KADIN, KUTUP YILDIZI

KADIN, KUTUP YILDIZI...Dr. Noyan UMRUK  - kutup yildizi

KADIN, KUTUP YILDIZI…Dr. Noyan UMRUK 

KADIN, KUTUP YILDIZI...Dr. Noyan UMRUK  - kutup yildizi

Karanlık çöktüğünde ilk görünen kutup yıldızı, yaşamı aydınlatan, yaşama çeki düzen veren, onu çekilir hale getiren kadının diğer adıdır.   

Bu evrensel gerçekliğin çağdaş öncüsü yüce önder bakın ne diyor:

KADIN, KUTUP YILDIZI...Dr. Noyan UMRUK  - ataturk kadin

”Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez… Ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakâr, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim.”

KADIN, KUTUP YILDIZI...Dr. Noyan UMRUK  - kadin cumhuriyet

Ve;

Yıl 1930 kadınlara belediye seçimlerinde seçme hakkı,

Yıl 1933 Köy Kanunu’yla muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı,
Yıl 1934 Anayasa’da yapılan bir değişiklikle milletvekili seçme ve seçilme hakları .
Yıl 1935 devrimci kalkınmanın öncülerini, genç kız ve delikanlılarını yetiştiren, üreterek öğrenilen Köy Enstitüleri
Yıl 1937 Haklar verildikten sonra ilk seçim, kadınlar 18 temsilci ile Mecliste..
Bu hakların uzunca mücadeleler sonucu kadınlar tarafından elde edilmesi Fransa ve İtalya’da 1946’da, İsviçre’de ise 1971’de…

Kadın odaklı karşı devrim:

KADIN, KUTUP YILDIZI...Dr. Noyan UMRUK  - 8 mart

Köy Enstitülerinin kapatılmasıyla başlayan karşı devrim, Marshall yardımlarının olumsuz etkisi ile adam gibi bir sanayileşme sürecinin sekteye uğratılması, Aydınlanma ateşinin yavaş yavaş söndürülmesi ile Anadolu’nun, özellikle Anadolu Kadınının üzerine çökmüştür.
Giderek hızlanan bu süreçte günümüzde Anadolu Kadını;
*Karşı devrimin günah keçisi,
*Her türlü aşağılanmanın hedefi,
*Üç de yetmez beş tane tekerlemesiyle adeta bir kuluçka makinesi,
*Tercihleri, görünümü, davranışları, giderek gülmesi dahi sıkı denetim altında tutulması gereken mahlukat,
*Yaşı ne olursa olsun taciz ve tecavüze müstahak,
*Bu durumlara karşı çıktığında ise öldürülmesi ya da dövülmesi “hafifletici nedenlerle” caiz görülebilir bir yaratık haline dönüştürülmek üzere…
Sizce Aydınlanma Devrimini yeniden canlandırmaktan başka çare var mıdır?
Yoktur…

S.Arabistan Riyad Türk Okulu’nda Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenliği yapan ve de izlenimlerini de bir kitapta toplayan (1)Zekiye YÜKSEL hanımefendi bakın neler diyor…

KADIN, KUTUP YILDIZI...Dr. Noyan UMRUK  - zekiye yuksel arabistan kadin

Yaşadığımız günlerin şer’i düzene öykünen yoğun “kültürel ve sosyo politik bombardımanı”, hepimiz, özellikle yaşam tarzları ne olursa olsun tüm kadınlarımız için bu izlenimleri çoook önemli kılıyor…

İzlenimler şöyle…

“*Riyad’a yeniden geliyorum. Havaalanındayım. Görevli bayan “bekle” dedi. Tedirgin oldum. Adım Zekiye Osman diye okundu. Soyadımı geçersiz sayıp babamın adı, adıma eklendi.

*Evime girmek üzereyim. Sürekli korna sesi… Döndüm baktım. Mersedes içindeki arap bir kartona cep telefonunu yazmış, bana gösteriyor. Kadın yalnızca cinsel obje…

*Evime geldim, ezandan önce uyumak istiyorum. Burada ezan, makamsız ve çok kötü okunuyor, nedeni kadınların, müezzinlerin sesine âşık olmalarını engellemekmiş…

* Bugün Dünya İnsan Hakları günü… Çakmaksız kaldım, evde tuz yok… Dışarı çıkıp almam mümkün değil. İki kadın arkadaş 200 m ilerdeki markete erkeksiz gidemiyoruz.

*Vahabiliğin baş hedefi kadınlar… Kadınların kamu hizmeti görmesine karşı çıkanlar, “iki kadının tanıklığı bir erkeğinki kadar” ve “kadın aklen ve dinen eksik yaratılmıştır” gibi hadislerden esinleniyor.

