“Şiddet toplumu olduk…”

içeriğine ekledi

Okuma Süresi: 2 Dakika

Toplumda özellikle son günlerde şiddet olaylar, kadın cinayetleri ve ölümcül kavgalar sıklıkla gündeme geliyor. Söz konusu olayların artışıyla birlikte, “Şiddet toplumuna mı dönüşüyoruz” sorusu, yurttaşların en çok tartışığı konu haline geldi.

Müzisyen Onur Şener’in katledilmesinden sonra toplumsal şiddet olayları yeniden masaya yatırıldı. Şiddet toplumu olduğumuz ve bunun sonuçlarının da endişe verici olduğu ortaya konuldu.

Bu olaylarla birlikte toplumda güvenlik kaygısı üst noktalara ulaşırken, şiddetin nasıl önleneceğini ve artan şiddetin nedenlerini uzmanlar anlattı.

Psikiyatrist Prof. Dr. Nursu Çakın Memik, öfke duygusunun şiddet davranışına dönüşen etmenler olabileceğini söyledi. Memik, “Şiddetin bedelinin olmaması, her türlü davranışta bulunmanın hak olarak görülmesine yol açar. İnsanların tolerans düzeyi azaldı. Bireyin çocukluk döneminde maruz kaldığı davranışlar ileri yaşlarda belirleyici olur. Sevilen bir çocuk, sevilmeye değer olduğunu fark eder. Böylece öfke duygusu azalır ve empati yeteneği gelişir. Çocuğa yeterli ilgi gösterilmiyorsa, sevildiğine dair bir belirti yoksa fiziksel bakım hiçbir işe yaramaz” dedi. 

Akademisyen Doç. Dr. Alparslan Nas ise şiddetin toplumsal boyutunu şöyle anlattı:

“Toplumsal öfke bir bütün olarak değerlendirilmeli. Kadına veya çocuğa yönelik bir şiddetle müzisyene yönelik şiddetin arka planındaki temel etmen bu bireylerin “öteki” olarak kodlanmaları. Bireylerin ne istenirse yapmalarının zorunlu görüldüğü ve karşı çıkmalarının uygun görülmediği bir üstten bakış söz konusu. Bu nedenle şiddeti, ötekileştirme kültürünün bir yansıması olarak değerlendirmek mümkün. Toplumsal şiddet konusunda günlük yaşamda kullanılan dil de önemlidir. Özellikle dezavantajlı gruplara yönelik dilin dönüşmesi gerekiyor.” 

Küresel Eşitlik ve Kapsayıcılık Ağı Derneği Başkanı Ayşe Kaşıkırık da nefret dilinin toplumun her kesimine işlediğini belirterek “Şiddet, normalleştirilip meşrulaştırıldı. Hukuki boşluklar şiddetin önünü açtı. İstanbul Sözleşmesi sadece kadınları kız çocuklarını değil, şiddete karşı herkesi koruyordu. Şiddetin önlenmesi yasaların caydırıcı gücüyle mümkün” ifadelerini kullandı. Kaşıkırık, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bireyler sisteme güvenmediğinde şiddete meyilli oluyor. Borç yükü, yaşam baskısı şiddetle sonuçlanıyor. Bürokrasideki liyakatsizlik sisteme olan güveni düşürüyor. Meşrulaştırmak, normalleştirmek ‘Ben yapsam da bir şey olmaz’ algısı oluşturuyor. Bu vakalar adalete olan güveni zedeledi. Toplumsal trajedi, buhran oluştu.” 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. Soyağacı araştırmaları, ırkçılık değil de kültürel ve biyolojik açılardan ele alınabilir. Bilimsel-biyolojik araştırmalara itibar edenlere, Prof. Sykes’ın „Havva’nın yedi kızı“…

  2. Türkiye ekonomisi bağlamında “faiz sebep, enflasyon sonuç” diyorlar…!

  3. adamlar türkiyeyi tek adam olarak en zayıf halinde buldular her tarafdan saldırıyorlar

  • FEYM GRUBU BÜLENİ

    FEYM GRUBU BÜLENİ

    Avrupa Birliği’nin Güney Kafkasya ve Gürcistan’daki kriz özel temsilcisi Ermenistan ziyaretine başladı.Başbakan Nikol Paşinyan ile yaptığı görüşmede muhataplar, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin normalleşmesi, Dağlık Karabağ sorunuyla ilgili son gelişmeler ve Dağlık Karabağ Ermenilerinin hak ve güvenlik güvencelerinin sağlanması konularını ele aldılar.


  • BURSA’DA YAŞANAN İLGİNÇ OLAYLAR

    BURSA’DA YAŞANAN İLGİNÇ OLAYLAR

    Okuma Süresi: 1 Dakika Bursa üzerine yazdığım onuncu kitabım 1950-1960 Yılları Arasında BURSA’DA YAŞANAN İLGİNÇ OLAYLAR yayımlandı. “Bursa o kadar değişti ki, Çocukluğumun ve gençliğimin Bursa’sını çocuklarıma anlatsam kısmen gördükleri ve yaşadıkları için inanacaklar ama torunuma anlatsam, ‘dedemin kafası sulanmaya başladı’ diye düşünecek” dedim. Ve bildiğim, yaşadığım Bursa’yı yazmaya çalıştım. […]


  • Bu ayıp bize yeter (mi?)

    Bu ayıp bize yeter (mi?)

    Okuma Süresi: 0 Dakika Meksika’lı ressam Rodriguez çizmiş…Bunun ayıbı bize yeter……. mi sizce ?????? MEKSİKALI ÇİZER ANTONİO RODRİGUEZ GARCİA’NIN KARİKATÜRÜ… MAALESEF BİR KEZ DAHA GÜNDEME GELDİ. Çocuk gelin, fiziksel, fizyolojik ve psikolojik açılardan evlilik ve çocuk doğurma sorumluluğu taşımaya hazır olmadan evlendirilen kızlara verilen addır. ‘Çocuk’ ve ‘erken evlilik’ kavramları […]


  • 28 Şubat Kararları ÇOCUKLARIN KORUNMASI OLAN Atatürkçülüğün Kendisidir

    28 Şubat Kararları ÇOCUKLARIN KORUNMASI OLAN Atatürkçülüğün Kendisidir

    Okuma Süresi: 4 Dakika 28 Şubat kararlarını herkesin bilmesi gerekiyor. Bilmeden yorum yapmayın. Alınan kararları lütfen okuyarak hareket edin. Şimdi dinci tarikatçıların ve onların efendisi olan bir numaralı emperyalistin neden 28 Şubat kararlarına karşı çıkıp işbirlikçilerini iktidar yaptığını öğrendinizmi? Sizler, gericileri destekleyenlerin 6 yaşında çocuklara cinsel olarak tecavüz edip ve […]


  • Cemaat vakfına İBB’den mühür

    Cemaat vakfına İBB’den mühür

    Okuma Süresi: 0 Dakika 6 yaşındaki kız çocuğunun evlendirilmesi olayının merkezindeki İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nı İstanbul Büyükşehir Belediyesi mühürledi‼️ Elazığ’da bulunan Lalegül Anaokulu, Kuran okuyan kız çocuklarını gelinlik ve türban giydirerek tebrik ediyor. Okulun sorumlularının “6 yaşındaki kız çocuğu evlendirilebilir” diyen Nureddin Yıldız hayranı olması tesadüf mü‼️ Bu çocuklar […]



Posted

in

by

Tags: