Kazan Tatarlarının Son Kalesi

Kazan Tatarlarının Son Kalesi: Bütün Tatar Toplum Merkezi
ROZA KURBEN

1980’li yılların ortalarında SSCB’de başlayan değişimleri Kazan Tatarları da büyük bir heyecanla karşıladı. 1552 yılından beri Rus zulmü altında ezilen Kazan Tatarları değişimlerden yararlanmak için fırsat kolluyordu. Kazan Tatarları, yüzyıllarca süren Rus baskısına karşı kâh ellerinde silahla, kâh gizliden gizliye mücadele vermiştir. 1980’li yıllarda Kazan Tatar milliyetçileri toprak altına saklanan tohum gibi bir anda filizleniverdiler. Millî hareket birdenbire canlandı, sivil toplum kuruluşları kurulmaya başladı. İlk adım 1988 yılında Bütün Tatar Toplum Merkezi’nin[1] (BTTM) oluşumu ile ilgili görüşmelere başlandı. Kazan Tatarlarının millî menfaatlerini savunmak amaçlı kurulan bu merkez TÖSSC[2] Bakanlar Kurulu’nun 17.07.1989 tarihli 274 numaralı kararı ile faaliyetlerine başladı. BTTM’nin oluşumu, diğer millî kurumların da açılmasına bir emsal teşkil etmiş, ilham vermiştir. 1990 yılının 30 Ağustos tarihinde Tataristan Parlamentosu’nda Devlet Egemenliği Beyanatı kabul edilmiş ve Tataristan Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti’nden ayrılmıştır. 1991 yılında 1918 yılında Sovyetler tarafından lağvedilen Millî Meclis 73 yıl aradan sonra tekrar kurulmuştur. Aynı yıllarda Dünya Tatar Ligası, Azatlık Gençler Birliği, İttifak, Vatan partileri, Suverenitet demokratik hareketi gibi oluşumlar meydana çıkmıştır. 1992 yılında dönemin Cumhurbaşkanı M. Şeymiyev’in himayesinde Dünya Tatar Kongresi kurulmuştur. Kongrenin amacı, dünya Tatarları ile bağlantı kurmak, Tatarları bir araya toplamak, millî konulara çözüm getirmek, gelenek ve görenekleri yaşatmaktır. Başlangıçta umut verici olarak görünen bu kurumların sonradan ne oldukları ve kime hizmet ettikleri açıkça ortaya çıkmıştır. Gerçekten de Kazan Tatarlarının problemlerini dile getirerek gündemde tutan sivil toplum kuruluşları teker teker kapatılmış, mevcut olanları da sadece kâğıt üzerinde kalmıştır. 1992 yılında büyük umutlar vadeden Dünya Tatar Kongresi (DTK) ise bugünlerde Rus güdümünde olan Tataristan hükümetinin emrinde olup, şarkı söyleyip dans edip eğlenmekten öteye gidemeyen bir kurum haline gelmiştir.

1991 yılının sonunda Sovyetlerin çöküşünden sonra 1992 yılının 21 Mart tarihinde Tataristan’ın bağımsız devlet olması konusunda yapılan referandumda halkın %61,2’si Tataristan’ın bağımsızlığından yana oy kullanmıştır. Referandum sonuçlarına esasen 6 Kasım 1992’de Tataristan Anayasası kabul edilmiştir. Ancak tepeden inme Rusya Federasyonu, ne söz konusu halk oylamasını ne de Tataristan Anayasası’nı tanımıştır. 2000 yılında Putin’in iktidara gelmesi ile birlikte Rusların yüzyıllardır süregelen Ruslaştırma siyaseti ivme kazanmıştır. Putin kanunlar çıkararak Rus olmayan milletlerin sonunu hazırlamaktadır. 2002 yılında Latin Alfabesine geçişin yasaklanması, 2007’de ana dilde eğitimin yasaklanıp millî okulların kapatılması, 2018 yılında 273 numaralı kanun değişikliği gereği Rus dilinin “ana dil” yapılması, millî dil eğitiminin 2 saate indirilip onun da velilerin isteğine bırakılması bunlardan bazılarıdır. Başta Kazan Tatarları olmak üzere Rusya’daki tüm milletleri ilgilendiren bu problemler karşısında tepkisini dile getiren sivil toplum kuruluşları arasında Bütün Tatar Toplum Merkezi de vardır.

