Kategori: Almanya

  • Türkler Türkiye’de neden Almanca konuşuyor?

    Türkler Türkiye’de neden Almanca konuşuyor?

    Almanya’da yaşayan Türkler kendi ülkeleri Türkiye’deyken neden Almanca konuşuyor? Almanya’da yaşayan Türklerin çoğu, özellikle 2. ve 3. kuşak, dilsel olarak asimile olmuş ve pek çoğu […]

  • Rusya-Ukrayna Savaşında Avrupa’yı Cendereye Alan Avrasyacılık

    Rusya-Ukrayna Savaşında Avrupa’yı Cendereye Alan Avrasyacılık

    Sömürgecilik döneminden miras bırakılan anlaşmazlıklara dayanan çatışmalar bir müddet sonra kanıksanır, gündemden düşer. Afrika’da, Asya’da savaşlar yıllarca sürüp gidebilir. Fakat bültenler genellikle bunu doğal bir durum olarak değerlendirirler. Özellikle Müslüman ülkeler arasındakileri durdurma girişimlerinin altından kızıştırmak, sürekli hale getirmek çıkar. Bombalamalar, ölümler çoğu zaman haber bile olmaz. Belirli sayıyı geçerse istatistik değeri olur. Rusya-Ukrayna savaşı ise bütünüyle farklılık arzetmektedir. Slav ırkından, Ortodoks kilisesi medeniyetinden, et-tırnak mesabesindeki iki toplumdan bahsediyoruz. Öldürülenlerin çoğu sarı saçlı, mavi gözlü! Çatışmaların şiddeti, kapsamı, tehditlerin dozu yükselmektedir. Batı ile Rusya çelişkisine dayanan bu çatışmanın kapsamı gittikçe genişlemektedir. İleri aşamalarda Türkiye’nin de durumu kritiktir.

  • Karabağ Konusunda Azerbaycan’a Fırsat: Gaz Tedarikinde Nabucco’ya Dönüş

    Karabağ Konusunda Azerbaycan’a Fırsat: Gaz Tedarikinde Nabucco’ya Dönüş

    Sovyet sonrası Rus dış politikasında Ukrayna’nın asıl önemi Kırım, Sivastopol deniz üssüne dayanmaktadır. Rusya, Kırım’a sahip olarak imparatorluk haline gelmiştir. Deli Petro ahfadına vasiyetinde gemi sanayiinin kurulmasında İngilizlerle işbirliğinin öneminden bahseder. Sonraki maddede evlatlarını, Baltık ve Karadeniz’e kıyıdaş olmakla vazifelendirir. Rusya Federasyonu’nun dağılmadığı takdirde Kırım’ı unutamayacağını 2005’de “Rus Jeopolitiğinin Ertelediği Sorun: Kırım” başlıklı makalemizde ele aldık. Bununla beraber Kırım’ın garantisinin Dombas’tan, hatta Odesa’dan başladığı, Ukrayna’nın kesinlikle NATO üyesi olmamasına bağlı olduğu algısı Kremlin’de gittikçe güçlenmektedir. Belirtmek gerekir ki burada yazılanların hiçbiri, Rusya’nın saldırılarını meşru kılmayıp jeopolitik gerçeğe işaret etmektedir.

  • Avrupa, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımını Gerçekten İstiyor mu?

    Avrupa, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya katılımını Gerçekten İstiyor mu?

    İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği konusunda Türkiye’nin itirazları, AB açısından paratöner fonksiyonu görmektedir. Bütün NATO üyeleri, bu iki kritik ülkenin üyeliğini sanki iştiyakla beklerken sadece Türkiye veto ediyormuş izlenimi, uygun bir meta olarak kullanılmaktadır. Akşam sabah şehit cenazeleri gelirken terörle mücadelede müttefiklerince sırtından hançerlenen Türkiye, yeni müttefiklerle bu ihanetin daha da genişleyeceğini her fırsatta dile getirmelidir. Bununla beraber konunun daha derin boyutları bulunmaktadır: 1. Başta Almanya olmak üzere diğer üyeler, NATO’nun, Rusya’nın hassas yerlerine kadar genişlemesini ne kadar destekliyor? 2. NATO’nun mevcut üyelerinin terör örgütüne hamilik derecesi, muhtemel üyelerinden en az yüz kat fazla! 3. NATO’nun genişlemesinin Türkiye-Rusya İlişkilerine etkisi.

  • FACİALARI UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!!!

    FACİALARI UNUTMADIK, UNUTMAYACAĞIZ, UNUTTURMAYACAĞIZ!!!

  • Irkçılık Avrupa’da hukuki hale mi geliyor?

