Kategoriler
Bülent ESİNOĞLU

Kızıl Kapitalizmde servet sınıfı vergi verecekmiş!

Kızıl Kapitalizmde servet sınıfı vergi verecekmiş!

Bülent ESİNOĞLU

Kapitalizm disiplinli üretim yapar ve artı değer üretir. Kar eder ve servet birikimini bu şekilde sağlardı.

Artık işler öyle değil.

Kapitalizm, kızıl kapitalizm olduğundan bu yana, çok şeyler değişti.

Diyeceksiniz ki, kapitalizmin kızılı olur mu? Komünizmin, kızılına inanıyordunuz da şimdi kapitalizmin kızılına neden inanmıyorsunuz?

Yoksunlaştıkça, yoksullaştıkça, mülksüzleştikçe, üstüne üstlük borçlanıp, köle oldukça, anlayacaksınız ki, kızıl kapitalizm vardır.

Ahlak piyasalaşınca ve piyasada siyasallaşınca, kapitalizmin adı; kızıl kapitalizm oluyor.

Daha kestirme söyleyelim; kâğıt alıp, kâğıt satarak, üretmeden sermaye biriktirmeye, KIZIL KAPİTALİZM denir.

Çünkü artık servet sınıfının karı sadece artı değerden oluşmuyor. Para basıp, kredinin bin bir çeşidini yaratarak, dolaştırarak, kişileri borçlandırarak, sermaye birikimini sağlıyorlar. Yani kazançların büyük bir kısmı spekülasyonlardan oluşur.

Diyeceksiniz ki, parayı servet sınıfı basıyorsa, niye üretmek, dağıtmak gibi işlerle uğraşsınlar ki?

Doğru diyorsunuz da para basmak borçlanmak demektir. Ne zaman ki bastığınız para; emek olarak, hizmet olarak, yatırım olarak bir değer üretmeye başlarsa para, para olur. Aksi taktirde borç olarak boşlukta kalır.

Üretimin, dağıtımın(ticaret) maddiyata dönüşmesi, yani o basılan paranın, vergi yoluyla dengeye ulaşmasıyla, basılan para, para olur.

Paranın böyle bir serencamı vardır.

Basılan para maddi bir varlığa dönüşmüyorsa ve/veya vergi olup, devlet tarafında yapılan hizmete dönüşmüyorsa, sadece enflasyona gider.

Kızıl kapitalizmin, hüküm sürdüğü ülkelerde, devletin bizatihi kendisi servet sınıfınındır.

Sermaye zorbalığının hüküm sürdüğü ülkelerde, toplumsallık tedavülden kaldırılmıştır. Toplum yok sermaye vardır. Kamu yararı yok sayılır.

Devlet, kendileri olduğu için, toplumsallıktan nefret ederler. Her türlü örgütlenme veya örgüt düşüncesi değersizleştirilir. Birey ve bireyselcilik desteklenir.

Eşitlik ve toplumsal dayanışma değersizleştirilir. Kızıl kapitalizm ve onun yeni adı finans kapital, toplumsalı ve toplumsal adaleti hiç sevmez. “Ortak yararın geliştirilmesi” siyasetine karşıdır.

Müştereklerden muğlak bir şekilde bahsederek, müşterekleri küçümseyerek, yok sayar.

Kızıl kapitalizm, insana karşı tutumundan ötürü, yapısal krizlere girer. Krizlerden sadece faşizm ile çıkabilir.

Bu anlamda, kızıl kapitalizm, faşizmle bütünleşmeden, sermaye birikiminde, yeni süreçlere giremez.

Faşizmsiz kapitalizm olmaz. Bu düzenlerde, diktatörlükler demokrasi adına inşa edilir.

Kızıl kapitalizmde, kriz dönemleri; karların özelleştirildiği zararların(borçların) halka dağıtıldığı dönemlerdir.

Salgın döneminde, Amerika’da şirketlere aktarılan para miktarı; teşvikler hariç altı trilyon dolardır. Bildiğimiz kumarhane gemilerine bile sermaye aktarımı yaptılar. Boşuna kızıl kapitalizm denmemiş.

Bizde de pek farlı bir kapitalizmin işlediği söylenemez.

Finans kapitalde, servet sınıfı vergi vermez vergi topar.

2 Mart 2021, bulentesinoglu@gmail.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.