Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı konusunda herkesin, kendi bilgi ve öngörüsüne göre, görüş bildirmesinden doğal bir şey olamaz.

            Eğer Altılı Masa’da bir başka isim üzerinde uzlaşma sağlanacak olursa, buna Kemal Kılıçdaroğlu dahil hiç kimsenin itirazının olmayacağı da açıktır.

            Ancak görüldüğü kadarıyla Kemal Kılıçdaroğlu adaylık benim hakkım diyor.

            Ve bana kalırsa, gerçekten de kendi hakkıdır.

            Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkanların en belirgin gerekçesi, Dr Recep’e karşı yedi kez kaybetmiş olması gösteriliyor.

            Yakın tarihimizde Demirel de yedi kez gitmiş sekiz kez gelmişti.

            Ve Demirel eğer rahmetle anılacaksa, en son gelişinde yaptıklarıyla anılmakta olup, ilk yedi kezinde işlediği günahları toplum nezdinde böylece affettirebilmiştir.

            Öte yandan Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına geçtikten sonra topluma karşı işlediği siyasal hataların faturalarını görmezden gelmek de mümkün değildir.

            Ancak ve ne var ki; içinde bulunduğumuz konjonktür (ne yazık ki Türkçe’mizde işbu terimi karşılayabilecek başka bir terim yok), Kemal Kılıçdaroğlu’nu en ussal aday olarak dayatmaktadır.

            Türkiye’yi içine düşürüldüğü bataktan, Cumhuriyet’i yok olmaktan kurtarıp, ulusu toparlayacak ve çok daha önemlisi suçlulaların cezalarını çekebilecekleri adaleti sağlayacak biricik kişinin Kemal Kılıçdaroğlu olduğu söylenebilir.

            Bilgi, görgü (umur) ve deneyimleri bu sayılanları yapabilecek düzeye yükselmiş bulunuyor.

            Ancak başta Habertürk olmak üzere, sözde demokrat kanallarda, gerçekten meziyetleri kendinden menkul, zıldırzop ‘akademisyen’, ‘uzman’ ve ‘gazeteci’lerin dillerinden düşürmediği bir gerekçe var ki; Kemal Kılıçdaroğlu’nun yıkması gereken ve benim yıkacağından kuşku duymadığım “Türkiye’nin sosyolojisi” denilen galat-ı meşhurdur.

            Efendim Türkiye’nin yüzde 65/70’i ‘mütedeyyin’ yurttaşlardan oluşmaktadır.

            Kusura kalınmasın ama, ‘mütedeyyin’ olmak demek, her türlü alçaklığı, yolsuzluğu, üçkağıdı, namussuzluğu sindirebilmek demek midir?

            Yoksa Aziz Nesin’in tanımladığı durumda olmak demek midir?

            İşte Kemal Kılıçdaroğlu’nun kişilik ve yeteneklerine hak verip de aday olmaması gerektiğini ileri sürenlerin temel dayanağı bu ‘mütedeyyin’lik galat-ı meşhurdur.

            Oysa, kanımca, Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin 12 Eylül Faşizmi tarafından kapatılmasının ardından, Deniz Baykal tarafından kurulan sözde CHP’yi özde CHP yapmaya yönelmiş bulunmaktadır.

            Yukarıda belirttiğim üzere, bu yolda, benim de acımasızca eleştirdiğim kimi büyük ‘siyasal hata’lar yapmadı değil.

            Ancak, özellikle Türkiye Cumhurbaşkanlığı gibi önemli bir göreve talip olmaya karar verdiği günden itibaren, görevin ağırlığıyla orantılı bir sorumluluk üstlenmiş bulunmaktadır.

            İşte Kemal Kılıçdaroğlu’nu Kemal Kılıçdaroğlu yapacak olan bu yüksek ‘sorumluluk bilinci’dir.

            Kendi payıma, Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sorumluluğun gereğini hakkıyla yerine getirebileceğini düşünüyorum.

            Ne o iki belediye başkanı ve ne de bir başka ‘siyaset eskisi’ni ‘deneme’ye Türkiye’nin dayanma gücü yoktur diyorum.

            Yok eğer, varolan siyasal partiler ve Sağırağıroğulları türü yeni yetme ‘siyasetçi’lerin ayak oyunları ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı engellenecek olursa, yetmiş yıldır egemen olan bu yüzde yetmiş ‘mütedeyyin’ kesimin tuzağına bir kez daha düşülmüş olacaktır.

            Kemal Kılıçdaroğlu’nu sindiremeyenler, her türlü alçaklığı, yolsuzluğu, namussuzluğu yeniden sindirecek demektir.

            Kendilerinin sindirdiği bu alçaklık va namussuzluğu da geriye kalan yüzde otuza zorla sindirtmek isteyeceklerdir.

