AKP İKTİDARINDA YOLSUZLUK PATLAMASI

içeriğine ekledi

Okuma Süresi: 4 Dakika

Türkiye siyaseti yaklaşık on yıldır birbirini takip eden uğursuz ‘’yolsuzluk patlamaları’’ serisi içinde bocalıyor. Bugünlerde bu serinin yeni bir halkasını yaşıyoruz. Bildiğim kadarıyla, daha önce hiç bu kadar yaygın, yoğun ve istikrarlı bir yolsuzluk sürecine tanık olmamıştık.

Siyasî yozlaşma ve daha özel olarak ta yolsuzluk elbette Türkiye için bilinmedik bir şey değil ama AKP iktidarında yolsuzluğun adeta patlama yapması özel olarak üzerinde durulması gereken bir durum. Özellikle de, bu durumun –yasaklar ve yoksulluk yanında- yolsuzluklara da son verme ve ‘’temiz siyaset’’ getirme vaadiyle iktidara gelmiş olan bir partinin iktidarında ortaya çıkmış olduğu hatırlanırsa…

AKP tarzı yozlaşma ve yolsuzluğun ortaya çıkmasını kolaylaştıran nedenler arasında kanaatimce şu üçü öne çıkmaktadır: Sadakat, haklılık duygusu, güç ve zenginliğe duyulan açlık.

İlk olarak, AKP bürokratları epey bit zamandır ‘’Reise sadık olduğumuz sürece bize kimse bir şey yapamaz’’ diye düşünüyorlar. Rahmetli Burhan Kuzu adeta itiraf etmişti: ‘’Yasama bizde, yürütme bizde, yargı bizde, her şey bizde…’’ Evet, AKP aşağı yukarı 2014 başlarından itibaren devletin kontrolünü tamamen ele geçirmiş olduğu ve 2017 Anayasa revizyonundan sonra ise sistem tam bir tek-adam rejimi hüviyeti kazandığı için, Türkiye’de devlet idaresi ve kamu yönetimi artık anayasa ve hukuka değil, Reis’in talimatlarına göre cereyan etmektedir. Dolayısıyla, eğer aksini gösteren özel bir neden yoksa, sadık olduğu sürece, yolsuzluk yapanın gerek siyasî-idarî gerekse cezaî bir müeyyideye maruz kalacağından endişe etmesi için bir neden yoktur.

AKP’lilerin yolsuzluk yapmalarını kolaylaştıran başka bir etken, dinî dünya görüşlerinden kaynaklanan sahip oldukları haklılık duygusuna ve hakikati temsil imtiyazına sahip olduklarını düşünmeleridir. Pek çok AKP’li ‘’biz doğruyu, sırat-ı müstakimi temsil ediyoruz, onun için otomatik olarak haklıyız’’ diye düşünmekte ve ona göre hareket etmektedir. Başka bir ifadeyle, bu haklılık duygusu onlar bakımından adeta ‘’doğru amaçlar’’ için serbestçe –yani, herhangi bir kayıtla bağlı olmaksızın- hareket etme konusunda genel bir ruhsat işlevi görmektedir.

Malum, AKP’li bir siyasetçi veya bürokrat ‘’dava adamı’’ dır, haklı davanın adamı… Bu duygu zaman zaman onları -‘’kutlu dava’’nın en yüksek temsilcisi olduğuna inandıkları- Reis dışında herhangi bir kişi veya makama –bu arada halka da- hesap vermek zorunda olmadıkları düşüncesine götürmektedir. Reis’in kendisi de zaten ‘’sadece Allah’a’’ hesap verecektir!

AKP döneminde yolsuzluğun adeta patlaması partililerin genellikle siyasî olarak dışlanmış ve sosyo-ekonomik bakımdan dezavantajlı bir toplumsal kesimden geliyor olmalarıyla da ilgili olsa gerektir. Başka bir deyişle, AKP’in gerek tabanı gerekse yönetim kadroları, büyük kısmı itibariyle, hem iktisadî hem de siyasî anlamda güç açlığı çekmekteydi. Bu iki yönlü dışlanmışlık önceleri onlarda güçlü bir mağduriyet hissi yaratırken, partinin iktidar süresi uzadıkça ve devlet parti tarafından tamamen kontrol altına alındıkça bir kendini beğenmişliğe ve üstünlük duygusuna dönüştü. AKP yönetiminin kural tanımazlığının arkasında bu duygu da vardır.

Bu şekilde zamanla üstünlük duygusuna dönüşen başlangıçtaki dışlanmışlık ve yoksunluğun yöneten kadrolardaki daha önce işaret ettiğim haklılık duygusuyla birleşmesinin kamusal ahlâk bakımından ne kadar büyük bir tehlike yaratabileceğini –ve yarattığını- artık hepimiz anlamış olmalıyız.

Bununla beraber, baştan beri işaret ettiğim ‘’objektif’’ faktörler AKP döneminde yaşadığımız emsali görülmemiş cesamet ve yaygınlıktaki yozlaşma ve yolsuzluk örneklerinin siyasî-idarî düzeyde görev yapanların kişisel karakterleri ve ahlâkî seciyeleriyle hiç ilgisinin olmadığı anlamına elbette gelmiyor. Açgözlülük, iktidar hırsı, kamu kaynaklarını gasp etme veya toplumun geneline karşı onlardan kendini ve yakınlarını yararlandırma gibi tutumlar elbette bunları yapanların bilinçli eylemleridir.

