Uzaklardan Bir Ses – Gomonist

Gomonist En sevdiğim yemeklerden biridir paça çorbası Epeydir canım çekiyordu Söylemesi ayıptır, şöyle bol biberli sarımsaklı falan Bir esnaf lokantasına gittim dün akşam Garson var burada, ama tabakları topluyor sadece Yemeğini kendin alıyorsun Aldım, oturdum cam kenarı bir masaya İlk kaşığı daldıracaktım ki çorbaya Bir çocuk Burnunu dayamış cama içeriyi seyrediyor Belli acıkmış Üstelik, hava […]

Uzaklardan Bir Ses – Babalar ve oğullar

Babalar ve oğullar Sokaklarda geçirdik çocukluğumuzu Yürekleri temiz delikanlılardık biz Ama itiraf etmek gerekirse gerçeği Biraz hayta Biraz fırlama Biraz da pis Çamurlar içinde yuvarlandık Kireç kuyularında yüzdük ve bizi yakalayamayan inşaat bekçilerini çok üzdük Gazete kâğıtlarını sıkıştırıp top yaptık O topla futbolun hasını oynadık Fanilalarımızı iplerle bağlayıp boyadık Kumaş boyasıyla Teneke kazanlarda Karpit patlattık […]

Uzaklardan Bir Ses – Bir militan ölüyor

Soğuk olur Ankara kışları Bileyli bir kasatura kenarı gibi soğuk Sivri dilli bir sevgili gibi keskin Ama bugün inadına ılık mı ılık Etraf desen kalabalık Uğurlamaya gelmişler herhalde İki de çelik bilya var üstelik yolculayanlar arasında Biri başıma girmiş diğeri ciğerime mi ne Kim derdi böyle cümbür cemaat öleceğimi Bit pazarından alma parkayı Roosevelt’den bozma […]

Uzaklardan Bir Ses – Laz oğlu Lazım

Laz oğlu Lazım   Bir göl gibisin sen  Durgun sakin ve ıslak Bense fırtına yemiş bir Karadeniz takası ha battı ha batacak Ne mehtap bilirim doğru dürüst Ne yakamozlu gece Rüzgarı ilk elden solumak isterim daha henüz tazeyken Fırtına isterim ben denizimde Büyük dalgalarım olsun Üstümde siyah bulutlar isterim Altımda toz duman Islığın rüzgara karıştığı […]

Uzaklardan Bir Ses – Bir Ankaralı’nın seyir defteri

Bir Ankaralı’nın seyir defterinden  Önce Eminönü Sonra Galata Ardından Pera Unutmadan söylemeli Bir de Sultanahmet önleri İnsandan geçilmiyor buraların semtleri İstanbul İstanbul olalı kimleri görmedi ki Yeni Cami yanında güvercinlere darı atan teyze Az ötede niyet çektiren altın dişli ihtiyar Cağaloğlu yokuşunda çiçek satan çingene Sultanhamam’da hamallar Köprüde balık tutanlar İskelede koşturanlar Her yerde insanlar […]

Uzaklardan Bir Ses – Türkiye

Türkiye  Anadolulu derler benim adıma, Böyle seslenirler bana, Yiğitler diyarında. Ben ne Kürdüm,    Ne Lazım,       Ne Çerkezim. Biri değil herkesim. Madem ki Anadoludur benim toprağım, Madem ki bu bayrak altında yaşarım, Madem ki Trakya’dan Kars’a kadar, Abazası,    Süryanisi,        Zazası, Binbir çeşit insan var; Ben önce insanım, Sonra gene insanım. Yıllardan beridir hiç bir yana sapmadan, […]

Uzaklardan Bir Ses – İstanbul

Danışma Kurulu üyemiz çılgın Türk, yazar Kerem Özakman uzaklardan bir ses verecek… 1956 yılının Eylül ayında yazar bir babanın (Turgut Özakman) ve tiyatro çevirmeni bir annenin (Sevim Özakman) oğlu olarak Ankara’da doğdu. Çocukluğu ve gençliği tiyatro ve edebiyat çevresinin içinde geçti. Makina Mühendisi olup İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Üretim Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisansını yaptı. 1983 […]

Uzaklardan Bir Ses – Eski Tüfekler

Eski tüfekler   İsmail, Jirayr usta ve ben, Bir de bizim hala oğlu Raşit bazen, Ki iyi bir tesviyecidir kendisi, Ki emekli oldu tersaneden, Eski köye yeni âdet getirmişiz, Kumkapı meyhanelerine dadanmışız bir süreden beri. Hafta başı oldu mu bir bir sayıyoruz günleri. Haftalığı alınca hiç bir yere sapmadan, Çolak Artin’de alıyoruz soluğu. Karanlık, köhne, […]

Uzaklardan Bir Ses – Ben istemem

İstemem kalsın   Ben istemem rakı, beni çarpar, sarhoş eder, beter eder Aklıma kötü kadınlar gelir Kötü kadınlarla yattığım gelir Durduk yere hır çıkardığım gelir Yüksek perdeden bir of çekip kendimi sokaklara attığım gelir Kat kat olmuş karışıklığım Paraya sıkışıklığım Askerde donan ayaklarım Ve daha bir çok şey gelir   Esmer güzeli Hatice gelir Hatice’nin […]

Uzaklardan Bir Ses – Anadolu insanı

Anadolu insanı   Anadolu insanı derler, Bizim buralarda, Adamın yiğidine,   Temizine,       Hasına. Gönlü boldur eli açık; Bir yudum su istemeye gör, Maşrapayla ayran döker tasına. Karadır    Kavruktur        Ufaktır ama Taş sanırsın dokundun mu kasına. Suskundur konuşmaz kolay kolay, Ağıtlara döker kederini, Beyitlerle anlatır sevincini. Duygusuz gibi görünse de uzaktan, Matem tutar başkasının yasına. Şakadan anlar, […]