Türkiye’yi Bir İslam Cumhuriyetine Dönüştürmek…

AKP, iktidara geldiği 2002 yılından bu yana tek amaca hizmet etti, tek hedefe kilitlendi: - IMG 20170622 111622 2
AKP, iktidara geldiği 2002 yılından bu yana tek amaca hizmet etti, tek hedefe kilitlendi: - IMG 20170622 111622 2

AKP, iktidara geldiği 2002 yılından bu yana tek amaca hizmet etti, tek hedefe kilitlendi:

Türkiye’de bir İslam Cumhuriyeti, bir şeriat devleti kurmak…

Türkiye’yi bir ümmet toplumu haline getirip, Araplaştırmak…

İlk yıllarda çalışmalarını sessiz ve derinden yürüttü.

Muhalefetteyken de aynı yöntemi kullandı…

Siyasal İslamcı ideolojiyle birlikte Atatürk ve laiklik düşmanlığını topluma azar azar, fazla dikkat çekmeden, göze batmadan aşılama yolunu seçti.

Bu yönteme “Takıyye Yöntemi” deniliyordu.

Dinci kesimler “Asıl amaçları”nı gözlerden uzak tutabilmek için bu yola başvuruyorlardı.

Onlara göre, (yalan söylemek de geçerli olmak üzere) “Nihai hedefe varana kadar, yani sonuca ulaşana kadar, her yöntem, her yol mubahtı…” (Hocanın Okulları, İÜ Basımevi, İstanbul 1988, s. 28)

Bir söyleşisinde Fethullah Gülen, takıyye konusundaki görüşlerini şöyle belirtiyordu:

“Taktik ve stratejiler söylenmez. Söylendiği an onun bir taktik olma hüviyeti ortadan kalkar. Stratejiler sadece tatbik edilir.” ( Şemseddin Nuri, Küçük Dünyam)

Onlar da sadece tatbik ettiler. Uyguladılar.

Hep dinden, namazdan, niyazdan, oruçtan söz ettiler. Cennet, Cehennemi anlattılar.

Yoksullara iş imkânları, geçim kaynağı yaratacakları yerde sadaka verdiler…

İnsanların hayata tutunmalarını, yaşamlarını sürdürmelerini sadaka ile sağladılar.

Fabrikaları, üretim araçlarını ve üretim alanlarını satarak insanları işsizliğe, yoksulluğa mahkûm ettiler.

Sadaka ekonomisi kurdular.

Her yeri, her şeyi özelleştirdiler. Sattılar, savdılar. Ülkede yeni bir siyasal İslamcı yandaş grubunun filizlenmesini, yeşermesini, büyümesini sağladılar.

Her yanı imam hatiplerle, tarikatlarla, cemaatlerle doldurdular.

Milli değerleri gözden düşürmek, onu basit bir konu, bir olgu niteliğine büründürmek için ellerinden geleni yaptılar…

Hedef, Cumhuriyet rejiminin, Atatürk ilkelerinin, Atatürk’ün kişiliğine verilen önemin, değerin, Atatürk’e duyulan sevginin azar azar, yok edilmesi, şeriatçı düzene kavgasız – dövüşsüz geçilmesiydi…

Günümüze gelinceye dek laiklik, Türk, Türklük, milliyetçilik, Cumhuriyet, Atatürk gibi sözcükleri ağızlarına almadılar.

Çünkü şeriat devletinde bu kavramlara yer yoktu. Orada “millet, milliyet, vatan, halk” sözcükleri kullanılamazdı. Peki, ne vardı? “Ümmet, taba, kul, tarikat, cemaat, şeyh, molla…

Şeriata, İslam Cumhuriyetine giden yolda şimdi yeni bir uygulamaya geçtiler:

“Türkiye’yi, ülkemizi Araplaştırmak…”

Bir zamanlar, AKP yetkilileri, suça bulaşmadıkları takdirde, Mısır’daki “Müslüman Kardeşler” örgütünün üyelerini ülkemize kabul edeceklerini bile söylemişlerdi.

“Mültecilere yardım, destek, arka çıkma” görüntüsü altında vatanımızı Suriyeli, Afgan, Iraklı vb. ülkelerden gelen Müslümanlarla doldurdular. Doldurmaya da devam ediyorlar…

Ülkemize yerleşen mülteci kadınlarının tümü de çarşaflı. Başörtülü. Öcü gibi kapkara giysiler içinde. Sadece gözleri görünüyor…

Bunlar eğitimsiz, cahil. Dünyaya sadece din penceresinden bakan insanlar…

Bir taraftan da durmadan çoğalıyorlar…

Bazı bölgelerimizde sayıları Türklerden daha fazla oldu. Bu olguyu yetkililer keyifle izliyorlar. Yardımlarını artırıyorlar…

Amaç yurdumuzu İslamlaştırmak, Araplaştırmak, cahilleştirmek, kolayca yönlendirilebilecek, güdülebilecek bir toplum haline getirmek…  Bir “Yeşil kuşak” oluşturarak Ortadoğu’ya hâkim olmak…

Daha da önemlisi, asıl hedef, Türkiye’nin demografik (Nüfus coğrafyası veya nüfus durumu) ve kültürel yapısını değiştirmek…

Atatürk Cumhuriyetinin ve dil devriminin kökünü kazımak…

Bu amaca hizmet edebilmek için, 2016-17 öğrenim yılından itibaren, 2. sınıftan başlayarak imamhatip okullarına zorunlu Arapça dersi konuldu. İngilizce kaldırıldı.

