Kategori: ABD

  • Çorap Kıtlığı

    Çorap Kıtlığı

    20. yüzyılda kadınların etek boyları azaldıkça çoraplara olan talep de arttı. 1920’lerde ve 1930’larda çoraplar tipik olarak ipek veya suni ipekten yapılıyordu. Ancak 1940’ların başında […]

  • New York’da Dünya Türk Kahvesi Günü

    New York’da Dünya Türk Kahvesi Günü

    Dünya Türk Kahvesi Gününde Times Squarede Buluşuyoruz… Türk Amerikan Dernekleri Federasyonu (TADF) ve Turkish Coffee Lady Foundation (TCLF)’ın başvuruları neticesinde NYC Belediye Başkanı Eric Adams’ın […]

  • Türk Devletleri Teşkilatı Üyeleri, KKTC’ni De Facto Tanımıştır

    Türk Devletleri Teşkilatı Üyeleri, KKTC’ni De Facto Tanımıştır

    Sovyet sonrası oluşturulan Türkçe Konuşan Ülkeler Zirvesi’nden Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) haline gelen örgütün 11 Kasım Semerkant Zirvesi’ne KKTC, gözlemci üye olarak davet edilmiştir. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan, TDT’nın üyeleri olup Türkmenistan ve Macaristan gözlemci üye statüsündedirler. Son zirve ile KKTC de gözlemci üye olarak kabul edilmiştir. KKTC Cumhurbaşkanı ve Dışişleri bakanı bu gelişmeyi haklı olarak tarihi bir gün olarak kabul etmişlerdir. AB yetkililerinin âdetâ çılgına dönemsi dahi bu kararın önemini vurgulamaktadır. Çünkü bu kararla KKTC, Türkiye dışındaki üyeler tarafından de facto (fiili) olarak tanınmış demektir.

  • Amerika Birleşik Devletleri’ni iç savaş korkusu sarmışmış!

    Amerika Birleşik Devletleri’ni iç savaş korkusu sarmışmış!

                      Düşünsel olarak ABD ikiye bölünmüş                     AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’Nİ İÇ SAVAŞ KORKUSU […]

  • Türkiye İçin NATO mu, Şanghay İşbirliği Örgütü mü?

    Türkiye İçin NATO mu, Şanghay İşbirliği Örgütü mü?

    Şanghay İşbirliği Örgütü’nün (ŞİÖ) 2022 Özbekisan, Semerkant Zirvesi, Türkiye ile batı kurumları arasındaki ilişkilerde yeni tartışmaları gündeme getirdi. AB, daha AET iken ilişkiler kurulmuş, sözleşmeler imzalanmış, 2005’de üyelik müzakereleri başlamıştır. Hiçbir üyenin yaşamadığı oyalamalar, engellemeler, 2022 itibariyle Türkiye için devam etmektedir. AB’nin önde gelenleri böyle bir üyeliğin mümkün olmadığını söylemekte, Türkiye’de de üyeliğin gerçekleşeceğine inananlar gittikçe azalmaktadır. Bununla beraber müzakere başlıkları tartışılmakta, her yıl ilerleme raporları yayınlanmaktadır. Öte yandan önde gelen NATO üyelerinin Türkiye’ye karşı düşmanca politikaları devam etmekte, Yunanistan’ın saldırganlıklarına, ihlallerine destek verilmektedir. İttifakın patronu ABD, uzun vadeli çatışmaya yetecek silahlarla Türkiye’yi batıdan ve güneyden kuşatmıştır. Bu gerçekler, Türkiye’nin batılı kurumlardaki üyeliğini tartışmalı hale getirirken akla ziyan, jeopolitik gerçeklere aykırı, haçlı saldırganlığına destek anlamına gelen çareler arasında NATO’dan çıkarak ŞİÖ üyeliği parlatılmaktadır.

  • Çin Zindanlarında TC Vatandaşları ve Diplomatik Himaye

    Çin Zindanlarında TC Vatandaşları ve Diplomatik Himaye

    Türkiye’nin yaklaşık 3 katı büyüklüğündeki Doğu Türkistan’ı Çinlileştirme projesi, bilinen Çin işkenceleri yanında en son teknolojik imkanlarla desteklenmektedir. On milyonlarca Müslümana yönelik zulüm ve tecavüzlerde milyonlarca Çinli görevlendirilmiştir. Kamplardakiler gibi evlerindekiler de izlenmekte, uygun görülen seçilmekte, kirli amaçlarla kullanılmaktadır. Fotoğraflar, videolar, resmi belgelerin önemli bir kısmının dijital tekonoloji sayesinde dünya ile paylaşılabilmesi, Müslümanları sessizce yok etmek isteyenlerin aşamadıkları bir ironi haline gelmiştir. Bu gerçekleri inkar eden yönetim için tek yol vardır: Başta Doğu Türkistan’da yakınları olanlar olmak üzere isteyen herkes Kaşgar’dan, Aksu’ya, Beşbalık Urumçi’ye, Tarım’a, Turfan’a, Hoten’e… köyleri, mahalleleri, evleri polis olmadan ziyaret edebilmeli, istediği kişilerle görüşebilmeli, kamplardakilerle gözetleme olmadan dertleşebilmeli, camilerin yıkılmadıklarını, ayakta kalanların eğlence mekanlarına dönüşmediklerini gözleriyle görebilmeli, gelerek herkese anlatabilmelidir. Sadece çıkar ilişkisi olan Çin işbirlikçileri değil milyonlar rahatlıkla bunu yapabilmelidir. Tıpkı Türkiye’nin Doğu, Güney Doğu dahil her kentine, köyüne herkesin gidebildiği gibi.

