Kazım Karabekir’in Gürbüz Çocuklar Ordusu

Meline Anumyan/Akunq.net - ermeni yetim cocuklar kazim karabekir

Meline Anumyan/Akunq.net

Okurlarımıza Türk yazar Ömer Aymalı’nın yazdığı Kazım Karabekir’in “yetimleri bakma” faaliyetine dair bir makaleyi sunmaktayız. Bilindiği gibi; Milli Hareket yıllarında Doğu Cephesi komutanı olan Kazım Karabekir, Erzurum (Karin) civarında yetim kalan 2 bin kız, 4 bin kadar erkek çocuğu sokaklardan ya da bakamayacak durumda olan akrabalarının yanından toplatmış oğlanların yarısıyla, ‘Gürbüzler Ordusu’ kurmuştu. Bu çocuklara kayak dersi de dahil olmak üzere askeri eğitim verilmiş, bir kısmına Sanayi Gürbüzler Mektebi’nde zanaat öğretilmiş, orduya kaput, potin diktirilmişti. Ama hepsine Türklük bilinci verilmişti. Karabekir’in 26 Eylül 1920’de Sarıkamış’ı Ruslardan geri alırken, Gürbüzler Ordusu’nu da seferber ettiği söylenir. Karabekir’in koruma altına aldığı kimsesiz erkek çocuklar arasında, Ermeni yetimler de bulunuyordu. Bu çocuklardan kabiliyetli olanlar, Karabekir tarafından, sanki Türk ailelerin yetimleri gibi gösterilerek Bursa’da yeni açılan Işıklar Askerî Lisesi’ne gönderilmiş, bir bölümü ise meslek erbabı olarak hayata karışmıştı. Türkler, bu bölgelerde o denli büyük sayıda Ermeni çocuğun neden yetim kaldığını bile sorgulamadan, Karabekir’in bu faaliyetini insancıl bir iş olarak değerlendirmeye çalışıyorlar.

Karabekir’in kurduğu bu ordu, devşirme aracıyla kurulmuş yeniçeriler ordusunu hatırlatmaktadır. Aslında fikir, hemen hemen aynısıdır. Daha yetişmemiş Türk ve Müslüman olmayan çocukları, kendi halklarına karşı çıkabilen azılı Müslüman savaşçı olarak eğitmek. Yazar Ömer Aymalı’nın ve Türk toplumunun, Karabekir’in insancıl bir iş yaptığı hakkında görüşüne katılmayarak (bu çocuklar, aslında Türk ordusuna yardımcı olmak için vb maksatlarla kullanılmıştır), web sayfamızda bu makaleye yer vermeye karar verdik, zira bu yazıda Karabekir tarafından kurulmuş olan Çocuklar Ordusu’na (Gürbüzler Ordusu) ilişkin bazı ilginç bilgiler bulunmaktadır. Çocuklar Ordusu’nun büyük bir çoğunluğu Ermeni Soykırımı yıllarında yetim kalmış Ermeni çocuklardan oluşmuştur.

Meline Anumyan/Akunq.net - ermeni yetim cocuklar kazim karabekir

Ömer Aymalı / Dünya Bülteni – Tarih Dosyası

Mayıs 1920’ye gelindiğinde Erzurumdaki (Karin-‘Akunq’ web sayfası yöneticileri) çocukların mevcudu 1650’yi bulmuştu. Karabekir 1 Mayıs 1920’de Erzurum halkının da katıldığı bir programda, kurmuş olduğu bu teşkilata Çocuklar Ordusu Teşkilatı adını verdiğini ilan etti.

Kurtuluş savaşının (Milli Haraket-‘Akunq’ web sayfası yöneticileri) önde gelen komutanlarından Kazım Karabekir Paşa, 15.Kolordu Komutanı olarak Doğu Anadolu’da (Batı Ermenistan’da-‘Akunq’ web sayfası yöneticileri) görev yapmıştı. Görevi süresince başarılı askeri faaliyetlerinin yanında bölgenin sosyal, kültürel ve eğitim alanında da kalkınması için önemli görevler  üstlendi. Yıllardır süren savaşların sonucunda Doğu vilayetlerinde binlerce şehit çocuğu, yetim ve öksüz kalmış çocuk bulunmaktaydı. Bu çocuklar sefalet içerisinde yaşam mücadelesi vermekteydi. Sahipsiz kalmış bu çocukların yeniden hayata kazandırılması için yapılması gereken belliydi: Sokaklardan kurtarmak ve iyi bir eğitim vererek meslek sahibi yapmak. Kazım Karabekir de bu amaçla bölgede bir çok eğitim öğretim kurumu kurarak yetim, sahipsiz kalmış bu çocukların eğitim alması için çabaladı.  

Çocuklar Ordusu Teşkilatı 

Karabekir’in bu yöndeki ilk faaliyeti Doğuya geldiği ilk günlerden itibaren başladı. 1919’da Erzurum’a giderken yol üzerinde Bayburt’ta gördüğü bakıma muhtaç çocukları Erzurum’a  nakletme emri vermişti. Karabekir’in asıl çalışması ise Erzurum’da başladı. Kimsesiz çocuklara meslek kazandırmak amacıyla 24 Mayıs 1919’da Erzurum Darüleytam’ından (Yetim Yurdu) aldığı 12 yaşından küçük 33 çocuğu iki Kolorduluk sanayi takımlarına dahil etti. 

Kimsesiz çocukların sayısının fazlalığına karşın Erzurum’daki fiziki şartlar yeterli değildi. İşgalden dolayı yıkılmış olan binalarda eğitim faaliyetlerinin yapılması mümkün olmadığından bunların onarılması ile işe başlandı. 1 Ekim 1919’da gece yatılı okulu açıldı. Bir ilkokul ve Anaokulu yine açılan okullar arasındaydı. Temel eğitim veren okulların haricinde mesleki eğitim veren okullar da ayrıca önem verilen bir konuydu. Bu amaçla Erzurum’da bulunan Firdevsi Kışlasındaki İş Ocağına yüz kadar çocuk nakledildi. Bu ocakta  otomobil tamiri ve şoförlük eğitimi de verilmekteydi. Bu yüzden Otomobil Mektebi adı verilmekteydi. Kısa süre sonra mektebe bağlı bir de Kuyumculuk Mektebi açıldı. Mayıs 1920’ye gelindiğinde Erzurum’daki çocukların mevcudu 1650’yi bulmuştu. Karabekir 1 Mayıs 1920’de Erzurum halkının da katıldığı bir programda, kurmuş olduğu bu teşkilata Çocuklar Ordusu Teşkilatı adını verdiğini ilan etti. 

Çocuklar Kasabası 

Karabekir ordu karargahının bulunduğu Erzurum’da bu önemli eğitim faaliyetlerine öncülük ederken Kurtuluş savaşının dönüm noktalarından biri olan Kars zaferini de kazanmıştı. Kars’ta Ermenileri mağlup eden Karabekir, Sarıkamış’ı ordusu için karargah merkezi haline getirdi. Karargahını buraya taşımasında Ruslardan kalma birçok modern binanın olması etkili oldu. Karabekir şehirdeki modern binaları Çocuklar Ordusu Teşkilatının eğitim faaliyetleri için de bulunmaz bir fırsat olarak görmüş ve burayı Çocuklar Kasabası haline getirmek istemişti. 

Karabekir karargahın taşınmasından sonra Erzurum’da kurmuş olduğu okullardan bir kısmını Sarıkamış’a nakletti. Ancak yapılan yalnızca bir nakil işi değildi. Burası bir Çocuklar Kasabası haline getirilecekti. Doğu illerinde eğitimi, sosyal hayatı, zanaatı geliştirmek, bakıma muhtaç yoksul ve yetim çocukları hayata hazırlamak için 12 Kasım 1921’de Çocukları Himaye Cemiyeti adında bir de cemiyet kurdu. Böylece Erzurum’da başlatmış olduğu eğitim faaliyeti Sarıkamış’ta artarak devam etti. 

Çocukları Himaye Cemiyeti’nin ilk faaliyeti bir Anasınıfı açması oldu. Zamanın şartlarına göre modern bir eğitim imkanı sunan okulda öğrencilere pratik olarak el işleri, müzik ve ahlaki eğitim veren oyunlar öğretilmekteydi. Sarıkamış’ta açılan okullardan biri de Sıhhiye Mektebi oldu. Fakir ve kimsesiz çocukları sağlıkçı olarak yetiştirmeyi amaçlayan mektepten Mayıs 1921 tarihinde 30, Mart 1923’de ise 20 öğrenci mezun oldu. Buradaki eğitimini tamamlayan öğrenciler Doğu vilayetlerinde sağlık alanında hizmet vermeye başladılar. Sarıkamış’ta açılan okullardan bir diğeri de Sarıkamış Askeri idadisi oldu. Sarıkamış Askeri İdadisi’nin açılması ile Karabekir “artık Çocuklar Kasabamız tam kadrosuyla kurulmuş oldu’ diyordu. 

Kazım Karabekir Çocuklar Kasabası adını verdiği Sarıkamış’ta bu okulların haricinde çok sayıda kurs da açmıştı. Acılan Ebelik, Dişçilik, Elektrik, Sinema ve Fotoğraf Kursları ile bölgede ihtiyaç bulunan meslek elemanı yetiştirilmesine çalışıldı. Ücretsiz bir şekilde hizmet veren bu kurslar çok sayıda fakir ve kimsesiz çocuğun meslek sahibi olmasını sağladı. 

Yetimler Babası 

1922 yılına gelindiğinde Çocuklar Ordusu Teşkilatı; Sarıkamış; Trabzon, Kars, Kağızman, Beyazıt, Iğdır, Ardahan, Artvin, Rize, Sürmene ve Erzincan dahil olmak üzere 17 Alay halinde örgütlenmişti. Tüm okullar Sarıkamış’ta bulunan Çocuklar Ordusu Teşkilatına bağlı idi. Her okulun aynı tarzda bir bayrağı vardı ve bayrak üzerinde alayın numarası bulunmaktaydı. 1923 yılında bu okullardaki çocukların sayısı 6000’e yaklaşmıştı. Karabekir yalnızca yetim Müslüman çocuklara değil yetim Ermeni çocuklarına da aynı muameleyi yapmıştı. Trabzon’da bir okulu yetim kalmış olan Ermeni çocukları için tahsis etmişti.  

Kazım Karabekir Paşa bizzat örgütlediği bu eğitim-öğretim faaliyeti ile bölgedeki yetim, öksüz çocuklara sahip çıktı. Sahipsiz çocukları ölümden sefaletten kurtararak onların meslek sahibi olmalarını sağaldı. Bu çalışmaları ile Doğudaki askeri başarılarının yanına bölgedeki çocukların da babası oldu. Kendisine Yetimler Babası dendi. 

Kaynaklar : Kazım Karabekir, Çocuk Davamız;

Makbule Sarıkaya, “Bir Çocuk Kasabası” Sarıkamış

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. https://www.turkishnews.com/en/content/2023/02/08/facts-not-reported-by-the-media-re-turkiye-earthquake/ yardım malzemelerinde, gıda kutularında, çadırlarda karşıt taraflar arasında AKP logo savaşları yapıldığı yabancı basına düşmüş gözüküyor. utanç vverici

  2. KUR’AN’ı Kur’an’dan Tanımak! KUR’AN! Nasıl Bir Kitap? KUR’AN; yaşamın Kitabıdır, yaşam eğitim Kitabıdır, hayata hazırlar, hayat hakkında bilgilendirir, rehberlik eder,…

  3. türkiye’de sokak hareketlerini muhalefet partilerinden beklemek pek doğru değil. Yasal sınırlar içinde kalarak farklı bir oluşum olur mu?

  4. Maalesef yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. O yüzden umutsuz bir durum içindeyiz. Bu durumda çıkış, dediğiniz gibi muhalefet tarafından sokakta örgütlenmiş…

  5. Böylesine âdi, tiksindirici bir yazıyı sayfalarınızda görmekten üzüntü duydum..Bu yazılanları kaleme alanın bırakınız ülkemizde bulunmasını, bu Dünya’da bile yeri olmaması…

  6. Hey Ağalar Türk’e »Hiciv Şiiri« Hey ağalar Türk’e cevap bulunmaz Darılıp ağzını açtığı zaman Değme şeyle karşısında durulmaz Darılıp köpüğün…

  • Deprem Felaketi

    Deprem Felaketi

    Deprem felaketi hatırlattı ki, bizim Türk- Kürt sorunumuz yokmuş aslında, bizim; Alevi- Sünni sorunumuz da yokmuş. Hatta ve hatta Ermeni sorunu, Yunan sorunumuz da yokmuş. “İnsanlık” diye bir üst başlık altında yaşıyormuşuz hepimiz. İşte; dünya bu üst başlık altında, insanlık başlığında buluştuk. Azerbaycan’dan, Pakistan’dan, Türk kardeşlerimizden yardım geleceğini biliyorduk zaten. Öyle […]


  • Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir sehri deyil, bir ülkeyi yok ettiler..KAR, HIRS, HIRSIZLIK, RÜSVET,KORRUPTION, Kadin ticareti,  hesi  Allahin ismi altinda….! Türkiyede, ekonomik gelişme ve büyümeyi sağlamak için en büyük koz olarak inşaat sektörü görüldü. Ancak bu sektörün sağlıklı ve kalıcı bir ekonomik büyüme yaratamadığına dair pek çok araştırma ve inceleme daima görmezden gelindi. Şehirler […]


  • Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt Bir röportaj sırasında İngiliz televizyoncunun dikkatiniduvardaki hilal ve bozkurt çeker.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’e bunun ne olduğunu sorar:“O Bozkurt’tur.” der Elçibey ve devam eder:“O gördüğünüz Türk Milleti’nin sembolüdür totemidir.”İngiliz televizyoncu biraz düşündükten sonra özür dileyerek tekrar sorar;“Niçin kendinize vahşi ve yırtıcı bir hayvanı sembol olarak […]


  • TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    Bir Deprem oldu… Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti “O” sabah. Bir deprem oldu… Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup “kendine gel hayat çok kısa” diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların,en sevdiğimiz eşyaların,en sevdiğimiz yemeklerin,en sevdiğimiz mekanlarınaslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden […]


  • Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Ne yazık ki Türkiye’miz çok büyük ve ağır bir doğal afetle karşılaşmıştır. Türkiye’nin on ilini vuran ve büyük can kaybı ve yıkıma neden olan deprem afeti, bizi de Türk Dünyası ailesi ve büyük Türk milletinin bir parçası olarak derinden üzmüş ve kederlenmiştir.Fakat biliyoruz ki Türkiye muktedir bir millet ve devlettir […]



Posted

in

by