KKTC Elden gidiyor, altı oyuluyor, haberiniz var mı?

KKTC Elden gidiyor, altı oyuluyor, haberiniz var mı? -SABAHATTİN İSMAİL -/ TURKİSHFORUM – ABDULLAH TÜRER YENER

Türk Lirası’nın değer kaybı, herşeyin sterlin üzerinden hesaplandığı üretim olmayan KKTC’de görülmemiş bir kriz yarattı.

Hayat, yüzde yüz pahalılaştı. Ev kiraları, ev ve araç fiyatları, aylık harcamalar yüzde yüz arttı.

Örneğin Geçen ay 400 sterlin (4000 TL) kira ödeyenler, bu ay 8800 TL kira ödemek zorunda.

Temel gıda fiyatları, Üniversite harçları, banka borçları vb herşeyin fiyatı ikiye katlandı.

Türkiye’den gelen öğrenciler ve üniversiteler de bundan çok olumsuz etkilenecek..

Mevcut genç işsizliği daha da artarak yüzde 10 seviyesini aştı.

Cebinde AB üyesi sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin pasaportu olan gençlerin dış göçü arttı.

Evine ekmek götüremeyen işsizler Rum devletinde iş aramak zorunda kaldı.

KKTC’nin kendi parası olmadığı ve TL kullandığı için para basamıyor.

Üretimi olmadığı, turist de gelmediği ve döviz girdisi çok kısıtlı olduğu için çalışanların ücret ve maaş kayıplarını karşılanamıyor.

Ancak Türkiye’nin yaptığı yardımın iki katına çıkarılması halinde kayıplar giderilebilecek.
Ülke büyük bir sosyal patlamanın eşiğinde.

TÜRK-SEN VE ENOSİSCİ SEK DEVREDE

İlk kurulduğu 1950’li yıllarda ENOSİS karşıtı milliyetçi bir çizgi izleyerek, Türk işçilerini Rum sendikalarından koparan ve milli mücadelede yer alan Türk İşçi Sendikaları Federasyonu (Türk-Sen), Güneyde, ENOSİS’ci, Faşist, ırkçı, Türk düşmanı çizgisiyle bilinen, EOKA’cıların sendikası SEK ile ortak bir proje başlattı.

Buna göre 8000 Türk işçi Rum devletinde, Rumların çalışmak istemediği turizm, inşaat, restoran, temizlik ve hızmet sektöründe istihdam edilecek.

Bunun için Kıbrıs Cumhuriyeti (Rum)vatandaşı olma, KC kimliği-pasaportu taşıma,Türk-Sen ve SEK sendikasına üye olup 60 euro aidat ödeme şartı var.

Bu şartları kabul edenler Güneyde Rumların beğenmediği işlerde çalışıp vasıfsız işçi için minimum asgari ücret olan 900 euro ( 17 bin TL) maaş alacak. Vasıflı işçilerin maaşı 26-30 bin TL’ye kadar çıkacak. Yüzlerce işsiz genç güneyde çalışmak için başvuruyor. İlk gün, aralarında doktor, mühendis ve üniversite mezunlarının olduğu 200 Türk başvuru yaptı.
KKTC’de net asgari ücret 4324 TL.

Aradaki korkunç fark nedeniyle çalışanlar bile KKTC ‘deki işlerini terk edip Güneyde çalışacak.

KKTC’de ise ucuz/kayıtsız iş gücü olan başta TC vatandaşları olmak üzere Nijerya, Pakistan, Bangladeş, Vietnam, Suriye vatandaşları çalışacak.

Halen Güney’de 2000’e yakın Türk çalışıyor. 3000’e yakın Türk de Güney’e yerleşti, orada yaşıyor.

Türk işçilerinin Güneyde çalıştırılması Rum yönetiminin, KKTC ‘yi içten çökertmek için planladığı stratejik bir operasyondur.

Bu yolla KKTC ‘nin altını oyacaklar.

10 bin işçi, 10 bin aile ve 50 bin nüfus demek. Bu da KKTC nüfusunun altıda biri demek.
Böylece 50 bin insan midesinden Rum devletine bağlanacak. Bunların çocukları da zaman içinde güneydeki Rum okullarında okuyacak.

Şu anda Güneyde İngilizce tedrisat yapan bir Rum okulu olan İngiliz koleji ile Rum üniversitelerinde 500 civarında Türk öğrenci, Rum devletinden tam burslu olarak okuyor..

Rum yönetimi Başkanı Anastasiadis, KKTC ‘de devletten maaş alan bir öğretmen sendikacı olan federasyoncu, Türkiye -KKTC karşıtı, Rum sevici Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası genel sekreterini, güneydeki bu Rum okulunun yönetim kuruluna kendi kontenjanından atadı, orada Anastasiadis’i temsil ediyor.

