Yobazlar, Eğitim ve Öğretimin Ülke Çapında Yaygınlaşmasını istemezler…

Gericiler, çağdaş okullara karşıdırlar.

Çünkü eğitim, öğretim, bilim cahilliğin, yobazlığın düşmanıdır…

Eğitimin ve bilimin olduğu yerde cehalet, safsata olmaz. Olamaz. Üfürükçülük yapılamaz.

Cinci hocalar, kendilerine yaşam alanı, geçim kaynağı bulamazlar…

Din sömürüsü yapamazlar.

Din ticareti yapamazlar.

Bu yüzden gericiler eğitimden, öğretimden, bilimden öcüden korkar gibi korkarlar.

Eğitim ve öğretimin ülke çapında yayılmasını, yaygınlaşmasını istemezler. Bu bir gerçektir…

Atatürk’ün ölümünden sonra onların ilk işi Köy Enstitülerini kapatmak olmuştu. Çünkü ülkeye ışık saçıyordu.

Ülkemize baktığımız zaman görürüz ki AKP’nin en çok oy aldığı yerler; tekkelerin – tarikatların, şeyhlerin, Şıhların bol olduğu yerlerdir.

 İktidar en çok bu illerden oy almıştır, almaya da devam etmektedir.

Tüm açlığa, sefalete, işsizliğe, çaresizliğe rağmen bu bölgelerde hâlâ iktidara destek sürmektedir.

Çünkü buralarda topluma hocalar yön vermektedirler. Mollalar ne derse o olmakta, el üstünde tutulmaktadırlar…

Ülkemizde bakımsızlıktan, ilgisizlikten köy okulları ardı ardına kapanmaktadır.  

Siz, bu şeyhlerden, Şıhlardan birisinin çıkıp da “Bu okulları açalım, çocuklarımız okusun, eğitim, öğretim görsün, tahsilli olsunlar” dediğini duydunuz mu, gördünüz mü hiç?

Ben ne duydum ne gördüm…

Köylerde durum bu.

Peki, kentlerde durum bundan çok mu farklı?

Orada da koşullar aynı.

Öğrencilerimiz yurt bulamadıkları için sokaklarda yatmaktadırlar.

Üniversitelerin açılmasıyla birlikte, İstanbul’a okumaya gelen üniversite öğrencileri, artan kira ve yurt tutarları nedeniyle “Barınamıyoruz” diyerek, seslerini duyurmak üzere meydanlarda toplandılar.

Çünkü okul kazanan gençler, başlarını sokacak bir yer, yurt bulamıyorlar. Bulabildikleri ise çok pahalı, yanına yaklaşılacak gibi değil…

Bu yüzden, yurtsuzluk, barınma hakları, yurt ve konut sorunu, kiraların pahalı olmasını protesto etmek için geceyi Kadıköy Yoğurtçu Parkı’nda geçirmeye karar verdiler.

Eğitim-İş Sendikası tarafından hazırlanan rapora göre, 2002’den beri yatılı bölge okulları yüzde 40, öğrenci sayısı ise yüzde 79 azaldı. Dinci vakıf ve dernek yurtları ise 723’ten 3 bin 331’e çıktı.

Buradan da anlaşılıyor ki siyasal İslam, öğrenci yurtlarını bir örgütlenme alanı gibi görmektedir. 2002’den bu yana ülkeyi yöneten AKP’nin zaten yurt açma gibi bir çabası ve kaygısı da yoktur.

O, yurt açma görevini tarikatlara vermiş, onlara büyük kolaylıklar sağlamıştır. Bugüne değin kendisi İstanbul’da yurt ihtiyacının sadece yüzde 3’ünü karşılayabilmiştir

Eğitim – İş Sendikasının belirttiğine göre bu oran, 319 bin 406 üniversite öğrencinin bulunduğu Ankara’da yüzde 8,8; 173 bin 611 öğrencinin bulunduğu İzmir’de yüzde 9.05’tir…

Ayrıca raporda, “Devlet yurtlarının yetersizliği, ekonomik durumu biraz elverişli olan öğrencileri özel yurtlara, yoksul ailelerin çocuklarını ise dernek/vakıf, cemaat yurtlarına itmiştir” değerlendirmesi yapılmaktadır.

Öyle anlaşılıyor k yoksul aile çocukları için tarikatların ve cemaatlerin açtığı yurtlar TEK SEÇENEK haline gelmiştir. Daha doğru bir deyişle tek seçenek haline getirilmiştir.

Ayrıca bu yurtlar devletten “Öğrenci başına barınma ve beslenme yardımı” da almaktadır.

Tıpkı köprü, yol geçiş ücretleri gibi…

Böylece çifte kazanç sağlamakta, bir eli yağda bir eli balda geçinip gitmektedirler.

Hedef, eğitim ve öğretimin ülke çapında yaygınlaştırılmaması, yoksul aile çocuklarının dinci dernek ve vakıf yurtlarına muhtaç olması, onların yönetimine ve haikimiyetine girmeleridir.

TOKİ adlı bir devlet kuruluşu “Öğrenci yurtları” açıp yoksul aile çocuklarına hizmet edeceği yerde; apartmanlar, binalar yapıp, para kazanma yolunu seçmiştir.

Devletin asli görevi ticaret yapmak değildir. Halkına hizmet etmek, eğitimin, öğretimin yaygınlaşmasını sağlamaktır…

Kimse çocuklarımızın yaşadığı bu barınma sorununu görmezden gelemez, gelmemeli…

Sosyal devletin görevi gençlere yer bulmak, onları sağlıklı konutlara yerleştirmektir.

Kimse “Yurt sorunumuz yoktur” gibi boş laflarla bu sorunu gizlemeye çalışmasın.

Devlet en kısa sürede bu soruna çözüm bulmak zorundadır.

Halkımızın büyük bir kesimi yoksuldur. Onlara yurt desteği sağlanmadığı takdirde memleketlerine geri dönmek zorunda kalacaklardır.

Böylece kazandıkları sınavlar da işe yaramayacak, bunalımlara düşeceklerdir.

İktidar boş lafları, palavraları, masalları bırakıp, bir an önce öğrencilerimizin yurt, barınma sorunlarını çözüm bulmalıdır…

(alieralp37@gmail.com)

Yayım tarihi
Ali Eralp olarak sınıflandırılmış

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.