AB Türkiye (ilerleme) Raporu

AB’nin hazırladığı ismi ülke raporu olarak değiştirilen AB Türkiye raporunun İngilizce tam metni aşağıdadır. Raporda öne çıkan başlıklar ise şu şekilde :

Siyasi kriterler: Türkiye’nin demokratik kurumlarının işleyişinde ciddi eksiklikler var. Demokraside gerileme devam etti. Parlamento, hükümeti denetlemek için gerekli araçlardan yoksun kalmaya devam etti.

Yürütme, yasama ve yargı arasında sağlam ve etkili bir güçler ayrılığı sağlanmadan, yetkilerin Cumhurbaşkanlığı düzeyinde merkezileştirilmesi, etkin bir denge ve denetleme mekanizmasının olmaması yürütme organının demokratik hesap verebilirliğini seçimlerle sınırlı bıraktı.

Kısıtlayıcı önlemler, sivil toplumun özgürlüklerini kullanmasında geriye gidişe neden oldu.

Parlamento zayıfladı: Cumhurbaşkanlığı karar ve kararnamelerinin çok aşırı kullanımı nedeniyle Meclisin yasal fonksiyonları zayıfladı.

Cumhurbaşkanlığı sistemi: Tek makamda aşırı yetki hükümet organlarının ve devlet idaresinin işletilmesini olumsuz etkiledi. Kamu yönetiminin siyasileşmesine yol açtı.

Yargı: Yargı bağımsızlığının sistemik eksikliği ve hakim ile savcılara dönük baskılardan kaynaklanan endişeler devam ediyor. Yeni insan hakları eylem planı yargının bağımsızlığından kaynaklanan temel eksiklikleri ortadan kaldıracak adımları içermiyor.

Yolsuzlukla mücadele: Raporlama döneminde bu konuda ilerleme sağlanmadı. Türkiye, uluslararası yükümlülükleri çerçevesinde oluşturmak durumunda olduğu kurumlar konusunda adım atmadı. Yasal boşluklar ve kurumsal mimari, yolsuzluk dosyalarının soruşturulması ve kovuşturulması süreçlerinin siyasi etki altında kalmasına yol açtı.

İnsan hakları: Temel insan haklarındaki kötüleşme devam etti. Olağanüstü hal zamanında getirilen önlemlerin büyük çoğunluğu hala uygulamada. Gazeteciler, yazarlar, avukatlar, akademisyenler, insan hakları aktivistleri ve eleştirel seslere dönük geniş kısıtlamalar özgürlüklerini kullanmalarında olumsuz etki yaptı ve onları otosansüre yönlendirdi.

Boğaziçi protestoları: İşkence ve kötü muameleye ilişkin inandırıcı ve ciddi iddialar bildirilmeye devam edildi. Özellikle Boğaziçi Üniversitesi protestoları ve Onur Yürüyüşü’nde kötü muamele ve aşırı güç kullanımı yaşandı.

60 gazeteci hapiste: Tahminen 60’a yakın gazeteci cezaevinde. 23 gazeteci toplam 103 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yaptıkları işten dolayı gazetecilere tehdit ve fiziki saldırı devam etti. 2021’in ilk haftalarında 5 muhalif gazeteci fiziki saldırıya uğradı.

Göçmen işbirliği: Dünyadaki en büyük mülteci topluluğunu barındıran Türkiye bu insanların gereksinimlerinin karşılanması için çok önemli çaba göstermeye devam etti.

Dış politika: Türkiye’nin AB’nin Ortak Dış ve Güvenlik Politikasına (CFSP) uyum oranı yüzde 14’te kaldı.

1 yorum

  1. Sorunlar kibarca dile getirilmiş. Türkiye’nin her konuda gidişatı anlatılanlardan çok daha kötü. Muhalefetin de durumdan yeterince ders alıp, risk alan bir davranış içinde olmadığı ve başarısız bir muhalefet yaptığı kanaati yaygın. AB’nin Türkiye’deki göçmen sorununu bu kadar yüzeysel ele alışı, bize güven vermeyen yüzeysel ve çıkarcı bir açıklama.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.