    Irkçılık Avrupa’da hukuki hale mi geliyor?

    Polis şiddeti ile ölen sayısının arttığı AB ülkelerinde ırkçılık hukuki hale mi getiriyor? “…… uygarlar gelecek bugün, uygarlar gelecek,/Uygarlar bize “insan hakları” getirecek…/ …..uygarlar gelecek […]

  • Çin Nereye? Çin’de Neler Oluyor

    Çin Nereye? Çin’de Neler Oluyor

    Rusya-Ukrayna çatışmasına odaklanmışken Çin’de tuhaf gelişmeler yaşanmaktadır. Cinping dönemiyle hızlanan, pandemi sürecinde olgunlaştırılan hazırlıkların hangi hedefe yöneldiği ciddi tahlil konusudur: Hızla silahlanma, enerji ve gıda stoklamaları, yeniden kapanma, yasaklar… Bir adım sonra Doğu Türkistan’daki işkence ve soykırım kamplarını bütün ülke sathına yayma, sesini yükseltenleri “eğitim kampları”na gönderme de beklenebilir. Elinde akıllı telefonu, milyarlık yarı aç kitle ile süper zengin sınıf arasında gittikçe büyüyen refah makasının muhtemel sosyo-ekonomik patlamaları ayrı bir konudur. Çin halkının afyon savaşları, Mao ihtilali gibi yönetime isyan tecrübelerini de hatırlamak gerek. Büyük savaşın ön cepheleri durumundaki Kuşak-Yol girişiminin ekonomik makyajlı siyasi emperyalizm projesi haline gelmiştir. Birçok ülkenin risklere katlanarak ilk istasyonda bu “trenden” inmenin çaresine baktığı bilinmektedir. Pekin yönetimi ise bu tür gelişmeleri her seferinde “kışkırtıcı” olarak nitelemiş, sonucuna katlanırsınız mesajı göndermiştir.

  • Çatışmaların Beklenenden Uzun Sürmesine Dair Rusya ve Ukrayna Mutabakatı!

    Çatışmaların Beklenenden Uzun Sürmesine Dair Rusya ve Ukrayna Mutabakatı!

    Rusya-Ukrayna Savaşı, ikinci aya yaklaşırken çatışmaların sonlandırılması, barışın sağlanması yolundaki umutlar gittikçe azalmaktadır. Aylarca önceden Ukrayna çevresinde yapılan askeri yığınağı, sadece siyasi baskı aracı olarak görmüş, sıcak çatışma cinneti aşamasına geçilemeyeceğini tahmin etmiştik. Putin’in 22 Şubat’ta Donetsk ve Luhansk’ı tanıması ile hedefe ulaşıldığını zannetmiştik. Çatışmaların çok kısa süreceği, zaten Ukrayna’nın fazla direcek hali olmadığı, Rusya’nın belirli yerleri kuşatmasıyla hedefe ulaşacağını hemen herkes beklemişti. Daha ilk günlerde Atlantik cephesinden Zelensky’ye “ülkeni bırak gel, seni koruyalım” teklifi gelmiş, buna karşın Ukrayna savunması Ruslara büyük kayıplar vermişti. Bu savaştan her iki tarafın da büyük zarar göreceğini anlaması gereken Kiev ve Moskova yöneticilerinin bir şekilde uzlaşacağı beklenmekteyken hem Zelensky hem de Putin, bu savaşın çok uzun süreceği konusunda, bir anlamda uzlaştıklarını duyurdu.

  • Alman Şansölyelerinin kabul etmesi gereken gizli anlaşma

    Alman Şansölyelerinin kabul etmesi gereken gizli anlaşma

    21.05.1949 tarihinde akit edilmiş ve  2. Dünya Harbi galibi (Müttefik) devletlerle ile Almanya Federal Cumhuriyeti arasında  yapılan bir antlaşmaya göre 2099 yılı sonuna kadar Almanya Federal […]

  • Özöztürk Köln Bonn havalimanının yeni yöneticisi

    Özöztürk Köln Bonn havalimanının yeni yöneticisi

    Köln Bonn Havaalanı’ndan yapılan açıklamaya göre, Denetleme Kurulunun son toplantısında alınan kararla Cenk Özöztürk murahhas azayı temsilen tüm yetkilere sahip olacak. Yapılan açıklamada, “Sn. Özöztürk’e […]

  • Alman sicilinde Aşırı Türk Milliyetçisi

    Alman sicilinde Aşırı Türk Milliyetçisi

    Rahmetli yüce Vatan Şair’imiz Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale destanı şiiri, ülkesine ve Milletine sevgisi ve saygısı olan her Türk’ün boğazını düğümler.  Anne tarafından Vatan Şairimizin […]