1989 yılında kurulan Bütün Tatar Toplum Merkezi’nin Kazan, Tüben Kama, Elmet, Alabuga gibi Tataristan şehirlerinde, Moskova ve Başkurdistan olmak üzere Rusya’nın çeşitli bölgelerinde ve Özbekistan, Kazakistan, Türkiye olmak üzere 50 civarında şubesi ve temsilcileri bulunmaktadır. Eskiden 25 yönetim kurulu üyesi olan merkez hızlı toplanıp kararlar alabilmek için son yıllarda üye sayısını 15’e indirmiştir. Bütün Tatar Toplum Merkezi, Putin’in Kazan Tatarlarını yok etmeye yönelik kararlarının karşısında durarak Tatarların millî menfaatlerini savunmuş, bu bağlamda çeşitli eylemler yapmıştır. 1992 yılında kabul edilen Tataristan Anayasa’ndaki “Tataristan’da Tatar ve Rus dilleri eşit hukuklara sahip resmi dildir” şeklindeki 8 maddesi ne yazık ki sadece kâğıt üzerinde kalmış, Tatar dili asla resmi dairelere girememiştir. Durum bununla da sınırlı değildir, kanun gereği Tatar okulları kapatılmış, ana dil eğitimi sınırlandırılmıştır. BTTM bu olumsuzlukları her daim dile getirmiş, Kazan Tatarları için önemli günler ile ilgili etkinlikler düzenlemiştir. BTTM’nin ses çıkarıp kamuoyuna yansıtması, Rus yöneticiler başta olmak üzere Rus güdümünde olan Tataristan idarecilerini de rahatsız etmiştir. Bu bağlamda Tataristan Savcılığı 30 Aralık 2020 tarihinde “devlet ve toplum menfaatlerini koruma amacıyla” Bütün Tatar Toplum Merkezi’nin “aşırılıkla mücadele” kapsamında kapatılması ile ilgili bir iddianame hazırlamıştır. İddianamede davalı BTTM adına başkan Ferit Zekiyev, davacılar Rusya Federasyonu’nun Tataristan Adalet Bakanlığı, FSB’nin Tataristan Şubesi, Tataristan İçişleri Bakanlığı’dır. Tataristan Savcısı, Adalet Bakanlığı Danışmanı İ.S. Nafikov’un hazırlamış olduğu 241 sayfalık iddianamede, BTTM’nin aşırı bir kuruluş olduğu gerekçesiyle kapatılması gerektiği tezi ileri sürülmüştür. İddianamede uluslararası hukuk normlarından söz edilerek BTTM, ezelden beri süregelen tarihi devletin bütünlüğünü bozma, Rusya Federasyonu Anayasası düzenini zorla değiştirme, milletler ve dinler arası kin ve düşmanlığa tahrik, Rusya’nın toprak bütünlüğünü bozma gibi suçlarla itham edilmiştir. İthamlara gerekçe olarak,

1. BTTM’nin 2017 yılında Rusya Devlet Duması Tataristan milletvekilleri, Tataristan Devlet Şurası milletvekilleri, Kazan Şehir Duması milletvekilleri, siyasi ve sivil toplum örgütleri ve Tatar dilinin kaderine duyarsız olmayan herkese atfen yazıp “Tatar Dilini Kurtarmak!” adıyla internette paylaştığı bildiri;

2. 12.10. 2019 tarihinde Kazan’ın Kerim Tinçurin Parkı’nda gerçekleşen “1552 Kazan Şehitlerini Anma” mitingi;

3. 06.11. 2019 tarihinde “Tataristan Anayasasının Kabulü Günü” mitingi;

