SİVAS’TA 35 CAN DEĞİL İNSANLIK YANDI

2 TEMMUZ’DA,SİVAS’TA 35 CAN DEĞİL İNSANLIK YANDI. Sefa Yürükel

2 Temmuz’da Sivas’ta ki Madımak otelinde 35 Canımızın dönemin İŞİD cileri tarafından yakılarak katledilmesi, dinci gericiliğin örgütlülüğünün eyleme dönüştüğü haldir.

O gün bu yakılmaya izin verilmesi ve bugün gericilerin iktidar olması arasında organik bir vağ vardır.
Bugün Anavatan’ın günden güne bu dinci gericiler tarafından var olan devlet makamlarının, mahallerinin, sokaklarının ve kısaca günlük hayatının bunlar ve benzerleri tarafından işgal edilmesi önemli göstergelerden de birisidir.

O gün Sivas’ta insanlığın yakıldığı gündür.

O gün Yüce Atatürk‘ün kurduğu Cumhuriyet’e, dinci gericiler tarafından atılan ” Cumhuriyet Sivas’ta Kuruldu Sivas’ta Yıkılacak” sloganı ile T. C.’ni kuranlara ve Cumhuriyetin ilke ve devrimlerine saldırılmıştı. Bunu yapacaklarıda belirtilmişti.

Bugün mevcut adaletsiz duruma gelinmesinin sebepleri arasında da o gün gericiliğe geçit verenlerim ve onlarla hükümet olarak uzlaşanların gösterilmesi yanlış olmayacaktır.

Unutmayalımki bu olay sadece yerli işbirlikçilerin yaptığı bir olay değildir. Canlarımızı yakan bu dinci gericiliğin arkasında örgütleyici ve sevkedici olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni Atatürk’ü ve laik yaşam tarzını hedef alan yaldızlı emperyalizm vardır.

Çünkü vatandaşı Milli bilinçli ve modern , devleti güçlü ve rejimi adı kadar bir Cumhuriyet olan bir Türkiye emperyalizmin her zaman baş hedeflerinden olmuştur.

O gün eldeki verilere göre, Sivas’ta bu eylemi koordine edenler, 1952’den beri TSK’ya ve aydınlara ama esasında Türkiye’ye kumpas kuranların ta kendisidir.

Yani bu bugün ABD ve İsrail destekli kontrgerilla ( Gladyo) diye bildiğimiz, Türk devleti içinde 1950 lerden beri örgütlenen, yerleşen ve bu dinci gericiliği yıllardır besleyen , gariban kitleleri devletin olanaklarıyla Cumhuriyet, adalet ve laiklik düşmanlığı ile esasında iTürk düşmanlığı ile eğiten, sevk ve idare eden ve değişik dönemlerde de değişik kılıklar ile karşımıza çıkan Amerikancı Gladyo’’dur.

İşte bu Gladyo O gün, insanlarımız arasında Mezhep çatışması çıkartmak için örgütlediği dinci gericiliği, Türk Milleti’nin üyelerinin bir birini kırması ve Mezhep eksenli olarak Türkiye’de iç savaş çıkarttırmak için Sivas’ta kullanandır.

Kısacası bu vahşi eylemle emperyalizmin hedefinde ki olgu doğrudan doğruya Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Sivasta’ki bu vahşi eylem aynı zamanda, Atatürk’ten, 19 Mayıs‘dan, 30 Ağustos‘dan, 23 Nisan’dan 29 Ekim‘den intikam alma isteğinin 35 canımızın alınmasının karşılığında bir dışa vurumdur.

Evet Yüce Milleti, O gün sesini zamanında örgütlü bir şekilde çıkartmadığın için, bugün kendi vatanında hala adaletsizliği ve insanlık düşmanlığını yaşamaktasın.

Dün karşı çıkmadığın için bugün Türkiye’de kadına şiddetin kutsandığını yaşamaktasın.

Çocuk tecavüzlerinin mazur görüldüğünü ve çocuk evliliklerini, körpe kuzuların cariye gibi alınıp satıldığını yaşamaktasın.

Körpe yavruların devşirilip, dinci yobaz kültürü ile yetiştirilip, emperyalizmin kullandığı gerici iktidarın komşu ülkelere yaptığı saldırgan politikada islamcı bir terörist olarak kullanıldığını yaşamaktasın.

Bugün emperyalizmin ülkemizde ve coğrafyamızda yetiştirdiği bu dinci gericiliğin merkezleri Gladyocu: kırklar meclisi, ilim yayma cemiyeti, 5 yıldır kurdukları açık Gladyo olan SADAT birimi vs gibi zihniyetin temsilcileri bugün iktidardadır.

O gün Sivas’ta sesini gür çıkartmayan Milletimiz bugün de örgütlü olarak sesini çıkartmaz ise, yine aynı olayları yaşayacak ve bunun yüzünden de yarın gelecek nesillerimize bırakacak bir Türk Vatanı kalmayacaktır.