  • Kraliçenin Vefatı ve Londra’daki Kanlı Taç

    Kraliçenin Vefatı ve Londra’daki Kanlı Taç

    Aile büyüklerimizden “Elizabet, denize bat” sözünü çok duymuştum. Bir dedemin babası, Gelibolu’ya gitmiş, dönüş yok. Ermeniler tren raylarını kestiğinden giderken mi, gelirken mi uçuruma yuvarlandı, Çanakkale’de şehit mi oldu, bilen yok. Diğer dedem üç kardeşiyle Doğu Cephesine gitmiş, iki kardeşten haber yok, dedem yaralı olarak düşman revirinde gözlerini açmış. Rus mermilerinden yara izlerini ömür boyu taşıdı. Doğu Cephesindeki tezgahların altında, Doğu Türkistan’dan Kafkasya’ya Rusya ve Çin tahakkümünün tesisinde, Türkiye ile Türk dünyası arasında Ermenistanlaştırma, Farisileştirme stratejilerinin arkasında İngilizlerin bulunduğunu merhum dedemden değil de doktora tezimi yazarken öğrendim. Temel kaynaklarım İngiliz arşivlerinden.

  • Rusya-Ukrayna Savaşında Avrupa’yı Cendereye Alan Avrasyacılık

    Rusya-Ukrayna Savaşında Avrupa’yı Cendereye Alan Avrasyacılık

    Sömürgecilik döneminden miras bırakılan anlaşmazlıklara dayanan çatışmalar bir müddet sonra kanıksanır, gündemden düşer. Afrika’da, Asya’da savaşlar yıllarca sürüp gidebilir. Fakat bültenler genellikle bunu doğal bir durum olarak değerlendirirler. Özellikle Müslüman ülkeler arasındakileri durdurma girişimlerinin altından kızıştırmak, sürekli hale getirmek çıkar. Bombalamalar, ölümler çoğu zaman haber bile olmaz. Belirli sayıyı geçerse istatistik değeri olur. Rusya-Ukrayna savaşı ise bütünüyle farklılık arzetmektedir. Slav ırkından, Ortodoks kilisesi medeniyetinden, et-tırnak mesabesindeki iki toplumdan bahsediyoruz. Öldürülenlerin çoğu sarı saçlı, mavi gözlü! Çatışmaların şiddeti, kapsamı, tehditlerin dozu yükselmektedir. Batı ile Rusya çelişkisine dayanan bu çatışmanın kapsamı gittikçe genişlemektedir. İleri aşamalarda Türkiye’nin de durumu kritiktir.

  • FBI kapatılsın

    FBI kapatılsın

    ABD’de kılıçlar çekilmiş!  Trump’çılar”FBI kapatılsın” demişmiş… Malum olduğu üzere eski ABD Başkanı Trump’ın evine yapılan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) baskını, ABD’de büyük bir siyasi kapışmanın […]

  • DÖRT KİŞİDEN BİRİ YALNIZ

    DÖRT KİŞİDEN BİRİ YALNIZ

    AMERİKA’DA 65 YAŞ ÜZERİ HER DÖRT KİŞİDEN BİRİ SOSYAL OLARAK İZOLE VE YALNIZMIŞ. Aile kalbe iyi geliyor; yalnızlık hasta ediyormuşİngiltere’de yapılan araştırma yalnızlık ve sosyal […]

  • Haydut devlet ABD Suriye Devleti petrolünün %83’nü çalmış

    Haydut devlet ABD Suriye Devleti petrolünün %83’nü çalmış

    Suriye Petrol Bakanlığının Ağustos’ta yaptığı açıklamaya göre: – ABD’nin terör örgütü YPG/PKK’nın kontrol ettiği bölgelerde ülke petrolünün yüzde 83’ünü çalmış, –  ABD güçlerini ülkedeki petrol rezervlerinin […]

  • Pelosi’nin Tayvan Ziyareti, Xi Jinping Döneminin Sonu mu?

    Pelosi’nin Tayvan Ziyareti, Xi Jinping Döneminin Sonu mu?

