ÜLKEMİZ “GRİ LİSTEYE” ALINDI…

Bir tedirginlik, bir telaş sardı AKP’yi…

Bu bir “Yok olma” telaşı…

Çok korkuyor… İktidar azar, azar avuçlarından kayıyor çünkü…

O, belediye seçimleri ile birlikte genel seçimleri de kaybetmişti zaten.

Halk, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Meral Akşener’le RTE’nin gerçek yüzünü gördü.

AKP artık Ege’de, Trakya’da, Marmara’da, Karadeniz’de, Akdenizde yok… Kıyılarda yok…  

İnsanlarımız vurgunları, vurguncuları tanımaya başladı…

Çünkü Referandumda ineğin üzerine “EVET” yazan köylü, şimdi o ineğe verecek yem bulamıyor.

Perişan… Pişman…

İşçi, işsiz, memur, köylü, esnaf perişan…

Kendisine harcanması gereken paranın şeyhlere, Şıhlara, mollalara, tarikatlara, 5’li çeteye verildiğini görüyor artık…

AKP, doların yükselişini, enflasyonu durduramıyor…

Bu yüzden oy kaybediyor durmadan… Eriyor. Bitiyor. Güneş gören kar gibi azar azar yok oluyor…

2023 seçimlerine kadar zor dayanır.

Bir küçük azınlık bir eli yağda, bir eli balda, servetine servet katarken; bir büyük çoğunluk, her geçen gün daha da yoksullaşıyor.

Çile çeken dervişler gibi inim inim inliyor.

Haksızlık, adaletsizlik, her çeşit sömürü almış başını gidiyor…

Hukuksuzluk zirvede.

Yargı iktidarın hizmetinde kurşun askerler gibi çalışıyor.

Sömürenlerin kanunsuz, eksik, aksak yanlarını gizliyor. Kapatıyor.

Şimdiye dek yurdumuz, vatandaşlarımız böyle bir adalet sistemi ve kamu düzeni görmedi. Ne 50’lilerde, ne 60’larda, ne 70’lerde…

Yargı ve kamu düzeni, patronları, yöneticileri koruyup, kolluyor. Artık onlar yargılanamıyor.

Yedikleri, içtikleri, yaptıkları haksızlıklar, hukuksuzluklar yanlarına kâr kalıyor. Durmadan yurt dışına para kaçırıyorlar. Kara para aklıyorlar.

Ormanlar, topraklar, dereler, tepeler onların… Babalarının çiftliği gibi kullanıyorlar.

Ülkemizde haksızlığı, hukuksuzluğu, soygunu konuşmak suç… Konuşanlar soluğu ya emniyette ya da yargıda alıyorlar…

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanının 13 uçağının olduğunu söylüyor. Yazlık, kışlık saraylar işin cabası…

2022 bütçesinde Erdoğan’ın maaşı 100 bin TL olarak belirlendi.

Bütün bunların yanında Memur – Sen sendikası başkanının maaşı 32 bin 115 TL…

Emekli perişan. Memur, işçi perişan. Sürünüyor…

 Başkan bir eli yağda, bir eli balda ömür sürerken üyelerine yapılan yüzde 6’lık zammı hiç itirazsız, hemen kabul etti.  

Üstelik Memur – Sen ve Kamu – Sen’e üye olmayan memurlar ikramiyelerden de yararlanamıyorlar. Bu, belirgin, açık bir suçtur. memurlar arasında açık bir ayrımdır.

Sendika seçiminde açık bir baskıdır. Zorlamadır. Yönlendirmedir…

Şimdiye dek bu ülke böyle bir dönem, böyle bir iktidar ve yönetim görmedi.

Bütün bu olup bitenler yetmedi, şimdi bir de ülkemizi “GRİ LİSTE “ye aldılar. Kim aldı?

Uluslararası Mali Eylem Görev Gücü (FATF). Bu kuruluşun 39 üyesi var. Türkiye de aralarında yer almaktadır.

Gelişmiş 7 ülke tarafından yönetilen bir kuruldur.

Peki. Gri Listeye alınmak ne demektir, ne anlama gelmektedir bu?

FATF demek istiyor ki, Türkiye, “Kara paranın aklanması ile yeteri derecede mücadele etmemektedir.Ayrıca El Kaide, Taliban ve IŞİD gibi terör örgütleriyle bağlantılı kişi ve kuruluşların hesaplarına da el koymamaktadır.”

Ülkemiz, 2011 yılında da bu kurul tarafında “Gri listeye” alınmıştı.

Bu uygulama, bizim Gri liste ile ikinci karşılaşmamız…

Böylece Türkiye Pakistan, Zimbabve, Sudan, Senegal gibi ülkelerle aynı gruba girmiş oldu…

Atatürk’ün önderliğinde emperyalizme karşı ulusal kurtuluş savaşı vermiş ve tüm dünyaya örnek olmuş bir millet, bakın ne hallere düştü?

Hangi ülkelerle adı yan yana geliyor? Görebiliyor musunuz? Bu nasıl bir düşüştür?

Hâlâ bu iktidardan “kurtuluş” bekleyenler var mıdır acaba? Ne dersiniz?

ALİ ERALP, 25.10.2021

(alieralp37@gmail.com)

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.