Maskesiz günler özlemi…

Dünyayı kasıp kavuran pandemi ile mücadelede özellikle gelişmiş ülkeler başrı sağladı. Aşıyı bulan ve stoklayan ülkeler virüsten kurtuluyor Hatta maskesiz hayata bile adım atıyor. Bazı yoksul ülkelerde aşılanma hızı düşük olduğu için virüs ile mücadelede yol alınamıyor. Hindistan ve Brezilya ile bazı Afrika ülkeleri buna örnek gösteriliyor.

Bu satırlar yazılırken İngiltere ve Amerika’dan iki ayrı haber geldi. Her iki ülkede de maskesiz hayat başladı. Adı geçen ülkelerde daha önce vaka ve ölüm sayıları ürkütücü boyutlardaydı. Aşılamanın hızlı biçimde yapılması ve toplumsal bağışıklığın sağlanması ile derin bir nefes alındı.

Sosyal hayat normale döndü.

Bugünlerde bizde de sıkça sorulan soru şu:

“Maskeleri ne zaman çıkaracağız? Maskesiz hayat ne zaman başlayacak?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda daha önce bir açıklama yapmış ve “maskelerden en kısa zamanda kurtulacağız. Bu günler yakın” demiş ve şu noktalara değinmişti:

“Öncelikle şunu çok açık net söylemekte fayda görüyorum. Maske, mesafe, hijyen. Bu 3 başlık söz konusu. Sosyal mesafe, maske önem arzediyor. Sosyal mesafe gündemimizde yerini koruduğu zaman arada mesafe konulması halinde maskeden de kurtulmak mümkün olur. 1,5 metreye dikkat edildiği zaman maskeden de kurtulmak mümkün ama sosyal mesafe şart. Bakanımız kısa bir süre sonra bununla ilgili açıklama yapacak. Şu şartlarda maskeyi de çıkarabiliriz diye. 1,5 metre gibi mesafeyi aramızda koruduğumuzda maskeyi çıkarabiliyoruz. Tıpkı savaşlardaki gibi yaşama düzenimiz alt üst oldu, iş hayatı evlere taşındı, pek çok ülkede büyük toplumsal huzursuzluklar, yoksulluk, işsizlik baş gösterdi. Maske takmadan dışarıya adım atılmayan, insanların, değil tokalaşmak, birbirine yakın durmaktan bile kaçındığı dünyayı biz olsa olsa filmlerde düşünebilirdik. Tam 1 yıldır ister istemez alıştığımız bu dünyada yaşıyoruz. Eskiden hastanelerde gördüğümüz maske ile kendi kendimizin doktoru olduğumuzu biliyoruz.”

Pandemi ile mücadelede aşılamanın önemine daha önceki yazılarımızda değinmiş, bilim insanlarını u konudaki görüşlerini de paylaşmıştık.

Şu anda aşılanma tek silah.

Toplumsal bağışıklık için nüfusun % 70’inin aşılanması gerekiyor.

Maskeyi çıkaran ülkeler bunu sağladı. Şimdi sıra bizde.

Söylenen aşılar gelmeye başladı. Hızlı bir aşılanma ile toplumsal bağışıklığı elde edebilirsek sonbaharda maskelerden kurtulabileceğiz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sağlık Bakanı Koca ve bilim kurulu üyelerinin ortak görüşü de bu yönde.

Nitekim, en son açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Mehmet Ceyhan bile “Yüze yüze kuyruğuna geldik” açıklaması ile maskelerden kurtulacağımız günlerin yakın olduğu mesajını verdi.

Dünya pandemiden kurtulma ve normal hayata geçme yollarını arıyor. Daha açık bir ifade ile bilim ile bu salgında mücadele sonuç vermeye başladı. Bilim dünyası çok daha ciddi çalışmalara adım atıyor. Bu konuda hızlı bir yarışın da var olduğunu görmekteyiz.

Özetleyelim:

Virüs ilk çıktığında insanlık şaşkınlık ve panik yaşadı. Ancak, virüs tanınmaya başlayınca tedbirler de buna göre alındı ve yapılan bilimsel çalışmalarla mücadelede başarılar elde edildi. Bilim insanları şimdi aşı dışında diğer ilaç çalışmalarına da başlandığını duyuruyor.

Sağlık Bakanı Koca da maskelerden kısa zamanda kurtulabileceğimiz mesajlarını veriyor:

“Salgının, 1 Aralık 2019’da Çin’in Vuhan kentinde başladığını biliyoruz. ilk haftalarda virüs hakkında çok az şey bilindiğini, bugün ise uğradığı en son mutasyonlara kadar her konuda bilgi sahibi olunması mücadelemizi kolaylaştırıyor. Beklediğimiz gibi, bilim virüse karşı üstünlük elde etti. Aşı çalışmalarıyla atılan adımlar uygarlığın yüz akı oldu. Aşılama takvimimiz planlanan şekilde devam ederse maskelerden de kısa zamanda kurtulmuş olacağız. Bilim kurulu üyesi arkadaşlarımızla da bu konuda istişarelerde bulunmaktayız. Aşılamanın Ekim ayında tamamlanması halinde Ekim sonu Kasım başından itibaren maskeleri de çıkarabiliriz. Vaka sayılarını da görmemiz lazım.”

Bugünlere kadar sabırla bekledik. Kurallara uyduk. Tedbirleri elden bırakmadık. Eninde sonunda maskelerden de kurtulacağız. Her şeyin bir sonu var.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’den önemli bir açıklama var:

“Aşılanma tüm dünya ülkelerinde başarılı biçimde yapılmazsa salgının önüne geçmek mümkün olmaz. Bu nedenle yoksul ülkelere aşı gönderilmeli, eşit biçimde aşılanmalara devam edilmelidir. Yoksa pandemi mutasyona uğrayarak yeniden hayatımıza girebilir.”

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.