EMEKÇİNİN BAYRAMI


Okuma Süresi: 9 Dakika

1 Mayıs Emekçinin Bayramı;

Ergenekon,balyoz davaları gibi,gezi davası diye bir dava uydurdular…2013 ten beri bitmedi bu…Davalar  açılıyor, yeterli delil bulunamıyor ,serbest bırakılıyor, aynı gün tekrar tutuklanıyor insanlar..Yine  diğer  davalar gibi insanlar günahsız bir şekilde hapiste yatırılacak.

Bu bize FETÖ kumpaslarını hatırlatmıyor mu?Acaba bunlar FETÖ amcalarıyla cingen dövüşü yapıp kapalı kapılar ardında sarmaş dolaş mı oluyorlar…

Baksanıza kendi insanını hapsettirip,dün katil dediği insanlara sarılıp kardeşim demiyorlar mı,dün vermediği belgeleri bugün vererek kardeşim diye ziyaretine gitmek nereye sığıyor.Daha dün “bunlar kaşıkçıyı kıtır kıtır kestiler”demiyorlar mıydı?

Çünkü gezi olaylarındaki insanlar düşünen,sorgulayan insanlar,eğer onları susturmazlarsa,düşünmeden her şeye kafa saallayan insanları yönetemeyecekler.

1880′li yıllarda , beden gücü kullanılıyordu ve çalışma şartları çok kötüydü.Gözü bir türlü doymayan patronlar özellikle küçük çocukları karın tokluğuna ve günde 15 saate yakın çalıştırıyordu.

Şirketler durmadan büyürken , işçilerin güvenliği, sağlığı, örgütlenme ve grev gibi en temel hakları göz ardı ediliyordu.

1881 de yarım milyon işçiyi temsilen ”Örgütlü Meslek ve Emek Birlikleri Federasyonu” kuruldu ve “8 saatlik iş günü” mücadelesini başlattı.

ABD’nin Şikago kentinde 40 bin tekstil işçisi bir eylem başlattı ama bu eylem kanla bastırıldı.Yine bir fabrikada günde 8 saat çalışmak için greve giden,1.400 kişi işten atıldı. 

Bu tarihlerde greve gidenlere ateş açıldı ve 4 işçi öldü.Bu saldırılar işçileri daha da yüreklendirdi ve mücadele gücü kazandırdı.

ABD ve Kanada’da sendikalar haklı mücadeleleri  için, 1 Mayıs 1886′da 350 bin işçiyi greve başlattı. İşverenler böyle bir kararlılıkla ilk defa karşılaşıyordu. Bu ülkelerde hayat durdu.

İşçiler kendi güçlerinin farkına varmışlardı. İşçilerin birleşmeye başladığını gören işverenler grev kırmak için sokak çeteleriyle anlaştı. Çetelerle birlikte polis de işçilere saldırdı.Pek çok işçi öldürüldü.Sanki  karşılarında kanlı katiller vardı.

Hükümet ve işverenler birleşerek, sert önlemler almaya başladılar. İşten çıkarmaya ve baskı kurmaya devam ettiler.

Bu da yetmedi olayları başlattığını düşündükleri 8 işçiyi idam cezasına çarptırdılar.Bu 4 yürekli insan: Albert PERSONS, Adolph FISCHER, George ENGEL ve August SPIES idi. 1 Mayıs 1886 da 8 saatlik iş gücü için mücadele verdiler diye, idam edildiler. 

Albert PERSONS’na eğer özür dilerse affedileceği söylendi.Bunun üzerine bu işçi mahkeme karşısında “Bütün dünya biliyor suçsuz olduğumu, eğer asılırsam cani olduğumdan değil, emekçi olduğumdan asılacağım”dedi.Cenaze törenlerine 100 binlerce insan katıldı.

ABD’de gerçekleşen bu olaylar dünya işçi örgütlerini harekete geçirdi. II. Enternasyonal 1889′da Paris’teki kongrede, Amerika’daki işçileri desteklemek için, dünya çapında eylemler düzenledi.

1890′nin 1 Mayıs’ından itibaren,”Ulusal Birlik, Mücadele ve dayanışma Günü” olarak kabul edildi.

1906 Türkiye’de günümüzde bilinen ilk 1 Mayıs İzmir’de “amele bayramı”adıyla kutlandı.

1922 de  1 Mayıs İstanbul, Ankara ve İzmir’de kutlandı.Mustafa Kemal’e destek verildiği açıklandı….

1976 da 1 Mayıs DİSK’in öncülüğünde 400 bin işçi Taksim Meydanı’nı doldurarak 1 Mayıs kutladı. 50 Yıllık aradan sonra 100 binlerce kişinin 1 Mayıs’ı kutlaması, hükümeti ve işverenleri tedirgin etti.

1977  de Taksim Alanı’na 500 bin emekçinin akması engellenemedi, çevredeki binalardan halkın üzerine ateş açıldı. 200 kişi yaralandı, 37 kişi de yaşamını yitirdi. 2 bine yakın mermi atılmış ama olayın failleri hala bulunamadı. Olay tarihe Kanlı 1 Mayıs olarak geçti.

1979 da Sıkıyönetim Komutanlığınca.İstanbul’da 1 Mayıs kutlamaları yasaklandı ve sokağa çıkma yasağı kondu. Sokağa çıkan Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Behice Boran ve 1000’e yakın kişi gözaltına alındı. Behice Boran ve 330 Türkiye İşçi Partili 6 Mayıs’ta tutuklandı. DİSK’e bağlı bir grup sendika ise İzmir’de “izinli” 1 Mayıs kutlaması yaptı.

1989  da İstanbul’da 1 Mayıs’ı kutlamak için İstiklal Caddesi’nden Taksim’e yürümek isteyen 2000 kişilik grup polis tarafından dağıtıldı. Olaylar sırasında Mehmet Akif Dalcı öldü. 400’ü aşkın gösterici gözaltına alındı.1990 da. İstanbul’un çeşitli semtlerinde yapılan 1 Mayıs eylemlerinde 40 kişi yaralandı, 2 bin kişi gözaltına alındı. Yaralılardan Gülay Beceren felç oldu.

1993 te  Türk-İş 1 Mayıs’ı İstanbul’da Abide-i Hürriyet Meydanında 60 bin işçinin katıldığı bir mitingle kutladı.DİSK de İstanbul1993 te  Türk-İş 1 Mayıs’ı İstanbul’da Abide-i Hürriyet Meydanında 60 bin işçinin katıldığı bir mitingle kutladı.DİSK de İstanbul Pendik Meydanı’nda kutladı.

2008 de 1 Mayıs ara sokaklarda çatışmalar gölgesinde kutlandı.1.500 kişi gözaltına alındı,40 kişi yaralandı.İşçi Bayramı’nı Taksim Meydanı’nda kutlamak isteyen işçi sendikalarına yürütme organı izin vermedi.Şişli ve çevresinde toplanan gruplara, polisin müdahalesi biber gazı, gaz bombası, cop, panzer, sapan, ve tazyikli boyalı suyla oldu.

2016 da 1 Mayıs için Taksim Meydanı yasaklandı.Bakırköy Meydanı adres gösterildi. Disk, Kesk, Tmmob ve Ttb’nin katıldığı Bakırköy kutlamalarında 231 kişi gözaltına alındı, 5 kişi tutuklandı, 1 kişi ise TOMA’nın altında kalarak öldü. Adana, Antep ve Urfa’da canlı bomba şüphesiyle kutlamalar iptal edildi. Ankara ve Diyarbakır’da kitlesel 1 Mayıs kutlamaları yapıldı.

Bu böyle kovalamaca oynayarak devam etti,insanları kısıtlayarak,işkence ederek ve hapsedilerek…

Patronların doymayan açgözlülüğü yüzünden hala ekmek kavgasında olan işçinin memurun bir lokma ekmek parasında gözleri.Çalışanın hakkını vermeleri için daha ne kadar savaş verilecek bu uğurda.

Sırf başka partili oldukları için ürettikleri ürünleri alınmayan çifççiler mi var gerçekten…

Dünyada pek çok ülke işyerlerini kapatırken insanların aç kalmaması için onların yaşayabilecekleri yardımı yapıyor,benim ülkemde sadece kendi taraftarlarını kollayıp,diğer insanlar ne hali varsa görsün der gibi gözünü kapatmak hangi insanlığa sığıyor…

Daha dün duydum ülkemde her dört kişiden birisine sosyal yardım yapılıyormuş! Kim bunlar?Eğer öyleyse neden insanlar açız diye çığlık atıyor?Acaba sadece taraftarlara mı yardım ediliyor!

Bir yanda 3-5 yerden maaş alanlar,bir yanda pazar artığı toplayan insanlar…

Bizde daha kendi taraftarı değil diye atamaları yapılmamış öğretmenler ve öğrencilerin online eğitim yapmaları için gereken internet,laptop sorunu çözülmemişken, dünyada pek çok ülke bu sorunları çözmüş durumda.

Patron da kazansın işçi de,bu o kadar zor degil ki…Kazandığının yarısını bile işçisine verse o da insanca yaşasa,patron da yüzde beşyüz yerine yüzde elli kazansa namusuyla,kul hakkı yemeden,helal tarafından olmaz mı!

Hem bazıları hala fabrika üstüne fabrika açmaya devam ederken,hem işçi insanca yaşar, hem de çocuklarının boğazından helal lokma geçer.En önemlisi de çocuklarının yüzüne utanmadan bakabilir,başını yastığa koyduğunda huzurla uyuyabilir…

Doktorlar,hakimler,savcılar,polisler,rektörler her birisine çeşitli suçlar yaratılarak yerinden, yurdundan, ekmeğinden, aşından,işinden edildiler…

Tarım işçisinin hakkı verildiği için mi durmadan tarım ürünlerini dışarıdan satın alıyoruz…?Hayvancılıkla uğraşanların hakkı verildiği için mi dışarıdan et satın alıyoruz..

