Kategoriler
Remzi Uysal

ŞEVKİ YILMAZ, HALİFE SULTAN VAHDETTİN VE DOSTLARI YUNANLILARI..

ŞEVKİ YILMAZ, HALİFE SULTAN VAHDETTİN
VE DOSTLARI YUNANLILARI ….!!!

AKİT TV’de haber -genel- yayın koordinatörü Bülent Deniz ile söyleşi yapan ve bugün bir arkadaşımın WhatsApp’da paylaştığı bir videoda görüldüğü gibi, Rize eski milletvekili Şevki Yılmaz’ın, tarihi çarpıtmada büyük bir usta olduğunu, gerçi bilmeyeni de yoktur.

Olsun, biz de bir kere daha tanık olduk.

Ama biz yine de konu ile ilgili kısa da olsa bir yorum yapmadan geçemeyeceğiz.

Şevki Yılmaz, Yunan 15 Mayıs 1919’ da İzmir’e çıktığında, hiç hesapta olmayan ve yiğit Türk evladı Hasan Tahsin’in Izmir ve Ege’de “İlk Kurşun”u attıktan sonra, Yunanlılar’ın, at üzerindeki vurup öldürdüğü sançaktarlarının öcünü almak ve Türk milletinin gözünü korkutup Türk yurdunu dirençsiz işgal edebilmek için, İzmir ve çevresinde sadece bir hafta içinde 5 binden fazla Türk ve müslümanı katlettmiş olduğundan hiç mi hiç bir kelime dahi bahsetmiyor.

Bu olaylara rağmen Sultan Halife Vahdettin: “Yunanlılar bizim ve müslümanların dostudur.” Diyerek, Yunanlılar’a karşı silahlı müdahale edilmemesini istediği ihanetinin ilk açıklamasını, 15Mayıs 1919 da işgal gününün ardından yapmıştı.

Ama Şevki Yılmaz, incilerini sıralamaya devam eder ve der ki: “Kurtuluş savaşındaki Her Zafer’in ve Ordu’nun Başkumandanı’ı Sultan ve Halife Vahdettin’dir.”

Ama Halife ve Sultan Vahdettin’in Mustafa Kemal’i asi ilan edip, hakkında idam kararı verdiğini, Babaeski Müftüsü ile İskilipli Atıf hoca’nın başını çektiği ve Saray’ın izni ile kurdukları “İngiliz Muhipler Cemiyeti’nin (İngilizleri Sevenler Cemiyeti) bildirilerini, İngiliz uçakları ile Anadolu’nun yerleşim ve kırsal alanlarına; “Mustafa Kemal bir asidir. Halife’ye karşı gelmiştir. Halife emridir ki, müslümanlar peşinden gitmesin ve kendisine yardım edilmesin” içerikli bildirileri saçtıklarından ve de Halife Sultan Vahdettin’in doğudaki 10 ilin valisine, Mustafa Kemal’in görüldüğü yerde ve derhal yakalanıp, eli kolu bağlanıp (derbest edilip) payidaht İstanbul’a idam edilmesi için gönderilmesi emirini verdiğini”, hiç mi hiç söylemiyor.

Aslında,ç – gerçi Şevki Yılmaz veya benzeri tayfa mensupları kişiler, AKİT TV’de genel haber koordinatörü Bülent Deniz gibi kişilerle yaptıkları röportajlarda, ihanetlerini tekrar edip itiraf ettiklerinde, bize de; insanlarımıza kurtuluşumuzu, yakın tarihimizi ve ve bugün Özgür ve Bağımsız Bir Vatan’a – Türkiye Cumhuriyeti’ne sahip isek, bu vatana nasıl sahip olduğumuzu anlatma, unutulmuş ve hafızalarımızdan silinmiş olanları tekrarlama, tarihimizden tekrar tekrar bahsetme şansı vermiş oluyorlar.

Biz de gerek Şevki Yılmaz ve bu tayfaya soruyoruz?

Ertuğrul Gazi’yi, Alparslan’ı, Osman Bey’i bu topraklarda bize yaşama ve bir devlet kurma şansı tanıdıkları için, onları biz de sizler kadar
seviyoruz.

Peki siz biliyor musunuz? Mustafa Kemal ATATÜRK, Büyük Taarruz’u neden “26 AĞISTOS” günü başlattı da, 25 veya 27 Ağustos günleri değil?

Mustafa Kemal Atatürk, neden sizin de rahat nefes aldığınız Cumhuriyet’imizi “29 EKİM günü kurdu da, 28 veya 30 Ekim günü değil?”

Biliyoruz ki, bu tayfanın bunları bildikleri de yok. Duymuş olsalar bile, bunu düşünecek ve yorum yapabilecek durumda hiç olamazlar.

Peki ya, Şevki Yılmaz ve kendisi gibi düşünenler: “Sizleri de işgal ve boyunduruk altında yaşamaktan kurtarıp. Orta Anadolu bozkırlarına sıkıştırılmış, orduları dağıtılmış olup, sadece iç asayiş için Jandarma bulundurma yetkisi olan esir edilmiş bir Müslüman Türk Milleti ve Ulusu’na, Edirne’den Hakkari’ye kadar 780 bin km2 alana sahip 4 mevsimin aynı günde yaşandığı bir vatana kavuşturduklarına, Kuvay-ı Milliye’ye, Kurtuluş Mücaadelesi Kahramanları’na ve Gazi Mareşal Mustafa Kemal ATATÜRK’e neden halen düşmansınız ve neden onları bir türlü kabullenip, sevemiyorsunuz?”

Bana biri Şevki Yılmaz kimdir diye sorsa, vereceğim yanıt: “Kendisi gibi aynı parti milletvekili Hasan Mezarcı’nın en yakın arkadaşıdır” dilerim.

Peki Hasan Mezarcı kimdir?

Hasan Mezarcı, İslam dininden çıkıp, kendisinin Mesih, Hz. İsa olduğunu iddia eden ve boynunda el ayası büyüklüğünde haç ile sürgünden Türkiye’ye dönen bir meczuplur.

Remzi UYSAL
Lübeck, 27.02.2022

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.