    Pelosi’nin Tayvan ziyareti, zamansız, kışkırtıcı, yaşlı kadının kompleksi gibi ifadelerle hafife alınmamalıdır. Kongrede muhtemelen son dönemini yaşayan Pelosi’nin daha önce de benzer eylemleri olmuştur. Fakat Tayvan ziyaretinin, “kimseyi takmayan kadın” etkinliğinin ötesinde anlamı bulunmaktadır. Kuvvetler ayrılığının başarıyla uygulandığı ABD’de kongre üyesinin faaliyeti başkanı bağlamaz. Ancak özellikle dış politikada işbirliği yolları aranır. Beyaz Saray, bu ziyaretin riskini görerek önce karşı çıktı. Sonra da Pelosi’nin böyle bir ziyaret hakkının olduğu söylendi. Önemli husus, diğer Kongre üyeleriyle gerçekleşen ziyarete katılanları taşıyan uçak Çin’in gafletinden dolayı Tayvan’a inmemiştir. Pekin yönetimi tehdit-gösteri kapasitesini sonuna kadar kullandı, tüketti, ancak karşısında donanma takviyeli uçak gemileri vardı. Yani bu ziyaret aslında Beyaz Saray ne derse desin bütünüyle bir devlet projesiydi.

  • JAPONYA’YA ABD 2 ATOM BOMBASI ATMIŞTI

    JAPONYA’YA ABD 2 ATOM BOMBASI ATMIŞTI

    6 AĞUSTOS 1945 ‘DE HİROŞİMA’YA BİR,9 AĞUSTOSDA  NAGAZAKİ’YE BİR OLMAK ÜZERE 77 YIL ÖNCE JAPONYA’YA ABD 2 ATOM BOMBASI ATMIŞTI. • Hiroşima’da ilk anda 70 […]

  • Henri Barkey

    Henri Barkey

    Henri Jack BarkeyDoğum 1954, İstanbul, TürkiyeVatandaşlık ABD TürkiyeSuçlama Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüsAile Karen Barkey (kardeşi) Henri Jak Barkey Amerikalı akademisyen ve Orta Doğu uzmanı. […]

  • Biz iki cinsiyete inanıyoruz

    Biz iki cinsiyete inanıyoruz

    ABD’NİN TRUMP’U LGBT İÇİN ‘ BİZ İKİ CİNSİYETE İNANIYORUZ, YALNIZCA ERKEKLER VE KADINLAR VARDIR’ Trump’tan LGBT konusunda “Biz biz iki cinsiyete inanıyoruz demiş. Florida’da genç […]

  • Karabağ Konusunda Azerbaycan’a Fırsat: Gaz Tedarikinde Nabucco’ya Dönüş

    Karabağ Konusunda Azerbaycan’a Fırsat: Gaz Tedarikinde Nabucco’ya Dönüş

    Sovyet sonrası Rus dış politikasında Ukrayna’nın asıl önemi Kırım, Sivastopol deniz üssüne dayanmaktadır. Rusya, Kırım’a sahip olarak imparatorluk haline gelmiştir. Deli Petro ahfadına vasiyetinde gemi sanayiinin kurulmasında İngilizlerle işbirliğinin öneminden bahseder. Sonraki maddede evlatlarını, Baltık ve Karadeniz’e kıyıdaş olmakla vazifelendirir. Rusya Federasyonu’nun dağılmadığı takdirde Kırım’ı unutamayacağını 2005’de “Rus Jeopolitiğinin Ertelediği Sorun: Kırım” başlıklı makalemizde ele aldık. Bununla beraber Kırım’ın garantisinin Dombas’tan, hatta Odesa’dan başladığı, Ukrayna’nın kesinlikle NATO üyesi olmamasına bağlı olduğu algısı Kremlin’de gittikçe güçlenmektedir. Belirtmek gerekir ki burada yazılanların hiçbiri, Rusya’nın saldırılarını meşru kılmayıp jeopolitik gerçeğe işaret etmektedir.

  • Kazakistan’dan, Türk Dünyasından Güzel Haberler

    Kazakistan’dan, Türk Dünyasından Güzel Haberler

    Güç odaklarının bir kısmı dünyayı yangın yerine çevirmeye çalışırken diğer bir kısmının günü kurtarma, koltuğunu koruma, servetini güvenli köşelere aktarma telaşları karşısında Türk dünyasındaki sevindirici gelişmeleri paylaşmaya sıra gelmemektedir. Özellikle bu coğrafyada halk-devlet çatışması, halkın taleplerinin yok sayılması, halk fakirleşirken sınırlı üst kademe çevresi ile yabancı yatırımcıların kazanması esastır. Katılımcı rejim ile istikrar arasındaki çelişkilerde genellikle istikrar tercih edilir. Çoğu zaman istikrar bahanesiyle yönetimin hesap sorulmazlık vasfı güçlendirilir. Bununla beraber demokratikleşme yönündeki küçücük adımlar dahi paket provokasyonlar ile yerle bir edilir. Aşağıda özetlenen Kazakistan anayasasındaki sevindirici adımların türlü provokasyonlara kurban edilmemesi temennimizi de şimdiden belirtelim.

  • ULUSLARARASI İŞKENCE MAĞDURLARINA DESTEK GÜNÜ

    ULUSLARARASI İŞKENCE MAĞDURLARINA DESTEK GÜNÜ

    İşkence: İnsanlığa karşı suç İşkence, mağdurun kişiliğini yok etmeye çalışır ve insanın doğasında bulunan onurunu inkar eder. Uluslararası hukukta işkencenin mutlak olarak yasaklanmasına rağmen, işkence […]