Çünkü etrafımız ve içimiz bugün dünden daha tehlikededir.
İhanet diz boyudur.

Sadece ihanet değil, gaflette diz boyudur.

Olayları seyreden, korkak ve miskin sözde aydın, polis, asker, istihbaratçı, akademisyen, kanaat önderi, siyasiler, kitle örgütleri, platformlar, çevreler, medya, sendikalar vs de diz boyudur.

Bugün emperyalizm dinci gericiliği ve etnik milliyetçiliği kullanarak, başta T.C. olmak üzere içinde bulunduğumuz tüm coğrafyaya abanmış ve örgütlediği dinci gericiler ve etnik milliyetçiler sayesinde ürettiği terörü kullanarak zorla kardeşi kardeşe kırdırtmaktadır.

İşte bugün Türkiye ve tüm Ortadoğu’da olanlar esasında O gün Sivas’ta, Yavuz ve II. Mahmud vs dönemlerinde olduğu gibi kendi tarihimizde de daha önce olanlarında bir tekrarıdır.

İşte bunun için Yüce Milletimiz, günümüzdeki yaşananlardan ve tarihten ders alarak ve bu istenmeyen durumdan kurtulmak istemi ile Atatürkümüzün ışıklı yolunda bir araya gelerek, birliktelik yaratarak, değişik çoban ateşleri arasında organik bir eşgüdüm oluşturarak örgütlenmelidir.
Olumsuz durumların bir daha tekrarını yaşamamak için, vatandaşlar T. C.’ nin temel ilkelerini var gücüyle güncelleyerek örgütlü olarak savunmalı ve bu konuda bilinçli bir yaşamı tercih etmeli ve bunu fiiliyata dönüştürmelidir.

Çünkü Milli birliğimize ve devletimize karşı ümmetçilik ve etnikçilik bazındaki eylemler vasıtasıyla yapılan günümüzdeki tahribat artık ayyuka çıkmıştır.

Yani ey Türk Milleti, ne seyrediyorsun ve korkuyorsun isyan et artık hedef sensin sözünü vatandaş ciddi ciddi düşünmelidir.
Ve burada irade koymalıdır.

Çünkü vatandaş, hedef bulunduğun sokağın, mahallen, köyün, belden, kasaban , şehirin, coğrafyan, tarihin, kültürün, yeraltı ve yerüstü kaynakların, senin nesillerindir ve senin laik yaşam tarzındır.

Bu olanların hepsi planlıdır.

Ve tesadüf değildir .

Eğer vatandaş sen bir gün tekrar bir daha kendi vatan toprağında yakılmamyı, adaletsizliği yaşamamayı, hukukun üstünlüğünü işletmeyi, bugün yıkılan Laik Cumhuriyet’i tekrar kurup ve rayına oturtup, senin ve diğer insanlarımızın uygar günlük yaşam tarzına müdahale edilmemesini istiyorsan işte meydan işte yapılması gerekenlerdir.

Bunun için eper sen vatandaş olarak aynen 1919‘da, 30 Ağustos’ta ve 9 Eylül‘de olduğu gibi sen vatandaş sen gerçekten istersen ve mekanın gerçek sahibi olarak, birlikte hareket ederek, iyi bir program ve kollektif önderlikle olaya el korsan senin önünde kim durabilir?!

Tabiki hiç kimse!

Yani vakit tamamdır ve sade vatandaş artık mekanın gerçek sahibi olarak sıra sendedir!

Ve son olarak, tekrar katledilenler ve tüm Millet aşkına,

2 Temmuz da sultanlar şehri , Pir Sultan‘ın, Aşık Veysel’in güzel memleketi Sivas‘ta, emperyalizm sevkiyatlı dinci gericiler tarafından gerçekleştirilen insanlık katliamını lanetlerken, 35 canımızın ateşini içimizde hissederken, onların taşıdıkları O günkü Cumhuriyet meşalesinin, mensubu oldukları Yüce Türk Milleti tarafından örgütlü olarak bugünde taşınması, emperyalizme ve onun yerli işbirlikçileri olan gerici ve etnikçi yobazlara bir ders ve şamar olacaktır.

Bu şekilde de adım adım Türkiye’de Milli birliktelik sağlanacak ve 1938’den beri emperyalizm destekli karşı devrimciler tarafından çeşitli eylemlerle peyderpey yıkılan TC’nin de yeniden kurulması için amaca ulaşılaşmaya bir adım daha yaklaşılacaktır.

Ve unutmayalım ki bir şeyi unutmamak, ders ve sonuç almak beleş sözden değil doğru ve hatırı sayılır eylemlerden geçer!

Bunun içinde, şimdi sadece söylem değil artık doğru eylem zamanı.

Dinci bölücü ve gerici düşmana ve etnik bölücü düşmana inat Anavatan’da bir daha: TÜRKÜ SÖYLEMEYE VE SEMAH DÖNMEYE DEVAM EDECEĞİZ deme zamanı!

Sefa Yürükel

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.