Kategoriler
Politika

BEŞİNCİ KOL

            Dr Recep ve şürekası muhalefet için ‘Beşinci Kol’ faaliyeti yapıyor demiş.

            Önce bilmeyenler için Dr Recep’teki Dr kısaltmasının, belli bir ‘bilimsel disiplin’in felsefesine değin inmiş uzman anlamındaki ‘doktor’ değil ama,  ‘Davulcu ramazan’ ya da ‘Ramazan Davulcusu’nun kısaltması olduğunu anımsatalım.

            Ki, on yıldan fazladır bu terimi bu anlamda kullanagelmekteyiz.

            Öyle ki söylediği maniler, anlamlı tümceler olmaktan çok, melodiyle desteklenmiş ‘şaklabanlık’ sözleri olup, dikkatleri üzerine çekmekten başka bir şey ifade etmezler.

            Ancak ‘siyaset’ alanında söylenilen ‘mani’ler, sözcüğün tam anlamıyla ‘politika’nın yozlaşmış biçimi olan ‘siyaset’ olarak değerlendirilebilirler.

            Burada, bizim ‘politika’ ile ‘siyaset’ arasındaki ayırımımızı anımsatarak geçiyoruz.

            Şöyle de söylenebilir; radyo, televizyon, internet ya da gazeteler aracılığıyla her gün ‘siyasî haber’ olarak topluma sunulan ‘mani’leri, toplumsal yaşamla ilgili ‘politika’lardan ayırmak gerekmektedir.

            Demek ki, Dr Recep’in muhalefeti ‘Beşinci kol’ faaliyeti yapmakla suçlamasının yeni bir ‘mani’ olmaktan öte bir anlamı bulunmamaktadır.

            Ancak, maniler içinde, söyleyenin en yaşamsal ‘beklenti’leri olduğu gibi, ‘amaç’, ‘hedef’ ve ‘plan’ları da yeralabilir.

            Örnek olsun, sevgililer biribirlerine “Ayna koydum çayıra/ Şavkı vurdu bayıra/Seni benden beni senden/ Belki ölüm ayıra” manisini söyleyebilirler.

            Benzer biçimde, Dr Recep’in ‘Beşinci kol’ faaaliyetleri arasında, muhalefetin AKP’li işadamlarının mallarına ‘el koyacağı’ savından, özde kendisinin muhalif işadamlarının mallarına el koyma ‘beklenti’, ‘amaç’, hedef’ ve ‘plan’larının olduğu anlamı çıkarılabilir.

            ‘AKP’nin kapatılacağı konusu da, AKP’nin ‘muhalif parti’leri kapatacağının ‘göstergesi’ olarak görülmelidir.

            Nitekim küçük ortağı MHP liderinin, CHP’nin kapatılmasını istemesi de, onun ‘mani’sidir.

            Benzer biçimde, AKP yandaşı basın kurum ve kuruluşlarının kapatılması, AKP’li siyasetçi ve bürokratlarının yargılanmaları falan, tümü Dr Recep ve şürekasının bilinçaltlarında yer alan ve zaman zaman ‘mani’ şeklinde dillendirilen ‘niyet’lerinden başkası değildir.

            Öyle bir ‘niyet’ ki, nereden bakılsa 50-60 yıllık bir ‘ideolojik formasyon’un temel taşları olarak da değerlendirilebilir.

            Kaldı ki, son yirmi yılda bu niyet ve hedeflerine inanılmaz bir hızla ulaşmış bulunmaktadırlar.

            Şimdi sorun, ‘yolun sonu’nun ufukta belirmiş olmasıdır.

            Yapılacak olanlar yapılmış, ele geçirilmek istenilenler elde edilmiştir.

            Şimdi, olanağı olduğu ölçüde bunların ‘muhafaza’ edilmesinin yolları aranmaktadır.

            ‘Yüksek Yargı’, Ordu dahil tüm ‘Kolluk Kuvvetleri’ ve bürokrasi tamamen ve köktenci biçimde ‘AKP’lileştirilmiş değil midir?

            ‘Mal mülk’ ise öylesine gözkamaştırıcı bir boyut kazanmıştır ki, Amerikan yargısının bile ‘dosya’ları arasına girmiş bulunmaktadır.

            Kısaca, yirmi yıl boyunca Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı gerçek ‘Beşinci Kol’ faaliyetleri bizzat AKP tarafından yapılmış bulunmaktadır.

            Ve bütün bunlar, sadece muhalefetin değil ama özbeöz AKP’lilerin de dikkatini çekmeye başlamış ve batmakta olan AKP gemisini terkedebilecekler terk etmeye başlamışlardır.

            Böylece, her zaman yapıldığı gibi ‘cambaza bak’ manilerini çığırmak yetmemiş olacak ki, bu kez, daha ayrıştırıcı, daha kışkırtıcımaniler söylemek zorunluluğu doğmuştur.

            Hatta, mani çığırmak da yetmeyebilecektir.

            Savım olsun, AKP bu kez ‘saldıracak’tır.

            Demem o ki, muhalefetin mani ‘atışması’ yerine, kendisine ve halka mukayyet olması gerekmektedir.

            Nasıl olacaksa öyle tabii..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.