Transavrasya dillerinin tarımsal yayılması


Okuma Süresi: 2 Dakika

Nature dergisinde geçen yıl yayınlanan bir yazıya göre Moğolca, Türkçe, Japonca, Korece ve Tunguzca konuşanlar, şu anda kuzey Çin’de bulunan Liao nehri vadisindeki bir grup darı çiftçisinden geliyor.

M.Ö. 7000 yılında bu bölgedeki halkın erkekleri C ve D y-kromozomlarına sahipti. Proto-Türkçe konuşanlar Orta Asya’ya göç ettiler ve at gütmeye başladılar. Batı Hint-Avrupa y-kromozomu R1b1 erkekler arasında baskın hale geldi. Daha sonra İran platosuna, Anadolu’ya ve Trakya’ya yayılmaları ile J y-kromozomu baskın hale geldi.

Makaleye göre Transavrasya dillerini konuşanların (yani Japonca, Korece, Tunguzca, Moğolca ve Türkçe) kökenleri Avrasya nüfus tarihinin en tartışmalı konuları arasında. Anahtar sorun, dilsel dağılımlar, tarımsal genişlemeler ve nüfus hareketleri arasındaki ilişki.

Konuya genetik, arkeoloji ve dilbilimi üçgeni içinde birleşik bir perspektifte bakan araştırma Transavrasya dillerinin ortak atalarının ve birincil dağılımlarının, Erken Neolitik’ten itibaren Kuzeydoğu Asya’ya hareket eden ilk çiftçilere kadar izlenebileceğini gösteriyor. Kanıtlar Trans-Avrasyaca konuşanların erken yayılmasının tarım tarafından yönlendirildiğini gösteriyor.

Antik DNA dizilemesindeki son gelişmeler, Avrasya’daki insani, dilsel ve kültürel açılımlar arasındaki bağlantıları yeniden düşünmemizi sağladı. Bununla birlikte, Batı Avrasya ile karşılaştırıldığında, Doğu Avrasya henüz tam olarak anlaşılamamıştır. Kuzeydoğu Asya -İç Moğolistan, Sarı, Liao ve Amur Nehri havzalarını, Rusya’nın Uzak Doğusunu, Kore yarımadasını ve Japon adalarını kapsayan geniş bölge son literatürde özellikle yetersiz temsil edilmektedir.

“Altay” olarak da bilinen Trans-Avrasya dillerinin dilsel akrabalığı, dilbilimsel tarihöncesinde en çok tartışılan konulardan biridir. Transeurasian, Avrupa ve Kuzey Asya’ya uzanan coğrafi olarak bitişik büyük bir dil grubunu ifade eder ve beş tartışmasız dil ailesini içerir: Japonca, Korece, Tunguzca, Moğolca ve Türkçe (Şekil 1a). Bu beş grubun tek bir ortak atadan gelip gelmediği sorusu, uzun süredir devam eden bir tartışmanın konusu olmuştur. Son değerlendirmeler, bu diller arasındaki pek çok ortak özelliğin gerçekten de ödünçlemeden kaynaklandığını gösteriyor.

Yazının Orijinali: https://www.nature.com/articles/s41586-021-04108-8


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editöre mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

  1. Bu konuda okunacak tek bir kitap var oda Neoliberalist (iktisatçı) Friedrich August von Hayek. Kitap 1- Esarete giden yol Kitap…

  2. devlet üreticiye imkanlar sağlasın .üreticiyi aracı haydutlara teslim etmesin..tefeciler oturduğu yerde köşe dönüyor.ve devlet de haksızlığı seyrediyor..tefeciler fiyat düşmesin diye…

  3. her şey devletindir, devlet her şeyi kontrol eder. Corona’da gördük bunu istediği işi kapatır, istediği firmayı batırır, istediği sektörü yok…

Son Yazılar

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1

Turkish Forum, içeriklerin arşivlenmesi, yazarların yazılarının sizlere ulaştırılması için bilgisayar altyapısına yatırım yapmaktadır. Bu hizmetlerimizden memnun iseniz QR kodunu kullanarak bağış yapabilirsiniz.