Sadaka verir gibi seçim öncesi dini bayramlarda biner lira ikramiye verilecekmiş emekliye……Bu seçim rüşveti değil de nedir!

Her sabah haberleri dinlerken”gece yarısı benzine şu kadar zam yapıldı”cümlesini duymaktan ben bıktım orada yaşamadığım halde.Benzine yapılan zam bütün hayatı etkiliyor,emekli ve asgari ücretliler pazara gidemez oldular,pazarın artıklarını toplamaya gidiyoruz akşam olunca diyorlar.Bu mu insanca yaşamak! Elektrik parsını ödeyemeyen insanların elektrikleri kesilmiş,bayrama karanlıkta mı girecek bu insanlar..

Günde 18 saat yerin altında çalışan madenciye sormuşlar. “Sosyalizm nedir ?” diye. Madenci cevap vermiş: “Güneşi görmektir…” 

Ne yazık ki hükümetler de zenginleri destekler,hiçbir zaman işçinin ve emekçinin yanında yer almazlar.

Çünkü o para babaları seçim zamanı açar kesenin ağzını,kaz gelecek yerden tavuk esirgemez,seçmenin ağzına bir parmak bal sürer,çeşitli vaatlerle istediğini seçtirir ve seçilenleri de kukla gibi oynatır kendi menfaatleri doğrultusunda…

Kur’an daki “zenginlerin mallarının 40 ta birini yoksullara versinler zekat olarak”kuralını alıp acaba patronlar karın kırkta birini çalışanına versin olarak değiştirsek yoksulluk ve haksızlık diye bir şey kalmaz,ne yoksul kalır,ne de olaylar çıkar.

Çalışana hakkını vereceksin kardeşim bunun lamı cimi yok.Vermez de sen hak yersen insanlar da böyle haklarını almak için sokaklara dökülür ve hakkını söke söke alır…

Ben en çok bu 1 Mayıstan çok korkuyorum.

Adamlar suriyelileri boşuna beslemiyorlar…O da yetmedi afganlar getirildi.Sizin gözünüzün önüne geliyor mu?Sınırdan geçenlerin içinde kadın çocuk ve yaşlı yok.Hepsi 35-45 yaş arası güçlü ve iri yarı insanlar.Acaba seçilerek mi alınıyor göçmenler…Kimbilir belkide eğitilmiş tröristler bunlar.

Seçim yakın ya,tutuştular.Artık hilelerini biliyoruz,yutturamıyorlar.Başka yollar bulmak zorundalar.

Niye bir mayısa yakın insanları tutukluyorlar…Sırf gezi davasına bakması için hiç haketmediği halde o mevkiye hakimler getiriliyor.Yeni Zekeriya Öz mü yaratılıyor!

Bir Mayıs da  sokaklara palalı adamları salıp,OHAL ilan edip,onun yasaklarında seçime gitmek,ya da seçimi tamamen askıya almak olabilir mi dersiniz!

Hergün yeni seçim kanunları hazırlanıyor.Bittikleri halde ,gitmemek için her yolu deneyecekler gibi geliyor bana.

Sosyal medyayı çalışmaz hale getirecekler.Sizde durum nasıl bilmiyorum ama ben bugünlerde facebook ve whatsapp a girmek için saatlerce hatta günlerce uğraşıyor.

Bugün yazımı koymak için gazeteme giremedim.Girebildiğimde koyacağım yazımı…

Öylesine nefret ve kin tohumları ektiler ki topluma,kardeş kardeşi vuracak halde sanki…

Umarım bu peşpeşe iki bayramın bir arada olması ülkeme uğurlu gelir de ben korkularımdan utanırım.

Elele,yanyana,cancana,halaylar çekip,türküler söyleyerek kutlarız bu iki bayramı…

Ramazan Bayramı ve 1 Mayıs Emekçi Bayramı Kutlu olsun kardeşçesine…


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ümran Ünlü
Yazılarını sayfanda yayınla (RSS)
mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Diğer Yazıları
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

  1. Bu konuda okunacak tek bir kitap var oda Neoliberalist (iktisatçı) Friedrich August von Hayek. Kitap 1- Esarete giden yol Kitap…

  2. devlet üreticiye imkanlar sağlasın .üreticiyi aracı haydutlara teslim etmesin..tefeciler oturduğu yerde köşe dönüyor.ve devlet de haksızlığı seyrediyor..tefeciler fiyat düşmesin diye…

  3. her şey devletindir, devlet her şeyi kontrol eder. Corona’da gördük bunu istediği işi kapatır, istediği firmayı batırır, istediği sektörü yok…

Son Yazılar

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1

Turkish Forum, içeriklerin arşivlenmesi, yazarların yazılarının sizlere ulaştırılması için bilgisayar altyapısına yatırım yapmaktadır. Bu hizmetlerimizden memnun iseniz QR kodunu kullanarak bağış yapabilirsiniz.