İddianamede uzman raporu bulunmaktadır. BTTM’nin tüzüğü üzerine, psikolojik dil incelemesi, siyasi ve hukuki inceleme olmak üzere 3 ayrı inceleme yapılmıştır. Uzman raporunda, Bütün Tatar Toplum Merkezi’nin sistematik bir şekilde Federal kanunu ihlal ettiği, FSB uyarılarına kulak asmadığı, FSB talimatlarını yerine getirmediği, Tataristan’ın bağımsızlığını dile getirerek Rusya’nın bütünlüğünü bozduğu, merkezi devlet yönetimine tehdit oluşturduğu, siyasi hukuk ve insan hürriyetini değiştirmeye yönelik girişimlerde bulunduğu, milleti ayrıştırmak gibi sonuçlar tespit edilmiştir. Tüm bunlar Kazan Tatarlarının son kalesi olan Bütün Tatar Toplum Merkezi’ni kapatmak için uydurma gerekçelerdir. Bu “suçlamaların” gerçekleri barındıran aslına gelecek olursak 2017 yılında “Tatar Dilini Kurtarmak!” adı altında yayınlanan bildiride, Tataristan’da sadece Rus dilinin devlet dili olduğunun altı çizilmiş, Rusya Federasyonu’nda 4000, Tataristan’da 699 Tatar okulu, üniversitelerde Tatar dili ve edebiyatı fakültelerinin kapatıldığından söz edilmiştir. Ayrıca 26 yıllık süreç içerisinde Tataristan Devlet Şurası’ndaki oturumların hiçbirinin Tatar dilinde yapılmadığı, Kazan Şehir Duması’nda Tatarca çevrinin kaldırıldığı, Tatarca konuşmanın yasaklandığı ve böylece Tataristan’da sadece Rus dilinin devlet dili olduğu delillerle kanıtlanmıştır. Bildiride “Ne yapalım” sorusundan sonra, “Tataristan’da Tatar dili devlet dili olmalıdır. Aşırılık mı? Belki Tatar dilini koruma konusunda başka önerileriniz vardır? Tataristan’da iki resmi dilin olması gerçekçi mi? Haydı bu konuyu birlikte tartışalım!” denmiştir. Kazan Tatar dilini korumak için yayınlanan bu bildiri, nedense “aşırılık” olarak değerlendirilmiştir. Oysa bu durum hem Rusya Federasyonu Anayasası, hem de Tataristan Anayasası’na aykırıdır. RF. Anayasası’nın 68. maddesinde, Rusya Federasyonu’ndaki tüm halkların ana dilini koruma ve geliştirme hakkı güvence altına alınacaktır, denilmektedir. Tataristan Anayasası’nda ise Tatar dili resmi devlet dili statüsündedir. Rusya bir taraftan millî diller konusunda güvence verirken diğer taraftan ana dilini korumaya çalışan Kazan Tatarlarına karşı dava açmakta, BTTM’ni aşırılıkla suçlayıp kapatılmasını talep etmektedir.

2019 yılının 10 Ekim tarihinde gerçekleşen 1552 Kazan Şehitlerini Anma Günü ile ilgili suçlamalar, Tataristan’ın bağımsızlığı ve bu bağımsızlık uğruna mücadele edilmesi gerektiğinin dile getirilmesi uzman tarafından millerler arası kin ve düşmanlığa tahrik olarak nitelendirilmiştir. Şehitler için dua okumak bile suç olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda bazı katılımcılar yargılanmış ve kamuda çalışma ve para cezasına çarptırılmıştır.

6 Kasım 2019 tarihinde gerçekleşen “Tataristan Anayasası’nın Kabulü Günü” mitinginin aşırılıkla mücadele kapsamına alınmasının nedeni, kamu düzenini bozma, yapılan konuşmalarda Rusya Federasyonu’nun devlet idaresine yönelik yapılan eleştiriler, Rusya Federasyonu’nda yürütülen millî siyasete yapılan olumsuz yorumlardır.

