Suriye Türkmenleri


Okuma Süresi: 10 Dakika

Bu yazı dünyanın ilk yerleşim yerlerinden biri olan Suriye’de yaşayan ve resmi veri olmamakla birlikte 1,5 milyon civarında Türkçe konuşan ve 2 milyona yakın da dilini unutmuş Türkmen soydaşlarımızın bölgedeki varlıklarını hatırlatmak amacı ile kaleme alınmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde özet şeklinde Suriye’nin coğrafyası hakkında bilgi verilmiştir. Akabinde ülkedeki Türkmen varlığının tarihi süreçteki etkisi, bölge kültürüne olan katkıları ele alınmıştır.

Suriye’nin yüzölçümü yaklaşık 185.180 km²dir. Ülke Akdeniz’in doğusunda yer alır. Kuzey ve kuzeybatısında Türkiye, doğusunda Irak, güneyinde Ürdün, batısında İsrail ve Lübnan ile komşudur. Başkenti Şam’dır. Ülkedeki kıyı kuşağında dağlar ve iç kesimde çöller farklı mekânları oluşturur. Akdeniz kıyı kuşağına paralel olarak uzanan Lübnan ve Anti Lübnan dağları yer alır. Bu dağların arasında Türkiye’de Akdeniz’e dökülen Asi nehrinin geçtiği oluk yer alır. Alçak plato ve ovaların yer aldığı ülkenin güneyi ise geniş çöllerle kaplıdır. Suriye’nin önemli akarsuları Fırat, Asi ve Şeria’dır.

Yakın Doğu’ya Türk göçlerinin başlangıç tarihi net olarak bilinmemektedir. Ancak VII. yüzyıldan itibaren Oğuz boyları akıncılarının Irak ve Suriye’de görünmeye başladığı ve yoğun Türk göçlerinin X. ve XI. yüzyıllarda gerçekleştiği bilinmektedir. Suriye’ye yerleşen Oğuz boyları iki koldan ilerlemiştir. Birinci kol; Halep, Hama, Humus ve Şam yöresine yerleşmiştir. Bunlar daha çok Bayat, Avşar, Beğdili, Döğer boyuna mensup oymaklardır. Diğer kol Lazkiye ve Trablusşam istikametinde Ensariye dağlarının batısına yerleşen Türk boylarıdır.[1] XI. yüzyılda bölgeye Selçukluların gelmesiyle birlikte bölgedeki Türk varlığı artmaya başlamıştır. Bu dönemde yoğun olarak gelenler Oğuzların Türkmen olarak anılan kısmıdır. Özellikle Halep, Lazkiye, Trablusşam ve Asi Irmağı vadisi boyunca Hama, Humus ve Şam bölgesinde yerleşim yoğunluk kazanmıştır. Suriye’nin kuzey bölgeleri, Antakya ve çevresi ise XI. yüzyılda yoğun bir Türk yerleşimine sahne olmuştur. Selçuklu sultanı Süleyman Şah’ın kabri Suriye’de bulunmaktadır. Kabrin bulunduğu yer Türkiye toprağı kabul edilir ve bölge Türk askerleri tarafından korunmaktadır.

Bu yüzyıldan sonra XX. yüzyıl başlarına kadar bölge Türk hâkimiyetinde kalmıştır. 1260 yılında bölge Memlüklerin, 1516’da ise Osmanlıların hâkimiyetine girmiş ve 1918 yılına kadar Osmanlı hâkimiyetinde kalmıştır. Osmanlı hâkimiyetinden sonra bölgede Fransız mandası iş başına gelmiş ve Türkmenleri asimile politikası sürdürmüşlerdir. Türkmenler bu duruma tepki göstermişler ve karşı koyma hareketi başlatmışlardır. Nitekim Türkiye ile Fransa arasında imzalanan 20 Ekim 1921 tarihli Ankara Antlaşmasısın 7. Maddesi “Suriye’deki Türkmenlerin resmi dillerinin Türkçe olması ve tüm kültürel sosyal haklarının korunmasını” içermektedir.