Yani işe dilden başlandı…

Şu anda ülkemizde bazı kaynaklara göre 5 milyon, bazılarına göre çoğunluğu Suriyeli olmak üzere, 8 milyon mülteci yaşamaktadır…

Bu kadar mülteci en gelişmiş bir ülkede bile yoktur.

Gelecekte bu mülteciler de silahlanıp ülkemizden özerklik, bağımsızlık, toprak  isterlerse sakın şaşırmayın!!!

Bu istek tam da ABD’nin ve emperyalist Batı’nın hedeflerine uygundur…

([email protected])

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. https://www.turkishnews.com/en/content/2023/02/08/facts-not-reported-by-the-media-re-turkiye-earthquake/ yardım malzemelerinde, gıda kutularında, çadırlarda karşıt taraflar arasında AKP logo savaşları yapıldığı yabancı basına düşmüş gözüküyor. utanç vverici

  2. KUR’AN’ı Kur’an’dan Tanımak! KUR’AN! Nasıl Bir Kitap? KUR’AN; yaşamın Kitabıdır, yaşam eğitim Kitabıdır, hayata hazırlar, hayat hakkında bilgilendirir, rehberlik eder,…

  3. türkiye’de sokak hareketlerini muhalefet partilerinden beklemek pek doğru değil. Yasal sınırlar içinde kalarak farklı bir oluşum olur mu?

  4. Maalesef yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. O yüzden umutsuz bir durum içindeyiz. Bu durumda çıkış, dediğiniz gibi muhalefet tarafından sokakta örgütlenmiş…

  5. Böylesine âdi, tiksindirici bir yazıyı sayfalarınızda görmekten üzüntü duydum..Bu yazılanları kaleme alanın bırakınız ülkemizde bulunmasını, bu Dünya’da bile yeri olmaması…

  6. Hey Ağalar Türk’e »Hiciv Şiiri« Hey ağalar Türk’e cevap bulunmaz Darılıp ağzını açtığı zaman Değme şeyle karşısında durulmaz Darılıp köpüğün…

  • Deprem Felaketi

    Deprem Felaketi

    Deprem felaketi hatırlattı ki, bizim Türk- Kürt sorunumuz yokmuş aslında, bizim; Alevi- Sünni sorunumuz da yokmuş. Hatta ve hatta Ermeni sorunu, Yunan sorunumuz da yokmuş. “İnsanlık” diye bir üst başlık altında yaşıyormuşuz hepimiz. İşte; dünya bu üst başlık altında, insanlık başlığında buluştuk. Azerbaycan’dan, Pakistan’dan, Türk kardeşlerimizden yardım geleceğini biliyorduk zaten. Öyle […]


  • Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir sehri deyil, bir ülkeyi yok ettiler..KAR, HIRS, HIRSIZLIK, RÜSVET,KORRUPTION, Kadin ticareti,  hesi  Allahin ismi altinda….! Türkiyede, ekonomik gelişme ve büyümeyi sağlamak için en büyük koz olarak inşaat sektörü görüldü. Ancak bu sektörün sağlıklı ve kalıcı bir ekonomik büyüme yaratamadığına dair pek çok araştırma ve inceleme daima görmezden gelindi. Şehirler […]


  • Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt Bir röportaj sırasında İngiliz televizyoncunun dikkatiniduvardaki hilal ve bozkurt çeker.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’e bunun ne olduğunu sorar:“O Bozkurt’tur.” der Elçibey ve devam eder:“O gördüğünüz Türk Milleti’nin sembolüdür totemidir.”İngiliz televizyoncu biraz düşündükten sonra özür dileyerek tekrar sorar;“Niçin kendinize vahşi ve yırtıcı bir hayvanı sembol olarak […]


  • TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    Bir Deprem oldu… Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti “O” sabah. Bir deprem oldu… Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup “kendine gel hayat çok kısa” diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların,en sevdiğimiz eşyaların,en sevdiğimiz yemeklerin,en sevdiğimiz mekanlarınaslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden […]


  • Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Ne yazık ki Türkiye’miz çok büyük ve ağır bir doğal afetle karşılaşmıştır. Türkiye’nin on ilini vuran ve büyük can kaybı ve yıkıma neden olan deprem afeti, bizi de Türk Dünyası ailesi ve büyük Türk milletinin bir parçası olarak derinden üzmüş ve kederlenmiştir.Fakat biliyoruz ki Türkiye muktedir bir millet ve devlettir […]



Posted

in

by

Tags: