belgelendi

    Yokuş: Çin hükümetinin Doğu Türkistan zulmü belgelendi İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliğinin 8 aydır beklenen Çin Halk Cumhuriyetindeki İnsan Hakları İhlalleri ile ilgili raporu yayımlandığını ve Çin’in Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Türk halkını uzun yıllardır sistematik bir şekilde ayrımcılığa tabi tuttuğunun belgelendiğini söyledi. […]

  • Türkiye’nin ilhak ettiği Ermeni toprakları hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Türkiye’nin ilhak ettiği Ermeni toprakları hakkında ne düşünüyorsunuz?

    Bu tür konularda bilgisiz görüşleri okuduğumda bu bana hüzünlü bir gülümseme veriyor. Türkler bu konuda “onlar başlattı”dan “özür dileyip ödemeliyiz”e kadar çok farklı şeyler hissediyor bildiğim kadarıyla. Şahsen sadece gerçeklerle ilgileniyorum. İşte bazı temel bilgiler; ‘Ermeni Krallıklarını ilhak etme’, Türkler Anadolu’ya giden yolu bilmeden çok önce Doğu Roma İmparatorluğu tarafından […]