Kategoriler
Politika

Montrö tartışmasına BCP nin tepkisi

Büyük Türk Milleti  !

Türkiye’ye İstanbul ve Çanakkale boğazları üzerinde kontrol ve savaş gemilerinin geçişini düzenleme hakkı veren ve uluslararası bir sözleşme olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi, son günlerde tartışmaya açılmıştır. Türkiye’de tam bağımsızlık şiarı ile yola çıkan tek siyasi parti olan Bağımsız Cumhuriyet Partisi olarak biz, bu durumdan rahatsızlık duymaktayız. 1936’da imzalanan ve Lozan Antlaşma’sının devamı niteliğinde olan bu sözleşmenin tartışmaya açılması Türkiye’nin tam bağımsızlığı üzerinde büyük bir tehdit unsuru oluşturmaktadır. 

Boğazlardaki tam bağımsızlığımızın güvencesi olan Montrö’nün, Kanal İstanbul nedeniyle iptalinin söz konusu olması, Türkiye’nin boğazlar üzerindeki 85 yıllık egemenliğini sona erdirecek ve Karadeniz’i Amerika’nın uydusu haline getirecektir. Montrö’yü tartışmaya açmak demek, onurumuz olan tam bağımsızlığımızı da tartışmaya açmak demektir ki, bu da vatana ihanet etmekle özdeştir. Böyle bir şeyi kabul etmemiz asla mümkün değildir. Türkiye’nin geleceği noktasında büyük bir öneme sahip olan Montrö Sözleşmesi’nin öyle veya böyle her hangi bir nedenden dolayı gündeme taşınıp tekrar tartışmaya açılmasını sağlayacak her türlü söylem ve ifadeyi dahi vatana ihanet sayarız. Kanal İstanbul nedeniyle hükümetin gündem değiştirme çabalarına Montrö Sözleşmesi’ni alet etmeleri, kabul edilebilir bir şey değildir. Böylesi bir yanılsamayı Bağımsız Cumhuriyet Partisi olarak şiddetle kınadığımızı ifade ederiz.

Montrö Sözleşmesi’ni Kanal İstanbul için büyük bir tehdit olarak gören hükümet yetkilileri, açık ve net bir şekilde tam bağımsızlığımızı tehdit edecek bir eylemin içerisindedir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yapmış olduğu açıklamada, her ne kadar Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ne sahip çıkıyormuş gibi görünse de, Kanal İstanbul konusundaki ısrarcı politikasıyla da, aksi bir tavır içerisindedir.

Nitekim; Erdoğan, 104 emekli amiralin gece uyartısı bildirisini “darbe girişimi” olarak niteleyerek, “Montrö’nün ülkemize sağladığı kazanımları önemli görüyor, daha iyisi için imkan bulana kadar bu sözleşmeye bağlılığımızı sürdürüyoruz. Montrö Sözleşmesi’nden çıkılmasıyla ilgili hali hazırda ne bir çalışmamız ne de böyle bir niyetimiz vardır. Ama gelecekte böyle bir ihtiyaç ortaya çıkarsa, ülkemizi daha iyisine kavuşturmak üzere her sözleşmeyi gözden geçirmekten de çekinmeyiz” diyerek gelecekte bu anlaşmadan çekilebileceğimizin işaretlerini vermiştir.

O halde Avrupa Birliği niye geldi, yakın zamana kadar Türkiye’yi yaptırımlarla tehdit edenler neden memnun olarak geri döndü?

Keza Erdoğan, bu minvaldeki ilk niyetini 23 Aralık 2019’da Prof. Fuat Sezgin Yılı Kapanış Töreni’nde yapmış ve Kanal İstanbul ile Montrö Sözleşmesi’ni bağdaştırmıştı. Tartışma, Erdoğan’ın “Siz Independante tankerinin yanması olayını unutuyor musunuz? Orada o tanker 7 ay 8 ay yanarken hiç sordunuz mu, acaba neden böyle oldu? Ve zaman zaman yalılara bindiren kuru yük gemileri, tankerler… Bunları görmüyor musunuz? Ve hepsinden öte Montrö Sözleşmesi Türkiye’ye ne kazandırmıştır, ne kaybettirmiştir. Acaba bunu hiç düşündünüz mü? İnanın bunların böyle bir derdi yok. Fakat şimdi Kanal İstanbul’la, işte biz bunu onlara anlatacağız” sözleriyle Montrö Sözleşmesi ile ilgili görüşlerini net bir şekilde ifade etmişti. 

Öte yandan, yeni bir dünya düzeninin kurulduğu da aşikar… Yeni dünya düzeni kurulurken, işte tüm dünyadaki bu ihlaller, ülke olarak bizi her geçen gün geriye çekmektedir. Zaten, bu ihlaller yapılarak Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Lozan Antlaşması da delinmiştir. Yalnız bizde değil Pasifik Asya’da ve her yerde eski dünya düzeninde var olan anlaşmalar da bunlara dahildir. Boğazlar sözleşmesi gündeme getirilerek kurulacak olan yeni dünya düzeninin üstü örtülmek istenmektedir, amaç gündemi değiştirmektir. Yeni dünya düzeninde hava, kara ve deniz sahalarının hepsinin değişmesi ise olasıdır. Oysa bizim bu ihlalleri değil, geleceği konuşmamız gerekmektedir.

Tüm bu tartışmaların ışığında, Bağımsız Cumhuriyet Partisi olarak biz; tarihe, insanlığa, kendimize ve en önemlisi Yüce Türk Milleti’ne olan sorumluluğumuzun bilincinde olarak, Montrö’nün tartışmaya açılmasını, tam bağımsızlığımızın tartışmaya açılması olarak kabul ediyor ve Kanal İstanbul nedeniyle milletimize yapılan bu ihaneti tüm benliğimizle kınıyoruz. 

07.04.2021
Bağımsız Cumhuriyet Partisi Parti Meclisi
bcp.org.tr

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.