Pamukbank ve Batış Hikayesi

Pamukbank esasen pamuk üreticilerine fon sağlamak maksatlı 1955 yılında kurulmuş bir bankadır. Pamukbank kuruluş merkezi Adana’dır. Esas değişimini 1973’te Mehmet Emin Karamehmet’e ait Çukurova Holding’e geçerek yaşamıştır. Bu el değiştirme 2004 yılında bankanın resmen tasfiyesine atılan ilk adımdır. El değiştirmesinin ardından hızla büyüyen banka 90’lı yıllara gelindiğinde Türkiye’nin ilk 5 özel bankasından biri haline gelmiştir. Şimdi gelin Pamukbank'ın bu kadar büyüklüğe nasıl eriştiğine ve bu büyüklüğe eriştikten sonra nasıl battığına yakından bakalım. - pamukbank

Pamukbank esasen pamuk üreticilerine fon sağlamak maksatlı 1955 yılında kurulmuş bir bankadır. Pamukbank kuruluş merkezi Adana’dır. Esas değişimini 1973’te Mehmet Emin Karamehmet’e ait Çukurova Holding’e geçerek yaşamıştır. Bu el değiştirme 2004 yılında bankanın resmen tasfiyesine atılan ilk adımdır. El değiştirmesinin ardından hızla büyüyen banka 90’lı yıllara gelindiğinde Türkiye’nin ilk 5 özel bankasından biri haline gelmiştir. Şimdi gelin Pamukbank’ın bu kadar büyüklüğe nasıl eriştiğine ve bu büyüklüğe eriştikten sonra nasıl battığına yakından bakalım.

Pamukbank

Pamukbank nasıl büyüdü?

1998’ yılı itibariyle ABD’li kurumsal danışmanlık firması McKinsey ile anlaşarak ciddi bir değişim programına giren banka, ilk olarak müşterilerinde segmentasyona gitmiş ve müşterilerini kurumsal, ticari, kobi ve bireysel olarak ayırmış, kendi yönetim organizasyonunu da bu kapsamda kurmuştur. Bu uygulamayla birlikte satış kanalına ağırlık veren banka tüm personelini satış ve pazarlama hususunda eğitimden geçirmiş, sistem alt yapısını tamamen değiştirmiş, o dönemde esamesi okunmayan ve dönemine göre en büyük devrim olan “sistem üzerinden şirketlerin ve bireylerin kredi derecelendirmelerini” yapmaya başlamıştır.
Bu sayede inanılmaz bir kredi çıkartma hızına ulaşan banka kamuoyunda ve esnaf arasında popüler hale gelmiştir. Yine dönemin ilk uygulamalarından olan ATM kanalını yaygın hale getirmesi ve daha bilgisayarların yeni yeni yayılmaya başladığı dönemde internet bankacılığı uygulamasını getirmesi popülaritesini daha da arttırmıştır.

Pamukbank Batışı Fiskobirlik’ten Mi?

Basına yansıyan bilgilerde Fiskobirlik’in borçlarına karşılık Hazine’nin Karamehmet’e faizli bono (faizsiz bono mu olur lan?) önerdiği, ancak Karamehmet’in bu teklifi reddettiği yönündedir.

Ancak bankanın batışı oldukça olaylı ve siyasi tartışmaları beraberinde getirdiğinden Aydın Doğan’ın bankanın batmasını istediği için bu haberleri kasıtlı olarak ileri sürdüğü de iddia edilmiştir.

Pamukbank TMSF’ye Devir Nedenleri (Batış Nedenleri)?

Banka 2002 yılında BDDK’nın yaptığı denetlemeler nihayetinde, kurucusu olan Çukurova Holding’e açtığı krediler nedeni ile TMSF’ye devredilmiş, akabinde ise bir kamu bankası olan Halk Bankasına satılmıştır. Pamukbank’ın Çukurova grubuna açtığı krediler ile Çukurova Holding, Turkcell ve Digitürk’ün sahibi olmuştur. Bununla birlikte Fiskobirlik gibi grup risklerinin yükselmesi, kredilerin seyyaliyetinin sağlanamaması nedeniyle banka batmıştır.