10 bin Türk işçinin Güneyde Rum işverenler yanında çalışması, Rum sendikalarına üye olması ve Ruma mideden bağlanması, KKTC ve Türkiye karşıtlığını artıracak, içimizdeki federasyoncuları ve Rumcuları güçlendirecek, Rumların yönettiği “Kıbrıs Cumhuriyeti”ne dönüş talebi çok daha fazla taraftar bulacak.

ÇALIŞANLAR BÖLÜNECEK

Çalışanlar ise üçe bölünecek.
1-Güneyde çalışıp Rumlardan euro ödenen,17-30 bin TL maaş alanlar

2-KKTC’de çalışıp ayda 5-7 bin TL maaş alanlar.

3-Bir de Rum yönetiminin “yerleşik, gayrı meşru” saydığı için güneye geçmelerine izin vermediği, kendilerini dışlanmış hisseden TC kökenli KKTC vatandaşları

Bu durum çok çok tehlikeli ve büyük siyasi sonuçları olacak bir gelişmedir. Kahrolmamak mümkün değil. Bunca yıl süren soylu bir milli mücadele sonrası yeniden Rumun beğenmediği işlerde çalışan ucuz işçileri olmak, Türkler için kahreden bir durumdur.
Kıbrıs Türk Halkı bunun için mücadele etmedi ama çalışma bakımından 1974 öncesine dönülüyor.

1974 öncesi de binlerce Türk, Rumların beğenmediği işlerde ucuz işçi olarak çalışıyordu.
Bunu hazmedemeyenler de Avustralya ve İngiltere’ye göç ediyordu

RUM MEMNUN

Türk lirasının aşırı değer kaybetmesi Güneyde euro kullanan AB üyesi Rum devletini bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Rum yönetimi memnundur. Rum maliye bakanı yaptığı açıklamada “TÜRKLERİN GÜNEYDE ÇALIŞMASININ SİYASİ VE EKONOMİK YÖNDEN ÇOK OLUMLU OLDUĞUNU” söyledi.

Çünkü hem bunu bize karşı siyasi bir koz olarak kullanacaklar, hem de Türkler diğer yabancı işçilere göre çok daha az maliyetli olduğu için daha çok kazanacaklar.

Yabancı işçilere bilet, lojman ve yemek sağlamak zorundadırlar. Oysa Türk işçiler yemeğini orda parası ile yiyor, gece de Kuzeye geçerek kendi evinde kalıyor.

Rum yönetimi geliştirdiği 8000 Türke daha iş verme stratejik projesi ile KKTC ‘nin altını oymaktadır.

Türkiye’ye ve KKTC’ye olan inanç, bağlılık ve güven sarsılmaktadır.

Türkiye ve KKTC hükümetleri Kıbrıs’ı kaybetmemek için çok acil ekonomik önlemler almalıdır.

Dışa Göç ve güneyde çalışmak yasaklarla önlenemeyeceğine, işsiz aç insanlara “güneyde çalışma, çoluk çocuk evde aç oturun” denemeyeceğine göre, KKTC ekonomisi, yaşam seviyesi, ücret ve maaşlar, Rum devletindekine denk hale getirilmelidir.

Bunun için üretim ekonomisine geçilmelidir. Planlı ekonomi ile istihdam artırılmalıdır. Anavatanın yardımlarının en doğru şekilde değerlendirilmelidir. Har vurup harman savurmaktan, savurganlıktan vaz geçilmelidir.

Anavatandan, devalüasyon kayıplarının telafisini talep etmeye yüzünüz olmalıdır. Türkiye son 3 aylık kayıpları KKTC ‘ye süratle sağlamalıdır.

Ancak bu şekilde yaşadığımız sarsıntı atlatılabilir, KKTC kendi ayakları üzerinde durabilir ve Rum devletinin bir cazibe ve çekim merkezi olması önlenebilir.

Aksi halde Rum devleti tarafından yutulmamız, ekonominin tümüyle güneye kayması ve Rum yönetiminin uyguladığı osmosis stratejisi başarıya ulaşacaktır.

Sabahattin İsmail

Yayım tarihi
Ekonomi olarak sınıflandırılmış , ile etiketlenmiş

A.Türer YENER tarafından

Babasının Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subay olması nedeni ile 8.09.1944 Senesinde Çanakkale- Gelibolu/ Bolayırda doğdu. - İlk okul tahsilini Erzurum ve Elazığda yaptı. Ortaokul ve Liseyi İstanbul Bakırköyde bitirdi. - Askerliğini 1965 senesinde Türk Deniz Kuvvetlerinde , Heybeliada Deniz Harp Okulunda yaptı .31.12. 1967 senesinde terhis oldu. - 1968 senesinde kısa bir dönem, İstanbulda yayınlanan Günaydın Gazetesinde çalıştı. - 1.04.1968- 1.10.1990 seneleri arasında Türkiye faaliyet gösteren Mobil Oil Türk A.Ş firmasında çalıştı ve buradan emekli oldu. Emekli olduktan sonrada muhtelif Açık hava Reklam firmalarında Genel Müdür Yardımcılıklarında bulunmuştur. - 1980 senesinden sonra kurulan İDİL- URAL TÜRKLERİ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ'nin kuruluş çalışmalarında bulunmuş, Kurucu yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır..Halen bu derneğin üyesidir. - 1990 tarihinden 2004 senesine kadar İstabul Zeytinburnunda bulunan ,KAZAK TÜRKLERİ VAKFINDA Genel Sekreter olarak çalıştım. Halen Zeytinburnunda bulunan KAZAK TÜRKLERİ VAKIF BİNASININ yapılmasında Kazak Türkleri Vakfı kurucu üyeleri ile çalıştım. - 1992 senesinden itibaren o zamanlar Almanyada ikamet eden ,Dünya Tatar Ligi Genel Başkanı ve Tataristan Yasama Organı, Milli Meclisin Fahri üyesi Rahmetli Sayın Ali Akış büyüğümüzle devamlı mektuplaşarak ve telefon görüşmeleri yaparak İdil, Uralla ile ilgili bilgileri kendilerinden aldım. Bana gönderdikleri mektuplar halen bende bulunmaktadır. - Tataristan Cumhuriyeti , Rusya federasyonu ve Türk dünyası ile yakın ilişkiler içinde bulunmaktayım. Rusya federasonuna bağlı Tataristan Cumhuriyetinde kurulu ,Bütün Dünya Tatar Girişimci Destek Kuruluşu 29.03.2013 tarihli resmi belgelendirme ile A.Türer yener ' i Türkiye ve Tataristan arasındaki Yatırım ve İş projeleri, Ticaret,Kültür, ilişkileri ile tüm gerekli görüşmeleri gerçekleştirmek üzere vekil tayin etmişlerdir. - A.Türer Yener 1995 senesi Mart ayında Türkiyede kurulu 23 Türk dernek ve Vakıf Yönetim kurullarınja ,Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa bir araya getirerk Kazak Türkleri Vakfı adına Yemek vermiş Türk boylarının müzikleri Tümata Grubu tarafından çalınmış duygulu anlar yaşanmıştır. - 19.3.1995 tarihinde TRT-1 Televizyonunda Sayın Mustafa Yolaçanın programında ,TRT Televizyonu Müdür Sayın Mustafa Gerçekerin büyük yardımları ile Türkiye Cumhuriyetinde İlk defa NEVRUZ BAYRAMI TÜRK BAYRAMI OLARAK kutlanmıştır. Progaram canlı olarak 2 saat boyunca Asya ve Avrupa yayınlanmış Türklerde Nevruz bayramı anlatılmış, Yine Tümata Grubu liderleri Doc.Dr.Oruç Güvenç ile otantik Orta asya Türk müziği konseri verilmiştir. Ayrıca orta Asya Türk kıyafetlerini yansıtan bir defile sunulmuştur. - A.Türer Yener Türk dünyası ile ilgili her sene yapılmakta olan yurt içi ve dışı toplantılarda bulunmaktadır. A.Türer Yener 'in; Anne ve baba ailesi -1800 senelerinin sonlarına doğru Türkiyeye gelerek yerleşmişlerdir. ailesi çok geniş aile topluluğudur. - Baba Tarafı Kazan Tatar -Türklerinden , Orenburg kökenli Şeripov ailesinden olup ve Kazan da Apanay ailesi ilede yakın akrabalık ilişkileri bulunmaktadır. ailesine 6 kuşak kadarına kadar ulaşmıştır. Tataristan ve Başkurtıstanda ailelerini bulmuştur. - Anne tarafı Rusya Federasyonuna bağlı Kubandan Türkiyeye 1800 senelerinin sonlarına doğru, Türkiyeye gelerek Balıkesire yerleşen çerkezlerdendir. Ubıh boyundan olup, Cizemua ailesindendirler. Pşizemuktur - A.Türer Yener , ,halen Merkezi Newyorkda olan Dünya Türkleri Birliğinin Türkiyedeki haberleşme ayaklarından biri olup, email ortamında, Dünya Türk Birliği ,Turkish forum-Türk dünyası , Türk dünyası gazeteciler Federasonu üyeleri ile karşılıklı olarak haberleşmektedir. -Halen Bulgaristan Türkleri derneğinin Başkan Danışmanlığını ve Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Danışma kurulu üyeliğini yapmaktayım. -2015 -2020 seneleri arasında Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü merkezli voicepress.az haber ajansının resmi Türkiye Temsilciliğini yapmaktayım

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.