24 Ocak: Türkiye’nin uğursuz günü


24 Ocak neden Türkiye’nin uğursuz günüdür?

* 24 Ocak 1980 sözde İstikrar Kararları yürürlüğe sokulmuştu.

* 24 Ocak 1993’de UĞUR MUMCU,

* 24 Ocak 2001’de Diyarbakır Emniyet Md. Gaffar Okkan kalleşçe öldürülmüştü..

Vatanımız, Milletimiz için çalışan yiğit insanlarımızı unutmadık,unutmayacağız saygıyla anıyoruz. 24.1.2021 Pazar

****

Bundan tam  37 yıl önce, 1980 12 Eylül askeri darbesi öncesinde Türkiye’nin ekonomik hayatı için milat sayılan 24 Ocak “İstikrar Kararları” hayata geçirilmiştir.

24 Ocak kararları ile Türkiye  ekonomisi 180 derece yön değiştirildi; sözde serbest piyasa iktisadıyla  Cumhuriyet birikimleri yağmalandı.

Dış dayatmaya teslim olan  1980 yılı başında azınlık hükümeti kuran Süleyman Demirel , Turgut Özal’ı tam yetkilendiriri. Özal’da kurduğu ekiple 24 Ocak Kararları diye bilinen  IMF politikaları ülkeye dayatılmıştır.(Ayrıntı aşağıdaki  24 OCAK İSTİKRAR KARARLARININ KÖKENİ konu başlığındadır)

40 yıl sonra varılan yer: 

Yoksul sayısı 2 yılda yüzde 8.4 arttı. 2017’de 15 milyon 864 bin kişi olan sayı, 2019’da 1 milyon 343 bin artarak 17 milyon 207 bin kişiye çıktı. Yoksulluk oranıysa yüzde 21.3’ü buldu.(https://www.cumhuriyet.com.tr/haber/genel-is-sendikasi-arastirmasina-gore-yoksul-sayisi-iki-yilda-yuzde-84-artti-1807909)

   ****

( * ) UĞUR MUMCU’NUN KATLİ  

Mumcu, öldürülmeden 16 gün önce(*)  (7 Ocak 1993 tarihli) yazısında işaret ettiği konular günümüzde olanları iyi anlamamızda anahtar işlevi görmekte.

– “Temelinde bağımsızlık harcı yatan Cumhuriyetimiz, İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra emperyalistlerin ahtapot kollarında teslim edilmiştir. 

– Öyle bir teslimiyettir ki, yer altı zenginliklerimiz çokuluslu şirketlerin emrindedir,

– Öyle bir teslimiyettir ki, petrol, maden ve yabancı sermaye yasaları yabancı uzmanlarca hazırlanmıştır,

– Öyle bir teslimiyettir ki, ülke topraklarının bir bölümü üs adı altında başka devletin genelkurmayına armağan edilmiştir

– Öyle bir teslimiyettir ki, ordumuzun silahları, araç ve gereçleri okyanus ötesi ülkelerin buyruklarına bağlanmıştır.”   

****

GAFFAR OKKAN KATLİ

24 Ocak 2001 Çarşamba… Kara Çarşamba… Saat 17:40. Gaffar Okkan, makamından Valilik Binası’na doğru seyir halindeyken şehrin en işlek caddelerinden biri olan Sezai Karakoç Caddesi’nde pusuya düşürülerek beş polis memuruyla beraber şehit edildi.

Valilik Binası’na gidip Diyarbakır Valisi Ahmet Cemil Serhatlı ile birlikte Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen  Uğur Mumcu Anması’na katılacaklardı. Çok ilginçtir ki suikasttan iki gün önce yani 22 Ocak 2001 Pazartesi günü öğlen vakti Uğur Mumcu’nun ağabeyi Ceyhan Mumcu’yu bizzat arayan Gaffar Okkan, 24 Ocak’ta Uğur Mumcu’nun öldürülmesiyle ilgili ulaştığı çarpıcı bulguları açıklayacağını söylüyorBu bulgular neydi? Hala bilinmiyor.

****

24 OCAK İSTİKRAR KARARLARININ KÖKENİ

Nedir bu kararlar,ne zaman hazırlanmış ve kimler tarafından hazırlanmış???

24 Ocak kararlarının dayanağı, Dünya Bankası’nın 1978 yılında yayımladığı 1973-1983 Periyodunda Türkiye’de Dolar Açığının Büyümesi ve Endüstriyel Strateji (A Foreign Exchance Gap Growth and Industrial Strategy in Turkey 1973-1983. Washington D.C., 1978.)  adlırapordur ….