Pamukbank esasen pamuk üreticilerine fon sağlamak maksatlı 1955 yılında kurulmuş bir bankadır. Pamukbank kuruluş merkezi Adana’dır. Esas değişimini 1973’te Mehmet Emin Karamehmet’e ait Çukurova Holding’e geçerek yaşamıştır. Bu el değiştirme 2004 yılında bankanın resmen tasfiyesine atılan ilk adımdır. El değiştirmesinin ardından hızla büyüyen banka 90’lı yıllara gelindiğinde Türkiye’nin ilk 5 özel bankasından biri haline gelmiştir. Şimdi gelin Pamukbank'ın bu kadar büyüklüğe nasıl eriştiğine ve bu büyüklüğe eriştikten sonra nasıl battığına yakından bakalım. - pamukbank

Pamukbank Batışı Fiskobirlik’ten Mi?

Pamukbank’ın batışı hakkında en fazla tartışılan konulardan birisi budur. Aslında soru esasen Pamukbank’ı devlet bile isteye mi batırdı? Hususuna ilişkindir. Karamehmet bir açıklamasında 99’senesinde IMF’nin Türkiye’ye zorladığı koşullar nedeniyle, Fiskobirlik’in çiftçilerin parasını ödemediğini, devletin Pamukbank’tan Fiskobirliğe para vererek çiftçilerin paralarının ödenmesini istediğini, hatta bu iş için o dönem kanunun bile değiştirildiğini (o dönemde özel bankalar kamu kurumlarına kredi veremiyordu),bunun üzerine Fiskobirlik’e kredi olarak 700 mio USD para verdiklerini, 2002 senesine kadar krediye 1 kuruş dahi ödeme yapılmayınca dönemin Maliye Bakanı Kemal Derviş’in yanına giderek kredinin teminatı olarak bono istediğini, ancak bu talebinin reddedilmesi üzerine bu paraların tamamının kendisinin cebinden çıktığını, oysa Fiskobirlike kredi verirken hazinenin sözlü olarak birçok kez bu kredilere garantör olduğunun kendisine iletildiğini söylemiştir.

Basına yansıyan bilgilerde ise Fiskobirlik’in borçlarına karşılık Hazine’nin Karamehmet’e faizli bono (faizsiz bono mu olur lan?) önerdiği, ancak Karamehmet’in bu teklifi reddettiği yönündedir. Ancak bankanın batışı oldukça olaylı ve siyasi tartışmaları beraberinde getirdiğinden Aydın Doğan’ın bankanın batmasını istediği için bu haberleri kasıtlı olarak ileri sürdüğü de iddia edilmiştir.

Burada enteresan olan konulardan birisi 4 sene boyunca bir kuruş dahi ödeme yapılmayan kredinin seyyaliyetinin o dönemin Banka denetçileri olan Hazine mensuplarınca niye sorgulanmadığıdır. Bu ise denetim meselesinin ehemmiyetini bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu konuları platformumuzda yer alan Denetim başlığı altında inceledik. İlgisi olan kişilerin bu bölümü okumasını tavsiye ederim.

Pamukbank TMSF’ye Devir Nedenleri (Batış Nedenleri)

Gelelim Pamukbank’ın devir sürecine. Pamukbank TMSF’ye devredildiğinde bir rapor yayınlandı. Bu raporda bankanın akıbeti ifade edildi. Özetle “Pamukbank’ın aktif- pasif vade uyumunun bozulması nedeniyle ilk kez 1998 yılında gözetim altına alındığını, likidite krizi ve özkaynak yetersizliği tespit edildiğini, bu gerekçeyle gözetim altına alındığını, esas sorunun 94’ten sonra bankanın mali bünyesinde yaşanan olumsuzluklardan kaynaklandığını, kredilerin belirli gruplar üzerinde yoğunlaştığını, bu kredilerin geri ödenmediğini ve bu yapının da bankanın likiditesini mahvettiğini,” belirtmişlerdir.

Bu bölümü biraz daha netleştirirsek, Pamukbank kendi ana sermayedarı olan Çukurova Holding’e krediler veriyor. Çukurova Holding bu kredilerle gidip Turkcell ve Digiturk’ü satın alıyor. Ancak bu kredilerin geri ödemesi yapılmıyor. Fakat gelir tablosunda tahsilat olmamasına rağmen faiz geliri olarak görülüyor. Yani banka karda ama nakit olarak değil, muhasebesel karı var fakat reelde böyle bir durum yok. Nasıl oluyor lan bu iş diyorsanız anlatacağım sabırlı olun.  Bankanın olmayan faiz gelirleri tabloda ama reelde olmayınca kaynağın da bankada tutulması lazım. Yani mevduat müşterilerini bankada koruman gerekiyor. O zaman da yüksek faiz vermen gerekiyor. İşte likidite böyle bozuluyor.

