MÜSLÜMANIN DELİĞİ


Okuma Süresi: 4 Dakika

            Hani şu çok müslüman, en karizmatik ve belagatı en yüksek biri var ya, hepiniz çok yakından tanıyorsunuz, diyor ki;

            “Bir delikten, müslüman, iki kez sokulmaz”.

            Şimdi bu tümcenin neresini eleştireyim?

            Bunu söyleyen kişinin belagatı şöyle dursun, Türkçe gramerine hangi edebiyat öğretmeni geçer not verebilir?

            Özne, yüklem ve eylemin hiçbiri yerli yerinde değiller.

            Ne ki, o anlamsız anırmalar size ‘belagat’ diye yutturula geldi bugüne değin.

            Öyle ki, elini masaya vurmayan, avazı çıktığı kadar bağırmayan ‘siyasetçi’ye ‘siyasetçi’ denilmeyen bir siyaset anlayışı yerleştirildi.

            Bunlara ‘şekil şartı’ diyelim.

            ‘Biçim’ yani ‘siyaset biçimi’ olsun.

            Bir de, biliyorsunuz sanıyorum, ‘öz’ var değil mi?

            Yani ‘içerik’…

            Bu tümceyi kuran kişinin, yarım yüzyıl boyunca kurduğu tüm tümcelerin içeriği ‘boş’ çıktı mı çıkmadı mı?

            En son örnekte olduğu gibi, O müslüman iki değil, ikiden çok kez nice delikten sokuldu mu sokulmadı mı?

            O deliklerden geçirile geçirile pamuk ipliğine döndürüldü de denilebilir.

            Ha koptu ha kopacak.

            Ayakları sallanıyor denilse yeridir.

            Ancak ve ne var ki, başta Devlet Bahçeli olmak üzere, Küpçü Mustafa ve ‘Bilimsel Sosyalist’ (!) parti tarafından üzerine toz kondurulmamakta.

            Artık bu tipler sadece ve ancak ‘alay konusu’ olabileceklerdir.

            Oysa, Türkiye’nin önü açık görünüyor.

            Ne var ki, bu kadar özgüven, kimi sakıncaları da birlikte getirmekte.

            Her an herhangi bir yerden bir ‘tuzak’, bir ‘pusu’, bir ‘kancıklık’ beliriverebilir.

            Bence ‘Muhalefet’in en çok dikkat etmesi gereken konu bu olmalıdır.

            Örnek olsun, Cumhurbaşkanı adayları arasında adı geçen İlhan Kesici’nin, nice deliklerden sokulmuş birinin cenazesine katılmış olması, yoğurdu üfleyerek değil ama buzdolabında saatlerce beklettikten sonra yemek gerektiğini bize göstermiş olmalı.

            Bu gibi durumlar için ‘Haçı koynundan çıktı’ denilmektedir.

            Yani, ‘Haçı koynundan çıkacak’ yüzlerce ‘siyasetçi’, onlarca yıldır bizi yanıltıyor olabilir.

            Bu yazıyı fazla uzatmadan, Kemal Kılıçdaroğlu’nun koynundan herhangi bir ‘haç’ değil ama, çıksa çıksa bir ‘Türk Bayrağı’ çıkacağını belirtmeliyim.

            Son dönemdeki her sözü, Türk ulusuna verilmiş bir ‘söz’ olarak alınabilir.

            Orada, birlik var, beraberlik var, kardeşlik var, göreli eşitlik var.

            Hırsızın çaldığı malın geri alınması var.

            Arsızın cezasını çekeceğine ilişkin beklenti var.

            Sadece ‘delikten geçirilme’ tehlikesi yok.

            Çünkü kafasında ‘oyun’ yok, ‘aldatma’ yok; başında ‘takke’ yok, yüreğinde ‘takiye’ yok.

            Çünkü kendisini ‘bir kişi’ olarak değil ama bir ‘toplum’un bireyi olarak görüyor.

            Bir kişi, müslüman ya da değil, bir delikten ‘sokulabilir’, ama bir toplumu bir ‘deliğe’ tıkmanın olanağı yoktur.

            Demek ki, bir olmanın tam zamanıdır.

            İçinde, ‘oyun’, ‘takke’ ve ‘takiye’nin olmadığı bir ‘birlik’ten yana olma zamanı.

            Özeliklle de ‘takke’nin olmadığı bir ‘birliktelik’.

            Çünkü, önünde sonunda ‘takke düşüp kel ortaya çıkmaktadır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editöre mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

  1. adim selma yavuzoglu almanya lubecktayim tane cocucgum var vatikan turkiyeyi kitliyor kolnerdom turkiyeyi kitliyor inter pol turkiyeyi kitliyor burda soykirim…

Son Yazılar

  • FEYM Grubu Bülteni (09 Ağustos 2022)
    Okuma Süresi: 4 Dakika 1.. Jeopolitik oyunlar… Analistler, son Rus-Türk görüşmesini Ermenistan-Azerbaycan ve Ermenistan-Rusya temaslarıyla karşılaştırıyor. Ermenistan ve Karabağ’ da […]
  • KALIN İFADE
    Okuma Süresi: 4 Dakika Kanımca bir çok Türk vatandaşı ilk okulda ve lise de tarih dersindeki Osmanlı Devletinin yükselme devrini […]
  • Türkiye İran’ı tanımıyor.
    Okuma Süresi: 3 Dakika 1. Türkiye İran’ı tanımıyor. Osmanlı İran’a (Türkiye’ye) Osmanlı’nın gözünden, din acısından bakıyor. Osmanlı da Safevi de […]
  • Hızlanan değişimi kavramak
    Okuma Süresi: 3 Dakika Bülent ESİNOĞLU Tarihin bazı dönemlerinde değişim hızlanır. Ya da biz hızlanmış gibi görürüz. Aslında sabit hızda […]
  • Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dışlanması kabul edilemez
    Okuma Süresi: 3 Dakika Yokuş: “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin dışlanması kabul edilemez.” Konya’da 9-18 Ağustos tarihleri arasında düzenlenecek olan İslami […]

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1

Turkish Forum, içeriklerin arşivlenmesi, yazarların yazılarının sizlere ulaştırılması için bilgisayar altyapısına yatırım yapmaktadır. Bu hizmetlerimizden memnun iseniz QR kodunu kullanarak bağış yapabilirsiniz.