1906’da yayımlanan Halep Vilayeti Salnamesi’nde günümüz Suriye coğrafyasında ne kadar Türk’ün yaşadığına ilişkin verilere ulaşılmaktadır. Belgede, Halep’te yer alan Türk mahallelerinin adları sayılmış; Halep dışında 350 Türk köyünün varlığı belgede yer almaktadır. Buna göre Halep şehri ve çevresinde 200 bin, Lazkiye bölgesinde 150 bin, Telkere civarında 50 bin, Kuneytra (Golan) bölgesinde 100 bin ve diğer bölgelerde 300 bine yakın Türk yaşamaktadır. Böylece belgeden XX. yüzyılın başlarında Suriye’de 1 milyona yakın Türk’ün yaşadığı anlaşılmaktadır.[2]

Günümüzde Suriye’de ne kadar Türkün yaşadığı resmi rakam olarak bilinmemektedir. Ancak sahada yapılan araştırmalarda, bölgede yaşayan Türkmenler 1.5 milyon Türkçe konuşan 2 milyonda anadilini unutmuş yani 3,5 milyon Türk nüfusundan bahsetmektedir. Son resmi sayıma göre ise ülke nüfusu 23 milyondur. Dillerini unutmuş olan Türkmenler kimliklerinin bilincinde olmakla birlikte yaşadıkları bölgenin dili, kültürü ile bütünleşmiştir. Ancak Türkmen kimliklerinin bilincedirler.[3]

Şam bölgesinde yaşayanlara Şam Türkmeni denirken, Halep ve Rakka bölgesindekilere Halep veya Culap Türkmeni, Lazkiye Türkmenlerine Bayır-Bucak Türkmeni denmektedir. Ülkenin diğer toplulukları tarafından “Türkmenler” olarak adlandırılmaktadır. Suriye’de Beydilli (Kadirli, Arapli, Begmişli, Ulaşlı, Karaşıhlı, Güneçbayraktar, Gazlı), Elbeyli (Gavurılli, Şahveli, Tırıklı, Tavli, Ferizli, Kara Taşlı, Doğanlı), Barak (Tabur, Kasımlı, Torun, İsallı, Tiryaki, Gökbakan, Mahmutlu), Bayat, Bayındırlı, Budak, Karkin, Karamanlı, Sallur, İsabeğli, Karakeçili, Musabeğli, Avşar, Bayındır, Berilli, Torun, Yörük, İse Beyli, Karamanlı, Şark Evli, Gızıklı, Bozgeyikli Dede, Karakoyunlu, Sincar gibi Türkmen boyları yaşamaktadır. Bu Türkmen boyları ile Anadolu’daki uzantıları olan Türk boyları arasında inanç, gelenek ve foklorik pratikler bakımından çok önemli benzerlikler bulunmaktadır.[4]

Sahada yapılan çalışmalar incelendiğinde Suriye Türkmenlerinin ekonomik faaliyetleri hakkında şöyle bilgiler elde edilmiştir; Halep Türkmenleri genellikle tarım ve ayakkabı sanayisi ile geçimlerini sağlamaktadırlar. Lazkiye ve Tartus Türkmenleri narenciye ve ormancılıkla meşgul olurken Hama ve Humus Türkmenleri hayvancılık ve tarımla uğraşmaktadırlar. Şam’da yaşayan Türkmenler memurluk ve serbest meslek, Rakka ve Dera’da ise tarım başlıca gelir kaynakları arasındadır.

Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı şehirleri analiz ettiğimizde ise şu bilgiler ortaya çıkmaktadır.

Şam’da farklı geçmişe sahip üç ayrı Türkmen topluluğu yaşamaktadır. Bunlardan en dikkat çeken Osmanlı döneminden kalmış zengin Türkmen ailelerdir. İkincisi Golan Tepeleri’nin İsrail tarafından işgal edilmesinin ardından bölgeden göç etmek zorunda kalarak Şam’a yerleşen Türkmenlerdir. Üçüncü grup ise Türkiye’de cumhuriyet devrimleri sırasında Türkiye’den Suriye’ye göç eden Türkmenlerdir.

Halep şehri Anadolu’dan önce Türkleşen bir şehirdir. Günümüzde de Halep şehrinde çok sayıda Türkmen yaşamaktadır. Halep halen, birçok Türk mimari ve sanat eserinin bulunduğu ve sokaklarında Türkçenin konuşulduğu bir şehirdir. Bölge nüfus, kültür yapısı itibariyle Güneydoğu Anadolu bölgesinin devamı niteliğindedir. Şehir merkezinde Hüllük, Kadı Asker, Hayderiyye ve Eşrefiyye önemli Türkmen mahalleleridir. Şehir Merkezinde bulunan mahallelere ilaveten; Kurdağı, Azez, Bab, Münbiç, Carablus Kazalarında olmak üzere Halep Bölgesinde toplam 145 Türkmen köyü mevcuttur.

Humus’ta günlük hayata yerleşmiş ve çok sık kullanılan bir atasözüne göre; “Humus’ta kim derse ben Türkmen değilim aslında o Humuslu değildir.” Arap tarihçisi Bin el Esir’e göre, XI. yüzyılda Humus’ta büyük bir deprem yaşanmış ve şehri yeniden inşa edenler Türkmenler olmuştur. Ancak günümüzde Humus’ta yaşayan birçok Türkmen Araplaşmıştır. Osmanlı İmparatorluğu devrinde Humus ve Hama’ya yerleştirilen oymaklar ise şu şekildedir: Kara Avşar, İnallu, Döğer Oğlanı, Hama Değeri Mustafa Kethüda, Hama Düğeri Tabi-i Derviş Kethüda, Şam Beğmişlüsü, Hüccetlü, Kapuuşak, Eymir-i Dündvarlu, Çozlu Çerkezoğulları, İdris Kethüdaya tabi Abalu, Tokuz han Harbendelüsü, Kara Tohtemürlü, Köse Kethüdaya bağlı Şerefli, Uşak obası, Beşiroğulları obası, Eymir-i Sincarlu, Bozlu, Ebu Derda’ya bağlı olan Bozlu, Tohtemürlüsü, Salur (Sellüriyye) Türkmenleri, Dindaşoğlu İsmail Bozulus’a bağlı olan Genceli Avşarı, Kızıl Ali, Danişmendlü’ye tabi Kara Halil.

Bayır – Bucak (Lazkiye) , Hatay sınırlarından başlayıp Lazkiye sınırlarına kadar uzanan 60 km kadar derinlikte coğrafi yapısı itibari ile Amanos Dağlarının devamı olan bölgeye verilen isimdir. Hatay’ın Yayladağı ilçesi dâhil olmak üzere Lazkiye’ye kadar uzanan bölgede tamamıyla Bayır – Bucak Türkmenleri yaşamaktadır. Bayır – Bucak Türkmenleri, Karamanoğlu Türkmenlerinden olup Osmanlı döneminde İç Anadolu ve Akdeniz bölgelerinden getirilip yerleştirilmiştir.[5] Suriye’nin Akdeniz kıyılarında, başta Lazkiye şehir merkezindeki Ali Cemmel Haresi (Türkmen Mahallesi) olmak üzere Basit, Bayır, Kesap nahiye ve köylerinde yaşamaktadırlar. Türkmen köylerinin arasında Arap köyü bulunmamaktadır. Bayır – Bucak Türkmenleri çoğunlukla çiftçilik, rençperlik ve tarımla uğraşmaktadır.

Hama şehri ve köylerinde önemli sayıda Türkmen varlığı bulunmaktadır. Bu topluluklar Humus Türkmenlerinin uzantısı durumundadır. Şehir merkezinde yaşayan Türkmenler asimile olmuş ve Araplaşmıştır. Köylerinde ise Türkmence konuşulmaya devam edilmektedir.
Golan (Kuneytra) Türkmenleri; XI ve XII. yüzyılda Golan Tepeleri Müslümanlar ile Haçlılar arasındaki cephe bölgesi olmuştur. Bölge taraflar arasındaki en önemli savaşlara sahne olmuş ve bu nedenle uzun yıllar yerleşik hayat olmamıştır. Türkmenler Selçuklu döneminde bu bölgeye yerleşmeye başlamıştır. Türkmenler, Golan Tepeleri’nin bölgenin en verimli arazilerine, birçok akarsu ve diğer su kaynaklarına sahip olduğunu gördükten sonra göçebe yaşamdan yerleşik yaşama geçmiştir.[6] 1999 tarihinde yapılan nüfus sayımına göre bölgenin nüfusu 400 bin kişidir. Bu tarihte Türkmenlerin sayısı 100 bin civarındaydı. Yani Türkmenler Golan nüfusunun %25’ini oluşturmaktaydı. Golan’da toplam 20 Türkmen köyü bulunmaktaydı. 1967 Altı Gün Savaşı sonrasında İsrail işgaline giren bölgedeki tüm topluluklar göçe zorlanmıştır. Halen Suriye’de Golan’dan çıkarılmış 40 bin civarında Türkmen yaşamaktadır. Bu topluluğun bir kısmı Şam merkez geri kalan kısmı da Şam vilayetinin kırsal bölgelerine ve bir kısmı da Humus, Halep illerine yerleşmiştir.[7]

Tartus, Osmanlı döneminde Türkmenlerin yerleştirildiği bölgelerden biridir. Türkmenler daha çok vilayetin kırsalında yaşamaktadırlar.

Osmanlı döneminde; Rakka veya Budak adı ile bilinen bölgeye ve Halep ile Rakka arasında yer alan Gulap isimli yerleşim yerine çok sayıda Türkmen boyu yerleştirilmiştir. Özelikle 1679 yılında İskan Beyi Feriz Bey tarafından Sivas, Yozgat ve Kahramanmaraş bölgelerinden çok sayıda Türkmen boyu bölgeye getirilmiştir. Bugün Rakka ili sınırları içinde il merkezinden Türkiye sınırına kadar olan bölgede Türkmen yerleşimi bulunmaktadır. Bu Türkmenler Dulkadiroğulları Devleti’ni kuran Türkmen beylerinin torunlarıdır.