İddianamenin sonunda savcı İ.S. Nafikov, Bütün Tatar Toplum Merkezi’nin aşırı bir kuruluş olduğu gerekçesiyle Federal kanunun “Aşırılıkla mücadele” ile ilgili 9. maddesi gereği kapatılmasını talep etmiştir. Hazırlanan iddianame ile ilgili 14 Ocak 2021 tarihli FSB’nin Aşırılık ve Terörle Mücadele Bölümü Başkanı İ.K.İsmagilov imzalı tebligat BTTM başkanı Ferit Zekiyev’e gönderilmiştir. Asılsız suçlamalar karşısında başkan 3 Şubat 2021 tarihinde siyasi açlık ilan etmiş ve Rusya Başkanı Putin’e, Tataristan Cumhurbaşkanı R. Minnehanov’a, Kazan Büyükşehir Belediye Başkanı Metşin’a, Tataristan Devlet Şurası ve Rusya Devlet Duması, Avrupa Parlamentosu milletvekillerine, AGİT Genel Sekreteri Lamberto Zannier ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet’e açık mektup yollamıştır. Söz konusu mektupta BTTM’nin, 30 Ağustos 1990’da Tataristan’ın Devlet Egemenliği Beyanatı kabulü, 21 Mart 1992’de referandum yapılması, 6 Kasım 1992 tarihinde Tataristan Anayasası’nın kabulünde önemli rol üstlendiğini belirtilmiştir. Bütün Tatar Toplum Merkezi’nin her daim Tataristan Anayasası ve RF Anayasası çerçevesinde hareket ettiğini, merkezin “aşırı” olarak suçlanmasının tamamen asılsız olduğunun altını çizilmiştir. Zekiyev, 2017 yılında yayımlanan “Tatar Dilini Kurtarmak!” veya 2004 yılında kabul edilen BTTM’nin tüzüğünde hiçbir “aşırılık” unsurunun olmadığını belirtmiştir. Mektubun sonunda, “Bütün Tatar Toplum Merkezi’nin aşırı örgüt olarak tanınması tüm Kazan Tatarı’nı aşırılıkla suçlanması anlamına gelmektedir, Tataristan Cumhuriyeti’nin devletçilik fikrinin aşırılık olarak nitelendirilmesi, Rusya Anayasası’nın Federasyon ile ilgili ‘milletlerin eşitlik ve kendi kaderlerini kendilerinin tayın etme’ şeklinde yazılan 5. maddesine aykırıdır. Bu da insanların anayasal hakkı olan toplumsal bütünleşme ve söz ve fikir özgürlüğünün ihlalidir”, denmiştir. Merkez başkanının mektubu yetkililere ulaşmış ise de ilgilenen olmamıştır. 12 Şubat tarihine Zekiyev sağlık nedeniyle açlık grevini bırakmak zorunda kalmıştır. 13 Şubat 2021 tarihinde Bütün Tatar Toplum Merkezi’nin Olağanüstü Kurultayı gerçekleşmiştir. Tataristan’ın çeşitli illerinden başta olmak üzere Başkurdistan, Çuvaş, Umdurt Özerk Cumhuriyetleri, Ulyan ve Kirov bölgesi, Moskova, Altay ve Ukrayna’dan toplam 150 delegenin katılımı ile gerçekleşen kurultayda gelecekte atılacak adımlar, yapılacak girişimler ile ilgili kararlar alınmıştır.

24 Şubat 2021 tarihinde Tataristan Yüksek Mahkemesi’nde Bütün Tatar Toplum Merkezi’nin kapatılması ile ilgili ilk duruşma gerçekleşmiştir. 10 saat civarında süren duruşmadan 2017 yılında internette paylaşılan bildirinin dil bağlamında uzman tarafından incelenip raporlanması kararı çıkmıştır. Bir sonraki duruşma uzman raporu çıktıktan sonra yapılacaktır. Tek seferde BTTM’ni kapatamayan savcılık duruşmadan sonra merkezin yönetim kurulu üyelerini hizaya getirmek, susturmak, sindirmek, baskı oluşturmak için baskın düzenlemiştir. 4 Mart 2021 tarihinde sabahın erken saatlerinde merkezin ofisine, başkan Ferit Zekiyev, yönetim kurulu üyeleri Renat Nurgaliyev, Renat Rizvanov ve Ravil Möhemmetşinlerin evlerine arama yapmak için FSB görevlileri gelmiştir. Ellerinde arama emri olmayan görevliler kapıları kırarak içeri girmiş, evin altını üstüne getirerek delil aramışlardır. Arama sırasında savunma avukatları içeri alınmamıştır. Saatlerce süren aramadan sonra merkez ofisindeki tüm belgelere, aynı zamanda bilgisayar, tablet, telefon, yazıcıya el konulmuştur. Böylelikle merkez yönetim kurulu üyelerinin iletişim kurması, haber vermesi engellenmiştir. R. Nurgali’nin evinde bulunan hediyelik mermi çekirdeği tutanaklara “silah” olarak geçmiştir. FSB görevlileri bununla da yetinmemiş, yönetim kurulu üyeleri hakkında “kamu görevlisine ve emniyet güçlerine karşı koyma” gerekçesiyle davası açmıştır. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır, atasözündeki gibi FSB görevlileri suçlarını zarar gören yönetim kurulu üyelerinin üstüne yüklemiştir. Açılan dava sonucunda Zekiyev ve Rizvanov para cezasına çarptırılmış, Mohemmetşin davanın Tatarca yapılmasını istediğinden duruşma bir sonraki tarihe ertelenmiş, Nurgaliyev arama sırasında evinde olmadığından henüz ifadesi alınmamıştır.