* Çok evlilik, mut’a nikahı (siga) sayesinde yetmiş yaşında erkekler kızı, torunu yaşındaki birkaç kızla evleniyorlar. Kadını boşamak ise çok kolay. Üç defa “boş ol” dendiğinde iş tamam; aynı kadınla iki kez yeniden evlenebiliyor. Bu çok rastlanan durum. Erkek, üçüncü kez tekrar boşadığı kadınla evlenmek isterse, kadın, “antraktta” başka erkekle evlenmeden bu evlenme helal olmuyormuş…

*Burada toplu taşıma aracı yok. Eski ulaşım aracı deve yürürken, üstündeki kadının sarsıntıda göğüslerinin hareketi erkekleri tahrik ettiğinden, kadınların önce deveye binmesi, sonra da araba kullanması yasaklanmış.

*Her gün yeni şeyler duyuyorum. Buraya gelen çoğu Filipinli, Hintli; Pakistanlı, Endonezyalı, Nepalli, Bangladeşli, Sirilankalı, Sudanlı kadınların, hizmetçi olarak çalışmaya başladıkları evlerde, ilk geceleri cehenneme dönüşüyor; evin erkeklerinin sıra ile tecavüzüne maruz kalıyorlarmış.

* Suudi kadınların öğrenim görme arzusu yüksek. Ancak 6 yaşından sonra kız ve erkek okulları, üniversite dâhil ayrılıyor. Kız öğrenciler, erkek hocadan ders dinleyemiyor, ders erkek hocanın görüntüsü engellenerek televizyondan veriliyor.

*Düzenin kadın üniforması abeye; ince naylon, yazın yakıyor, kışın üşütüyor. Mekke’de kız okulunda çıkan bir yangında, kaçmak isteyen kız öğrencileri, mutavva, abayeleri olmadığı için sopayla içeri sokmuş; onbeşi yanarak ölmüş. Abeye giymek zoruma gidiyor. Abeye özgürlüğümü kısıtlıyor, kadın kimliğimden koparıyor, sanki ağzı bağlı bir çuvalın içindeyim.

* Evlere balkon yaptırılmaz. Evlerdeki kızlar, kadınlar, hizmetçiler pencereden bakamazlar. Zaten bakmaya çalışsalar da görecekleri, evi kuşatmış yüksek duvarlar. Kış geldi, yağmur yağıyor, yağmuru izleyemiyorum. Ülkemin sokaklarını, evimin pencerelerini, balkonlarını çok özledim.

*Erkek çocuklar dışarıda rahatça oynarken, kız çocuklarını sokakta görmek mümkün değil.

* Öpüşmek cinsel suç sayılır. Karşı cinsten arkadaş zina sayılır ve de sadece kızı ölüme götürür. Sokaklarda, karşı cinsten, evli olmayan iki kişi, yan yana, el ele gezemez, açık veya kapalı alanda oturamaz ama, sokaklarda el ele gezen genç erkeklere sık rastlanır… Gençlerin köktenci islami örgütlere katılmasında, uyuşturucu alışkanlığında, sapkınlıklarında baskının, kadın ile erkek arasına örülen duvarın etkili olduğunu düşünüyorum.

*Bir yılbaşı akşamı bir Türk delikanlı telefon kulübesinde Filipinli sevgilisiyle buluşuyor, mutavva yakalayıp götürüyor. Sonu meçhul…

* Mutavva erkekleri sopayla namaza zorlar. Kadınların sopadan azade oldukları tek alan namaz…

*Riyad’da altyapıyı Avrupalı ve Amerikalılar yapmış. Olması gereken her şey var, ama kaldırımlarda yürüyen insanlar, akıp giden kalabalıklar yok. Sanata, felsefeye, fotoğrafa karşılar.

*Batı, özellikle ABD ile yoğun ilişkiler, emperyalizmle iş birliği içindeler. Ama insani değerlerden, emekten, örgütlenmekten söz etmek şaka gibi… Suudi Kraliyet Ailesi ve çevresi, petrol gelirini paylaşıyor. Orta kademe, kamu sektöründe çalışırken en büyük gelirleri yoksula bedeli mukabili kefillik… Yoksulluk, hayır ve şerrin Allah’tan olduğu inancı, sömürü düzenini meşrulaştırıyor…”

Bu yazı kadını bir meta gibi arzuladıkları biçime sokmayı ya da hiçleştirmeyi en önemli memleket meselesi haline getirmek için her Allahın günü kendilerinden menkul akıl almaz fetvalar verenlere karşı kahramanca mücadelelerini sürdüren kadınlarımıza ithaf edilmiştir.

Sonuç: Uzun lafın kısası son söz yine Zekiye hanımefendinin “ Kadının hiçleştirilmesi, aydınlık düşmanlarının karanlığı karşısında Atatürk’e hayranlığım her geçen gün kat be kat artırıyor.”