Banka 2002 yılında BDDK’nın yaptığı denetlemeler nihayetinde, kurucusu olan Çukurova Holding’e açtığı krediler nedeni ile TMSF’ye devredilmiş, akabinde ise bir kamu bankası olan Halk Bankasına satılmıştır. Pamukbank’ın Çukurova grubuna açtığı krediler ile Çukurova Holding, Turkcell ve Digitürk’ün sahibi olmuştur. Bununla birlikte Fiskobirlik gibi grup risklerinin yükselmesi, kredilerin seyyaliyetinin sağlanamaması nedeniyle banka batmıştır.

Bankanın battığı tarihteki bilançosunda grup kredileri, bankanın toplam kredilerinin %70’ini oluşturuyordu. Bu durum zaten olayın vahametini ortaya koymaktadır.  Banka battığında gelir gider tablosunun altında zarar olarak 4,2 katrilyon (şimdiki parayla 4,2 milyar TL) yazıyordu.

Yine enteresan bir olay da karşılıklı kredileşme vakasıdır. Grup kredilendirmesinde çığır açan bu buluş halen kullanılabilir niteliktedir. Bu yöntemde Pamukbank o dönemin Zeytinoğlu grubunun firması Petsa Petrol’e 5 mio USD ve Tektar Elektrik’e 5 mio USD kredi veriyor. Zeytinoğlu Grubunun Bankası Esbank AG ( Zeyitnoğlu’nun Avusturya’daki bankası) ise Çukurova grubunun firmaları Market Research firması ile CH Financial firmasına toplamda 10 mio USD kredi veriyor. Yani karşılıklı aynı tutarda kredileşiyorlar ve evet kredileşme kelimesini ben uydurdum. Bu sistematik içerisinde en sevdiğim, en mantıklı gelen yöntem bu.

Bankacılık Sisteminin Sorunu: Tahakkuk Esaslı Gelir Tablosu

Bankacılık sisteminde benim şahsen gördüğüm en büyük problemlerden hatta muhasebedeki en büyük problemlerden biri bu. Bir diğeri de bağımsız denetim raporlarında yanlış hesaplandığını düşündüğüm daha doğrusu yanlış raporlamasının yapıldığını düşündüğüm kur riski hesaplaması ile kur zararı yazılması ama ona sonradan değineceğim.

Her neyse ben olayın detayını anlatayım kafanıza yatar zaten.

Şimdi bir müşteriye kredi verdik diyelim. Gelir gider tablosuna yansıyan tek şey şu: peşin olarak aldığınız komisyon. İlk gün böyle geçer. Yani krediyi verdiğiniz gün faiz geliri yazmazsınız, yazamazsınız. İkinci gün hemen banka kredinin 1 günlük faizini tahakkuk ettirir, daha sonra reeskont hesabına alır. Yani kaynaklarına ekler. Ulan arkadaş biz daha bu parayı tahsil etmedik ki. Ama yok o orada gelir olarak görünür. Kredi 10 yıl boyunca ödenmese ve biz bu krediye 10 yıl boyunca takip işlemi yapmasak 10 yıl boyunca faiz tahakkuku kanalıyla faiz geliri yazar.

Fiilen kar var mı? Yok. Ama sen yine de gelir tablosunda her sene kar ediyor görünürsün. Bankacılık sisteminin hâlihazırda da devam eden en büyük sorunu da budur. Ben BDDK’da yetkili bir abi olsam direk bu sistematiği kaldırırım. Ha bu yöntemi aşma yöntemleri var. Ama o konulara girmeyelim. O başka. Fakat ilk yapılması gereken şey tahakkuk esaslı bankacılık muhasebesinin gözden geçirilmesi. Marjinal gelebilir, yanlışları olabilir ancak tahsil edilmeyen bir unsuru gelir olarak yazmak bana saçma geliyor.

Benzeri bir bilançoyu sen bankalara gönderdiğinde bankalar aktifleştirilmiş faiz gideri vs. adlar altında senin bilançondan tenzil edip kredi notunu kötüleştiriyor ancak Banka kendisi böyle bir şey yaptığında herhangi bir mahsuru olmuyor.