Onun için, yukarıda işaret ettiğim diğer etkenler bunları yapanları ahlâkî ve siyasî sorumluluktan tabiî ki kurtarmaz, kurtaramaz. Yolsuzluğun failleri ahlâk ve adalet duygusu yokluğunun, karakter zaafının ve utanma hissini yitirmiş olmanın yol açtığı kötülüklerle yüzleşmek ve bunların hesabını siyasî ve hukukî olarak vermek zorundadırlar.

Mustafa Erdoğan-6.EYLÜL 2022 /TURKİSHFORUM – ABDULLAH TÜRER YENER

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. “Kim bu Jeremy Rifkin?”e Ek’tir * Avrupa Birliği’ne (AB) 10 yıldır danışmanlık yapmaktaymış * Fransa eski Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ve…

  • Azərbaycan dördüncü peykini orbitə göndərəcək

    Azərbaycan dördüncü peykini orbitə göndərəcək

    Okuma Süresi: 3 Dakika Azərbaycan dördüncü peykini orbitə göndərəcək Növbəti peyk İlon Maskın şirkəti tərəfindən buraxıla bilər Azərbaycan dördüncü peykini orbitə buraxmağı planlaşdırır. Texnoloji inkişaf, kosmik sənayedə tərəqqi ölkəmizin bu sahədə yeni addımlar atmasını şərtləndirir. Növbəti peykimizin İlon Maskın şirkəti tərəfindən kosmosa buraxılacağı ehtimal edilir. Amerikalı sahibkarın şirkəti qiymət baxımından […]


  • İranda Azərbaycan türklərinə qarşı repressiyalar haqqında hesabat

    İranda Azərbaycan türklərinə qarşı repressiyalar haqqında hesabat

    Okuma Süresi: 2 Dakika 2022-ci ilin sentyabr-oktyabr aylarında İranda hökumət əleyhinə kütləvi etirazlar zamanı ən az 13 azərbaycanlı öldürülüb, 1700 nəfər isə həbs edilib. Bu barədə ABŞ və Kanadada siyasi mühacirətdə olan İran hüquq müdafiəçiləri tərəfindən hazırlanmış İranda Azərbaycan türklərinin vəziyyəti haqqında Məruzədə deyilir. Azərbaycan türkləri İranda, əsasən Zəncan, Qəzvin, […]


  • Prezident İlham Əliyev Rusiya Federasiyasının Dağıstan Respublikasının rəhbərini qəbul edib YENİLƏNİB

    Prezident İlham Əliyev Rusiya Federasiyasının Dağıstan Respublikasının rəhbərini qəbul edib YENİLƏNİB

    Okuma Süresi: 2 Dakika Prezident İlham Əliyev Rusiya Federasiyasının Dağıstan Respublikasının rəhbərini qəbul edib YENİLƏNİB Azərbaycan Respublikasının Prezidenti İlham Əliyev dekabrın 6-da Rusiya Federasiyasının Dağıstan Respublikasının rəhbəri Sergey Məlikovu qəbul edib. AZƏRTAC xəbər verir ki, Prezident İlham Əliyev Azərbaycan Respublikasının Rusiya Federasiyasının ayrı-ayrı regionları, o cümlədən Dağıstan Respublikası ilə uğurlu […]


  • CHP 3 ARALIK KONFERANSINDA MİLLİ OLMADIĞINI KÜRESELCİ GÜÇLERİN GÜCÜ OLDUĞUNU YANSITMIŞTIR

    CHP 3 ARALIK KONFERANSINDA MİLLİ OLMADIĞINI KÜRESELCİ GÜÇLERİN GÜCÜ OLDUĞUNU YANSITMIŞTIR

    Okuma Süresi: 6 Dakika CHP 3.Aralık konferansında milli olmadığını ve küreselci olduğunu ve bunu da bu konferansta da kullandığı kavramlarla ve J. Rifkin gibi seçilmiş küreselci insanlarla, küreselciliğin karekterine uygun olarak organize ettiğini görürsünüz. CHP’nin düzenlediği bu 3 Aralık konferansını iyice analiz ettiğinizde, CHP bu seçtiği küreselci 70 kişilik bir […]


  • FEYM GRUBU BÜLTENİ

    FEYM GRUBU BÜLTENİ

    Okuma Süresi: 6 Dakika Ermeni Faaliyetleri ( 06 Aralık 2022 ) 1.. KGAÖ Genel Sekreteri, Ermenistan’a yönelik yardım önlemlerine ilişkin belgenin imzalanması gerektiğini vurguladı….Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) Genel Sekreteri Stanislav Zas, Moskova’da düzenlenen örgütün parlamenter meclisinde KGAÖ Konseyi’nin Ermenistan’a yardım sağlama önlemlerine ilişkin karar taslağının imzalanması gerektiğini ve bunun […]



Posted

in

by

Tags: