Yangınla ilgili sorular…

Yangınlar milli bir felakettir. Yanan yer neresi olursa olsun, devlet millet işbirliği ile buralara müdahale etmek de milli bir görevdir. Yaşanan yangınlar, bir noktada devlet-millet işbirliğinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.

Yangınlardan ve yangın sonrasında bu yerlerden siyasi ve ekonomik rant elde etmemek gerekir. Millet, yeri geldiğinde bunun hesabını mutlaka soracaktır.

Asıl konumuza gelelim:

Yanan yerler yandı, geride enkaz kaldı. Ardından da kafalarda birçok soru işareti bulunuyor.

Türkiye, özellikle Antalya ve Muğla illerindeki on binlerce hektar ormanını kaybetti. Bu yangınlarda hava desteğinin yetersizliği halen tartışılıyor.

Başta Manavgat İlçesi’nin Kalemler, Bodrum İlçesi’nin Gökpınar ve Mazıköy, Milas’ın Bozalan ve Çökertme ile Marmaris’in Turunç mahalleleri olmak üzere bazı yerleşim merkezlerinde yangın çok sayıda evi yaşanmaz hale getirdi.

Yangınlar sırasında en büyük istek havadan müdahaleydi. Yalnızca belediye yetkilileri değil yangın söndürme çalışmalarına katkı sağlayan köylüler, yazlıkçılar ve gönüllüler de yeterince hava desteği verilmemesinden yakındılar.

Türkiye’de yangınla mücadeleden sorumlu olan Orman Genel Müdürlüğü, 1986 yılından bu yana yangın söndürme uçakları kiralıyor. 2019 yılına kadar genel müdürlük bu uçakları Türk Hava Kurumu’ndan kiraladı. Ancak o yıl uçak kiralama ücretlerinde yaşanan anlaşmazlık sonrası genel müdürlük son iki yıldır Rusya’dan uçak kiralama yoluna giderken hava gücünün ağırlıklı kısmını da helikopterden oluşturdu.

Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin yayınladığı belgelere göre, Bordo Grup bünyesindeki EAB Havacılık Şirketi’nden son üç yılda kiralanan 91 helikopter için 554 milyon Türk Lirası ödendi.

Uçaklarının bakımını yaptırmadığı gerekçesiyle Türk Hava Kurumu’nun devreden çıkması sonucu pazarlık usulü yapılan amfibik uçak ihalelerini son iki yıldır Rusya’dan Türkiye’ye BE-200 yangın söndürme uçağı getiren CMC Savunma Sanayi kazanıyor.

Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin dün yayınladığı belgelere göre; 2020 yılı ihalesi üç amfibik uçak için 84 milyon 180 bin Türk Lirası, 2021 ihalesi ise 5 uçak için 203 milyon TL teklif eden CMC Savunma Sanayi şirketinde kaldı.

Ancak Orman Genel Müdürlüğü’nün 2020 yılı faaliyet raporunda geçen yıl 2 amfibik uçak kiralandığı belirtilirken yangınların henüz Muğla’yı etkisine almadığı günlerde Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli uçak filosunun üç uçaktan oluştuğunu söylemişti.

Daha sonra Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Rusya Cumhurbaşkanı Vladmir Putin’le yaptığı görüşmeyi takip eden birkaç gün içinde iki ilave Rus yangın uçağı Türkiye’ye geldi.

Ukrayna iki, İran bir, İspanya iki, Hırvatistan bir uçak Türkiye’ye gönderdi. Bu sayıları esas alan Orman Genel Müdürlüğü Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Özkaya, ‘‘Hava gücümüz yeterli ama bu destekleri geri çevirmek diplomatik olarak doğru değil’’ dedikten sonra Türkiye’nin elinde 12 uçak ve 51 helikopter olduğunu açıkladı.

Yangınların bir türlü önünün alınamaması nedeniyle yurtdışından verilen desteklerle uçak filosunu geçici olan güçlendiren Türkiye, küresel iklim krizinin etkisini göstereceğini bilim adamlarının haftalar öncesinden bildirdiği 2021 yazına elinde üç adet yangın söndürme uçağıyla girdi. Bu uçak sayısı, son yirmi yılın en düşüğü olarak ifade ediliyor.

1986 yılında Türk Hava Kurumu’nun envanterine giren M-18 Dromader, uzun yıllar orman yangınların söndürülmesinde görev yaptı. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin işbaşına geldiği 2002 yılında, ülkedeki yangınların söndürülmesinde ağırlıklı rol bu uçaklardaydı ve THK’nın elinde bu uçaklardan 11 tane vardı. Kurum 2009 yılında bugün hala Yunanistan, İspanya ve İtalya gibi ülkelerde aktif olan Canadair 215 tipi amfibi uçaktan beş adet satın aldı.

Bu uçakların tümü 2009 yılında Orman Genel Müdürlüğü tarafından kullanıldı. 20’si kiralık altısı kuruma ait olmak üzere 26 helikopterin de eklenmesiyle Türk Hava Kurumu’nun toplam hava gücü 45’e ulaştı.

Bu yıldan başlayarak yedi yıl boyunca Orman Genel Müdürlüğü 2015 yılına kadar her yıl dört adet Türk Hava Kurumu uçağını kiraladı.

Aynı dönemde her yıl ortalama 24 adet helikopter de kiralandı.

2016-2018 yılları arasında Türk Hava Kurumu’ndan kiralanan amfibik uçak sayısı beşe çıkarılırken M-18 Dromader’lerden vazgeçildi.

Bir de şu var:

Yangınlar kasıtlı mı çıkarıldı? Terör örgütlerince mi organize edildi.

Bu konuda özellikle sosyal medyada haber kirliliği var. Devletin ilgili birimlerinde bu konuda yapılacak açıklama doğru olanı olacaktır.

necdetbuluz@gmail.comwww.facebook.com/necdet.buluz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.