(1)Zekiye Yüksel**Şeriat Ülkesinde Kadın Olmak/Cumhuriyet Kitap, 2010 

Yorumlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bugün Gündem
  1. https://www.turkishnews.com/en/content/2023/02/08/facts-not-reported-by-the-media-re-turkiye-earthquake/ yardım malzemelerinde, gıda kutularında, çadırlarda karşıt taraflar arasında AKP logo savaşları yapıldığı yabancı basına düşmüş gözüküyor. utanç vverici

  2. KUR’AN’ı Kur’an’dan Tanımak! KUR’AN! Nasıl Bir Kitap? KUR’AN; yaşamın Kitabıdır, yaşam eğitim Kitabıdır, hayata hazırlar, hayat hakkında bilgilendirir, rehberlik eder,…

  3. türkiye’de sokak hareketlerini muhalefet partilerinden beklemek pek doğru değil. Yasal sınırlar içinde kalarak farklı bir oluşum olur mu?

  4. Maalesef yazdıklarınıza katılmamak mümkün değil. O yüzden umutsuz bir durum içindeyiz. Bu durumda çıkış, dediğiniz gibi muhalefet tarafından sokakta örgütlenmiş…

  5. Böylesine âdi, tiksindirici bir yazıyı sayfalarınızda görmekten üzüntü duydum..Bu yazılanları kaleme alanın bırakınız ülkemizde bulunmasını, bu Dünya’da bile yeri olmaması…

  6. Hey Ağalar Türk’e »Hiciv Şiiri« Hey ağalar Türk’e cevap bulunmaz Darılıp ağzını açtığı zaman Değme şeyle karşısında durulmaz Darılıp köpüğün…

  • Deprem Felaketi

    Deprem Felaketi

    Deprem felaketi hatırlattı ki, bizim Türk- Kürt sorunumuz yokmuş aslında, bizim; Alevi- Sünni sorunumuz da yokmuş. Hatta ve hatta Ermeni sorunu, Yunan sorunumuz da yokmuş. “İnsanlık” diye bir üst başlık altında yaşıyormuşuz hepimiz. İşte; dünya bu üst başlık altında, insanlık başlığında buluştuk. Azerbaycan’dan, Pakistan’dan, Türk kardeşlerimizden yardım geleceğini biliyorduk zaten. Öyle […]


  • Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir şehri değil, bir ülkeyi yok ettiler

    Bir sehri deyil, bir ülkeyi yok ettiler..KAR, HIRS, HIRSIZLIK, RÜSVET,KORRUPTION, Kadin ticareti,  hesi  Allahin ismi altinda….! Türkiyede, ekonomik gelişme ve büyümeyi sağlamak için en büyük koz olarak inşaat sektörü görüldü. Ancak bu sektörün sağlıklı ve kalıcı bir ekonomik büyüme yaratamadığına dair pek çok araştırma ve inceleme daima görmezden gelindi. Şehirler […]


  • Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt

    Tanrının habercisi Türklerin yol göstericisi: Bozkurt Bir röportaj sırasında İngiliz televizyoncunun dikkatiniduvardaki hilal ve bozkurt çeker.Azerbaycan Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’e bunun ne olduğunu sorar:“O Bozkurt’tur.” der Elçibey ve devam eder:“O gördüğünüz Türk Milleti’nin sembolüdür totemidir.”İngiliz televizyoncu biraz düşündükten sonra özür dileyerek tekrar sorar;“Niçin kendinize vahşi ve yırtıcı bir hayvanı sembol olarak […]


  • TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    TÜRK MİLLETİNİN BAŞI SAĞOLSUN…!!!

    Bir Deprem oldu… Bütün alışılmış ve kabullenilmiş dünya düzenlerini yıktı geçti “O” sabah. Bir deprem oldu… Küsmenin, kızmanın, kırılmanın ne kadar anlamsız olduğunu adeta omuzlarımızdan tutup “kendine gel hayat çok kısa” diye sarsarak bize yeniden anlattı. En sevdiğimiz insanların,en sevdiğimiz eşyaların,en sevdiğimiz yemeklerin,en sevdiğimiz mekanlarınaslında saniyeler ile nasıl kaybedeceğimizi yeniden […]


  • Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Güney Azerbaycan Kuruluşlarının Türkiye Depremi İle İlgili Bildirisi

    Ne yazık ki Türkiye’miz çok büyük ve ağır bir doğal afetle karşılaşmıştır. Türkiye’nin on ilini vuran ve büyük can kaybı ve yıkıma neden olan deprem afeti, bizi de Türk Dünyası ailesi ve büyük Türk milletinin bir parçası olarak derinden üzmüş ve kederlenmiştir.Fakat biliyoruz ki Türkiye muktedir bir millet ve devlettir […]



Posted

in

by