            İşte bugün için %30’u temsil eden Kemal Kılıçdaroğlu’na sorumluluk verilecek olursa, %70’in arkasına sığınan o ‘zıldırzop siyasetçi’lerin ‘ikbal’i de zedelenecek ve Türkiye’nin ‘gerçek yüzü’ ortaya çıkacaktır.

            Uzatmadan haydi Bay Kemal haydi CHP diyorum.

            Türkiye ve hatta bölgenin umudu olmak için bu son şansınızdır ve son şansımızdır.

            Türkiye’nin Galü belası yani ‘ondan ötesi olmayan’ı aşamasındayız.

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. Böylesine âdi, tiksindirici bir yazıyı sayfalarınızda görmekten üzüntü duydum..Bu yazılanları kaleme alanın bırakınız ülkemizde bulunmasını, bu Dünya’da bile yeri olmaması…

  2. AYYAS, GAY, DIKTATOR…NUFUSTA ADINI (IBRANICE) KAMAL OLARAK DEGISTIRDI.SELANIK YAHUDISIDIR. “bu prensipleri, gökten indiği sanılan kitapların doğmalarıyla asla bir tutmamalıdır. Biz,…

  3. Türkiye’nin Atatürk propagandasından yeterince almışsınız gibi görünüyor. Atatürk figürü, “Hitler veya Mussolini kazanırsa ve barış zamanlarında devletin tam kontrolünü ele…

  • Türkiye Yolsuzluk Algı Endeksi’nde Küme Düştü

    Türkiye Yolsuzluk Algı Endeksi’nde Küme Düştü

    Yolsuzlukla mücadelede dünyanın önde gelen sivil toplum kuruluşlarından olan ve 100’ün üzerinde ülkede faaliyet gösteren Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International:TI), 1995’ten bu yana her yıl yayımladığı Yolsuzluk Algı Endeksi sonuçlarını  30 Ocak’ta  açıklamıştır.  Örgüt,  yolsuzluğun toplumlar üzerindeki yıkıcı etkisini sonlandırmak için insanları dünya çapında güçlü bir koalisyon içinde bir araya […]


  • “Turizm 12 aya yayılırsa istihdam artar…”

    “Turizm 12 aya yayılırsa istihdam artar…”

    2022 yılını ziyaretçi artışında dünya ortalamasının üzerinde tamamlayan Türkiye, 2023 sezonuna hazırlanıyor. TÜRSAB Başkanı Firuz Bağlıkaya, TÜROB Başkanı Müberra Eresin ve TTYD Başkanı Oya Narin, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un “Hedefimiz 60 milyon turist, 56 milyar dolar turizm geliri” dediği 2023 sezonunu Dünya gazetesinden Nurdoğan Arslan Ergün’e değerlendirdi. Sektördeki maliyet artışının […]


  • 2023 yılında iş turizmindeki iyileşmenin devamı bekleniyor…

    2023 yılında iş turizmindeki iyileşmenin devamı bekleniyor…

    Global Business Travel Association (GBTA), iş turizmindeki iyileşmenin devam etmesini bekliyor. Yapılan son çalışma, 2023’te küresel iş turizminde 2022’ye göre bir artış gerçekleşeceğini gösteriyor. GBTA tarafından dünya çapındaki 600 endüstri profesyoneli ile yapılan ankete göre; bu yıl özellikle finans, sigorta, servisler ve danışmanlık sektörlerindeki şirketler iş turizmi için çok heyecanlı. GBTA CEO’su Suzanne Neufang, ‘’İş turizmindeki geri […]


  • Yeni turizm yılı umut veriyor…

    Yeni turizm yılı umut veriyor…

    Geçen sezonu ayakta kalabilecek şekilde geçiren turizm sektörü yeni sezondan umutlu. Yurt dışı rezervasyonları yüz güldürüyor. Almanya’dan ise beklenenin üstünde rekor rezervasyonlara imza atılıyor. Turizmciler “Yeni sezon umut veriyor” görüşündeler. Otelciler ise fiyatlara rekor zam yaptı. Almanya’da pek çok tüketicinin yaz sezonu için erken rezervasyon yapmasıyla Ocak ayı tekrardan ”rezervasyonların en yüksek […]


  • Her şey turizm için…

    Her şey turizm için…

    Pandemi dönemi ülkelerin turizmini de etkiledi. Hong Kong Pandemi sonrasında turistleri geri çekmek için 500 bin ücretsiz uçak bileti verecek. İşte detaylar…    Turist çekmek için uçak bileti verecek Hong Kong hükümeti, turizm endüstrisini canlandırma ve ziyaretçileri şehre geri çekme çabalarının bir parçası olarak 500 bin ücretsiz uçak bileti vermeyi planladığını duyurdu. TRT […]



Posted

in

by

Tags: