Faizin düşürülmesi planı

TL’nın değerinin faizle ayarlanması genelde uygulanan bir yöntemdir.

TL’nın değeri düşürülür, güncel faizin üzerinde bir faiz uygulanır böylece geçici bir süre ihracat artar, bankalara dışardan sıcak döviz akar bir süreliğine işler yoluna girer. Sonra sıcak para kârını alır, durum kriz sonrasına döner ve yine aynı döngü.

Bu sistem ihracatını katma değeri yüksek, ithalatı düşürecek yatırımlara hız vermeden değiştirmek mümkün olmaz.

Şimdi belki de yapılmak istenen şey TL’nın gerçek değerini bulmak ve yeni bir sistem oluşturmak.

Bu mümkün mü? Bence eğer Ak Parti ilk iktidara geldiğinde böyle bir düşünceye sahip olsaydı olabilirdi. Oysa Ak Parti ekonomik yöntemlerden tam ters dini yöntemlere yönelerek bu şekilde özelleştirmeye giderek fabrikalar rant amaçlı satılarak sanayi üretimi yok denilecek seviyeye geldi, nasıl olsa ithalat seçeneği vardı. Tarım sektörüne ise göz ardı edilerek ithalat ile terbiye yöntemi tercih edildi. Gösterişli ama maliyeti düşünülmeden yapılan yatırımlarla baştaki düzenin bir başkası yap işlet devret ile yürütülmek iştendi. Haraç mezat satılan yerlerin de bir sonu vardı

En büyük hata da referandum ile oluşturulan garip, sonu belli olan yeni Anayasa oldu.

Ekonomide her şey önce güvene dayanır. Parasını geri alıp alamayacağı, karını hangi şartlarda alacağı, yatırımlarının ne kadar kar edip bunun planlamasının mümkün olmadığı bir ülkede kimse yatırım yapmaya cesaret edemez, edenlerde yatırdıkları en kısa zamanda alıp gitme şartı ile yararsız, hatta zararlı işlerde kullanırlar.

Neden mı? Öldüğü için demiyorum ama bir kişi ertesi gün ne olacağına tek başına karar veren, bir gecede KDV, ÖTV veya yeni vergilere üreticileri düşünmeden arttıran, onların tedarik ve satış şartlarının ne olacağını hiç düşünmemesi olası olan bir ekonomik sisteme güvenmez.

Hakimi atayan, savcıyı atayan, tüm kamu denetimi atayan, hatta üniversitelere rektörleri bile atayan devlet sistemine güvenmez.
Bu şartlar altında siz paranızın değerini bulmasını istiyorsunuz yada daha kötüsü böyle bir amacınız yoksa da yalınız dini amaçlarla faizi kaldırmak istiyorsunuz. Ne diyeyim elmanın içinden armut çıkarmak istiyorsunuz.

Faiz dinde ” ihtiyaç sahibine kar amaçlı para vermek” olarak tarif edilir. Paradan para kazanmayı kapsamaz, paranın değerini korumak amacını da. Buna sebep de Peygamberimizin yaşadığı dönemde bunlara ihtiyaç olmamasıydı. Bir kaç devesi olan zengindi. Ev ise hiç sorun değildi kendin yapabilirdin. Isınma ise iklim bunu sağlıyordu. Yiyecek içecek ise genelde takas ve yeni adımlarını atan para ile yapılıyordu. Birinin birinden borç alması çok özel bir şeydi ve bundan kar amaçlamak iğrenç bir duyguydu. Ama bunlar o zaman içindi. Şimdi bunları savunanlar son model arabalar da, süper lüks villalar da ahkâm kesiyorlar. “faiz haram ama devlet alırsa helâl”.

Bu sistemle ancak yabancılara mülk, hatta yanında vatandaşlık bonus.
Peki bu düşük TL başka nedeni olabilir mi?

Milyonlarca göçmen barındırıyoruz, çeşitli vakıflar onların ihtiyacını karşılıyor. Yine çeşitli vakıflar kendilerinin uygun bulduğu büyük topluluklara yardımlarda bulunuyor. Bunlar için para gerekli ve bu paranın tamını çeşitli sebeplerle yurt dışından da bulunan dövizlerin yurtiçine getirilip değerlendirilmesi olabilir, tabii bu arada da TL’nın değerlenmemesi gerekir. 1 USD a 12 TL yerine 8 TL almak mı daha iyi olur?

Bu % 51 için bir süreliğine iyi olabilir ama ya diğer % 48 ve tarafsızlar için. Bu bir soru.

Yardım dağıtan vakıf arabalarının kapılarında isimleri yazardı, artık yazmıyor ama keşke arabaları değiştirselerdi, yine aynı arabalar. Bunlar bir öngörü tabii ama başka bir izah da akla gelmiyor.
Ekonomi bilmek tehlikelidir. Aynı atom enerjisi gibi bir taraftan sağlığımızı kazandırırken, enerji üreten ve rahatımıza katkı sağlarken atom bombası olarak milyonları bir anda öldüren, dünyayı zehirleyen olabiliyor.

Hasan Arsan

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.