Kategoriler
Temel Sağıroğlu

ÇİN MALI AŞILARIN İLKİ BEDAVA PEKİ YA SONRA?

Öncelikle bir konuyu açıklığa kavuşturalım.
Hangi ülkede üretilmiş olursa olsun veya üzerinde yazan isim her ne olursa olsun Covid-19 virüsüne karşı geliştirilmiş olan tüm aşılar olağandışı bir şekilde hızlı hazırlanan ve insanlar üzerindeki etkileri tam olarak test edilmeden alelacele piyasaya sürülen antikor sağlayıcılardır.

Hangi aşı?
Ruslar “Bizim ürettiğimiz Sputnik V korona aşısı %85 koruma sağlıyor.” diyor.
Almanlar “Bizim ürettiğimiz BioNTech-Pfizer aşısı %95 koruma sağlıyor.” diyor.
Ruslar ve Almanlar bunu söylerde Amerikalılar altında kalır mı? Onlar da kendilerinin ürettiği moderna’nın %97 koruma sağladığını iddia ediyorlar.

Peki ya Çin ne diyor?
Çin henüz 3. faz çalışmalarını bitiremediğinden daha mütevazı davranarak “Bizim ürettiğimiz Coronavac aşısı %73 koruma sağlıyor.” diye açıklama yaptı.

Genel ve ortak olan kanı şudur ki;
Piyasaya sunulan aşılar içerisinde en güvenilmez olanı Çin malı olan Coronavac.

Fakat Türkiye Cumhuriyetini yöneten ve kendi halkını aldatmada sınır tanımayan AKP iktidarı bu aşıya talip olunca Çin malı aşıların %98 oranında koruma sağladığını dünya kamuoyuna açıklamak Çin Sağlık Bakanlığına degil bizim Sağlık Bakanımıza düştü.
Trajikomik olan tarafı Sağlık Bakanı tarafından bu açıklama yapılırken Çin malı aşı henüz Türkiye Cumhuriyetine gelmemiş ve aşılama başlamamıştı.

Sadede gelelim…
Realite odur ki, er ya da geç bu aşı bir şekilde ülkemize gelecek ve halkın %50 veya 55 i üzerinde uygulanacaktır.
Yani 41 milyon insan istesede istemesede mecburen Çin malı aşı ile tanışacaktır.
Ilk aşılarımız bir defaya mahsus olmak üzere bedava ve kamu hizmeti.
Maksat kolumuz ve bedenimiz alışsın.

Ne güzel değil mi?
Yok ama…
Çok güzel falan değil
Çünkü bu aşılar “bir defa vurul ömür boyu güvende kal” çözümünü getirmiyor.
Halkın korona virüsü belasından uzak kalarak hayatta kalabilmesi için bu aşıyı minumum 3 ay, maksimum 6 ayda bir yeniden yaptırması gerekiyor.

İşte sorun da tam olarak burada başlıyor…
Şimdi yan yatıp ailece birer keyif çayı içelim olur mu?
Ne alakası var demeyin.
Çünkü tam olarak alakası var.
Hani kafamıza kafamıza fırlatılan 200 gramlık keyif çayları vardı. Biz fakirler onları havada yakalayarak evimize götürüp yan gelip yattıktan sonra keyifle içiyor ve ertesi gün markete gittiğimizde çay fiyatlarını görüp isyan ediyorduk ya…
İşte ikinci aşılarda tam olarak böyle olacak.
Özetle aşı olmak için parası olan yaşayacak, parası olmayanlar “rahmetliler iyi insandı” olacak.

Ekonomiyi düzeltmek için altın fırsat…
Ya öl ya da paranı öde hayatta kal.

41 milyon insan
Her doz aşıdan 25 TL hazineye pay düşse al sana her 3 ayda bir 2 Milyon ek kazanç
Olmaz mı?
Bir daha düşünelim lütfen…
Poşet parasından dahi vergi alan bir yönetim için böylesi bir düşünce krizi fırsata çevirmek için bulunmaz bir fırsat olamaz mı?
Veya…
Bu virüs ülkemize ilk girdiğinde yaşanan maske kaosu ve bedava maske ile yanında da kolonya fiyaskosunun daha sonra kâr fırsatına dönüştürüldüğünü hatırlatmamıza gerek var mıdır?

Son söz…
Çin malı aşının koruma oranı %50

Yani, havaya atılan madeni bir paranın yazı veya tura gelerek yere düşmesi kadar.
Maske, mesafe, temizlik ve hijyenin koruma oranı %98
Karar sizlerin
Sağlıcakla kalın

Not: Aşılar ile ilgili verilen bilgiler TTB nin katkıları ile hazırlanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.