CUMHURİYET’İN KİLİT TAŞLARI…


Okuma Süresi: 2 Dakika

Dr. Noyan UMRUK 

Son günlerdeki gelişmeleri izleyince yarım asır, tam 50 yıl öncesini anımsadım birdenbire… 

İstihkâm okulu günlerini… Sene 67-68…Gencecik teğmenleriz… 

Bir “İnşaat Teknolojileri” hocamız var… Yaşlıca ama ciddi, saygın ve  de çok deneyimli bir inşaat mühendisi… 

“Kemerler” konusunu işlerken, her kemerin üst-orta noktasında bir “Kilit taşı” olduğunu, bu kilit taşı çekildiğinde kemerin yıkılacağını, çökeceğini, anlatırdı… 

Yaşadığımız günlerin sert tartışmaları bu kilit taşlarını hatırlattı birden bire bana… 

Pek yakında yüzüncü yılını idrak edeceğimiz dolu Cumhuriyetimizin de her tarafı kemerlerle dolu maşallah… 

Ama şu güzel lakin yalnızlaştırılmış Türkiye Cumhuriyetinin üç kemeri ve kilit taşı var ki; üzerinde tartışılamayacak derecede hayati önemde  

Bunlardan birincisi Lozan kemeri… 

Asırlardır Avrupa, Afrika, Ortadoğu’dan sürüldükten, ecdadımız Osmanlığı imparatorluğu egemenliği altındaki 1.000.000 metrekarenin üzerinde toprağı kaybettikten sonra, akıllara durgunluk veren, dünyanın mazlum ülkelerine örnek olan bir destansı bir kurtuluş, varoluş savaşından sonra yaşamını sürdürebilen 13 milyon atamızın, altından yoksul ama güzel bir vatana sahip olabilmenin coşku ve kıvancıyla geçtiği kemer… 

Şimdilerde 80 milyonun üzerinde yurttaşın güvenle yaşadığı bu güzelim vatanın tapusunu taşları arasına özenle sakladığımız kemer… 

İkincisi Montrö kemeri… 

Dünyanın en stratejik alanlarından biri olan Boğazlarımızı egemenliğimiz altına almamızı sağlayan, Karadeniz’i bir barış gölü haline getiren, ülkemizi denizlerden gelecek tehditlere karşı koruyan ve dünya barışına da hizmet ederek Lozan kemerini tamamlayan kemer… 

Üçüncü hayati kemer ise Laiklik kemeri…

Binlerce yılın taş taş üzerine koyarak oluşturduğu güzelim Anadolu kültür, uygarlık, din, mezhep ve de geleneklerinin özgürce, barış ve hoşgörü içinde yaşanabilmesini sağlayan, ciddi sosyo-kültürel, sosyo-politik nitelikler taşıyan kemer…  

Demem o ki; bu kemerlerin kilit taşlarıyla oynanmadıkça tanrıya  şükür, yakın tarihimizde de görüldüğü üzere her türlü güçlüğün, sorunun, felaketin üstesinden gelecek kadar dayanaklı, dirençli bir milletiz… 

Lakin atalarımızın oya gibi, özenle, canı, kanı pahasına oluşturduğu milletin altında güvenle yaşamak istediği, bu kemerlerin kilit taşlarıyla oynanmasının, rahmetli hocamın bizlere çok güzel açıkladığı gibi ne denli üzücü, vahim sonuçlara, çöküş ve felaketlere yol açacağını bilmem ki daha ayrıntılı biçimde açıklamaya gerek var mı?      


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Editöre mesaj gönder ya da yazıya yorum yap.
Bugün Gündem

Son Gelen Mesajlar

Son Yazılar

  • FEYM GRUBU BÜLTENİ
    Okuma Süresi: 1 Dakika Ermeni Faaliyetleri (26 Eylül 2022) Nikol Paşinyan, 27 Eylül’de anılacak 44 Gün Savaşı’nın ikinci yıl dönümü […]
  • Yunanistan’ın ve Rumların Politik Hüsranı
    Okuma Süresi: 2 Dakika Prof. Dr. Ata Atun Geçtiğimiz hafta içinde toplanan “Avrupa Konseyi Delegeler Komitesi”, yıllardır Avrupa Birliği’ni, yalan […]
  • Rusya’da seyahat kargaşası…
    Okuma Süresi: 3 Dakika Seferberlik ilan edilen Rusya’da askere alımlar devam ederken, seyahatler konusundaki karmaşa da sürüyor. Rusya’nın bazı bölgelerinde […]
  • Arabistan’ın Rusya Ukrayna arasında arabulucu olması
    Okuma Süresi: 2 Dakika Bülent ESİNOĞLU Avrupa medyasında ve Rus medyasında bir haber dolaşıyor. Siz isterseniz buna dedikodu dolaşıyor diyebilirsiniz. […]
  • FEYM GRUBU BÜLTENİ
    Okuma Süresi: 5 Dakika Ermeni Faaliyetleri (24 Eylül 2022) 1..  ŞEHİT DİPLOMATLAR- Avrasya İncelemeleri Merkezi (AVİM) çalışanları, 24 Eylül 1981 […]

Message Turkish Forum on WhatsApp

https://wa.me/message/2RSZA7ULJ4EXD1

Turkish Forum, içeriklerin arşivlenmesi, yazarların yazılarının sizlere ulaştırılması için bilgisayar altyapısına yatırım yapmaktadır. Bu hizmetlerimizden memnun iseniz QR kodunu kullanarak bağış yapabilirsiniz.