Siz, E. İmamoğlu’nu Suçlamadan Önce, Dönüp, Geçmişinize Bir Bakın…


Okuma Süresi: 4 Dakika

Sanayi, tarım bitti. Ekonomi çöktü… Halk aç, sefil, perişan… Her gün, her şeye zam yapılıyor. Milletin alım gücü kalmadı…

Bunu sadece biz söylemiyoruz. Başta Almanya olmak üzere, Avrupa basını da yazıyor, çiziyor… Örneğin:

Hollanda Basını: “Türkiye iflas etti…”

Rus Basını; Sputnik “Türkiye’nin iflası Avrupa’yı vuracak…”

İsviçre Basını; İndigo “Türkiye’nin iflası artık kaçınılmaz…”

 İnsanlarımız çarşıya, pazara çıkamıyor. Pahalılık, işsizlik başını almış gitmiş.

Bu gerçekleri görmek için istatistiklere, araştırmalara bakmaya da gerek yok. Her şey gözümüzün önünde olup bitiyor. Her şey ortada…

Halk, bir malı üç kuruş daha ucuza alabilmek için çarşı pazar dolaşıyor. “Ekonomik seviyenizi yükselttik, pahalılığı kaldırdık, rahat yaşamanızı sağladık, işsizliği önledik ya da önleyeceğiz…” diyebilirler mi şimdi ülkeyi yönetenler?

Diyemezler.

Peki, o zaman yaşanılan bu sefalet ortamında gerçekleri, yoksulluğu, enflasyonu nasıl gizleyecekler?

Adamın biri çıkmış, kendisinden ve partisinden başka herkesi, her partiyi FETÖ’cülükle, PKK’lı olmakla suçluyor.

Çünkü başka çözüm yolu kalmadı. Fabrikalar, limanlar, ormanlar satıldı.

İktidarı ve koltukları kaybetmemek için ya din sömürüsü yapacaklar ya da muhalif partileri, belediyeleri ve başkanlarını Fetö’cülükle, PKK’lı olmakla suçlayacaklar?

Şimdi hedefte İstanbul belediye başkanı Ekrem İmamoğlu var. E. İmamoğlu’nun teröristleri işe aldığını öne sürüyorlar. Bu nedenle kurumda araştırma, inceleme, eski deyişle teftiş yapıyorlar…

Şu bir gerçek ki belediyeye kabul edilen adaylardan bir “İyi hal kâğıdı” ile “sabıkasız” olduğunu kanıtlaması istenir ve bu belgenin adalet Bakanlığı tarafından verildiğini kendileri de bilir.

Ama asıl amaç, hedef şaşırtmak, halkın ilgisini başka yönlere çekerek, pahalılığı ve işsizliği unutturmaktır.

Oysa bu partilerin ve belediyelerin ne FETÖ, ne de PKK ile bir bağının bulunmadığını çocuklar bile söyler size.

Aslında FETÖ ve PKK ile kimlerin, hangi partilerin bağlantısı olduğunu artık millet çok iyi anladı.

Bu nedenle onların söylediklerine de inanmıyorlar şimdi.

O zaman ne kalıyor geriye; İnsanları  “Allah’la, cennetle aldatmak, yaptıkları yanlış, eksik işleri kendilerine “Allah’ın yaptırdığını” ileri sürmek…

Bir zamanlar bir AKP Milletvekili, sanki Allah’ın elçisiymiş, sözcüsüymüş gibi, bir seçim bürosu açılışında şunları söylemişti:

“Allah sizden emaneti ehline vermenizi emrediyor, bu emir hepimiz için geçerli, sadece yöneticiler için değil, herkes için halk için de geçerlidir.

Allah size bir emanet veriyorsa, bunun hesabını soracak demektir. Vicdan rahatlığıyla size diyorum ki, yarın inşallah mahşerde Allah’ın karşısına çıktığınız zaman, o emaneti bize verdiğinizden dolayı, size inşallah hiçbir hesap sormayacaktır.”

Bu adamlar resmen aklımızla, sabrımızla alay ediyorlar…

Ama bazı zamanlarda din sömürüsü de yetmiyor onlara…  O zaman başka bir yöntem deniyorlar: Başkalarını suçlamak, muhaliflerinin üstüne iftiralar saçmak… Onları terörist ilan etmek… PKK ile FETÖ ile işbirliği yaptıklarını söylemek… Hani derler ya: “Çamur at izi kalsın…”

Aslında İmamoğlu’nu suçlamadan önce, dönüp kendi geçmişlerine bakmalıdırlar.

Geçmişte teröristlerle kapı arkalarında, Oslo’larda yaptıkları pazarlıkları henüz unutmadık.

Habur sınır kapısında kurulan çadır mahkemelerini, gerilla giysili PKK’lıların Öcalan posterleri ve bayrakları ile parti otobüsünün üstünde ya da yürüyerek yaptıkları gövde gösterilerini unutmadık…

Ne diyordu o zaman en yetkili ağızlar?

 “Abdullah Öcalan Kürtlerin lideridir. Onun mesajları bizim de düşüncemizdir.” (Beşir Atalay, eski devlet bakanı)

“PKK, terör örgütü değildir. APO Türkiye için fırsattır. Yeniden devreye girmelidir.”(Orhan Miroğlu, AKP milletvekili)

“Öcalan’ın olayları okuma kabiliyeti ve tecrübesi var. O bölgenin yeni aktörüdür.” (Yalçın Akdoğan, başbakan yardımcısı)

“Öcalan’ın durduğu yer Türkiye’ye katkı sağlıyor. Çok değerli şeyler söylüyor.” (Mehmet Metiner, AKP milletvekili)

“Abdullah Öcalan, dünyanın geleceğini iyi okuyor. Onun talepleri normaldir meşrudur.” (Yasin Aktay, AKP milletvekili)

Yukarıya aldığımız bu sözlerin onda birini geçmişte muhalif partilerin yöneticileri söylemiş olsaydı, ömürlerini mahkeme kapılarında ve hapisanelerde geçirirlerdi…

(alieralp37@gmail.com)


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Ali Eralp
Yazılarını sayfanda yayınla (RSS)
mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Diğer Yazıları
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

  1. bir ateistin kuranı yada islamı karalamasını önemsemem.herkes şunu bilsinki tek din vaedır. o da islamdır.tüm peygamberler ve 4 kitap islamı…

  2. gezi parkı direnişi denen mesele;;apocuların ve fetöcü sürülerinin kahbece yabanileşmesi ve zarar vermesidir.gezici zibidileri hain katil ve kanı bozuk tayfaydı.lanet…

  3. ermeniler miliyonlarca katliam yapmış.abd ve ab kınamıyor bunları.suçsuz olan ülkemizi suçluyor.bazı soysuz ermeniler kandilde mağarada bile rahat durmuyor.TSK bunların kellelerini…

  4. bilme okuma dinleme anlama, yav dış basın bunları yazmış işte önce bil ki ona göre cevabını hazırla

  5. Sayın Moderasyonun 1925’li yıllarda ve Atatürk hayatta iken merkezi yönetime, Ankara’ya ve yasalara karşı gelerek sürekli ayaklanmalar başlatan Kürtlere karşı…

Son Yazılar

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1