ÇELEBİ’NİN AÇIKLAMASINA BİR VATANDAŞTAN CEVAP

CHP’DEN İSTİFA EDEN MEHMET ALİ ÇELEBİ’NİN AÇIKLAMASINA BİR VATANDAŞTAN CEVAP:

Olmadı be teğmenim hiç olmadı,

Sen bizim gözümüzdeki Kumpas Davalarının balyozuna karşı yumruğunu sallayan ve o demir kütleyi elleriyle toprağa gömen kahraman idin.

Sen Mecliste yaptığın konuşmalarla gönüllere su serpen, bizlerin sesi ve yüreği olan “Deniz Gezmiş’imiz” idin.

Sen Atatürk’ün kurduğu partiye adım atmış genç devrimcimiz, Mustafa Kemal’imizdin.

Olmadı be teğmenim hiç olmadı.

Senin yaptığın hiç olmadı. Kendi dururken Muharrem İnce’yi Cumhurbaşkanı adayı yapan, Mustafa Sarıgül’ü İstanbul gibi dünyanın 140 ülkesinden daha büyük şehre Belediye Başkan adayı gösteren, Öztürk Yılmaz’ı durup dururken onurlandırmak için milletvekili yapan ama her üçünden de nankörlük dışında bir şey görmeyen adamlardan farkın olmalıydın.

Gerekiyorsa birçok kol kırılmalı ama o yenin içinde kalmalıydı.

Olmadı be teğmenim. Hiç olmadı.

Bizler seni benimsemiş, sevmiş, gençliğimizi sende görmüş, yapmak isteyip de yapamadıklarımızı başaracak Seyit Onbaşının, Nene Hatun’un yerine koymuştuk seni. Sen bizim Kınalı Ali’mizdin. Son ümidimiz olan kaleyi yıkanlardan oldun. Mücadeleni Partinin içinde vakur duruşunla, dürüst karakterinle, Atatürk çocuğu olarak sürdürecek ama parçalayıcıların peşinden gitmeyecektin.

Olmadı be teğmenim. Hiç olmadı.

“Vefanın küçüğü insana, vefanın büyüğü vatana, millete, Cumhuriyet’e, Atatürk’e” dir demişsin. Doğru demişsin de bizlerin son umudu olan CHP’yi karşısındaki partilerin ekmeğine yağ sürercesine terk etmeyecektin be delikanlım. Vefanın büyüğünü biz seni seven ve kucaklayan insanlara gösterecek ve yerinde kalıp, 100 yıllık partinin içinde yapacaktın mücadeleni.

Olmadı be teğmenim. Hiç olmadı.

“Yanlışları görüp susabilirdim, itaat edip rahat edebilirdim, “gelene ağam gidene paşam” anlayışına teslim olabilirdim” demişsin. Bizler senden bunu istemedik ki sanki mecburmuşsun gibi bunları yapmaya. Biliyoruz gençsin, heyecanlısın, siyaseti de birkaç yılda anlamak ve sindirmek kolay değil. Adı üstünde POLİ TİKA. Bilir misin? Poli Latince Çok demektir. Tika ise Oyun anlamına gelir. Sen de düştün bu Politika tuzağına. Bu ÇOKLU OYUN’ a. Sabırlı olacaktın, saygılı olacaktın, az konuşup çok dinleyecek ama yeri gelince sesini ve dişini gösterecektin. Çok acele ettin. Düştün kanının deli dolu akışına, düştün delikanlılığının tuzağına.

Olmadı be teğmenim. Hiç olmadı.

“Bunu size yapamam, kendime yakıştıramam. Onurlu olmanın en büyük değer olduğu halkçı ve devrimci bir gelenekten geliyorum” diyorsun. “Bizi Amasya’nın bir köyünden alıp asker yapan, pilot yapan ve onun kurduğu Meclis’in milletvekili yapan Cumhuriyet’e ve milletimize bunu yapamazdım” diyorsun. Biliyor musun ki ben de Amasya’lıyım, bizler de senin gibi halkın içinden geliyoruz ve bu nedenle seni seviyorduk. Hepimiz halk çocuğuyuz.

Ama olmadı be teğmenim. Hiç olmadı.

“2018 kurultayında, Sn. Genel Başkanımızın listesine alarak onurlandırmasıyla Parti Meclisi üyesi oldum” diyorsun. Biz de sana  “biat et“ demiyoruz ama Nankör de olma.

Senin gibi binlerce Balyoz ve Ergenekon mağdurunun bir aynasıydın sen. Kılıçdaroğlu seni simge kabul ederek parti içindeki muhalefete rağmen milletvekili adayı yaptı. Yoksa diğer mağdurlardan fazla da bir farkın yok aslında. Sen bunu anlamadın, anlayamadın. Bu istifa kararını alırken temsil ettiğin mağdurların onayını da aldın mı? Hiç sanmıyorum.

Olmadı be teğmenim. Hiç olmadı.

Her türlü hile ve desiseye rağmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve birçok ilde başkanlıklar kazanılmış, gelecek için umutlar tam yeşermişken yaptığın hiç olmadı. İnan ki bizlerin çoğu da kerhen CHP’yi desteklesek de ufukta yakın gelecekte tek çıkış yolu bu olduğu ve daha uygunu bulunmadığı için destek veriyor, sadece adı da kalmış olsa Sol Kanatta artık bölünmeyi istemiyoruz.  Ama sen henüz çok gençsin. Ne 60’ları, ne 80 leri hatta ne de 97leri bilemezsin. Sözlerinde fazla “BEN“ gördüm. “Ben“ zayıflık ve bencillik göstergesidir. Oysa keşke bunlar “BİZ“ olabilseydi.

“Vefakâr CHP seçmeni, Sizlere, yakama Gazi Meclisimizin rozetini takarak, beni milletin vekilliği ile onurlandırdığınız için teşekkür ediyorum. Beni sevdiğiniz ve sahiplendiğiniz için teşekkür ediyorum. Ben de sizleri çok sevdim“. Demişsin.

Biz de seni çok sevmiştik ama olmadı be yiğidim, olmadı be teğmenim. Bu yaptığın hiç ama hiç olmadı…

1 yorum

  1. Vatandaşımızın M.A. Çelebiye hitaben yazdığı harika mektuba aynen katılırım.Çok doğru ve çok güzel yazmış.Bende ilaveten şunu söylemek isterim.M.A.Çelebi hayatının ilk ve önemli hatasını böylece yapmış oldu aynı zamanda onu seven sayan binlerce takipçisini de çok üzdü.Genede kendisine başarılar dilerim

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.