Bu raporun özeti…

– Türkiye sanayi yatırımları ile büyüyemez yani ihtiyacı olan Doları üretemez. Onun için Sanayileşme Politikalarını durdurup, Ticaretin ön plana çıkarılması esastır denilmektedir..Bu nedenlerle;

-Bütün kamu malları özelleştirilmeli yani satılmalı,

– KİT’ler özelleştirilmeli,

– Emeklilik sistemi devlete yüktür; emekli maaşları belli bir periyod içerisinde azaltılmalıdır… 

Bütün bu hususlar o tarihten bu güne aşama aşama uygulandı ve bu günlere gelindi…

Bu açıklamadan sonra hadi gelelim bu Amerikan Raporunu hazırlayanların kimler olduğuna! Ne dersiniz?

Amerikan Raporu olduğuna göre, hazırlayanlar da Amerikalı olmalıdır;

1. Mr. Sherman Robinson.
2. Mrs. Jaime De Mello.
3. Mr. Kemal Derwish…

 Üçüncü kişi biraz tanıdık geldi değil mi?

Hani ABD’den getirilip DSP’den bakan yapılan 2015 seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nun bakanlık teklif ettiği, Ekonomiden Sorumlu Bakan yapılmak istenen kişi….(2 )

( 1) F.Öztürk’ün Türkiye ekonomisinin kırılma noktası: 24 Ocak İstikrar Kararları yazısından

(2 ) Muzaffer Çarpan’ın 24 Ocakçı Rapor ve Derwish(Derviş)  İmzası yazısından

****

( *) MOSSAD VE BARZANİ – UĞUR MUMCU (Cumhuriyet, 7 Ocak 1993)

Ortadoğu’nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor.
Kanıtlanan son ilişki MOSSAD-Barzani ilişkisidir.
MOSSAD, İsrail’in gizli istihbarat örgütüdür.
Bu örgütün, Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı?
Barzani’nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi.
Kimse bu ilişkiye, “Hayır olmadı” diyemiyor.
CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da MOSSAD-Barzani ilişkileri bilinmiyordu.
MOSSAD’ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney’de yayınlanan “Israel’s Secret Wars-A History of Israel’s Intelligence Services” adlı kitapta sergileniyor.
Kitap, İngiliz The Guardian gazetesinde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington’daki Brooking Enstitüsü’nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış.
Kitapta MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor.
Önsözde, kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor.

* * *

Kitapta 1967 Arap-İsrail Savaşı’ndan sonra, MOSSAD’ın Kürtlerle ilişki kurduğu (sh.327), Mısırlı ünlü gazeteci Hasan el-Heykel’in İsrailli subayların Kürtler aracılığıyla Irak’tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor.

1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanıyor. 1972 yılında imzalanan Sovyet-Irak Dostluk Antlaşması’ndan sonra İran Şahı ABD Başkanı Nixon ile gizli görüşme yapıyor; bu gizli görüşmeden sonra CIA tarafından “Kürdistan Demokratik Partisi”ne üç yıl içinde 24 milyon dolar gönderiliyor.

Barzani’nin Irak rejimine karşı ayaklandığı yıllarda, ABD-İsrail-İran üçlüsü bu ayaklanmayı destekliyor. Barzani-ABD ilişkileri, ABD Dışişleri eski bakanı Henry Kissinger eliyle yürütülüyor.

MOSSAD-Barzani ilişkileri de İsrail’in Tahran’daki askeri ateşesi Yaakov Nimrodi (MOSSAD Ajanı) aracılığı ile gerçekleşiyor.

Nimrodi’nin üstlendiği görev ilginç:
Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani’nin eline geçmesinde rol oynuyor. (sh. 328-329)
Kitapta, MOSSAD’dan Kürtler’e 50 milyon dolar para verildiği, ABD kaynaklarına dayanarak açıklanıyor. (sh.328)

* * *

70’li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürüyor mu?
Kitaba göre sürüyor.
“Körfez Savaşı” sırasında Irak’ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv’e düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı. (sh.521)
Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, şimdi de oğul Mesud Barzani ile sürüyor.
MOSSAD, Barzani’ye Avrupa kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürüyor.
Kitapta, Mesud Barzani’nin İsrail’e gizlice giderek yardım istediği yazılıyor.
Bu ilişkiler sürüyor ve anlaşılıyor ki daha da sürecek…
Gizli yollarla sürecek, açık yollarla sürecek…
İlgi belli…
İlişki de belli…
Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD’ın Kürtler arasında?
Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değil mi?
(Uğur MUMCU, Cumhuriyet, 7 Ocak 1993)

Mehmet Boz

Yorum Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.