Yukarıda Kazan Tatarları örneğinde gördüğümüz üzere, Rusya’da yaşayan Rus olmayan milletler aynı kaderi paylaşmaktadır. Rusya’da ya Rus olacaksın ya da yok olacaksın noktasına gelinmiştir. Rusların gözünde Müslümanlar – terörist, milliyetçiler – aşırıdır. Bu bağlamda ünlü tarihçi, devlet adamı Zeki Velidi Togan’ın Sankt-Petersburg Üniversitesi bahçesindeki büstünün “aşırılıkla mücadele” kapsamında kaldırılmasının şahidi olduk. Ne yazık ki Togan’a yapılan saygısızlık karşısında birlik olamadık, ortak bir ses çıkaramadık. Şimdi ise Bütün Tatar Toplum Merkezi de “aşırılıkla mücadele” kapsamında kapatılmaya çalışılıyor. Putin’in kanun çıkararak yürüttüğü Ruslaştırma siyaseti karşısında sessiz kalmak Tatarlara yapılan suça ortak olmak anlamına gelmektedir. Bütün Tatar Toplum Merkezi, Kazan Tatarlarının menfaatlerini cesurca savunmuş ve savunmaya devam edecektir. Rusların mahkemeleri, yasakları, tehditleri karşısında boyun eğmeyen BTTM, Kazan Tatarlarının son kalesidir ve bu kalenin düşmesine asla izin vermeyeceğiz. Saldırı, baskı, zulme maruz kalan Bütün Tatar Toplum Merkezi yönetim kurulu üyelerini, Kazan Hanlığı işgali sırasında Ruslar Kazan’a girdikten sonra Kul Şerif Camii yanında yapılan son savaşta canlarını ortaya koyan kahraman ecdatlarımıza benzetiyorum. Bütün Tatar Toplum Merkezi üyelerinin Rus zulmüne karşı korkusuz, vakur duruşları milletimize umut vermektedir.

[1] Bütün Tatar Toplum Merkezi Türkiye’de Tatar İçtimai Merkezi adıyla da bilinmektedir.

