PERSONA NON GRATA

içeriğine ekledi

Okuma Süresi: 3 Dakika

PERSONA NON GRATA

Ne kadar akıl almayacak olay varsa dünyamızda mutlaka bir veya bir kaçı son 20 senedir bizim ülkemizde yaşanmakta. Nisan 1961 Viyana da toplanan ülkeler temsilcileri Diplomaside Viyana Sözleşmesi adı ile, 53 maddelik bir deklarasyon hazırladılar. Ülkelerin Diplomatik ilişkilerinde uymaları gereken kuralları sıralayan bir sözleşmeyi imzaya açtılar. Bu sözleşmeye imza koyan ülkeler arasında Türkiye de bulunmakta. Bu sözleşmede bir çok önemli husus sıralanmış olduğunu okumaktayız. İmza veren üye ülkelerin imza sayıları 22 yi aştığında, sayı yeterli olduğu ‘Kabul’ edilerek, geçerlilik kazanacağına dair bir de 51 inci madde bulunmakta, mütabakatta. Türkiye Cumhuriyeti bu sözleşmeye imza veren ilk ülkelerden bir tanesi. 

1960 Askeri harekatının hemen sonrasında gelen bu Uluslar Arası antlaşmaya imza koymak, Devrin Türkiye yöneticileri adına sivilleşme konusunda gösterge niteliğinde olduğunu düşünmekteyim. 24 Nisan 1964 tarihinde yeterli sayı bulununca sözleşme Birlişmiş Milletlere gönderilmesi sağlanmış. Bu sözleşmeyi kanunen Kabul ettiğimiz tarih ise 4 Eylül 1984. Bu kabul de geçerlilik sağlaması 12 Eylül 1984 tarih ve 18513 sayılı resmi gazetede yayını ile tesbit edilmiş. Kanun hükmünde bulunan madde 3. de çok önemli bir ayrıntı yatmakta.

Madde 3.         ‘ Bu kanun Bakanlar Kurulu tarafından yürütülür’’  demekte. Yani Cumhurbaşkanı tarafından yürütülür dememekte.

Birde kanundaki 9. uncu madde varki bu madde akil adamlara hitap etmekte. Bu madde içeriğini dikkatli okumak gerekir:

            Madde 9.         Kabul eden Devlet, her hangi bir zaman ve kararının gerekçesini açıklamak zorunluluğunda olmaksızın, gönderilen Devlet misyon şefinin veya misyon Diplomatik kadrosunun herhangi bir üyesinin istenmeyen şahıs ’PERSONA NON GRATA’ olduğunu veya misyon kadrosunun herhangi bir başka üyesinin kabule şayan olmadığını bildirebilir. Bu takdirde , gönderen Devlet , duruma göre ilgili şahsı geri çağırır veya misyondaki görevine son verir. Bir şahıs kabul eden Devletin ülkesine gelmeden önce de istenmeyen veya kabule şayan olmayan şahıs olarak ilân edebilir. 

Diplomatik misyon üyeleri kendi adlarına değil, ülkelerini temsilen yaptıkları her harekette sorumludurlar. Zaten kendi şahsi fikir ve davranışları, misyon yüklendiklerinden, geçerlilik arz etmez. Onlar ülkeleri adına konuşurlar ve hareketleri ülkeleri adına olur. . 

Türkiye yıllardır Avrupa Birliğine girmek için bir çok fedakarlıkta bulundu. Avrupa Birliği Hukuk sistemimizdeki bazı kanunların değişmesini istedi. Biz de uyum yasaları çıkararak, değiştirilmesi üzerinde ciddi adımlar attık. Yasalarımızın bir çoğu değişerek Avrupa Birliğine uyumlu hale geldi. Bunda itiraz etmedik. 

Yabancı misyon üyelerinden bazıları, kimisi Avrupa Birliği üyesi ülkesi, kimisi değil, ülkemizdeki hukuk dışı bir uygulamadan rahatsız olduklarını dile getirmek için bir deklarasyon yayınlamışlar

Ülkemizde Enis Berberoğlu misali tutuklu olan bir çok milletvekili, gazeteci bulunmasını izah etmek oldukca güç olduğunu düşünmekteyim. Ayrıca Avrupa Birliği kanunlarına uyum sağladıktan sonra bir kişinin elde delil olmadan , iddia name olmadan, sadece sözle tutuklu kılmak, hukuk mantığı ile izah etmek mümkün değildir. Hoş bir ülkenin iç işlerine müdahale yönünden bakarsanız konuya Yeni Zellanda’nın Türkiye’ye, tutuklu Kavala  konusunda, bildiriye imza koyması abesle iştigal olduğuna inanırım. Ancak aylardır ülkemin kanayan yarası halinde olan delil olmadan tutukluluk süresinin cezaya dönüşme halini kabul etmek mümkün değildir.  

Ülkemde ’ Cumhur Rejimi’ tatbik edildiği bir hakikat. Bu nedenle Uluslar Arası Hukuka Resen verilen kararların içinde ‘AKIL’ aramak mecburiyetinde kalmaktayız. Gelin 3042 sayılı kanunun 3 maddesine bir daha bakalım. ‘Viyana sözleşmesi Bakanlar Kurulu Tarafından yürütülür’ sözüne ragmen, düşünmeden söz söylenen Cumhur ile 10 Büyük Elçi’lere birden ‘İstenmeyen Adam’ lar, yani ‘’Persona Non Grata’’ ilan edilmesi neticesi, ülkemde nelerin kaybolacağını şimdi bizler düşünmekteyiz diye bir sözüm geldi söyledim hem nalına hem mıhına. METİN Atamer

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  • ANLASILDI VEHBI`NIN KERRAKISI !!

    ANLASILDI VEHBI`NIN KERRAKISI !!

    Okuma Süresi: 1 Dakika Biliyorsunuz kisa bir sure once Kilicdaroglu ABD` ye gitmisti. Sekiz saat ortadan kaybolmustu .Sonra Ingiltere` ye gitti bu sefer hamburger yemedi..Almanya` ya gidecekti ki birden vazgecti malum yas kemale erince yolculuklar yorucu oluyor. Niye vazgecti dersiniz zira Merkel` in danismani ona zaten tv ekranindan vizyonunun kahramani olarak geldi. Ben ona Turkce […]


  • Özbekistan’da Türk şairleri antolojisi yayımlanacak .

    Özbekistan’da Türk şairleri antolojisi yayımlanacak .

    Okuma Süresi: 1 Dakika 03 Aralık, 2022, Cumartesi 19:57 Özbekistan Cumhuriyeti’nin kültür mirasını korumak ve desteklemekle görevli Altın Miras Vakfı, Türkiye ile Özbekistan arasındaki kültürel ilişkileri güçlendirmek amacıyla Türk şairleri antolojisi yayımlayacak. Özbekistan’da Türk şairleri antolojisi yayımlanacağı duyuruldu. Altın Miras Vakfı Ankara Bölüm Başkanı Süleyman Merdanoğlu tarafından yapılan açıklamaya göre, […]


  • HER YERDE YOLSUZLUK…

    HER YERDE YOLSUZLUK…

    Okuma Süresi: 0 Dakika Rektörü eski AKP Mv. Nükhet Hotar olan Dokuz Eylül Üniversitesinin, “kız öğrencilere yurt yapılması” şartıyla bağışlanan çok değerli araziyi 16.6 milyon TL’ye sattığı ortaya çıktı. Bağış yapan hayırseverin oğlu, yaşanan hukuksuzluğa karşı dava açacağını açıkladı…



Posted

in

by