TÜRK’ÜN ATEŞ İLE İMTİHANI ….

TÜRK’ÜN ATEŞ İLE İMTİHANI ….

Bu yangınlar bize gelecek için ders olacak mı?

Türkiye 28 Temmuz gününden beri yanıyor.

“Bir musibet, bin nasihatten evladır”, özdeyişi bu defa geçerli olacak mı?

Cüneyt ÖZDEMİR’in 2,5 saatlik yangınla ilgili videosunun, yaklaşık 2 saat bölümümü izledim.

Aslında, süresi bir saati aşan videoları, zaman meselesinden dolayı çoğunlukla izlemem.

Cüneyt Özdemir, yangın yeri ile ilgili yerleri
gerek kendisinin Çökertme’den, gerekse gazeteci arkadaşı Adem METAN’ın Hisarönü’nden aktardıklarını yüreğim burkularak izlemeye çalıştım.

Gazeteci Adem Metan’ın Marmaris Hisarönü’den, “görüş alanı burada sıfır” dediği noktalardan, ısıdan telefonunun çekim yapamadığı alanlardan verdiği bilgiler ve görüntüler, hem takdire şayan, hem de özveriye dayanan çalışmalardı. Bu nedenle Adem Meran’ı kutluyorum ve kendisine teşekkür ediyorum.

Adem Metan, zaman zaman “havada, 3, 4, 6 ve sonra 7 helikopter görüyorum. İsteyenler bana yandaş da desinler” sözlerini ve çalışmalarını, yangın alanından verdiği bilgileri, kendisini takdir ederek izledim.

“Havada 7 helikopter görüyorum” sözlerinden dolayı kendisine neden “yandaş” densin ki?

Bu açıklamalarının yanında “bir veya iki uçak da görüyorum” demesini ben de herkes gibi duymak isterdim.

Helikopterin götüreceği suyun kaç ton olduğunu bilemem, ama bu yangına bir karıncanın dahi ağzında taşıyacağı suya ihtiyaç olduğuna inanıyorum.

İzmir’de, yangın alanından tırnakları ile toprağı
kazıyıp, çıkınına doldurup ateşin üzerine atan Suriyeli mülteci Mustafayı’da, bu akşam başka bir videoda hayranlıkla izledim.

Böyle bir günde herkesin yardım ve desteğine ihtiyacımızın olduğuna inanıyorum.

Ve de Türkiye’ye dışarıdan yardım isteyenler, neden kötü niyetli olsunlar ki.

Hani “Komşu komşunun külüne muhtaçtır” derler ya. Mehmet Çelebi, Şeyh Bedrettin’in isyanını, Osmanlı’nın can düşmanı Rus Çarı’ndan aldığı askeri destek ile bastırmadı mı?

Komşunun yangını, konşunun da evini yakmaz olur mu hiç?

Rus Çarı düşman gördüğü Osmanlı’ya
nedeni mi yardım etti?

Börtlüce Mustafa ile Torlak Kemal’in önderliğinde Aydın ve İzmir ovalarında köylülerin başlattığı toprak işgalleri Rusya’ya da sıçrayabilirdi de, ondan.

Keşke, Adem Metan’ın 7 değilde, “havada 50 helikopter görüyorum” diyebilse idi.

Bir helikopterin taşıyacağı suyun hacmi ne olursa olsun, yine de önemli ve azımsanmaz.

Öyle ki insanlarımız buz dolaplarından çıkardıkları buzları dahi yangın alanlarında, alevlerin üzerine fırlatıyorlar.

Bu ne yardımlaşma, bu ne dayanışma, izlerken, insan olanların gözleri yaşarıyor.

THK’ndan işten atılmış oldukları halde,: “çağrılırsak, Tarım ve Orman Bakanımız’ın çalışabilir uçakları var dediği THK’deki uçakları uçurmaya hazırız” diyen pilotlarımız da böyle bir göreve hazırken, uçuşa hazır ve de her birinin 4 ton 900 litre su taşıyabilen 3 uçağımız, bir helikopterden daha mı az su taşır ve yararlı olabilirlerdi?

Marmaris Hisarönü’nden gazeteci Adem Metan’ın “havada 3 uçak da görüyorum” demesine kim sevinmezdi?

Depremlerde gösterdiği kurtarma çalışmalarında, lojistik gücünü kanıtlamış askeri birliklerimizden, bu yangınlarda neden faydalanamadık?

Bu yangınlar bize gelecekde daha tedbirli olmamızı öğetecek ve sağlayabilecek midir?

Bu yangınlardan gerekli dersleri çıkarabilecek miyiz?

Dünden beri TÜRGEM çevresinde en fazla konuşulan ve bana da sorulan sorular bunlar olmuştu.

Anayasa’mızın 169’uncu maddesi, yanan orman alanlarının imara açılmasını değil, yanan alanların tekrar ağaçlandırılmasının devlet görevi olduğunu da yazıyor.

Hiç kimsenin kararı ve tasarrufu TBMM’deki 3/5 üye sayısının üzerinde olamaz ve de olmamalıdır.

Biz de millet olarak bunun takipçisi olmaya çalışacağız.

Allah milletimize başka felaketler yaşatmasın!

Remzi UYSAL
Lübeck, 04.8.2021

1 yorum

  1. Henüz orman yangınları devam ederken 28 Temmuz tarihinde yürürlüğe giren bir kanunla, kıyılar başta olmak üzere orman alanlarındaki yapılaşma tasarrufu Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkisine bırakıldı.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.