[2] TÖSSC – Tataristan Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti

A.Türer YENER tarafından

Babasının Türk Silahlı Kuvvetlerinde Subay olması nedeni ile 8.09.1944 Senesinde Çanakkale- Gelibolu/ Bolayırda doğdu. - İlk okul tahsilini Erzurum ve Elazığda yaptı. Ortaokul ve Liseyi İstanbul Bakırköyde bitirdi. - Askerliğini 1965 senesinde Türk Deniz Kuvvetlerinde , Heybeliada Deniz Harp Okulunda yaptı .31.12. 1967 senesinde terhis oldu. - 1968 senesinde kısa bir dönem, İstanbulda yayınlanan Günaydın Gazetesinde çalıştı. - 1.04.1968- 1.10.1990 seneleri arasında Türkiye faaliyet gösteren Mobil Oil Türk A.Ş firmasında çalıştı ve buradan emekli oldu. Emekli olduktan sonrada muhtelif Açık hava Reklam firmalarında Genel Müdür Yardımcılıklarında bulunmuştur. - 1980 senesinden sonra kurulan İDİL- URAL TÜRKLERİ KÜLTÜR VE YARDIMLAŞMA DERNEĞİ'nin kuruluş çalışmalarında bulunmuş, Kurucu yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmıştır..Halen bu derneğin üyesidir. - 1990 tarihinden 2004 senesine kadar İstabul Zeytinburnunda bulunan ,KAZAK TÜRKLERİ VAKFINDA Genel Sekreter olarak çalıştım. Halen Zeytinburnunda bulunan KAZAK TÜRKLERİ VAKIF BİNASININ yapılmasında Kazak Türkleri Vakfı kurucu üyeleri ile çalıştım. - 1992 senesinden itibaren o zamanlar Almanyada ikamet eden ,Dünya Tatar Ligi Genel Başkanı ve Tataristan Yasama Organı, Milli Meclisin Fahri üyesi Rahmetli Sayın Ali Akış büyüğümüzle devamlı mektuplaşarak ve telefon görüşmeleri yaparak İdil, Uralla ile ilgili bilgileri kendilerinden aldım. Bana gönderdikleri mektuplar halen bende bulunmaktadır. - Tataristan Cumhuriyeti , Rusya federasyonu ve Türk dünyası ile yakın ilişkiler içinde bulunmaktayım. Rusya federasonuna bağlı Tataristan Cumhuriyetinde kurulu ,Bütün Dünya Tatar Girişimci Destek Kuruluşu 29.03.2013 tarihli resmi belgelendirme ile A.Türer yener ' i Türkiye ve Tataristan arasındaki Yatırım ve İş projeleri, Ticaret,Kültür, ilişkileri ile tüm gerekli görüşmeleri gerçekleştirmek üzere vekil tayin etmişlerdir. - A.Türer Yener 1995 senesi Mart ayında Türkiyede kurulu 23 Türk dernek ve Vakıf Yönetim kurullarınja ,Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa bir araya getirerk Kazak Türkleri Vakfı adına Yemek vermiş Türk boylarının müzikleri Tümata Grubu tarafından çalınmış duygulu anlar yaşanmıştır. - 19.3.1995 tarihinde TRT-1 Televizyonunda Sayın Mustafa Yolaçanın programında ,TRT Televizyonu Müdür Sayın Mustafa Gerçekerin büyük yardımları ile Türkiye Cumhuriyetinde İlk defa NEVRUZ BAYRAMI TÜRK BAYRAMI OLARAK kutlanmıştır. Progaram canlı olarak 2 saat boyunca Asya ve Avrupa yayınlanmış Türklerde Nevruz bayramı anlatılmış, Yine Tümata Grubu liderleri Doc.Dr.Oruç Güvenç ile otantik Orta asya Türk müziği konseri verilmiştir. Ayrıca orta Asya Türk kıyafetlerini yansıtan bir defile sunulmuştur. - A.Türer Yener Türk dünyası ile ilgili her sene yapılmakta olan yurt içi ve dışı toplantılarda bulunmaktadır. A.Türer Yener 'in; Anne ve baba ailesi -1800 senelerinin sonlarına doğru Türkiyeye gelerek yerleşmişlerdir. ailesi çok geniş aile topluluğudur. - Baba Tarafı Kazan Tatar -Türklerinden , Orenburg kökenli Şeripov ailesinden olup ve Kazan da Apanay ailesi ilede yakın akrabalık ilişkileri bulunmaktadır. ailesine 6 kuşak kadarına kadar ulaşmıştır. Tataristan ve Başkurtıstanda ailelerini bulmuştur. - Anne tarafı Rusya Federasyonuna bağlı Kubandan Türkiyeye 1800 senelerinin sonlarına doğru, Türkiyeye gelerek Balıkesire yerleşen çerkezlerdendir. Ubıh boyundan olup, Cizemua ailesindendirler. Pşizemuktur - A.Türer Yener , ,halen Merkezi Newyorkda olan Dünya Türkleri Birliğinin Türkiyedeki haberleşme ayaklarından biri olup, email ortamında, Dünya Türk Birliği ,Turkish forum-Türk dünyası , Türk dünyası gazeteciler Federasonu üyeleri ile karşılıklı olarak haberleşmektedir. -Halen Bulgaristan Türkleri derneğinin Başkan Danışmanlığını ve Türkiye Azerbaycan Dernekleri Federasyonu Danışma kurulu üyeliğini yapmaktayım. -2015 -2020 seneleri arasında Azerbaycan Cumhuriyeti Bakü merkezli voicepress.az haber ajansının resmi Türkiye Temsilciliğini yapmaktayım

1 yorum

  1. Anadolu’da Türk atasözü var. Der ki ” dede ekşi erik yer torununun dişleri kamaşır. Kırım Hanı Giray Han’ın yaptığını tarih hala affetmiyor. Tüm toplumlar elindeki değerlere dinamik sahip olmazlarla tüm nesillerin sahip olmak için çabaları boşa gidebiliyor.

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.