Idlib’in Cisir Şugur ilçesinde, şehir merkezinde yer alan Türkmen semtinde ve vilayetin kırsalında Türkmenler yaşamaktadır. Idlib Türkmenleri
Reyhanlı Türkmenlerinin uzantısıdır.
Dera Türkmenleri; Türkmenler Dera’ya Osmanlı döneminde Hac yolunun güvenliğini sağlamak amacıyla yerleştirilmiştir. Uzantıları Ürdün’ün içlerine kadar gitmektedir. Ürdün’de de Dera Türkmenlerinin devamı olan yerleşik Türkmen köyleri bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Dera şehir merkezinde Türkmenler bulunmaktadır. Dera Türkmenlerinin büyük çoğunluğu Araplaşmıştır.
[1] Fatih Kirişcioğlu, “Suriye Türkleri”, Avrasya Dosyası, Cilt 2, Sayı 3, Ankara, Sonbahar 1995.
[2] Ali Şamil, “Golan Türkmenlerinin Kaderi”, 21. Yüzyılda Türk Dünyası Jeopolitiği, Derleyenler: Ümit Özdağ, Yaşar Kalafat, Mehmet Seyfettin Erol; ASAM Yayınları, Ankara, 2003.
[3] Ali Öztürkmen, Oytun Orhan., “Suriye’de Değişimin Gündeme Taşıdığı Toplum: Suriye Türkmenleri” Ortadoğu Analiz, Kasım 2011 – Cilt: 3 – Sayı: 35
[4] Ali Öztürkmen, Oytun Orhan., “Suriye’de Değişimin Gündeme Taşıdığı Toplum: Suriye Türkmenleri” Ortadoğu Analiz, Kasım 2011 – Cilt: 3 – Sayı: 35
[5] Bayır-Bucak Türkmenleri hakkında daha geniş bilgi için bkz.: Yaşar Kalafat, Karşılaştırmalı Bayır — Bucak Türkmen Halk İnançları, Bayır-Bucak Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği Yayınları, Ankara, 1996.
[6] Muhammet Hayır Aid, Golan’da Türkmen Aşiretleri.
[7] Hülya Arslan Erol, “Suriye Colan (Golan) Türkmenleri Ağzı”, Modern Türklük Araştırmaları Dergisi, Cilt 6, Sayı 4, Aralık 2009.

TÜRK YURDU / TURKİSHFORUM – ABDULLAH TÜRER YENER


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

A.Türer YENER
Yazılarını sayfanda yayınla (RSS)
mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

  1. ABD Kongresinin Temsilciler Meclisi salon kapılarının üzerinde 23 mermer kabartma portre yer almaktadır. Bu portreler, Amerikan yasalarının temelini oluşturan ilkeleri gerçekleştiren…

  2. Paradigma değişikliği.inönü abd başkanına deklere ettiği mektubu gibi..” yeni bir dünya kurulur.Türkiye yerini alır.”

Son Yazılar

  • FEYM Grubu Bülteni
    Okuma Süresi: 1 Dakika Ermeni Faaliyetleri (11 Ağustos 2022) 1. ABD Senato Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Senatör Bob Menendez Azerbaycan’ın […]
  • “DAYANIŞMA!”-HÜSEYİN MÜMTAZ
    Okuma Süresi: 3 Dakika “DAYANIŞMA” HÜSEYİN MÜMTAZ                 Hem ne “dayanışma”!                 KKTC Cumhurbaşkanı Tatar Konya’da düzenlenen “5’inci İslâmî Dayanışma […]
  • Kabotaj Bayramı
    Okuma Süresi: 1 Dakika Denizcilik Ve Kabotaj Bayramının 96.yılı Milletimize kutlu olsun. Başta Atatürk olmak üzere Kurtuluş Savaşı’nın kahraman TBMM’in […]
  • Türkiye neden Avrupa Birliği’ne kabul edilmedi?
    Okuma Süresi: 1 Dakika Kısaca cevap vermek gerekirse: Erdoğan yüzünden. AB, temel insan haklarına saygı, hukukun üstünlüğü, kilise ve devletin […]
  • İMAM HAKLI MI?
    Okuma Süresi: 2 Dakika DİB’in desteksiz ve destursuz fetvalarına ve vaazlarına itiraz ederken, bir imam:      Dekolte giyinen bayanları işaret ederek; […]

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1

Turkish Forum, içeriklerin arşivlenmesi, yazarların yazılarının sizlere ulaştırılması için bilgisayar altyapısına yatırım yapmaktadır. Bu hizmetlerimizden memnun iseniz QR kodunu kullanarak bağış yapabilirsiniz.