SAKLI BALIKLI-HÜSEYİN MÜMTAZ

“SAKLI BALIKLI” Hüseyin MÜMTAZ   Serdar Denktaş gündemi sallayan Özersay-Anastasiadis yemeği için inanılmaz bir benzetme yaparak “saklı balıklı” diye nitelemiş. Bana “rakı-balık-Ayvalık” üçlemesini hatırlattı. Hele balık taze, rakı okkalı, Ayvalık da “ahkâmlı” ise o yemek inanılmaz sonuçlar doğurur. “Saklı-balıklı”da neler oldu bilemiyoruz…  Öyle ya, “eşli yemek” için izin mi alınmalıydı? Doğru tabii… Anastasiadis  Makri Dromo’da […]

TÜRK SANCAĞININ ŞÂNI-HÜSEYİN MÜMTAZ

  TÜRK SANCAĞININ ŞÂNI-HÜSEYİN MÜMTAZ İstanbul seçimi, sadece basit bir “yerel seçim” olmanın çok ötesine geçip Pontus’a, Ekümenikliğe, İmralı’ya, Kürdistan’a kadar uzandı. Trollerin ağzı torba değil ki büzesin. Dışişleri Bakanı Barzanistan’da “Kürdistan Şehitleri” için saygı duruşunda bulunurken Binali Yıldırım Diyarbakır’da Kürtçe iki çift lâf edip “Kürdistan” dedi. Eleştirilince de hep referans aldığı Atatürk’e atıfta bulunup, […]

TOPAL OSMAN VE PONTUS-HÜSEYİN MÜMTAZ

    TOPAL OSMAN VE PONTUS Hüseyin MÜMTAZ   Giresunlu bir eski Milli Savunma Bakanı, İstanbul seçimleri ile ilgili olarak; “Bir kez daha bu millet için ne yapılması gerekiyorsa elbette hemşehrilerimiz onu yapmaya hazır. Topal Osman Ağa’mız ne yapmışsa, Pontuslulara karşı hangi mücadeleyi vermişse, onların bu topraklarda tekrar yeşermemesi, hayat bulmaması için işgal edilmemesi için […]

KINA YAKSINLAR-HÜSEYİN MÜMTAZ

  KINA YAKSINLAR Hüseyin MÜMTAZ Kıbrıs’ta Türkçe konuşabilen, okuyup yazabilen bir güneyli, Komünist AKEL listesinden girdiği AP seçimlerini kazandı. Adam hem “komünist” hem de Rum Yönetimi lideri Anastasiadis’in “danışmanı”. Akıncı’nın da Büyük Han’dan “arkadaşı”. “Durum”u, kıymetli dostum Nazım Beratlı şöyle özetliyor; “1918’de Polonyalı komünistler, Alman parlamentosunda bir iki milletvekillerinin olmasının, (sınıf dayanışması üzerinden) Alman işçi […]

HER TAŞIN ALTINDA/ÜSTÜNDE BU PAPAZ-HÜSEYİN MÜMTAZ

  HER TAŞIN ALTINDA/ÜSTÜNDE BU PAPAZ Hüseyin MÜMTAZ   Kör karanlık bir gecenin tam ortasında ansızın yahut güneşin ilk ışıkları ile veya gün ortasında veya gün batımında veya ne bileyim ben günün anlamsız herhangi bir saatinde… Üst katında oturmakta olduğunuz apartmanın alt girişinden, alışık olmadığınız yabancı bir ton/nağme/üslûp ve makamda bir ses duyarsanız sakın şaşırmayın. […]

SAYIN!-HÜSEYİN MÜMTAZ

  SAYIN! HÜSEYİN MÜMTAZ Sayalım bakalım. İmralı sakinine tekrar “sayın” denilmeye başlanılmışsa “sayacağız” biz de. Eski defterleri; geçmişte olanları, yaşadıklarımızI ve zorla yaşatılanları “sayacağız”. “Sayalım” ki, “asılmayıp da neden beslenilmek” üzere soframıza ortak edildiğini iyi anlayalım, hatırlayalım. (Buradaki “asılmayıp da beslenilmek”i, “lüzumu halinde kullanılmak üzere derin dondurucuda saklamak” olarak okuyun lütfen). Şu İstanbul meğer ne […]

KISA BİR 19 MAYIS YAZISI-HÜSEYİN MÜMTAZ

    KISA BİR 19 MAYIS YAZISI HÜSEYİN MÜMTAZ   “Ben 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün, elimde hiç bir maddi kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk Milleti’nin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi bir kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk Milleti’ne güvenerek işe başladım. Samsun’dan Anadolu içlerine kırık […]

LEFKOŞA’DA YENİ HÜKÜMET-HÜSEYİN MÜMTAZ

    LEFKOŞA’DA YENİ HÜKÜMET Hüseyin MÜMTAZ 1976’dan bugüne kadar geçen 43 yıllık sürede KKTC’de tam 40 hükümet kurulmuş, 41’incisini kurma görevini alan Ersin Tatar da “41 kere maşallah” demiş. Yâni neredeyse her yıl bir hükümet… Bu kadar telaş, acelecilik ve karmaşıklığın arkasında yatan temel nedenin; Namık Kemal’in sürgün yıllarında edindiği tecrübeye dayanarak, Kıbrıs’ta en […]

FALAN, FİLAN NİYAZİ-HÜSEYİN MÜMTAZ

    FALAN, FİLAN NİYAZİ Hüseyin MÜMTAZ   Niyazi meselesini güya bitirmiştim ama yukarıdaki geniş açılı fotoğraf sanal âleme dün düştü. Ben de utanması/sıkılması olan bir “ilgili” aramaya başladım. Diyojen’den 2500 yıl sonra gündüz vakti elimde lâmba etrafta “adam/kadın” arıyorum. Niyazi’ler çeşit çeşit. Say say bitmiyor. Muhtelif Niyazi, falan/filan Niyazi, Teferruat Niyazi, Küsurat Niyazi… Etrafınıza […]

3 MAYIS YAZISI-HÜSEYİN MÜMTAZ

      3 MAYIS YAZISI Hüseyin MÜMTAZ Tabiatıyla katılıyorum… Kim demiş “Tarihimiz 1919’da başlar” diye? 1919’da veya 1299’da yahut 1037’de, 1077’de gökten zembille mi gelmiştik bu coğrafyaya? 1071 neydi? 1919’la başlarsanız Oğuz’u, Bilge Kağan’ı, Kül-Tigin’i, İlteriş’i, Tonyukuk’u, Kürşad’ı, Bumin Kağan’ı, Asena’ları…. Bozkurtlar’ı nereye koyacaksınız? Hangi örste demir dövüp, Demir Dağı nasıl deleceksiniz? “Dede Korkut” […]