Kategoriler
Bülent ESİNOĞLU

Kontrollü gerilim mi savaş hazırlığı mı?

Kontrollü gerilim mi savaş hazırlığı mı?

Bülent ESİNOĞLU

İmparatorluklar, yıkılma süreçlerinde, savaşa mecbur kalırlar kanunu gereğince, Amerika, yeni bir savaşa tüm hazırlıklarını tamamladı.

Amerikan Dışişleri Bakanı Bilinkin “Rusya düşmanımız, Çin Rakibimiz” şeklinde açıklama yaptı.

Rusya ve ABD arasındaki gerilim hızla artıyor. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrof “Amerika mahallenin kabadayısı gibi” Dedi.

Amerikalı diğer yetkililer, NATO ülkelerinin üyeleriyle görüştü mü görüşmedi mi bilmiyoruz, NATO’yu Rusya’ya karşı her türlü kışkırtma işini yapmaya devam ediyorlar.

Gerilim her geçek gün artıyor.

Eski Varşova Paktı ülkelerini ele geçiren Amerika’nın son durağı Ukrayna

Ukrayna’yı tam olarak ele geçirmek isteyen Amerika, Avrupa ülkelerinin hemen hepsine yeni üstler kurdu. Yunanistan’da Dedeağaç dahil beş üs kurdu. Çok ağır silahlar getirdi. Asker yığdı.

Rusya gerek Polonya gerek diğer Latvia, Estonta ve Ukrayna sınırlarına çok büyük bir ordu yığınağı yaptı.

Neo liberal piyasa ekonomisinin ideologları, ortaya çıkan bu yüksek gerilimin, bir savaşa yol açmayacağını söylüyorlar.

Amerika’nın Avrupa’ya enerji satabilmesi, Rusya’nın önünün kesilmesiyle mümkündür. Oysa Rusya için enerji satmaktan da öte, kendi ülkesinin sınırlarında, bir güvenlik sorunudur. İki sorun, birbirinin içine girmiş gibi görünüyor.

 Amerika, Ukrayna yönetimini sanki kendi elemanı gibi kullanıyor. Oysa Ukrayna’na halkı tam olarak ikiye bölünmüş durumdadır. Zaten Dinyeper Nehrinin Doğu kesimi Rus ırkındandır. Kaldı ki Ukrayna halkı da Rusça konuşur, Rus kültürü ile yoğrulmuştur.

Öyle anlaşılıyor ki, Ukrayna halkı, Rus yanlıları ve Amerikan yanlıları olarak, iç savaş yaşayacaklar.

Buraya kadar tamam. Ancak bir savaş olursa, ya da gerilim daha yükselir ve Amerika, Türkiye’ye, Ey NATO üyesi Türkiye, hadi bakalım, elini taşın altına koy derse ne olacak?

Şimdiye dek Türkiye’nin Ukrayna politikası; Rusya’ya karşı, Amerika’nın yanında, Amerikan siyasetlerini gütmektedir.

Mesele gelip Boğazlar meselesine dayanacaktır. Savaşa yakın ve/veya gerilimin en yüksek olduğu yerde, Türkiye’nin NATO’dan çıkması veya Amerika ile birlik olması zorunluluğu ortaya çıkacaktır.

Böyle bir durum, mevcut iktidar ile yönetilebilir mi? Fıtratlarında macera olan bir kültürün ürünü olan yöneticiler, bu muazzam gerilimi yönetebilirler mi? Türkiye için esas sorun budur.

İçinde bulunduğumuz ekonomik felaket, borçlar ve sosyal dengelerin altüst olduğu durumlarda, mevcut hükümet, Amerika tarafına daha yakın göründüğüne göre, vekalet savaşları içinde kendimizi bulma olasılığı çok yüksektir.

Çözüm; Amerika’nın, bu yeni saldırganlığının yanında yer almamaktır. Hatta kaşı durmaktır. Emperyalist ülke Amerika, Ukrayna işini bitirdikten sonra (eğer bitirebilirse) sıranın Türkiye’de olduğunu mevcut iktidar kavrayabilecek midir? Yoksa üç kuruş borç alacağım diye, saçma sapan siyasetler mi uygulayacaktır?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.