Esen kalın,

saygilarimla,

Selen Atasoy

Not: Pamuk bank yurt disindaki Türk müsterilerini korumadi, Türklerin adreslerini gerekli, Alman, Holanda v.s vergi dairelerine satti.. Bu ülkelerde faiz gelirlerinin 25 % vergiye tabi tutulmasi gerekiyordu. Eger Türkiye bu bilgileri vermeseydi,  Pamuk bank ta parasi faizde olan Türk iscileri zor duruma düsmeyecekti, iki kez vergilendirmeye tabi tutuldular, hem Türkiyede, hemde Avrupa ülkelerinde..! Bence Pamuk bank müsterilerini bu konu hakkinda yeterli derecede bilgilendirmedi ..!

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. https://www.turkishnews.com/en/content/2023/02/08/facts-not-reported-by-the-media-re-turkiye-earthquake/ yardım malzemelerinde, gıda kutularında, çadırlarda karşıt taraflar arasında AKP logo savaşları yapıldığı yabancı basına düşmüş gözüküyor. utanç vverici

  2. KUR’AN’ı Kur’an’dan Tanımak! KUR’AN! Nasıl Bir Kitap? KUR’AN; yaşamın Kitabıdır, yaşam eğitim Kitabıdır, hayata hazırlar, hayat hakkında bilgilendirir, rehberlik eder,…

  3. türkiye’de sokak hareketlerini muhalefet partilerinden beklemek pek doğru değil. Yasal sınırlar içinde kalarak farklı bir oluşum olur mu?

  4. Maalesef yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. O yüzden umutsuz bir durum içindeyiz. Bu durumda çıkış, dediğiniz gibi muhalefet tarafından sokakta örgütlenmiş…

  5. Böylesine âdi, tiksindirici bir yazıyı sayfalarınızda görmekten üzüntü duydum..Bu yazılanları kaleme alanın bırakınız ülkemizde bulunmasını, bu Dünya’da bile yeri olmaması…

  6. Hey Ağalar Türk’e »Hiciv Şiiri« Hey ağalar Türk’e cevap bulunmaz Darılıp ağzını açtığı zaman Değme şeyle karşısında durulmaz Darılıp köpüğün…

  • Deprem Felaketi

    Deprem Felaketi

    Deprem felaketi hatırlattı ki, bizim Türk- Kürt sorunumuz yokmuş aslında, bizim; Alevi- Sünni sorunumuz da yokmuş. Hatta ve hatta Ermeni sorunu, Yunan sorunumuz da yokmuş. “İnsanlık” diye bir üst başlık altında yaşıyormuşuz hepimiz. İşte; dünya bu üst başlık altında, insanlık başlığında buluştuk. Azerbaycan’dan, Pakistan’dan, Türk kardeşlerimizden yardım geleceğini biliyorduk zaten. Öyle […]


  • Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir sehri deyil, bir ülkeyi yok ettiler..KAR, HIRS, HIRSIZLIK, RÜSVET,KORRUPTION, Kadin ticareti,  hesi  Allahin ismi altinda….! Türkiyede, ekonomik gelişme ve büyümeyi sağlamak için en büyük koz olarak inşaat sektörü görüldü. Ancak bu sektörün sağlıklı ve kalıcı bir ekonomik büyüme yaratamadığına dair pek çok araştırma ve inceleme daima görmezden gelindi. Şehirler […]


  • Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt Bir röportaj sırasında İngiliz televizyoncunun dikkatiniduvardaki hilal ve bozkurt çeker.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’e bunun ne olduğunu sorar:“O Bozkurt’tur.” der Elçibey ve devam eder:“O gördüğünüz Türk Milleti’nin sembolüdür totemidir.”İngiliz televizyoncu biraz düşündükten sonra özür dileyerek tekrar sorar;“Niçin kendinize vahşi ve yırtıcı bir hayvanı sembol olarak […]


  • TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    Bir Deprem oldu… Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti “O” sabah. Bir deprem oldu… Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup “kendine gel hayat çok kısa” diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların,en sevdiğimiz eşyaların,en sevdiğimiz yemeklerin,en sevdiğimiz mekanlarınaslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden […]


  • Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Ne yazık ki Türkiye’miz çok büyük ve ağır bir doğal afetle karşılaşmıştır. Türkiye’nin on ilini vuran ve büyük can kaybı ve yıkıma neden olan deprem afeti, bizi de Türk Dünyası ailesi ve büyük Türk milletinin bir parçası olarak derinden üzmüş ve kederlenmiştir.Fakat biliyoruz ki Türkiye muktedir bir millet ve devlettir […]



Posted

in

,

by