Tek Parti Döneminde Türkiye’nin Kıbrıs Politikası

Tek Parti Döneminde Türkiye’nin Kıbrıs Politikasına Bakışı
(TURKEY’S STANCE FOR CYPRUS POLICY DURING SINGLE-PARTY PERIOD)

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşundan itibaren süresi ve kapsamı itibariyle en uzun süreyle Türkiye’yi meşgul eden politika, Kıbrıs meselesidir.

Kıbrıs meselesi, 1950’li yıllardan itibaren gerek iç politikada gerekse dış politikada altmış yıldan fazla bir süreyle Türkiye’nin gündeminde yer almıştır ve almaya devam etmektedir. Kıbrıs meselesi ne zaman başladı dersek bazılarına göre 1958’lerden, bazılarına göre 1960’lardan, bazılarına göre 1963’ten, bazılarına göre de 1974’ten başladığı ifade edilmektedir. Esas Kıbrıs meselesinin başlangıcı 1571’dir. Kıbrıs’ın jeopolitik, jeostratejik önemini günümüzde de değerini sürdüren görüşü Sokullu Mehmet Paşa’nın sözlerinde buluyoruz. İnebahtı Savaşı’ndan sonra Osmanlı donanmasının yakılması sonucunda mağrur bir edayla Sokullu Mehmet Paşa’nın karşısına gelen Venedik Balyozu (elçisine) Sokullu’nun vermiş olduğu cevap adanın önemini günümüze kadar devam ettirmektedir: “Kıbrıs adasını almakla biz, sizin kolunuzu kestik. Siz, donanmamızı yakmakla sakalımızı tıraş ettiniz. Kesilen sakal daha gür yerine çıkar; ama kesilen kol yerine gelmez.” İşte benim kanaatimce Kıbrıs meselesi sadece Rumlarla veya Yunanistan’la değil, Batı dünyasıyla bu
kesilen kolun protez olarak yerine takılması mücadelesidir.


Via Treaty of Lausanne, Turkey approved of Britain’s rights to dominate the Cyprus since Britain settled in the island since 1878. During the following period, Cyprus could not find a primary place for itself in Turkish foreign policy until the first half of 1950s. However, this did not mean that Turkey was completely indifferent to the developments taking place on the island or Turkish people living there. Inaccordance with the orders given by Turkish governments, reports were kept in relation to the situation of Turkish people living there, the developments taking place on the island, the connection of ecumenic presidency of Eastern Orthodoxes as well as the protests and meetings. Also, the news regarding the activities of Said Molla, representatives of old regime, and probable settlement of Vahdettin in Cyprus were transferred to Turkish authorities. In accordance with the data derived from reports, the developments taking place in Cyprus were followed with interest. The calls for help from Turkish people were generally welcomed. In this sense, they were provided with certain facilities like accomodation for those who wanted to migrate to Turkey, granting of citizenship right, if requested, and free boarding and education right in Turkey for Cypriot students. The purpose of the study is to probe into the perception of Cyprus and related issues since Treaty of Lausenne until 1950s when the aforementioned issue gained a priorityon Turkey’s agenda. The study is mainly based on Republican archive of Prime Ministry. Minutes of GNAT (Grand National Assembly of Turkey), media of that period, observation and copyrighted works were also referred.

Yayım tarihi
Bilim olarak sınıflandırılmış , ile etiketlenmiş

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.