İKİZDERE

KAN KUSARSINIZ KAN…
“Çevre ve Orman Bakanlığı” diye bir bakanlık var…
Görevi;
Çevreyi ve Ormanları korumak, düzenlemek ve “insanlığın” geleceğine miras bırakmak…
Doğru mu?
Allah aşkına söyler misiniz?
Kendi ülkesinin doğal zenginliklerini ortadan kaldırmaya çalışan bir “Çevre ve Orman Bakanlığı” bizden başka dünyanın hangi ülkesinde var?
***
Sanki başka yer yokmuş gibi;
Bu bakanlık;
Ve bakan güzelim Ormanlık alanlara maden arama ve taş ocağı yapma izni veriyor, çağlayarak akan nehir yataklarına”HES” yapmak için kepçe vurduruyor…
Katliam bu…
İşte RİZE
İşte İkizdere, işte Çamlıhemşin bu katliamdan nasibini alıyor…
***
Kaz Dağlarına yapılanları hatırlıyor musunuz; Kanadalı bir firmaya ihale edilen “altın aramak” işi için yaklaşık 300 (üç yüz) bin ağaca kıydılar…
Orman Bakanlığı ve AKMHP koalisyonu resmen bu “katliamı” seyrettiler ve direnen halkın üzerine “polisi jandarmayı” saldılar…
Şu anda “tüyleri kazınmış” bir deve görünümünde Kaz Dağları…
İçler acısı…
Oksijenini de kaybetti, suyunu da; yazık değil mi?
*** 
Beyler bayanlar; sermayenin” vahşi kapitalizmin” vatanı olmaz. Para için yapamayacağı hiçbir şey yoktur.
Vatan topraklarını da yağmalar, ormanlarını da gözünü kırpmadan yok eder…
İşte “milletin anasının a.sına koyacağız” diyen ve her taşın altından çıkan sermaye Mehmet Cengiz saldırıyor vatan topraklarına…
İşte İkizdere
On binlerce ağaç kesip “taş ocağı” yapmak için ne yasa tanıyor ne insan…
***
Ve “halkı” ve “milli kaynaklarımızı” korumakla görevli polis ve jandarma da bu adamın “katletmesi” için yol açıyor…
Ne yazık ki “kuşatılmış ve sarayın kucağına oturmuş” yargıda “iptal edilen projeyi” bozuyor ve Cengiz Holding lehine değiştiriyor…
Ve Cengiz Holding bunları “fütursuzca” yaparken Kaç’Ak Saray’dan ve AKP’li Cumhurbaşkanın’dan destek alıyor.
Öyle ki; toprakları için direnen İkizdere halkını ve kadınlarını “taş ocağına” ikna etmesi için kurmaylarını bile oraya yollamaktan çekinmiyor…
Hatta taviz bile verdirmiyor…
Bunların “bedava” RANT paylaşımsız olduğuna inanan var mı?
***
Beni en çok üzen ise;  yıllarca, defalarca “susmayın sustukça sıra size de gelecek” dediğimizde bizi topa tutanların bugün bu sloganı atmasıdır…
“Susma sustukça sıra sana gelecek”
Keşke;
Başınıza gelmeden sesinizi çıkarsaydınız keşke bana dokunmayan yılan bin yaşasın demeseydiniz, keşke üzerinize örtülen “ölü topraklarına” itiraz etseydiniz…
Keşke “polis, jandarma,
Yargı,
İktidar “sermayeyi” değil “beni, halkı korumak zorunda” deseydiniz…
Keşke…
***
Demediniz ama bizler yine sizlerin çıkarsız yanınızdayız, sizinle yatıp kalkıyoruz.
DİREN İKİZDERE…
Sahip çıkmaya devam et; toprağına ağacına suyuna…
Başaracaksınız…
Er veya geç “sermaye” önünüzde eğilecek hatta ellerinizi öpecektir…
Yürekten
DESTEKLİYORUM; yolunuz açık olsun…
***
Unutmayın; bugün sahip olduğunuz her şey çocuklarınızın, torunlarınızın mirasıdır.
Hor kullanamazsınız…
Har vurup harman savuramazsınız…
Ülkeyi yönetenlerce para uğruna el aleme “peşkeş” çekilmesine seyirci kalamazsınız…
Emanete ihanet edemezsiniz…

Yemin ediyorum “kan kusarsınız kan”

Hoşçakalın…

Erdoğan ÖZGENÇ
İstanbul 05.05..2021

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.