  • Savaşı kınama eylemi

    Savaşı kınama eylemi

    Değerli dostlar, yarın yine barış için, insanlık için ve demokrasi için sahaya iniyoruz.19.03.2022, saat 10:00 ile 13:00 arasında Neumünster’de Holsten-Galeri’nin önünde Rusya-Ukranya savaşını kınama eylemi […]

  • Alman Başsavcı’dan Putin’e tutuklama kararı

    Alman Başsavcı’dan Putin’e tutuklama kararı

    Alman Başsavcı’nın sayın Putin hakkındaki tutuklama kararı  Alman Başsavcısı şimdi Putin‘in olası savaş suçlarını araştırıyor. İyi de yapıyor. Ama, bu savcı, 3,1 milyondan fazla Iraklı, […]

  • Ukrayna Üzerinden Çatışma Kültürü ve Kültürler Çatışması

    Ukrayna Üzerinden Çatışma Kültürü ve Kültürler Çatışması

    Ukrayna’daki çatışmaların analizinde ırk, din, dil, insanlık değerleri gibi kavramlar da gündeme gelmektedir. Çatışmalar ve savaşlarda siviller, yaralılar, muharip olmayan kadınlar, yaşlılar, çocukların güvenliği ile okullar, mabetler, sağlık vb. kapsamdaki binaların hedef alınmaması, İnsancıl Hukuk gereğidir. Uluslararası Hukukun bir dalı olan bu alanda, Cenevre Sözleşmeleri temel belgelerdir. Barış sürecinde tankların ezdiği sivil araçlar, füzeyle hedef alınan çocuk hastanesi, tahrip edilen okulların hesabı ayrıca masaya gelecek demektir. Çatışmanın kültür ve medeniyet boyutu ise bir anlamda dokunulmaz kalmaktadır. Ukrayna’da yaşananlar, çoktan çöpe atılmış olan “Medeniyetler Çatışması”nın üzerine birkaç kürek daha toprak atmıştır. Buna göre farklı medeniyetler arasındaki çatışmalar kaçınılmaz olup bir anlamda İslam dünyasına yönelik saldırı ve yok etme operasyonları, doğa yasası gereği idi. Teorik çerçeveye oturtulan, oldukça fazla ses getiren bu yaklaşım, aslında gözlemlerin bilimsel analizi değil de temenninin teorik kılıf altında sunumu olduğu çok geçmeden anlaşıldı. Bu durumda aynı Hıristiyan, Slav, Ortodoks kültüründen gelen iki devletten Rusya’nın Ukrayna’ya asker, sivil demeden saldırısı mümkün değildi. Suriye’nin, Irak’ın, Afganistan’ın ve diğer İslam coğrafyasındaki Müslümanların Hıristiyan güçler tarafından bombalanması, öldürülmesi ise bilimsel gerçeklerin kaçınılmaz sonucu idi.

  • APTALLIĞIN TEORİSİ

    APTALLIĞIN TEORİSİ

    Almanya tarihinin en karanlık döneminden geçiyordu. Masum insanların dükkanları taşlanıyor, kadınlar ve çocuklar zalimce sokak ortasında aşağılanıyordu. Genç bir teolog olan Dietrich Bonhoeffer bu zalimliğe […]

  • İki Yüzlülüğün Almancası Doppelmoral

    İki Yüzlülüğün Almancası Doppelmoral

    Turkish Forum üyelerine: Dr. Engin Çoruh’un yazdığı, “İki Yüzlülüğün Almancası Doppelmoral” adlı yeni kitap bilginizi çekebilir. Kitapta Alman arşiv belgelerine dayanarak 1915 olaylarında Almanların rolü […]

  • Ukrayna’da Savaş Çığlıklerı ve Derin Avrasyacı-Atlantikçi Çatışma

    Ukrayna’da Savaş Çığlıklerı ve Derin Avrasyacı-Atlantikçi Çatışma

    Prof.Dr. Alaeddin Yalçınkaya Ukrayna’da Savaş Çığlıklerı ve Derin Avrasyacı-Atlantikçi Çatışma Rusya’nın Ukrayna sınırındaki askeri yığınağından hareketle büyük bir savaşın çıkmak üzere olduğu, aylardan beri uluslararası […]

  • I..Dünya Savaşı Alman Propaganda Afişi

    I..Dünya Savaşı Alman Propaganda Afişi

    Sn.Gündoğmuş’a anımsatması için teşekkürü görev sayarım.Sarıkamış Harekatı şehitlerinin ve ebediyete intikal etmiş gazilerinin yüce anıları önünde saygıyla eğiliyoruz. Sarıkamış’ta donarak veya çarpışmalarda şehit sayısı nın […]